ÇEVRE - 05 Mayıs 2026 Salı 10:59

Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince sarı pas hastalığına karşı üreticileri bilgilendirdi

A
A
A
Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince sarı pas hastalığına karşı üreticileri bilgilendirdi

Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, buğdayda verim kaybına yol açan sarı pas hastalığına karşı sahaya inerek üreticilerle birebir görüşmeler gerçekleştirdi.


Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında, buğday ekili alanlarda sarı pas hastalığına karşı saha incelemeleri gerçekleştirildi. Yapılan toplantıların ardından teknik ekipler, üretim alanlarına giderek tarlalarda yerinde gözlem yaptı.


Ekipler tarafından tarlalardaki mevcut durum değerlendirilirken, hastalığın yayılımı ve alınması gereken önlemler konusunda çiftçilere birebir bilgilendirme yapıldı. Uzmanlar, özellikle erken müdahalenin önemine dikkat çekerek üreticilere uygun mücadele yöntemleri hakkında önerilerde bulundu.


İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımda ise, verimliliğin artırılması ve sağlıklı üretimin sürdürülebilmesi amacıyla çiftçilerin her zaman yanında olunduğu belirtilerek, tarımsal hastalık ve zararlılarla mücadelenin aralıksız devam edeceği ifade edildi.



Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince sarı pas hastalığına karşı üreticileri bilgilendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Yumaklı: "Suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. "İnovasyondan Eyleme: Su Dirençliliğini Güçlendirmek" ana temasıyla gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu forumun temasını ’Su Direncini Güçlendirmek: İnovasyon Eylemi’ olarak belirledik. Peki neden bu tema? Çünkü artık teorik tartışmaların, iyi niyet beyanlarının ötesine geçme vaktimiz geldi. Yapay zekadan uzaktan algılamaya, dijital teknolojilerden yeni finansman modellerine kadar elimizdeki tüm yenilikçi araçları, sahada uygulanabilir politikalara dönüştürmek zorundayız. Forum ile, su dirençliliği ve verimliliğine ulaşmak için deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform oluşturmayı hedefledik. Forum süresince ele alacağımız konular; finansmandan ’Tek Su -Tek Sağlık’ yaklaşımına, su diplomasisinden enerji-gıda-ekosistem ilişkisine kadar, suyun tüm disiplinlerle olan kopmaz bağını yansıtıyor" dedi. "Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" Bakan Yumaklı, su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu söyleyerek, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. Bu bilinçle, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ’Su Verimliliği Seferberliğini’ başlattık. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır. Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" diye konuştu. "Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerimizle birlikte belirliyoruz" Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerle birlikte belirlediklerini, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ettiklerine değinen Bakan Yumaklı, "Bu kapsamda, suya göre ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz. Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri, çiftçilerimizle birlikte belirliyor, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ediyoruz. Dijital teknolojiler, sensör sistemleri, uzaktan algılama ve büyük veri analitiği sayesinde, suyun kaynaktan kullanıcıya kadar tüm döngüsünü anlık olarak izleyebiliyoruz. Bu imkanlar; kayıp-kaçakların azaltılmasını, su kalitesinin sürekli izlenmesini ve kuraklık ile taşkın risklerinin erken tahminini mümkün kılıyor. Tarımda uydu verileri ve yapay zeka destekli karar sistemleri, sulama verimliliğini önemli ölçüde artırırken, sanayi ve şehirlerde dijital izleme altyapıları, kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyor. Bu dönüşümün yaygınlaştırılması için sonuç odaklı finansman modelleri, güçlü kamu-özel sektör iş birlikleri, veri standartlarının oluşturulması ve teknik kapasitenin geliştirilmesi kritik önemdedir. Bu süreç yalnızca teknolojiyle değil; kurumsal kapasite, doğru finansman ve güçlü iş birliği ile başarıya ulaşabilir. Bu kapsamda, forumdaki oturumlarda, su yönetiminde dijital dönüşümün tüm boyutlarını birlikte ele alarak, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz fikir alışverişlerinin, "her damladan azami fayda" anlayışının benimsenmesi ve su verimliliğinin yalnızca bir politika değil, toplumsal bir kültür haline gelmesine vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor" İklim değişikliğinin özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ettiğini, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Şüphesiz ki su, sınırları aşmaktadır. Türkiye olarak biz, suyun, ülkeleri ve insanları ayırdığına değil, birleştirdiğine yürekten inanıyoruz. İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturuyor. Bu nedenle, bölgemizde istikrarın sağlanmasına, ekonomik kalkınmaya ve refahın artırılmasına büyük önem veriyoruz. Bu anlamda, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Daha adil bir dünya mümkün’ ilkesine uygun olarak politikalarımızı şekillendiriyoruz. Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla, diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sınıraşan havzalarımızda, su kaynaklarının korunması ve kullanılması için, karşılıklı fayda esasıyla, bilgi, deneyim ve teknoloji transferi gerçekleştiriyor ve ortak teknik projeler geliştiriyoruz. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için, Afrika’daki ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye, su sektöründe mali ve teknik destek sağlıyoruz. Bu vesileyle, su sorunları ve krizler karşısında, ortak bir sorumluluğu paylaştığımızı ve beraber harekete geçmemiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim" ifadelerini kullandı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, dünyanın dört bir yanından 9 bakan, 8 bakan yardımcısı başta olmak üzere su uzmanları, akademisyenler, kamu ile özel sektör temsilcileri katıldı.
Antalya 14 ülkeden 501 koşucu Corendon Tahtalı Run to Sky’da buluşuyor Corendon 12. Tahtalı Run to Sky, 8-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından gelen sporcuları "denizden gökyüzüne" uzanan efsanevi parkurlarda buluşturacak. Bu yıl 14 ülkeden 501 koşucunun katılımıyla gerçekleşecek organizasyonda Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Azerbaycan, Belçika, Britanya, Estonya, İrlanda, İsviçre, Kazakistan, Kırgızistan, Litvanya, Norveç, Polonya ve Rusya’dan sporcular, Tahtalı Dağı’nın zirvesine ulaşmak için mücadele edecek. Antalya’nın Kemer ilçesinde, Akdeniz’in büyüleyici doğasında deniz seviyesinden Tahtalı Dağı’nın zirvesine uzanan benzersiz parkurlarıyla düzenlenen 12. Corendon Tahtalı Run to Sky, hafta sonu uluslararası koşu heyecanına sahne olacak. Türkiye’den 420 sporcunun yer alacağı yarışta koşucular, Çıralı sahilinden başlayarak caretta carettaların izlerini taşıyan kumsallardan, binlerce yıldır sönmeyen ateşleriyle efsanelere konu olan Yanartaş’tan ve Likya uygarlığının izlerini taşıyan parkurlardan geçerek Tahtalı Dağı’nın zirvesine doğru yükselecek. 2026 parkurları Organizasyonda bu yıl üç farklı parkur koşulacak: KemeRun 12K: Kemer merkezinden Çalıştepe’ye uzanan, Kemer manzarasıyla öne çıkan kısa parkur. Run to Sky 27K: Çıralı’dan Tahtalı Zirvesi’ne uzanan, Türkiye’nin en özel skyrunning rotalarından biri. Phaselis Run 43K: 2026 yılında ilk kez koşulacak parkur; katılımcılara Phaselis Antik Kenti ve Kemer’in doğal güzellikleri içinde koşma deneyimi sunacak.
Manisa Laboratuvar sonuçları "pestisit yok" dedi, başarı tescillendi Manisa’nın Alaşehir ilçesinde üretim yapan Mete ve Müşerref Üründü çifti, 2026 sezonunda zorlu iklim şartlarına rağmen kimyasal pestisit kullanmadan gerçekleştirdikleri üretimle dikkat çekti. Yapılan laboratuvar analizlerinde asma yapraklarında "pestisit kalıntısı tespit edilmedi (N.D.)" sonucu elde edildi. Soğuk ve yağışlı geçen sezonun bağlarda hastalık riskini artırdığı, birçok üreticinin kimyasal mücadeleye yöneldiği süreçte Üründü çifti, doğaya saygılı üretim anlayışından taviz vermedi. Özellikle asma yaprağının hassas yapısına dikkat çeken üreticiler, elde edilen sonucun büyük bir emeğin karşılığı olduğunu ifade etti. Müşerref Üründü, "Yaprak bitkinin en hassas bölgesidir. Uygulanan herhangi bir kimyasal en hızlı burada kendini gösterir. Buna rağmen tertemiz bir sonuç almak bizim için sadece bir analiz değil, büyük bir emeğin karşılığı" dedi. Sezonun son yılların en zorlu dönemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Üründü, iklim şartlarının ve hastalık baskısının kendilerini zorladığını belirterek, "Birçok üretici çözümü kimyasallarda aradı. Biz ise doğaya, toprağa ve insan sağlığına zarar vermeden üretmenin mümkün olduğunu göstermek istedik" diye konuştu. "Sözlere değil, doğaya kulak verdik" Üretim sürecinde yalnızca doğa şartlarıyla değil, çevreden gelen olumsuz söylemlerle de mücadele ettiklerini ifade eden Üründü, "Sürekli olarak, ‘Bu iş ilaçsız olmaz’, ‘Bu kadar hastalık baskısında nasıl yapacaksınız?’ gibi sözler duyduk. Bu söylemler zaman zaman bizi yordu ancak doğru bildiğimiz yoldan vazgeçmedik" ifadelerini kullandı. Üretim anlayışlarının organik (bio) temelli ve doğaya saygılı bir sistem olduğunu vurgulayan Üründü çifti, kimyasal içerikli yaygın üretim modelinin ise konvansiyonel tarım olarak adlandırıldığını belirtti. Aldıkları analiz sonucunun yalnızca bir belge olmadığını dile getiren üreticiler, "Bu sonuç; sabrın, inancın ve emeğin karşılığı. Bizim için bu sadece bir başarı değil, aynı zamanda bir sorumluluk" dedi. Elde edilen bu başarının, sürdürülebilir tarım ve kalıntısız üretim açısından önemli bir örnek oluşturduğu değerlendirilirken, Üründü çifti aynı hassasiyetle üretime devam edeceklerini ifade etti.
Aydın Başkan Çerçioğlu: "Bu yıl 3 milyon fide ürettik" Aydın Büyükşehir Belediyesi 2014 yılından bu yana yerel tarımın güçlendirilmesi ve ata tohumlarının gelecek nesillere aktarılması amacıyla sürdürdüğü çalışmalara devam ediyor. Efeler ilçesi Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinlikle 80 bin yazlık fide vatandaşlarla buluşurken Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "Bu yıl 3 milyon fide ürettik" dedi. Aydın Büyükşehir Belediyesi 2014 yılından bu yana yerel tarımın güçlendirilmesi ve ata tohumlarının gelecek nesillere aktarılması amacıyla sürdürdüğü çalışmalara devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’ne ait seralarda tamamen ata tohumlarından üretilen fideler, kentin farklı noktalarında vatandaşlarla buluşturulmaya devam ediyor. Fide dağıtımlarının son adresi Efeler ilçesi oldu. Atatürk Kent Meydanı’nda dağılacak fideler için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve beraberindekiler fideleri vatandaşlara dağıttı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "11 yıl önce fidelerimizi vatandaşlarımızla buluşturmaya başladık. Bu yıl da toplamda 3 milyon adet fide ürettik. 17 ilçemizde her yıl olduğu gibi bu yıl da vatandaşlarımızla ata tohumlarımızı buluşturduk. Biber, domates, salatalık gibi çeşitli sebzelerimiz mevcut. Her yıl söylediğim gibi lütfen vatandaşlarımız bunların çekirdeklerini saklayarak gelecek nesillere aktarılmasına yardımcı olsunlar. Çünkü fideleri kolay elde etmedik. Zamanında köy köy dolaşarak büyüklerimizin sandıklarından çıkartarak bizlere emanet ettiği tohumlardan ürettiğimiz fidelerimizi vatandaşlarımıza dağıtmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fide dağıtımlarımız her yıl olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da sürecek. İlgi gösterip burada sıra bekleyerek fidelerimizden alan ve üreten herkese de teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Çerçioğlu yaklaşan Anneler Günü’nü de unutmayarak, tüm annelerin ve anne adaylarının Anneler Günü’nü kutladı. Fide dağıtımında Başkan Çerçioğlu’na AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem, Efeler İlçe Başkanı Oğuz Kendirlioğlu, Kadın Kolları Başkanı Şahika Edremit de eşlik etti.