TEKNOLOJİ - 11 Eylül 2024 Çarşamba 17:10

Türkiye’de ilk kez Van’da uygulandı: Ekipler direğe çıkmadan arızayı gideriyor

A
A
A
Türkiye’de ilk kez Van’da uygulandı: Ekipler direğe çıkmadan arızayı gideriyor

Van Gölü Elektrik Dağıtım Şirketi (VEDAŞ) Ar-Ge Birimi tarafından geliştirilen "Polimer Eksenel Direk” projesi sayesinde ekipler, aydınlatma direğine çıkmadan arızayı çok kısa sürede onarıyor.


VEDAŞ tarafından geliştirilen ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan "Polimer Eksenel Direk" projesi ilk kez Van’da uygulanmaya başlandı. İpek Yolu Caddesindeki orta refüjde montajı yapılan aydınlatma direği birçok testten başarıyla geçti. Daha önce direklerdeki arızayı vinç yardımıyla gideren ekipler, geliştirilen projeyle artık direğe çıkmadan yerde müdahale edebiliyor.


Ekipler, ortadan yatay bir şekilde refüje indirilebilen aydınlatma direklerindeki arızalı armatürleri kolaylıkla değiştirebiliyor. Böylece işletme giderleri en aza indirilirken, hizmet kalitesi ve enerji sürekliliği de en yüksek düzeye çıkarılması amaçlanıyor. Sepetli araç ihtiyacı bulunmadığı için trafik aksamalarına ve iş kazalarına son verilmesi beklenen proje ile arızalar çok kısa bir sürede giderileceği için vatandaşı da memnun edecek.



"Hem işgücü hem ekonomi anlamında da katkı sağlayacak"


Projeye ilişkin konuşan VEDAŞ Şirket Müdürü Fatih Talay, projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirtti. Van, Bitlis ve Hakkari illerinde dağıtım faaliyeti yürüttüklerini hatırlatan Şirket Müdürü Talay, "Dağıtım faaliyetlerimizin en önemli ayaklarından biri olan Ar-Ge projemizi yürütmekteyiz. "Polimer Eksenel Direk” projesi EPDK tarafından 2022 yılının Temmuz ayında onaylandı ve bu yılın sonunda tamamlanmasını bekliyoruz. Proje ile ana yollarda, orta refüjlerde bulunan, aydınlatma direklerindeki arızaları trafiği aksatmadan, trafiğin akış hızını azaltmadan ve hatta kazalara sebebiyet vermeden bu direklerdeki armatürlerin onarımını yapabilmeyi amaçlıyoruz. Bu projenin ilkini bölgemizde hayata geçirdik. Deneme amaçlı kurduğumuz ve ortadan yatay bir şekilde indirilebilen aydınlatma direklerini tüm kentte yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Bu sayede armatürler üzerindeki arıza kısa sürede gideriliyor. Bu projenin dünyada örnekleri var ama Türkiye’de bir ilk diyebiliriz. Proje tam olarak hayata geçtiğinde hem işgücü hem ekonomi anlamında da katkı sağlayacak Daha önce sepetli vinç aracıyla ekiplerimiz direklere çıkıp arızaları gideriyordu. Artık direğe çıkmaya gerek kalmadan yerden müdahale ediliyor. Estetik bakımdan da güzel bir görüntü oluşturuyor. Bu proje sayesinde orta refüjlerdeki kazaların da en aza düşürüleceğini tahmin ediyoruz. Bu projeyi hayata geçiren Ar-Ge müdürlüğüne teşekkür ediyoruz" dedi.



"Ekipler direğe çıkmadan arızayı gideriyor"


Proje sayesinde ekiplerin direklerdeki arızayı daha kısa sürede giderildiğine dikkat çeken VEDAŞ Ar-Ge Müdürü Salih Eroğuz ise "Projemizin amacı aydınlatma direkleriyle ilgili sahada yaşadığımız zorlukların, sıkıntılarının önüne geçmek. Biliyorsunuz iş kazaları genelde direklerin üzerinde oluyor. Bu proje sayesinde ekipler direğe çıkmadan arızayı gideriyor. Direk, ortadan eksenel bir şekilde aşağı indiriliyor. Artık hem sepetli araç kullanımına gerek kalmadan arızayı giderebiliyoruz hem de trafik akışını da engellemiyoruz. Türkiye’de ilk defa böyle bir proje hayata geçiliyor. VEDAŞ’ın bütün dağıtım şirketlerinde yaygınlaştırılabileceğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.


VEDAŞ Arıza Onarım Bakım çalışanlarından Elektrik arıza ekibi çalışanlarından Hakan Aydın da yeni direkler sayesinde arızalara müdahale etmenin daha kolay hale geldiğini belirterek, "Yol kapatma ve vinç gibi ekipmanlara ihtiyaç kalmadı. Bu proje sayesinde arızaları hızlı ve güvenli bir şekilde çözüyoruz" diye konuştu.



Türkiye’de ilk kez Van’da uygulandı: Ekipler direğe çıkmadan arızayı gideriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Elazığ’da usulsüz tıbbi atık yakan hastaneye 47 milyon lira ceza Elazığ’da hastane atıklarını mevzuata aykırı şekilde taşıyıp kendi mülkünde açıkta yakan özel bir sağlık kuruluşuna, yapılan denetimin ardından 47 milyon 206 bin 354 lira idari para cezası kesildi. Elazığ’da hastane atıklarını usulsüz şekilde yakan ve halk sağlığını tehlikeye atan sağlık kuruluşuna Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından, 47 milyon 206 bin 354 lira idari para cezası uygulandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Elazığ Belediyesi ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin koordineli denetimiyle ortaya çıkan usulsüzlüğün, geçmiş yıllarda da benzer şekilde yapıldığı ve ceza aldığı ortaya çıktı. Atıkları hastane sahibinin arazisinde yaktıkları tespit edildi Elazığ Belediye Başkanlığı’ndan gelen ihbar üzerine Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, belediye teknik personeli ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleriyle koordineli şekilde düzenlenen denetimde, hastane faaliyetlerinden kaynaklanan tıbbi atıkların usulüne aykırı şekilde taşındığı ve işletme sahibinin kendi mülkünde yakılarak imha edilmeye çalışıldığı belirlendi. Geçmiş yıllarda da benzer suç işlenmiş Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yaptığı incelemelerde, insan sağlığı açısından risk taşıyan tıbbi atıkların açıkta yakılmasının, bulaşıcı hastalıkların yayılması yönünden ciddi tehlike oluşturduğu ve çevre üzerinde telafisi güç sonuçlar doğuracağı rapor edildi. Hastanenin geçmiş yıllarda da benzer şekilde tıbbi atık yaktığı ve İl Müdürlüğü tarafından daha önce de cezalandırıldığı ortaya çıktı. Söz konusu özel hastaneye Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesinin uygulanarak, Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tam 47 milyon 206 bin lira idari para cezası kesildi.
Manisa Cilt kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor Manisa Şehir Hastanesi Dermatoloji Hekimi Uzm. Dr. İmge Durmaz, "Benlerdeki asimetri, düzensiz kenar görünümü, renk değişikliği, büyüme ya da iyileşmeyen yaralar dikkatle değerlendirilmelidir" dedi. Manisa Şehir Hastanesi Dermatoloji Hekimi Uzm. Dr. İmge Durmaz, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında güneşin zararlı etkileri, cilt kanserinden korunma yöntemleri ve erken tanının önemi ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla açıklamalarda bulundu. Cilt kanserinin dünyadaki en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Durmaz, "Cilt kanseri, dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer almakta; ancak erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olmaktadır. Benlerdeki asimetri, düzensiz kenar görünümü, renk değişikliği, büyüme ya da iyileşmeyen yaralar dikkatle değerlendirilmelidir. Özellikle çocukluk ve genç yaşlarda yoğun güneş yanığı öyküsü bulunan kişilerde risk artabilmektedir. Bu nedenle yalnızca yaz aylarında değil, günlük yaşamda da güneşten korunma alışkanlığı kazanılması büyük önem taşır. Güneş koruyucu ürünlerin düzenli kullanılması, uzun süre direkt güneş maruziyetinden kaçınılması ve ciltte fark edilen değişikliklerin gecikmeden dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Cildinizi ihmal etmeyin, değişimleri önemseyin. Unutmayalım; erken teşhis hayat kurtarır" dedi.
İstanbul Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını belirtti. Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözlendiğine dikkat çeken Ögel, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Ögel, Türkiye’de de tabloya dikkat çekerek, "Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi verilerine göre, bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunlar giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor" dedi. Uzmanlara göre, bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizerek, "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor. Sanat terapisi, bireyin yalnızca mevcut duygularını değil; geçmiş yaşantılarını, ihtiyaçlarını ve baş etme biçimlerini de fark etmesine yardımcı oluyor. Kişi yaptığı çalışmalar aracılığıyla kendilik farkındalığını artırabiliyor. Bu süreç, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken değişim motivasyonunu da destekliyor" dedi. Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası farkındalığı geliştirdiğini belirterek, "Katılımcılar benzer deneyimlere sahip bireylerle bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını fark ediyorlar. Bu paylaşım süreci empatiyi ve sosyal destek duygusunu güçlendiriyor. Sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri de bireye ’doğru’ ya da ’yanlış’ baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan oluşturması. Bu yöntemde estetik kaygı ya da doğru-yanlış değerlendirmesi bulunmaz. Bu da bireyin kendini daha özgür ve güvenli bir şekilde ifade etmesine alan açar" dedi.