POLİTİKA - 16 Aralık 2017 Cumartesi 17:44

Erdoğan: “Kudüs’e uzanan el İstanbul’a uzanmıştır”

A
A
A
Erdoğan: “Kudüs’e uzanan el İstanbul’a uzanmıştır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kudüs’e uzanan eli İstanbul’a uzanmış sayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kudüs’e uzanan eli İstanbul’a uzanmış sayacaklarını söyledi.


AK Parti Yalova teşkilatının il kongresine konuşan Erdoğan, “Bizim, Kudüs’ün mahremiyetine saldırı olduğunda, Filistinli kardeşlerimiz saldırıya uğradığında, pek çok ülkenin yaptığı gibi olup bitenlere sırtımızı dönme hakkımız yok. Aynı durum Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Türkistan’dan Arakan’a kadar mazlumların yükseldiği her yer için geçerlidir. Bizim bunların hiç birine sırtımızı dönme hakkımızın olmadığını biliyoruz. Bu kardeşlerimizin yardımına koştuğumuzda ister istemez birilerinin ayağına basıyor planlarını bozuyoruz” dedi.


“Kudüs’e uzanan her eli İstanbul’a uzanmış sayarız”


Kudüs’e uzanan eli İstanbul’a uzanmış saydıklarının altını çizen Erdoğan, “Biz İsrail istemiyor diye Filistin’in, Kudüs’ün hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Biz Amerika’nın başka hesapları var diye Suriye’de bir terör devleti kurulmasına izin vermeyeceğiz. Biz Irak’ın mezhep ve köken temelli bölünmesine seyirci kalmayacağız. Biz Avrupa Birliği’nin, NATO’nun, bir başka gücün ülkemiz ve milletimizi istiskal etme anlamına gelecek tavırlarına asla sessiz ve seyirci kalmayacağız. Dün Bosna’da nasıl kardeşlerimizin yanında yer aldıysak, dün Kafkasya’daki kardeşlerimizin mücadelesine nasıl destek verdiysek, dünyanın her köşesindeki kardeşimizi yalnız bırakmadıysak, bugün de çok daha güçlü ve kararlı şekilde bunu yapıyoruz ve yapacağız. Ecdadımızın emaneti olan bu vakur duruştan asla vazgeçmeyeceğiz. Bugün hala sizin Suriye, Irak, Kudüs’te ne işiniz var diyenler varsa, bunlar Türkiye’nin ne olduğundan da, tarihlerinden de haberleri olmayan gafillerdir. Bu coğrafyalar, buralarda yaşayan toplumlar, fiziki sınırlarımızın dışında olabilirler. Gönül sınırlarımızın tam ortasındadır. Onun için Kudüs’e uzanan her eli İstanbul’a uzanmış sayarız” diye konuştu.


“Tek vücut gibiyiz”


Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Bir insan, vücudunun bir yeri zarar gördüğünde ne hissederse, biz de bu bölgede, bu coğrafyada her birindeki acıları yüreğimizde hissederiz. Bu, asla herhangi bir devletin toprağı, egemenliğinde gözümüz olduğu anlamına gelmiyor. Biz hepsinin egemenlik haklarına saygılıyız. Bu devletlerin oradaki kardeşlerimizin haklarına saygılı olmasıdır. Türkiye’nin Kudüs tavrı açık ve nettir. Biz Kudüs’te bu şehrin tarihine, inançlar ve halklar için taşıdığı öneme uygun hareket edilmesini istiyoruz. Mescid-i Aksa’ya kimse dokunmasın istiyoruz. Orası bizim ilk kıblemizdir. Bu bölgede Hristiyanların da hakları var, dolayısıyla buraya müdahale edilmemelidir. Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımak, bu ülkenin Filistinlilere ve Kudüs’ü ziyarete gelen herkese uyguladığı devlet terörünü ödüllendirmek demektir”.


Haritayla İsrail’in adım adım işgal sürecini anlattı


Ekranda Filistin haritasıyla açıklama yapan Erdoğan, “Arkadaşlar, özellikle haritalarımızı devreye sokun bakalım. Şu gördüğünüz en baştaki harita, 1937 haritasıdır. Yüzde yüzü Filistin. 1937’nin ikinci hamlesinde müdahale ediyorlar, yüzde 80’e düşüyor. İsrail sızdı. Giriyor. 1947 yılında Filistin’i ne hale getirdiler. Bunu kim yaptı? Birleşmiş Milletler. Kurt-kuzu hikayesi. Kurt böldü, parçaladı, bu hale getirdi. 1967 yılında Filistin yüzde 44’ten yüzde 22’ye düştü. Bugünkü hale geliyoruz. Filistin yüzde 12’ye düştü. Ya biz ağlamayacağız da kim ağlayacak? Hâlâ İsrail’i nasıl oluyor da haklı gösteriyorsun. Buranın hesabını soracağız. Biz şu anda son sözü söylemedik. İşte burada, bakıyorsunuz, 1947’de İsrail neyse, şimdi aynen Filistin o hale geldi.


“BM gerekeni yapmıyorsa hukuk içinde ilgili mercileri zorlayacağız”


Adaletin tecellisini istediklerini ifade eden Erdoğan, “Eğer adaletse, biz adaletin tecellisini istiyoruz. Diyoruz ki, Birleşmiş Milletler, BM Güvenlik Konseyi, ne gerekiyorsa yapacaksınız. Yapmıyorsanız biz de hukuk içinde gerekeni yapmak için ilgili mercileri zorlayacağız. Şu hale bakın, tabloyu görüyorsunuz. İsrail için devlet terörü estiren bir ülke diyorum. Şu çocuk 14 yaşında bir genç, adı Cüneydi. 20 tane terörist İsrail askeri; bakın o yavruyu tekme tokat, ağzını burnunu kan revan içinde bırakarak sürüklüyor. Sadece bu değil. Ufak yavru, annesinin kucağında Annesinin kucağındaki yavruyu bile o haliyle götürüyorlar. Silah dipçikleriyle annesini dövüyorlar. Şu da down sendormlu yavru. Şuna bile zulmediyorlar.Ey Amerika, Ey Trump! Sen bunları görmüyor musun? Lafa geldiği zaman bakıyorsunuz ki, biz şöyle böyle destek veriyoruz, yardım yapıyoruz. Hangi yardım ya? Siyonist anlayışın uygulamasıdır. Başka türlü izah edilemez. Kadın, çocuk, yaşlı, engelli demeden, ellerinde silah olmayan, kafes kurmuşlar, o kafeslere yavruları doldurdular. Kafeslerin içinde çocuklar var. Bunu yapan kim? İsrail. Buna göz yuman başta Amerika. Ellerinde silah olmayan çıplak ellere, masum insanlara karşı İsrail askerlerinin yaptıkları insanlık dışı muamelenin hiçbir izahı yoktur. Şayet bu görüntüler İsrail yerine dünyanın başka bir yerinden gelseydi, dünyayı o devletin başına yıkarlardı. Hele hele Türkiye’de böyle bir görüntü yansımış olsaydı batı medyası günlerce ekranlarından, manşetlerinden eksik etmezdi. Neredesiniz şimdi? Diktatör Tayyip Erdoğan’ın ülkesinde böyle bir şey var mı, gördünüz mü böyle bir şey?. Tayyip Erdoğan, bunlara dayanamayıp yüzünüze yüzünüze vurduğu için diktatör oluyor” diyerek, bu zulme sessiz kalan ABD ve batıya tepki gösterdi.


“Sadece bu 5 ülkenin iki dudağı arasına dünyayı mahkum edemezsiniz”


“Biz sonuna kadar hakkı söylemeye, haykırmaya devam edeceğiz” diyen Erdoğan, “Dünyanın dört bir yanında yaşanmış ne kadar kötü görüntü varsa, sosyal medyada ülkemize mal edilerek yayıldığını unutmadık. Hollanda’da bayan bakanıma saldırdıkları günleri unutmadık. Kendi başkonsolosluğuna girecekken, terörist polisler benim bayan bakanıma saldırdı. Bunlar bu. Batı bu. Türkiye olarak terörle mücadele operasyonlarımızda, birileri istediği için değil, masumiyet karinesine olan inancımız sebebiyle tek sivilin burnunun kanamaması için dikkatli davranıyoruz. Hem sınır içi, hem sınır dışında alnımız açık, başımız dik devam ediyoruz. Zulümle abad olunmaz. Ben niye dünya 5’ten büyüktür diyorum. Anlıyorsunuz değil mi? Sadece bu 5 ülkenin iki dudağı arasına dünyayı mahkum edemezsiniz. BM’de 196 ülke var. Bir ülke ne derse, BM Güvenlik Konseyi de onu diyor. 5 daimi, 15 geçici üye var. 15 geçici ülkenin hükmü yok. Hatta hatta, bir tanesinin iki dudağı arasında. Hayırsa hayır. Ama bu defa biz hayır denirse farklı düşünüyoruz. Genel kurula götüreceğiz. Sonuna kadar götüreceğiz. Dünyadaki haksızlık, adaletsizlik, zulümlere dur diyecek mekanizmalar oluşmazsa, insanlık büyük kaosa sürüklenecektir. Biz sadece kendimiz için değil, BM çatısı altında 196 ülkenin tamamının hayrı için bu geleceği, bu çağrıyı yapıyoruz. Her geçen gün çok daha yankı bulduğunu düşündüğüm dünya 5’ten büyüktür haykırışını sürdüreceğiz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı. Kalp krizi geçirerek önceki gün vefat eden Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu (75) için ilk olarak Erzurum Barosu önünde tören düzenlendi. Baro Başkanlığındeki törende Av. Faruk Terzioğlu’nun avukatlık cübbesi son kez naaşına serildi. Baro’da düzenlenen törene, Avukat Terzioğlu’nun Ağabeyisi Ömer Terzioğlu, Avukat oğlu Haluk Terzioğlu, kızı Elifnur Terzioğlu Yurtsal, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Adalet Komisyonu Başkanı Osman Nuri Nayman, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yertüm, Erzurum Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof.Dr. Ahmet Nezihi Kök, Önceki dönem Baro Başkanları Naci Turan, Talat Göğebakan, Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Prof.Dr. Durkaya Ören, Öğretim Görevlisi Emre Durmazpınar, İş İnsanı Adnan Atalay, Adiye Yazı İşleri Müdürü Muktedir Güngör, Birol Yener, Baro ve Adliye personeli ile hakimler ve çok sayıda avukat katıldı. Baro Başkanı Av. Mesut Öner, törende yaptığı konuşmada "Bugün burada, Erzurum Barosu’nun önceki başkanlarından, meslek büyüğümüz Av. Faruk Terzioğlu’nu sonsuzluğa uğurlamanın derin hüznüyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Böylesi anlar, kelimelerin yetersiz kaldığı, hatıraların ve duyguların konuştuğu anlardır. Çünkü bugün yalnızca bir avukatı değil; bir meslek büyüğünü, bir yol göstericiyi, bir dostu, bir ağabeyi uğurluyoruz. Faruk Terzioğlu, 22 Ocak 1951 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Bu topraklarda büyüdü, bu şehrin kültürüyle yoğruldu. Hayatını yine bu şehrin insanlarına ve hukukuna adadı. Avukatlık mesleğini bir iş olarak değil, bir sorumluluk, bir görev, bir vicdan meselesi olarak gördü. Dosyaların ardında insan hayatlarının bulunduğunu hiçbir zaman unutmadı. Hakkı savunmanın, hukuku ayakta tutmanın ve mesleğin onurunu korumanın ne demek olduğunu yaşayarak bizlere gösterdi. Meslek hayatı boyunca yalnızca bireysel başarılarıyla değil, baro çatısı altında üstlendiği görevlerle de iz bıraktı. Bu miras; meslek onurudur, dayanışmadır, hukuka olan sarsılmaz inançtır. Bizlere düşen görev; bu emaneti aynı sorumlulukla taşımak, mesleğimizi aynı vakar ve bağlılıkla sürdürmektir. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve tüm hukuk camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." diye konuştu. Törenin ardından Av. Terzioğlu’nun naaşının başında Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Av. Faruk Terzioğlu’nun cenazesi Narmanlı Camii’nde Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Tortum’da aile mezarlığında toprağa verildi. Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazına Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Muhammet Sıddık Karaca, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, ETSO Başkanı Saim Özakalın, Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Terzioğlu ailesi, Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "YILDIRIMHAN’ı dünya konuşuyor, bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ziyareti sırasında Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN’a ilişkin, "Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumundayız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret etti. Buradaki stantları ziyaret eden Bakan Uraloğlu, ürünlerle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Ardından basın mensuplarına konuşan Bakan Uraloğlu, "Zengezur ile ilgili Türkiye tarafındaki çalışmaları biz başlattık. Nahçıvan’da Azerbaycan başladı. Sonrasında tamamlayacağız. Dün ve önceki gün Almanya’da Uluslararası Ulaştırma Formu’ndaydık. Biz de 2027-2028 dönem başkanlığına oy birliğiyle seçildik. Burada gerek mevcut durum gerekse gelecek politikalarının ulaştırmada görüşüldüğü ortamlardan bir tanesi. Özellikle kriz anlarında kuzeyimizde Rusya-Ukrayna, güneyimizde İsrail-Amerika ve İran savaşının olduğu bir süreçte, ulaştırma zincirlerinin güçlü olması, alternatiflerinin olması gerektiği noktasında dünyanın hemfikir olduğunu gördük. Özellikle Türkiye’nin merkezde bulunduğu orta koridorun ne kadar güçlendirilmesi gerektiği noktasında orada gerçekten hem fikir olduk. Kalkınma Yolunu bugün bitirmiş olsaydık Hürmüz Boğazı’nı az konuşuyor olurduk. Oranın etkisi az olurdu. Biz normal zamanlarda değil olağanüstü zamanlarda da ulaştırma kooridorlarının çeşitlendirilmesini şimdiden ihtiyacımız olduğunu biz ön görmüştük, dünya da bunu öngörmüş oldu. Bundan sonra da işbirliği imkanlarının daha üst seviyede olacağını özellikle söyleyebilirim" dedi. "Jet yakıtı problemimiz yok" Türkiye’nin jet yakıtı durumuyla ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Jet yakıtı noktasında, Türkiye hala hazırda jet yakıtı üreten ve ihracat eden ülkelerden biri. Dolayısıyla bizim herhangi bir jet yakıtı problemimiz yoktur. Enerji bakanımızla görüşüyoruz. Bu konuda bir sıkıntı öngörmüyoruz. Süreci yakından takip ederek yönetiyoruz" diye konuştu. "YILDIRIMHAN’ı sadece Türkiye değil dünya konuşuyor" Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN ile ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Gerçekten çok çok kıymetli. Türkiye’nin füze sistemlerinde teknolojide, savunma sistemlerinde nereye geldiğinin en bariz göstergelerinden biri. Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız. YILDIRIMHAN’ı burada bütün dünya konuşurken, diğerlerini gerçekten ihmal etmeyelim. Onun haricinde de gerçekten çok büyük bir emek var. Ortaya çıkmış olan ürünler var. Ben herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. Türkiye’nin bir çok şeyi yerlileştirme noktasında çok ciddi bir aşama kaydettiğini belirten Uraloğlu, "Artık teknolojik ürünlerden söz ediyoruz. Klasik ürünlerden söz etmiyoruz. Herkesin yapabildiği ürünlerden söz etmiyoruz. Dünyanın en gelişmiş silah üreten ülkelerinin de bazı silah sistemlerini talep ettiğini memnuniyetle burada görmüş oldum" ifadelerini kullandı.
İzmir Bakan Tekin: "Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranı yüzde 94 seviyesine ulaştı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını belirterek, "Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir" dedi. Türkiye’nin en iyi fen liselerinin kampüslerini dönüştürme projesi çerçevesinde İzmir Fen Lisesi’ni ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bahçesi yeniden tasarlanan okulda proje tanıtım programına katıldı. Ardından Bayraklı ilçesinde İzmir Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi içindeki Hikmet Avcı Anaokulu’nun açılışını yapan Bakan Tekin, yaptığı açıklamada 2002 yılından itibaren eğitim öğretimin fiziki altyapısında önemli adımlar atıldığını söyledi. Bakan Tekin, "O dönem yaklaşık 350 bin olan derslik sayısının yarısı deprem ve ekonomik ömrünü tamamlama gibi nedenlerle yenilendi. Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir. Sürece katkı sunan yerel yöneticilerimize ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Eğitim alanındaki yatırımlara dikkati çeken Bakan Tekin, okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını vurguladı. Bayraklı ilçesine okul ve öğretmenevi sözü Göreve geldiği günden bu yana İzmir genelinde 120 okulun yapımının tamamlandığını dile getiren Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bayraklı Belediye Başkanımızın dile getirdiği okul ihtiyaçları konusunda da yeni yatırımlara açığız. Bugün burada hayırsever Hikmet Bey ve Avcı ailesinden Bayraklı için bir okul ile bir öğretmenevi sözü istiyoruz. Sayın valimiz koordinasyonunda gerekli protokoller yapıldığı takdirde bu projelerin de açılışını en kısa sürede gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Bu okullardan ülkesini ve milletini seven vatansever bireylerin yetişmesini temenni ediyorum." Bakan Tekin, okul bahçelerini çocukların sağlıklı vakit geçirebileceği oyun alanlarına dönüştürme çalışmalarına başladıklarını hatırlatarak, "Temel eğitim bünyesinden, ilkokul ve ortaokullardan başlayarak okullarımızı yeni dizaynımızla geleneksel çocuk oyunlarının oynanacağı, sağlıklı bir şekilde vakit geçirileceği alanlara dönüştürmek üzere projemizi başlatmıştık. İnşallah diğer 31 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra sürece destek verenlere yeniden teşekkür etme imkanı buluruz" ifadelerini kullandı. İzmir Valisi Süleyman Elban ise, hayata geçirilen projelerin İzmir’in eğitim altyapısına ve kalitesine büyük değer kattığını ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti. Eğitimin her kademesine yapılan yatırımların önemine işaret eden AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar da, hem fen lisesindeki modern dönüşümün hem de hastane bünyesindeki anaokulunun öğrenciler için büyük bir fırsat olduğunu, çocukların daha iyi şartlarda yetişmesi için bu tür adımların artarak devam edeceğini söyledi.