ASAYİŞ - 06 Kasım 2025 Perşembe 13:36

Güllü’nün ölümüyle ilgili kızı hakkında kan donduran iddialar

A
A
A
Güllü’nün ölümüyle ilgili kızı hakkında kan donduran iddialar

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un 5. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşlarının ifadeleri ortaya çıktı.


26 Eylül’de Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki apartmanın 5’inci katındaki kapalı terasta sanatçı Güllü, kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Sanatçının ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken konuyla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na giden Bircan D. ve Çağrı K.’nin, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında verdiği ifadeler ortaya çıktı.



Daha önce annesini mutfak önlüğüyle bağlamış, dövmüş


Tuğyan’ı 15 yaşından beri tanıdığını kaydeden Bircan D. "Gül hanımla da çok muhatap olmuşluğum yok ancak Tuğyan’la çok yakın arkadaştık. Tuğyan’la annesinin arası hep çok kötü olmuştur, hatta seneler öncesinde Tuğyan, Gül ablayı mutfak önlüğüyle bağlamış beni aradı, ’ben bu kadını öldüreceğim’ dedi, İstanbul’dan dayısı gelerek olaya müdahale etti" dedi. Tanık Bircan D. ise Tuğyan’ın yaklaşık 15 yıl önce Sinan isminde bir erkek arkadaşı olduğunu ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı için tutuklu olduğunu belirterek, "Bu Sinan isimli şahıstan ötürü de ikisinin arasının açıldığı olmuştu. Bu Sinan isimli şahıs için Tuğyan’ın annesini dövmüşlüğü vardı. Benim Gül ablanın eviyle evim karşılıklıdır, Tuğyan annesiyle her kavga edişinde bana gelirdi" dedi.



Telefondan mesajları sildi


Tuğyan’ın annesiyle şimdiki sevgilisi K.’nin evli ve çocuklu olmasından dolayı tartışmalar yaşadığını anlatan Bircan D., "Gül abla Tuğyan’ın ikinci kadın olmasını istemediği için bu ilişkiye karşı çıkmıştı, Tuğyan’la bu nedenle hep kavga ederlerdi, medyaya çıkan mesajları Tuğyan bana gönderdi, hatırladığım kadarıyla haziran ayıydı, Tuğyan yine annesiyle K. yüzünden kavga etmişti, bana mesajlarda ’ölsün, gebersin, bu kadına artık bir şey olsun, yoruldum abla, ölmüyor’ şeklinde içerikler vardı. Ancak yaklaşık 4 gün önce Tuğyan benden bu mesajları sildi, Ferdi’nin bu mesajlardan bilgisi olduğunu basın aracılığıyla öğrenmiş, 4 gün önce beni aradı, ’kanlı tişörtüm sende mi’ diye sordu, tişörtü almak için buluştuk, bu tişört Gül ablanın öldüğü gün Tuğyan’ın üzerinde olan tişörttür, ben o gün Tuğyan’ın yanına gitmiştim, Tuğyan tişörtü sevgilisi K.’nin evinde çıkartmış, ben de Tuğyan daha fazla kötü olmasın diye tişörtü çantama koydum, Tuğyan’a da kendisini hazır hissettiğinde tişörtü alabileceğini söyledim çünkü tişörtte annesinin kanı vardı. Tuğyan için bir anıydı. O gün Tuğyan tişörtü aldıktan sonra bende kalmak istedi yanında Sultan isimli arkadaşı da vardı. Evdeyken bana hattının kapalı olduğunu telefonumu kullanmak istediğini söyledi. Telefonumu aldı ve neden benimle mesajların duruyor diyerek mesajları sildi. Telefonunun kapalı olmadığını ben sonra fark ettim. Mesajları sildikten sonra kendi telefonuyla konuşmaya devam etti, ben öyle anladım" diye konuştu.



"’Ben yaptım ama çok pişmanım abla’ dedi"


Güllü’nün cenazesinden sonra Tuğyan’ın evinde yaşadıkları diyaloğu anlatan Bircan D., "Ben Tuğyan’a ’3 ay önce annen için söylediklerine pişman mısın’ diye sordum, burada kastettiğim bana attığı medyaya da yansıyan mesajlardı, Tuğyan da bana ’abla iyi ki o zaman beni durdurmuştun, keşke bu defa da engel olabilseydin, ben yaptım ama çok pişmanım abla’ dedi. Bunun üzerine ben hiçbir şey söyleyemedim. Tuğyan’dan korktuğum için bugüne kadar hiçbir şey söyleyemedim. Vicdanım rahatsız ettiği için Ferdi beye ulaştım ve ona anlattım. Bu süreçte Tuğyan’la bu konu hakkında hiç konuşmadık ancak ben Tuğyan’a ’sen kendini topla konuşacağız’ demiştim. Yukarıda belirttiğim mesajlarda şu hususlar da geçiyordu. Tuğyan bana ’annemin arabasının frenlerini keseceğim, uçurumdan mı atsam ne yapsam’ diye soruyordu. Ben Tuğyan’ı sakinleştirmeye çalıştım, hatta manevi abim olan Çağrı’yı aradım. Ben yetişemeyeceğim için Çağrı’nın Tuğyan’ı sakinleştirmesini istedim. Bu olay üzerine Çağrı Tuğyan’ın yanına gitti ve Tuğyan’ı sakinleştirdi" dedi.



"Güllü ablayı Tuğyan’ın ittiğini düşünüyorum"


Tuğyan’ın sinirlenince çok farklı olduğunu dile getiren Bircan D., "Falçatayla, bıçakla kendine koluna zarar vermişliği vardır. Acı duygusu yoktur. Annesini dövdüğüne ilişkin zaman zaman bana anlattığı olaylar oluyordu. Tuğyan, K. ile sevgili olmasından sonra annesinden tamamen kurtulmak istiyordu. Çünkü K. ile Tuğyan arasındaki tek engel Gül ablaydı. Cenaze günü Tuğyan ve arkadaşı Sultan olay anını anlatırken birbiriyle çelişiyorlardı. Sultan aynada alnına baktığını söylerken Tuğyan ikimiz oynuyorduk diyordu. Hatta ben de savcıya ifade verirken herkes bildiğini anlatsın birbirinizin başını yakmayın olay neyse onu anlatın dedim. Güllü ablanın düştüğü binanın karşısında bulunan binada kan lekeleri vardı. Bu lekeler nasıl temizlendi bilmiyorum. Ben bu olayın kaza olduğunu düşünmüyorum. Güllü ablayı Tuğyan’ın ittiğini düşünüyorum, Sultan’ın da Tuğyan’dan korktuğu için sustuğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



"Bana Tuğyan ’ben yanarsam seni de yakarım’ dedi"


Kendi aralarındaki mesajların televizyonlarda çıkmasından sonra Tuğyan’ın kendisini aradığını ifade eden Bircan D., şunları kaydetti:


"’Beni savcılıktan arıyorlar televizyona mesajlar düşmüş, sen ne yaptın abla, beni gözaltına alacaklar, beni sattın, buraya gel savcıya gideceğiz’ dedi, sonrasında ben Armutlu’dan taksiyle Yalova’ya geldim. Savcılığa geleceğiz sandım ancak onlar beni Yalova’dan alıp araçlarıyla İstanbul’a avukatlarının ofisine götürdüler. Yolda da bana Tuğyan ’ben yanarsam seni de yakarım’ dedi. Merve hanımın ofisine gittik. Ofiste de bana agresif şekilde saldırmaya çalıştı. ’Beni kim yakarsa ben de onu yakarım’ şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine avukatlar onu sakinleştirmeye çalıştı. Devamında ben İstanbul’dan kendim geldim, Tuğyan birlikte dönmeyi teklif etti ancak ben kabul etmedim, ofiste ’sen beni aklayacaksın ben de seni aklayacağım’ dedi. ’Mesajlar ifşa olduğu için karşılıklı birbirimizi aklayacağız’ dedi. Ben de cevap olarak bu olayla hiçbir ilgim olmadığını söyledim."



"’Dost olup sonra onu öldüreceğim’ dedi"


Diğer tanık Çağrı K. ise nisan ayında Tuğyan’ın kendisini arayıp annesini şikayet ettiğini söyleyerek, şunları kaydetti:


"Abi ben katil olacağım, kendisi her b.ku yiyor, hayatıma müdahale ediyor, ben bunu öldüreceğim’ dedi. Burada kastettiği Tuğyan’ın K. isminde bir sevgilisi vardı. Bu K. evli ve çocukluydu. Bu nedenle Gül abla Tuğyan’ın, K. ile görüşmesini istemiyordu. Ben telefonda Tuğyan’ı sakinleştirdim, sonrasında beni Bircan aradı ’ben Armutlu’dayım Tuğyan’a yetişemem sen Tuğyan’ı sakinleştir’ dedi. 6-7 saat sonra Tuğyan yanıma geldi ’annemi öldüreceğim, evde 2 milyonluk altın var, onu satsam beni idare etmez’ şeklinde söylemlerde bulundu, mayısta benden para istedi, parayı alıp Tekirdağ’a gitti, orada konsomatrislik yapmış, kendisi söyledi. Haziranda Tuğyan pet şişeyle evime geldi, şişenin içinde madde vardı annesi için ’Bu kadın ölecek. Ben annemle dost olacağım, erkek kardeşime değer veriyor, çünkü o yalaka ama ben dost olup sonra onu öldüreceğim’ dedi."


Çağrı K., Tuğyan’ın çok fazla kumar oynadığını hatta Güllü’yü de kumara alıştırdığını ileri sürerek, "Tuğyan defalarca annesini öldüreceğini bana söylemişti. Hatta kızının bakıcısının oğlu olan Osman’dan benim yanımda Glock marka silah bulmasını istemişti, ancak bu silahı ne için kullanacağını söylemedi, ben bu silahı annesi için istediğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi.



Güllü’nün ölümüyle ilgili kızı hakkında kan donduran iddialar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Rektör Göktaş, çalışan öğrencilerle sahurda buluştu Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, gece çalışan öğrencilerle sahurda buluştu. Fırat Üniversitesi bünyesinde kurulan ve yapımı hayırsever iş insanı, Elazığ İş Kadınları Derneği (ELİKAD) Başkanı Prof. Dr. Yasemin AÇIK tarafından üstlenilen ilk AR-GE Merkezi, öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun çalışmalarıyla 7 gün 24 saat hizmet vermeyi sürdürüyor. Yazılım, bilişim, yapay zeka, robotik kodlama, savunma sanayi ve dijital dönüşüm başta olmak üzere pek çok alanda proje geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü merkez, üniversitenin araştırma ve üretim kapasitesine önemli katkı sağlıyor. Ramazan ayı dolayısıyla Prof. Dr. Yasemin Açık AR-GE Merkezi’ni sahur vaktinde ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, gece saatlerinde çalışmalarına devam eden öğrencilerle bir araya geldi. Laboratuvarlarda yürütülen projeler hakkında bilgi alan Prof. Dr. Göktaş, öğrencilerin üzerinde çalıştığı yazılım ve teknoloji projelerini yerinde inceledi. Ziyaret sırasında öğrencilerle sohbet eden Prof. Dr. Göktaş, proje süreçleri, karşılaşılan teknik konular ve planlanan çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulundu. Gece boyunca çalışmalarını sürdüren öğrencilerle birlikte sahur da yapan Prof. Dr. Göktaş, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Öğrencilerin merkezden etkin şekilde faydalandığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Göktaş, merkezin 7/24 açık olmasının özellikle yoğun proje dönemlerinde önemli bir imkan sunduğunu belirtti. Rektör Göktaş, "7 gün 24 saat açık olan bu merkezde yazılım, yapay zeka, bilişim ve dijital dönüşüm gibi alanlarda önemli çalışmalar yürütülüyor. Öğrencilerimizin burada ortaya koyduğu her proje, üniversitemizin bilimsel gücüne ve ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sunmaktadır. Sahur vaktinde dahi burada çalışan, proje hazırlayan öğrencilerimiz var. Bu merkezin üniversitemize kazandırılmasında emeği bulunan ELİKAD Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık hocamıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Sevgili öğrencilerimiz, burası sizin üretim alanınız. Çalışmaya, üretmeye ve geliştirmeye devam edin. Biz her zaman yanınızdayız" dedi.
Bursa Leylek köyünde büyük sevinç: Eşi geldi, herkes Yaren’i bekliyor Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikarağaç Mahallesi’nde (Leylek köyü), balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu dostluk hikayesiyle milyonların gönlünde taht kuran Yaren leyleğin eşi, bu sabah saatlerinde yuvaya geldi. Köyde bir haftalık erken vuslat için herkes heyecanlanırken, 15’inci kez Yaren ile buluşmayı hayal eden balıkçı Adem Yılmaz, "Çok özledim onu, gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti. Eşi bu kez daha erken geldi" dedi. Aralarındaki 15 yıllık dostlukla Türkiye’de ve yurt dışında milyonların kalbinde taht kuran Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin buluşması bu yıl erken olacak gibi görünüyor. 15 yıl önce başlayan dosluğun hikayesi romanlara, belgesel ve filmlere konu olmuştu. Doğaseverlerin ve Adem amcanın şubat ayının sonunda yolunu gözlediği Yaren leylek geçen yıl 15 Mart’ta, eşi ise 2 gün önce yuvaya gelmişti. Yaren leyleğin eşi bu sabah yuvaya geldi. Hatta Leylek köyünün ilk misafiri de bu leylek oldu. Sabah kalktığında yuvada leylek gören Adem Yılmaz, önce Yaren leylek sanarak heyecanlandı ancak sonra eşi olduğunu fark etti. Adem Yılmaz’ın evinin bacasına ve çatısına konan leylek, Eskikaraağaç Mahallesi sakinlerini de heyecalandırdı. Yılmaz, leyleklerin bugünlerde gelmesini beklediklerini belirterek, "Eşi geldi. Leylek köyünün de bu yıl gelen ilk leyleği bu. Eğer sağsa başına bir şey gelmezse en fazla bir hafta gecikmeyle Yaren de gelir. Çok özledim onu gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti eşi ilk kez bu kadar erken geldi. Martın ilk haftasında gelirlerdi önceden" dedi.
Çanakkale Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 11 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 47 şüpheli yakalandı, 11’i tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 16-23 Şubat tarihlerinde 61 bin 092 şahıs ve 35 bin 654 araç sorgulandı. kontrollerde 132 aranan şahıs ve 16 araç yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerince, kadına karşı basit yaralama suçundan hakkında 10 ay 36 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, basit yaralama suçundan hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, borçlunun borç yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek ve bulundurmak suçundan 1 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, basit yaralama suçundan hakkında 3 ay 22 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında 17 yıl 8 ay 29 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, binanın eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan hakkında 3 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hakkında 4 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan hakkında 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, tehdit/hakaret suçundan hakkında 10 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 8 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 36 şüpheli olmak üzere toplam 47 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 11’ i tutuklandı.