ÇEVRE - 08 Ocak 2026 Perşembe 17:43

Şiddetli fırtınada vinçler böyle devrildi

A
A
A
Şiddetli fırtınada vinçler böyle devrildi

Yalova’da etkili olan fırtına hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Fırtınada çatılar, ağaçlar, vinçler devrilirken tersane bölgesinde ise konteynerler kağıt gibi havaya uçtu.


Yalova kent genelini etkisi altına alan fırtına da bir çok çatı havaya uçtu. Çok sayıda ağaç ise şiddetli rüzgara direnemeyerek devrildi. Öte yandan Altınova İlçesi tersaneler bölgesinde bir vinç devrildi. Yine tersaneler bölgesinde konteynerler ise kağıt gibi havalanarak uçtu.


Yalova Valiliği ise 12.00 - 22.00 saatleri arasında motosiklet, elektrikli scooter ve motokuryelerin trafiğe çıkışları yasaklandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kamu Başdenetçisi Akarca: "2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık" Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, "Kurumumuzun başvuru almaya başladığı 2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık. Bunlara ilişkin olarak da karara bağlama oranımız yüzde 95’in üzerinde" dedi. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca düzenlediği basın toplantısında Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) tarafından 2025 yılı faaliyetleri ve 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık" Konuşmasına basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak başlayan Akarca, "Kurumumuzun başvuru almaya başladığı 2013 yılından bugüne kadar 262 bin başvuru aldık. Bunlara ilişkin olarak da karara bağlama oranımız yüzde 95’in üzerinde. 2025 yılında 21 bin 34 başvuru aldık. Yine burada geçen sene devreden dosyalarla birlikte karara bağlama oranımız yüzde 93’ün üzerinde gerçekleşti. 2025 yılında bin 86 tane dosyayı dostane yollarla çözüme kavuşturduk. Yine 901 başvuru hakkında tavsiye kararı, 313 başvuru hakkında kısmen tavsiye kararı verdik. Ve bu tavsiyelere uyum oranımız yüzde 60’ın üzerinde gerçekleşti. Tavsiye kararına uyma kararı dünya ortalamasının üzerinde ancak Avrupa ortalamasının altında kalmaktadır. Kurumumuz yeni bir kurum ama her geçen gün kurumun tanınırlığı, bilinirliği, görünürlüğü arttıkça vatandaşımızdaki hak arama kültürünün bilincinin artması sonucu başvuru sayısında da artış olmaktadır" ifadelerini kullandı.
Bursa Afetlere karşı dirençli kentler için Çankaya’da buluşma Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı şehirler yaklaşımı doğrultusunda düzenlediği ‘Afetlere Dirençli Kentler ve Toplumlar Paneli’ için Çankaya’da temaslarda bulundu. Çankaya Belediye Başkanı Avukat Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen panele Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı. Panelde, ‘Hazırlıklı Olma’ teması çerçevesinde afetlere karşı dirençli kentlerin inşası, toplumsal dayanıklılığın artırılması ve iyi uygulama örnekleri; alanında uzman isimler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katkılarıyla ele alındı. Aynı zamanda yerel yönetimlerin afetlere karşı daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha dayanıklı yapılar oluşturmasının önemine dikkat çekilen programda, şehirlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin risklerine karşı da hazırlanması gerektiği vurgulandı. Panel kapsamında değerlendirmelerde bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sağlıklı, güvenli ve dirençli kentler oluşturma hedefi doğrultusunda yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığını belirterek, ortak akıl ve dayanışma ile geleceğe hazırlanmanın sürdürüleceğini hatırlattı.
Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde Çocuklar İçin "PKU Dostu Mutfak" Atölyesi Akdeniz Üniversitesi’nde Fenilketonüri Hastalığına (PKU) sahip çocuklar ve ailelerine düşük proteinli ürünlerle tarif uygulamaları yapılarak günlük hayata uyarlanabilir beslenme önerileri sunuldu. Akdeniz Üniversitesi’nde, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın "Gönüllüyüz Biz" projesi kapsamında desteklenen "PKU Dostu Mutfak: Düşük Proteinli Beslenme İçin Uygulamalı Eğitim Projesi" gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Adem Arman öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri ile Çocuk Metabolizma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Ergül Bozacı’nın katkılarıyla Fenilketonüri Hastalığına (PKU) sahip çocuklar ve ailelerine yönelik uygulamalı mutfak atölyesi yapıldı. Güvenli mutfak uygulamaları Gastronomi Bölümü uygulama mutfaklarında gerçekleştirilen atölyede, düşük proteinli ürünler kullanılarak pasta ve hamburger yapımı uygulamalı olarak gösterildi. Etkinlik boyunca katılımcılara, düşük proteinli beslenmenin günlük hayatta nasıl uygulanabileceği, ürün seçimi, pişirme teknikleri ve güvenli mutfak uygulamaları hakkında bilgi verildi. Gastronomi öğrencileri gönüllü görev aldı Atölye çalışmasına, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Şenol, Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörü Prof. Dr. Gül Coşkun Değirmen ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başmüdürü Hatice Yavuz Yüce de katılarak destek verdi. Etkinlikte gönüllü olarak görev alan Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, Gamze Nur Sayıcı, Atakan Kalkan, Berat Aslan, Ahmet Kıraç, Nazar Yerlikaya, Nilsu Akgün, Mehmet Polat Balcı, Sahra Nisa Başhan, Yusufcan Aydar, Selman Arslan, Ahmet Melih Nari, Ceren Yağcı, Osman Ali Kuzgun, Nehir Narin, Efe Erol, Perihan Canbolat, Ezra Zin Küçükbayrak ve Eren Yemişken, uygulamalı eğitim sürecine aktif katkı sundu. PKU’da erken tanı ve takip vurgusu Toplumsal katkının güzel bir örneğinin sunulduğuna dikkat çeken Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, "Bugün burada üniversitemizde toplumsal katkının güzel örneklerinden birini sunuyoruz. Fenilketonüri Hastalığı, erken dönemde topuk kanı ile tanı alındığında çocukların tamamen normal bir hayat süren, tanı aşamasından sonra diyetine dikkat eden tamamen normal giden bir sürece girmiş oluyor. Eğer aileler, erken dönemde topuk kanı baktırmayıp bu çocuklarımıza tanı konulamazsa maalesef bu çocuklar engelli bireyler oluyor. Bu kadar basit bir önlem, bu kadar basit bir tanıyla çocuklarımızı tamamen normal bir hayata kavuşturmuş oluyoruz. Bu konuda takibi de Türkiye’nin, Akdeniz’in, Antalya’nın referans merkezlerinden birisi olan Çocuk Metabolizma Bilim Dalımız yapıyor. Gastronomi bölümünün iş birliği ile burada anne babalara, çocuklarımızın yiyebilecekleri yiyecekleri atölye eşliğinde yapıyorlar" dedi. "Ailelerin bilinçlenmesi önemli" Bu süreçte ailelerin bilinçlenmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Şenol, "Burada Tıp Fakültesi ve Gastronomi Bölümü ortak iş birliği içerisinde toplum sağlığı açısından çok önemli bir konu üzerinde Pediatri Anabilim Dalı öğretim üyemiz ile birlikte bir mutfak yapıyoruz. Fenilketonüri önemli bir hastalık çünkü korunması olan bir hastalık. Bu süreç içerisinde eğer gerekli önlemler alınırsa sağlıkla hayatlarına devam ettirebiliyorlar. Ailelerin bilinçli seçim yapması, bilinçlenmesi önemli" diye konuştu. "Bir damla topuk kanıyla teşhis" Bir damla topuk konıyla hastalığın teşhis edildiğini belirten Akdeniz Üniversitesi Çocuk Sağlığı Anabilim Dalı Çocuk Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Ergül Bozacı, "Bir damla topuk kanıyla, sağlanabilen Fenilketonüri Hastalığının mutfak atölyesini düzenledik. Fenilketonüri Hastalığı, gıdalarla aldığımız proteinleri doğumdan itibaren parçalayamıyor ve fenilalanin kanda birikip beyinde olumsuz sonuçlara neden oluyor. Çocuklarımızın maalesef beyninde tedavi edilmezse eğer ciddi engellilik oluşturabilen arızalar meydana geliyor. Bu hastalık, bir damla topuk kanıyla erken dönemde tanınıp tedavisi mükemmel şekilde gerçekleştirilebiliyor. Tedavi tamamen diyet tedavisi ve bazen bazı ilaçlar kullanılabiliyor. Diyet tedavisi ile bu tedaviye uygun ürünlerle meydana getirilen yaş pasta, hamburger gibi ürünleri çocuklarına tükettirebiliyorlar. Çocuklarımız tedavi ile birlikte tamamen normal zekaya sahip oluyorlar. İleride doktor, mühendis olabilecek kadar zeki çocuklar olabiliyorlar" dedi. "Proteinli ürün tüketemiyorlar" Bu hastalığa sahip olan çocukların beslenme düzeninden bahseden Doç. Dr. Bozacı, "Bu çocuklarımız tüm proteinli ürünleri tüketemiyorlar. Normal yumurta, balık, tavuk, normal undan yapılmış ekmekler, kuru bakliyatlar, bunların hiçbirisini maalesef tüketemiyorlar. Hepsinde ölçülü davranmaları gerekiyor. Sebzeler genellikle miktarları hesaplandığı zaman daha tüketime uygun. Biz bunlara bir önceki atölyemizde hamburger yaptık ve tamamen sebzeden. Etten farkının anlaşılmadığı bir köfte yaparak, düşük proteinli ekmeklerini ürettik. Bugün de yaş pastalarını yapıyoruz. Düşük proteinli bir kek ile üzerine tamamen düşük proteinli krema ile ailelerin pasta yapmasını sağladık. Doğum günlerinde çocuklarımızın da normal olmasını ve normal hissetmesini sağlamak istedik." şeklinde konuştu. Torunu için atölyeye katıldı Torunu için atölyeye katılan Gülsen Güvenç, "Torunum 10 yaşında. Çok mutluyum. Ona bir şey yaptığım, sevdirebildiğim ve yedirebildiğim için mutluyum" ifadelerini kullandı. Atölye çalışması, yapılan pastalar ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Ankara Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması sonuçlandı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) iş birliğinde düzenlenen 2’nci Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması sonuçlandı. Türk müziği repertuarını zenginleştirmek, bestecileri nitelikli eserler üretmeye teşvik etmek ve yeni bestecilerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen yarışmada, Türk müziğinin asli unsurlarını kapsayan, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış eserler değerlendirmeye alındı. Yarışma kapsamında birinciye 90 bin lira, ikinciye 70 bin lira, üçüncüye 50 bin lira para ödülü verildi. Ayrıca üç mansiyon eserine kişi başı 30 bin lira olmak üzere toplam 90 bin lira ödül takdim edilirken Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünün 90’ıncı kuruluş yıl dönümü dolayısıyla ‘90. Yıl Özel Ödülü’ adıyla 40 bin lira tutarında özel bir ödül de yarışmanın kazananlarına verildi. Böylece yarışmada finalistlere toplam 340 bin lira para ödülü verilmiş oldu. Ödüle layık görülen bestecilere ayrıca başarı belgeleri de takdim edildi. Yarışmada başarı ödülü alan eserler, sonuçları takip eden eğitim-öğretim yılında okul müfredatlarında, ilgili temsil ve konserlerde icra edilerek repertuara dahil edilecek. Geleceğimizin teminatı olan çocuk ve gençlerin kültür ve sanatımızı doğru kaynaklardan öğrenmeleri, ilerleyen yıllarda eser üreterek kültür mirasına katkı sunmaları büyük önem taşırken, bu anlayışla sanatı ve sanatçıyı desteklemeye yönelik yeni yarışmaların hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Kocaeli Kocaeli’de 16 okul için yıkım kararı alındı Kocaeli’de deprem riski nedeniyle 16 okul için yıkım kararı alındığı, tahliye ve taşınma sürecinin başlatıldığı açıklandı. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, kent genelinde 16 okulda yıkım kararı verildiğini belirterek, deprem performansı yetersiz bulunan kamu binalarına ilişkin sürecin ertelenmeden başlatıldığını söyledi. Can güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayan Aktaş, okullar başta olmak üzere risk taşıyan tüm kamu yapıları için tahliye, yıkım ve yeniden inşa çalışmalarının eleştirilere rağmen kararlılıkla yürütüldüğünü ifade etti. "Kocaeli genelinde 16 okulumuz için yıkım kararı çıktı" Konuya ilişkin açıklama yapan Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, "Geçen hafta Kocaeli genelinde 16 okulumuz için yıkım kararı çıktı. Bu 16 okulda toplam 25 bina bulunuyor; bazı okullar ayrı bloklardan oluşuyor. Biz bu yıkım kararlarını hiçbir şekilde sümen altı etmeden, halının altına süpürmeden, bize ulaştığı gün toplantımızı yaptık. Talimatlarımızı tüm okullara, ilçelerimize, il milli eğitim müdürlüklerine ve kaymakamlıklara, yeni planlamaların yapılması için ilettik. ’Şubat tatilini bekleyelim, yaz tatilini bekleyelim’ gibi bir yaklaşım sergilemedik. Elbette bu nedenle eleştirilebiliriz; ’Kışın ortasında okul mu taşınır, neden Şubat tatili beklenmedi?’ denilebilir. Ancak bizim kimsenin canıyla ilgili olarak ’yarın’, ’bir saat sonra’ ya da ’bir dakika sonra’ deme lüksümüz yok" diye konuştu. "Şu anda 16 okulumuz başka okullara taşınma sürecinde" Bu konunun, bürokratik tereddütlerle ertelenebilecek bir mesele olmadığının altını çizen Vali Aktaş, "Yıkım kararı olan tüm kamu kurum ve kuruluşları için aynı hassasiyeti gösteriyoruz. Şu anda 16 okulumuz başka okullara taşınma sürecinde. Hem taşınan okullarımız hem de ev sahipliği yapan okullarımız açısından zorluklar yaşanacaktır. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz elbette zorlanacaktır. Ancak bizim için en temel öncelik can güvenliğidir. Hiçbir şey candan, sağlıktan daha önemli değildir. Bu nedenle her türlü eleştiriye rağmen bu kararlılığı okullar için gösterdik. Şubat tatilini beklemeden okullarımız yeni yerlerine taşınmaktadır. Aynı zamanda bu okulların yerine de ivedilikle planlama yapılarak yenilerinin inşa edilmesi süreci başlatılacaktır" şeklinde konuştu. "Bu binalar diğer kamu yapılarıyla kıyaslanamaz" Bu yaklaşımın yalnızca okullar için değil, diğer kamu kurum ve kuruluşları için de geçerli olduğunu belirten Vali Aktaş, "Performans testleri olumsuz sonuçlanan kamu hizmet binalarının yeniden yapılması için hem tüm il müdürlüklerimiz hem de bizler, bakanlıklar nezdinde bu yapıların yeni yatırım programlarına alınması için gerekli girişimleri sürdürüyoruz. Bu binalar diğer kamu yapılarıyla kıyaslanamaz. Ne sıradan bir kamu binasıdır ne de konut ya da özel yapılarla aynı niteliktedir. Bu yapılarda bulunan vatandaşlarımızın ve personelimizin can ve sağlık güvenliği her şeyin üzerindedir. Bu nedenle gerekli tüm tedbirleri almak ve bu süreci kararlılıkla yürütmek zorundayız" ifadelerini kullandı.