ÇEVRE - 24 Haziran 2024 Pazartesi 11:47

Zehirli trakonya balığı amatör balıkçıyı hastanelik etti

A
A
A
Zehirli trakonya balığı amatör balıkçıyı hastanelik etti

Yalova’da tekneyle denize açılarak arkadaşlarıyla balık tutan 31 yaşındaki Burak Ulusoy, oltasına takılan zehirli trakonya balığına temas etmesiyle hastanelik oldu.


Alınan bilgiye göre, geçtiğimiz hafta Merkez ilçe Dereağzı’ndan tekneyle arkadaşlarıyla balık tutmak için Marmara Denizi’ne açılan Burak Ulusoy, TİGEM ve üniversite arası açıklarında oltasını denize attı. Ulusoy, burada oltasına takılan zehirli trakonya balığının dikeninin parmağına batmasıyla büyük bir acı yaşadı. Önce parmağı sonra vücudunu sol tarafı uyuşan Ulusoy’u arkadaşları Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Burada yapılan iğne ve verilen serumlarla kendine anca gelebilen Ulusoy, yaşadığı olayı anlattı.



“Müthiş bir acı, onu nasıl tarif ederim kelime bulamıyorum”


Ulusoy, Yalova’da doğdum büyüdüğünü ve yıllardır denize girip balık tuttuğunu fakat ilk kez böyle olay yaşadığını söyledi. Daha önce görmediğim ve bilmediğim bir balık türü tarafından zehirlendiğini dile getiren Ulusoy, şöyle konuştu:


“Aslında şüphelendim zehirli olmasından ama arkadaşlarım yok canım ne zehirlisi, ‘denizden babam çıksa yenir’ diye bir tabir vardır bizde ama bu sefer böyle olmadı. Balığa temas etmedim aslında, balık teknenin içine düştü. Ben onu almak için eğildiğim sırada zehirli iğnesini parmağıma soktu. Müthiş bir acı. Onu nasıl tarif derim kelime bulamıyorum. Önce parmağım, sonra elim derken omzuma kadar sol tarafım komple uyuşmaya başladı. Sonra hemen arkadaşımı aradım. Arkadaşım uluslararası kaptandı. İlk söylediği şey, ‘Sen bunu nasıl bilmezsin. Bu kadar balık tutuyorsun, denize giriyorsun’ vesaire ama bilmiyorum yoldan birini de çevirsek tahminen o balığı bilmiyor. Denizlerle çevrili üç yanımız ama bizde de biraz bilgi eksikliği var toplum olarak. Arkadaşlarıma dedim beni hastaneye götürür müsün? Giderken daha da kötüleşmeye başladım. Mide bulantısı filan oldu. İnternetten de bakıyorum bu nasıl bir şeydir, özellikleri nedir, daha önce neler yaşanmış haberlere bakıyordum. Hastaneye gittik serum bağladılar, alerjik iğne yaptılar. 1,5 saat sonra kendime geldiğimi söyleyebilirim.”



“Sakat bırakabilir, hatta öldürebilir”


Ulusoy, balığın çaparinin en alt kısmında geldiğini ve ilk olarak mezgit sandığını belirterek, “Ama mezgit balığında biraz farklıydı. Kafasının üstünde bir iğnesi var. Yanlarında da iğnesi var gözükmeyen. Ben bunu almayım dedim elime. Bizim arkadaşlar yok canım öyle bir şey dedi. Onların da bilgisi yoktu açıkçası. Sonuçta temas ettim balığa. Çırpındığı esnada beni soktu maalesef parmağımdan. Sol tarafım uyuştu. Soluğu hastanede aldım. Hemen hastaneye gidilmesi gerekiyor. Kendi çabalarımızla değil de tıbbi destek almamız gerekiyor. Çünkü yaşlı olabilir, çocuk olabilir, kronik hastalığı olanlar olabilir. Bunlara denk gelmesi halinde gerçekten direkt sinirlere etki ettiği için sakat bırakabilir, hatta öldürebilir. Böyle bir balıkmış. Trakonya ismi, ben de bu şekilde öğrenmiş oldum” dedi.


Yaşadığı olayın kendisi için büyük bir tecrübe olduğuna vurgu yapan Ulusoy, “Denizde balığın genelde kumun altında olduğunu biliyorum. Daha sonra benden daha yaşlı balıkçı ağabeylerimle sohbetim esnasında öğrendim. Genelde bu balık ağa gelir ve kumluk kısımlarda olur. İnsanlar buna kumda yürürken, denize gireme esnasında ayaklarına veya vücuduna batma, onların sokması şeklinde bu olay oluyor veya bizim gibi amatör balıkçılar balığı bilmeyerek ona temas etmeleri halinde bu durumu yaşatıyor. Tekne sahiplerinin kesinlikle amonyak bulundurması gerekiyor. Çünkü denizden çıkmanızın belirli bir süresi var. Acil olarak müdahale edilmesi gerekiyor. Denizden gelene kadar en azından amonyakla müdahale edilmesi gerekiyor. Bunları öğrendim. Başıma böyle bir olay geldi. Tecrübe edindik, öğrenmiş olduk” ifadesini kullandı.


Yalova’da bu durumun sık yaşanmadığına da sözlerine ekleyen Ulusoy, “Hastane gittiğimde acilde açıkçası çalışanlar şaşırdı. Onlar da çok sık yaşamıyorlarmış bu durumu. Yaşça büyük bir acil doktorumuz direkt trakonya mı dedi. Evet dedim. İçim rahatladı orada. Sakin ol dedi. Sanırım bir alerji iğnesi yaptı. Sonra 2 serum yedim. 1,5 saat içinde kendime geldiğimi hatırlıyorum” açıklamasında bulundu.



Zehirli trakonya balığı amatör balıkçıyı hastanelik etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun "Kahraman kurye" araç kundaklamaktan tutuklandı Samsun’da bir dönem pencereden düşmek üzere olan çocuğu kurtararak "kahraman kurye" olarak tanınan şahsın ile bir kişi araç kundaklamaktan tutuklandı. 1 kişi adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Olay, 5 Mart Perşembe günü sabaha karşı Atakum ilçesi Büyükoyumca Mahallesi’ndeki bir rezidansın otoparkında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, C.D.’ye (27) ait otomobilde yangın çıktı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürürken ilk değerlendirmede yangının elektrik arızasından kaynaklanmış olabileceği belirtildi. Ancak siteye ait güvenlik kameralarının incelenmesinde kar maskeli bir kişinin araca gelerek kundaklama yaptığı tespit edildi. Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın aydınlatılması için yaklaşık 120 güvenlik kamerasını inceleyerek şüphelinin güzergâhını adım adım takip etti. Yapılan çalışmalar sonucu yaklaşık 15 kilometrelik yaya iz sürme çalışmasıyla kundaklama olayını gerçekleştiren kişinin M.D (35) olduğu belirlendi. Gözaltına alınan M.D’nin ifadesinde, olayı M.K.’nin (43) para karşılığı yaptırdığını, olaydan iki gün önce arkadaşı M.S.’ye (37) ait araçla bölgede keşif yaptıklarını, olay günü ise ikametinden elektrikli scooter ile gelerek kundaklamayı gerçekleştirdiğini ve yine aynı şekilde olay yerinden ayrıldığını söylediği öğrenildi. Olayla ilgili M.K. ve M.S., Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler M.D, M.K. ve M.S. bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren M.D. ve M.K. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, M.S. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan M.D., 2019 yılında motosikletli kurye olarak çalışırken pencereden düşmek üzere olan çocuğu kurtararak "kahraman kurye" olarak tanınmıştı.
Şırnak İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" – İçişleri Bakanı Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti.Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi.Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi,Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi.Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.
Şırnak İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" ŞIRNAK (İHA) – İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi. Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi, Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi. Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.