YEREL HABERLER - 15 Aralık 2015 Salı 17:15

Üniversitemizde “Somut Olmayan Kültürel Miras; Yozgat Ne Yapabilir?” Konulu Konferans Düzenlendi

A
A
A
Üniversitemizde “Somut Olmayan Kültürel Miras; Yozgat Ne Yapabilir?” Konulu Konferans Düzenlendi

Yozgat Bozok Üniversitesi ,“Somut Olmayan Kültürel Miras; Yozgat Ne Yapabilir” konulu konferans düzenledi.
Yozgat Bozok Üniversitesi Kampusü Erdoğan Akdağ Kongre Kültür Merkezinde düzenlenen konferansa UNESCO Türkiye Milli Komitesi ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komitesi Başkanı Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Öcal Oğuz konuşmacı olarak katıldı.
Konferans’a Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kadir Özköse, fakülte dekanları, daire müdürleri, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Konferans öncesi bir konuşma yapan Rektör Karacabey, üniversiteler bilimin, bilimsel çalışmaların yapıldığı ve öğrenildiği yerler olduğunu belirterek, “ Üniversitelerdeki kültürel faaliyetler, yapılan bilimsel çalışmalar kadar önemlidir. Bunun bilincinde olarak önümüzdeki günlerde de ülkemizin yetiştirdiği önemli bilim insanlarını üniversitemize davet ederek, onların kıymetli bilgi ve fikirlerinden istifade edeceğiz ve sizleri onlarla buluşturacağız. Bu tür faaliyetler bizler açısından yeni bilgiler öğrenmek, ufkumuzu geliştirip yeni alanlara yönelmek açısından çok önemli. Bizleri kırmayıp buraya kadar geldiği için hocamıza teşekkür ediyorum.” dedi.
UNESCO’nun kuruluş amaçları, üye ülkeleri, UNESCO prestij listesi ve programları, UNESCO’nun kültürel mirasa bakışı ve Somut Olmayan Kültürel Miraslar hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Öcal Oğuz, Yozgat’ın kültürel birikim ve ritüellerinden oluşan kültürel miraslarını korumaya yönelik neler yapılması gerektiğini anlattı.
Somut Olmayan Kültürel Miras’ın korunması için yerel yönetimlere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına, enstitülere, uluslararası ilişkilere ve medyaya yönelik çok işler düştüğünün altını çizen Prof. Dr. Öcal Oğuz, fikir ve kanaat birliği çerçevesinde eğitim, aktarım ve katılım yolu ile kültürel mirasların geleceğe aktarılmasının oldukça önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Öcal Oğuz aşıklık geleneği, semah, Türk kahvesi, ebru sanatı, kağıt süsleme sanatı, yaren meclisi, oda geleneği, nevruz gibi somut olmayan kültürel mirasların Yozgat’ın kültürel ritüelleri içinde var olduğunu belirterek “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miraslar listesinde yer alan bu kültürel değerler aslında Yozgat’ta yaşanmış folklorik ve sanatsal ritüeller. Örneğin çiğdem toplama, arabaşı, gelin hamamı, şifalı kaplıcalar, Hıdırellez, bayramlaşma, halay, sinsin gibi kültürel çeşitliliklerimiz ve geleneklerimiz var. Bize ait bu değerleri yok etmek, görmezden gelmek bizleri değersizleştirir. Değerlerimizin değerini lütfen bilelim. Kültürel aktarımı da gelecek nesillere en doğru şekilde empoze edelim.” dedi.
Prof. Dr. Oğuz, Yozgat’ta bu tip Somut Olmayan Kültürel Mirasları yaşatmak adına sürdürülebilir kalkınma ve geleneksel tarımın devamlılığına ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek kesinlikle Yozgat’a bir açık hava müzesinin kurulması gerektiğini vurguladı.
Konferansın sonunda soruları cevaplandıran UNESCO Türkiye Milli Komitesi ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komitesi Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz “Bozok Yazıları” adlı kitabını öğrencilerimize imzaladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bahçelievler’de geleneksel bayramlaşma programında eski bayramlar yaşatıldı Bahçelievler Belediyesi’nce geleneksel olarak düzenlenen bayramlaşma programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunulurken, çocuklara pamuk şeker, patlamış mısır ve bayram harçlığı dağıtıldı. Bahçelievler Belediyesi bahçesinde düzenlenen bayramlaşma programına Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Program kapsamında vatandaşlara kurban eti ve çeşitli ikramlar dağıtılırken, çocuklar için de özel etkinlik alanları oluşturuldu. Bayramlaşma programında çocuklara patlamış mısır, pamuk şeker ve bayram harçlığı verildi. Vatandaşlar ise hem ikramlardan faydalandı hem de eski bayramların atmosferini yeniden yaşama fırsatı buldu. "Bayram sadece eğlence değil" Programda konuşan Başkan Dr. Hakan Bahadır, bayramların birlik ve beraberlik açısından önemli olduğunu belirterek, "Kurban Bayramı’nın ikinci gününde komşularımızla bayramlaşıyoruz. Rabbim daha güzel, savaşların olmadığı, insanların eziyet çekmediği bayramlara ulaşmayı nasip etsin" dedi. Bahadır, çocuklara bayram kültürünü anlatmak istediklerini ifade ederek, "Bayram sadece oyun ve eğlence değildir. Büyüklerin ellerini öpmek, yaşlıları ziyaret etmek, kimsesizlerin yanında olmak ve yetim çocuklarla ilgilenmektir. Çocuklarımıza bunu anlatmak istiyoruz" diye konuştu. Yaklaşık bin vatandaşın programa katıldığını belirten Bahadır, etkinliklerin ilerleyen saatlerde de devam edeceğini söyledi. Öte yandan program boyunca vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik alanlarında renkli görüntüler oluştu.
Ankara Sincan Belediyesinden 720 personel bayram boyunca sahada Sincan Belediyesi, Çimşit ve Yenikent’te oluşturulan 4 ayrı kesim noktasında ve pazar alanlarında veteriner hekimi gözetiminde kurban kesim hizmeti sundu. Vatandaşların herhangi bir aksaklık yaşamaması için görev başında olan 720 kişilik ekip, bayram boyunca sahada aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor. Sincan Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur ve güven içinde geçirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etti. Bayram süresince 720 personel ile sahada görev alan ekipler, kurban kesim ve temizlik çalışmalarını titizlikle yürütüyor. 60 kasabın görev aldığı Yenikent ve Çimşit’teki 4 kurban kesim alanı ile pazar yerlerinde veteriner hekimi kontrolünde kurbanlıkların kesim işlemleri gerçekleştirildi. Vatandaşlar güvenle kurban ibadetlerini yerine getirirken, temizlik ekipleri de kesim işlemlerinin ardından anında temizlik çalışması yaptı. Çöp konteynerleri yıkandı. Dezenfeksiyon çalışmaları yürütüldü. Zabıta ekipleri denetimlerini sürdürdü, kesim alanları dışında kurban kesimi yapan şahıslara cezai yaptırım uygulandı. Kaçan kurbanlıkların yakalanması için oluşturulan kurban yakalama ekibi ise bayram süresince göreve devam edecek. Temizlikten zabıtaya, veteriner hizmetlerinden teknik ekiplere kadar birçok birim koordineli şekilde çalışırken, vatandaşlar sunulan hizmetlerden memnun kaldıklarını ifade etti.
İstanbul Bahçelievler’de geleneksel bayramlaşma programında eski bayramlar yaşatıldı Bahçelievler Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen bayramlaşma programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunulurken, çocuklara pamuk şeker, patlamış mısır ve bayram harçlığı dağıtıldı. Bahçelievler Belediyesi bahçesinde düzenlenen bayramlaşma programa Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Program kapsamında vatandaşlara kurban eti ve çeşitli ikramlar dağıtılırken, çocuklar için de özel etkinlik alanları oluşturuldu. Bayramlaşma programında çocuklara patlamış mısır, pamuk şeker ve bayram harçlığı verildi. Vatandaşlar ise hem ikramlardan faydalandı hem de eski bayramların atmosferini yeniden yaşama fırsatı buldu. "Bayram sadece eğlence değil" Programda konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, bayramların birlik ve beraberlik açısından önemli olduğunu belirterek, "Kurban Bayramı’nın ikinci gününde komşularımızla bayramlaşıyoruz. Rabbim daha güzel, savaşların olmadığı, insanların eziyet çekmediği bayramlara ulaşmayı nasip etsin" dedi. Bahadır, çocuklara bayram kültürünü anlatmak istediklerini ifade ederek, "Bayram sadece oyun ve eğlence değildir. Büyüklerin ellerini öpmek, yaşlıları ziyaret etmek, kimsesizlerin yanında olmak ve yetim çocuklarla ilgilenmektir. Çocuklarımıza bunu anlatmak istiyoruz" diye konuştu. Yaklaşık bin vatandaşın programa katıldığını belirten Bahadır, etkinliklerin ilerleyen saatlerde de devam edeceğini söyledi. Öte yandan program boyunca vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik alanlarında renkli görüntüler oluştu.