YEREL HABERLER - 16 Aralık 2015 Çarşamba 13:53

Prof. Dr. Şimşirgil “Tarihte Osmanlı Devleti Kadar Yanlış Bilinen Başka Bir Devlet Olmadı”

A
A
A
Prof. Dr. Şimşirgil “Tarihte Osmanlı Devleti Kadar Yanlış Bilinen Başka Bir Devlet Olmadı”

Yozgat’ta “Osmanlıyı Doğru Anlamak” konulu konferans düzenlendi.
Milli Türk Talebe Birliği Yozgat Şubesi ve Bozok Üniversitesi Genç Gönüllüler Topluluğu tarafından organize edilen konferansta “Osmanlı’yı Doğru Anlamak” konusu Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil tarafından anlatıldı.
Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi Çamlık Salonu’nda düzenlenen konferansa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Prof. Dr. Kadri Özköse, fakülte dekanları, daire müdürleri, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
“Osmanlı’yı Doğru Anlamak” konulu konferansını vermek üzere kürsüye gelen Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, tarihte Osmanlı Devleti kadar yanlış bilinen başka bir devlet olmadığını söyledi. Bir insanı tanımak için onun fiziki özelliklerinin yanı sıra edebi, terbiyesi gibi manevi özelliklerine de bakmak gerektiğini ifade eden Prof. Dr.Şimşirgil, “İşte devletler de böyledir. Bir devleti sadece toprağı, hazinesi ile anlayamazsınız. Devletin de manevi yönleri vardır. Devleti devlet yapan özellikleri iyi bilmek lazım. Bu yönden baktığımızda bizim devletimiz nasıl bir devlet? Yakın tarihimiz açısından söylüyorum, dünyada, Osmanlı tarihi kadar yanlış anlaşılan, Osmanlı tarihi kadar iftiraya ve hakarete uğramış başka bir devlet yoktur. Selçuklular, Gazneliler’de bizim tarihimiz, bunlar için böyle bir şey söylemek mümkün değil, ama iş Osmanlı’ya gelince onun kadar yanlış bilinen bir devlet yoktur. Lütfen tarihe ideolojik bakmayalım. Tarihi bir ilmi disiplin içerisinde değerlendirelim” dedi.
Tarih şuurunun, milleti millet yapan bir unsur olduğunu ve tarihi çok iyi öğrenmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şimşirgil, “Gücün yanında adalet yoksa hiçbir mana ifade etmez. Osmanlı gücün yanında adaleti de sağlıyordu. İşte bizim ceddimiz böyle bir devletti. Osmanlı ile ilgili bir şey duyduğunuzda önüne kocaman bir soru işareti getirin” diye konuştu.
DİZİ VE FİLMLERLE PADİŞAHLARIN ŞAHSİYETİNİ MAHVETTİLER
Bir dizi ile Kanuni’nin, bir film ile Fatih Sultan Mehmet’in, bir roman ile Yavuz Sultan Selim’in bütün şahsiyetinin mahvedildiğini ifade eden Prof. Dr. Şimşirgil, “Kitaplarla, dizi ve filmlerle milletin edebiyle oynadılar. Romanlarda, dizilerde, filmlerde şöyle anlatılıyor ama gerçek nedir şeklinde sorgulayın, araştırın. Reddetmeyin ama araştırın. Çünkü artık çok fazla kitap yazılıyor. Bir doğruya ulaşmak için bin eğri var, dikkat edin sonrasında iyi ki araştırmışım diyeceksiniz. Müessir eseriyle tanınır. Yeryüzünde Osmanlı kadar haksız yere iftiraya uğramış bir millet daha yoktur. Tarihimizi iyi öğrenmek zorundayız. Bunu yaparken de doğru kaynakları bulmalıyız. Tarih ne filmlerden ne de romanlardan öğrenilmez. Bu sebeple doğruyu iyi bilmek önemlidir. İlimin olmadığı yerde cehil vardır; cehil ise ölümün kendisidir. Bu milleti vagon haline getirmeye çalışıyorlar. Vagon olmayacağız lokomotif olacağız. Asla bu milleti vagon yapamayacaklar” ifadelerini kullandı.
Konferans sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kadir Özköse konferansa konuşmacı olarak katılan Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’e katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bahçelievler’de geleneksel bayramlaşma programında eski bayramlar yaşatıldı Bahçelievler Belediyesi’nce geleneksel olarak düzenlenen bayramlaşma programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunulurken, çocuklara pamuk şeker, patlamış mısır ve bayram harçlığı dağıtıldı. Bahçelievler Belediyesi bahçesinde düzenlenen bayramlaşma programına Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Program kapsamında vatandaşlara kurban eti ve çeşitli ikramlar dağıtılırken, çocuklar için de özel etkinlik alanları oluşturuldu. Bayramlaşma programında çocuklara patlamış mısır, pamuk şeker ve bayram harçlığı verildi. Vatandaşlar ise hem ikramlardan faydalandı hem de eski bayramların atmosferini yeniden yaşama fırsatı buldu. "Bayram sadece eğlence değil" Programda konuşan Başkan Dr. Hakan Bahadır, bayramların birlik ve beraberlik açısından önemli olduğunu belirterek, "Kurban Bayramı’nın ikinci gününde komşularımızla bayramlaşıyoruz. Rabbim daha güzel, savaşların olmadığı, insanların eziyet çekmediği bayramlara ulaşmayı nasip etsin" dedi. Bahadır, çocuklara bayram kültürünü anlatmak istediklerini ifade ederek, "Bayram sadece oyun ve eğlence değildir. Büyüklerin ellerini öpmek, yaşlıları ziyaret etmek, kimsesizlerin yanında olmak ve yetim çocuklarla ilgilenmektir. Çocuklarımıza bunu anlatmak istiyoruz" diye konuştu. Yaklaşık bin vatandaşın programa katıldığını belirten Bahadır, etkinliklerin ilerleyen saatlerde de devam edeceğini söyledi. Öte yandan program boyunca vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik alanlarında renkli görüntüler oluştu.
Ankara Sincan Belediyesinden 720 personel bayram boyunca sahada Sincan Belediyesi, Çimşit ve Yenikent’te oluşturulan 4 ayrı kesim noktasında ve pazar alanlarında veteriner hekimi gözetiminde kurban kesim hizmeti sundu. Vatandaşların herhangi bir aksaklık yaşamaması için görev başında olan 720 kişilik ekip, bayram boyunca sahada aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor. Sincan Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur ve güven içinde geçirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etti. Bayram süresince 720 personel ile sahada görev alan ekipler, kurban kesim ve temizlik çalışmalarını titizlikle yürütüyor. 60 kasabın görev aldığı Yenikent ve Çimşit’teki 4 kurban kesim alanı ile pazar yerlerinde veteriner hekimi kontrolünde kurbanlıkların kesim işlemleri gerçekleştirildi. Vatandaşlar güvenle kurban ibadetlerini yerine getirirken, temizlik ekipleri de kesim işlemlerinin ardından anında temizlik çalışması yaptı. Çöp konteynerleri yıkandı. Dezenfeksiyon çalışmaları yürütüldü. Zabıta ekipleri denetimlerini sürdürdü, kesim alanları dışında kurban kesimi yapan şahıslara cezai yaptırım uygulandı. Kaçan kurbanlıkların yakalanması için oluşturulan kurban yakalama ekibi ise bayram süresince göreve devam edecek. Temizlikten zabıtaya, veteriner hizmetlerinden teknik ekiplere kadar birçok birim koordineli şekilde çalışırken, vatandaşlar sunulan hizmetlerden memnun kaldıklarını ifade etti.
İstanbul Bahçelievler’de geleneksel bayramlaşma programında eski bayramlar yaşatıldı Bahçelievler Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen bayramlaşma programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunulurken, çocuklara pamuk şeker, patlamış mısır ve bayram harçlığı dağıtıldı. Bahçelievler Belediyesi bahçesinde düzenlenen bayramlaşma programa Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Program kapsamında vatandaşlara kurban eti ve çeşitli ikramlar dağıtılırken, çocuklar için de özel etkinlik alanları oluşturuldu. Bayramlaşma programında çocuklara patlamış mısır, pamuk şeker ve bayram harçlığı verildi. Vatandaşlar ise hem ikramlardan faydalandı hem de eski bayramların atmosferini yeniden yaşama fırsatı buldu. "Bayram sadece eğlence değil" Programda konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, bayramların birlik ve beraberlik açısından önemli olduğunu belirterek, "Kurban Bayramı’nın ikinci gününde komşularımızla bayramlaşıyoruz. Rabbim daha güzel, savaşların olmadığı, insanların eziyet çekmediği bayramlara ulaşmayı nasip etsin" dedi. Bahadır, çocuklara bayram kültürünü anlatmak istediklerini ifade ederek, "Bayram sadece oyun ve eğlence değildir. Büyüklerin ellerini öpmek, yaşlıları ziyaret etmek, kimsesizlerin yanında olmak ve yetim çocuklarla ilgilenmektir. Çocuklarımıza bunu anlatmak istiyoruz" diye konuştu. Yaklaşık bin vatandaşın programa katıldığını belirten Bahadır, etkinliklerin ilerleyen saatlerde de devam edeceğini söyledi. Öte yandan program boyunca vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik alanlarında renkli görüntüler oluştu.