POLİTİKA - 10 Şubat 2018 Cumartesi 15:28

Bozdağ: "Türk ismini taşımaya layık olmayanlara karşı sessiz kalamayız"

A
A
A
Bozdağ: "Türk ismini taşımaya layık olmayanlara karşı sessiz kalamayız"

YOZGAT (İHA) – Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Bakanlar Kurulu kararı ile bazı meslek örgütlerinin başındaki Türk, Türkiye ifadelerinin kaldırılacağı açıklaması üzerine gelen eleştirilere ilişkin, "Bu ismi taşımaya layık olmayanlar, bu ismin şerefini, onurunu korumak yerine ayaklar altına alanlara karşı elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı sessiz kalamazdı.

YOZGAT (İHA) – Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Bakanlar Kurulu kararı ile bazı meslek örgütlerinin başındaki Türk, Türkiye ifadelerinin kaldırılacağı açıklaması üzerine gelen eleştirilere ilişkin, "Bu ismi taşımaya layık olmayanlar, bu ismin şerefini, onurunu korumak yerine ayaklar altına alanlara karşı elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı sessiz kalamazdı. Biz de bu noktada inşallah gerekli adımları atacağız” dedi.


Yozgat’ta gerçekleştirilen Tarım ve Hayvancılık Yozgat İl Değerlendirme Toplantısı’na katılan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bozdağ, bazı meslek kuruluşlarının başındaki Türk ifadesinin kaldırılması yönündeki eleştirilere cevap vererek şunları söyledi:


"Türk, Türk milleti, Türkiye ifadeleri her Türk vatandaşı için onuru, şerefi ifade eder. Sivil toplum örgütleri içinde aynı şeyi ifade eder. Ve isminin başında bu isimlerden bir tanesini ve içinde bulunduran herkes bu ismi şerefine layık, onuruna layık bir şekilde davranmalıdır. Hem siz Türk Tabipler Birliği diyeceksiniz. Türk ismini kendi isminiz içinde kullanacaksınız. Hem de Türk milletine, Türk devletine düşmanlık eden Türk milletini, Türkiye devletini bölmek isteyenlere destek olan açıklamalar yapacaksınız. Bunu yapanlar teröristlerin ve terör örgütlerinin, imdadına koşanlar ve onları Türkiye’ye karşı koruyanlar bu ismi taşıma hakkını ellerinde tutamazlar. Çünkü bu isme ihanet ediyorlar. Siz ihanet ettiğiniz ismi kendi isminizde nasıl taşırsınız? Ben Tabipler Birliği’nden böylesi bir operasyon durumunda şunu demesini beklerdim. ‘Türkiye’deki bütün tabiplere çağrı yapıyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri Zeytin Dalı Harekatı’nı sürdürüyor. Yaralanan askerlerimiz olabilir, hasta olanlar olabilir. Ben gönüllü hemşireler, ben gönüllü doktorlar, gönüllü sağlık çalışanlarıyla silahlı kuvvetlerin emrine girmeye, onlara yardım etmeye hazırım” demesi lazımdı. İşte Türk adını, Türkiye adını taşımaya layık olanlar bunu söyleyebilecek olanlardır. Ama bunlar onu yapmıyor. Terör örgütü ne zaman zora ve dara düşse onları himayelerine alan daha doğrusu onları koruyan bir açıklama yapıyorlar" şeklinde konuştu.



"Teröristlere dokunmayın çağrısıdır"


Türk Tabipler Birliği’nin hendek terörü sırasında yine aynı açıklamaları yaptığını hatırlatan Bozdağ, "O zamanda teröristler bir hekimi ambulansla çağırdılar hasta var diye ve hekimi şehit ettiler. Ağızlarından bir kelime çıkmadı. Teröristler doktorları şehit ederken teröristlere can önemlidir, barış önemlidir demediler. Öğretmenler şehit edilirken demediler. İmamlar şehit edilirken demediler. Askerimiz, polisimiz şehit edilirken demediler. Ama ne zaman dediler. Türk Silahlı Kuvvetleri bu hendekleri teröristlerin başına yıkarken aman barış dediler. Ne zaman dediler. Türk Silahlı Kuvvetleri Zeytin Dalı Harekatı’nı yaparken teröristleri bir bir temizlerken aman barış dediler. Kilis’e, Reyhanlı’ya, Hatay’ın diğer ilçelerine atılan roketlerden siviller, gencecik kızımız ve çocuklarımız hayatını kaybederken niye aynı şeyi söylemediniz. Söylemiyorlar. Bu barış kılıfı altında, savaş istemiyoruz lafı altında teröristlere dokunmayın çağrısıdır. Kim savaş ister, kim barıştan rahatsız olur. Türkiye, Türk milleti her zaman barıştan yanadır. Savaş olmasın ister ama teröristlerin milletine ve devletine kast ettiği zamanlar meşru müdafaa hakkını kullanır. Onlara dünyayı dar eder bizim şuanda yaptığımız budur. O nedenle bu ismi taşımaya layık olmayanlar bu ismin şerefini, onurunu korumak yerine ayaklar altına alanlara karşı elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı sessiz kalamazdı. Biz de bu noktada inşallah gerekli adımları atacağız" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.