GENEL - 04 Nisan 2018 Çarşamba 19:03

Sorgun’da Şehit ve Gazilere Saygı Konferansı

A
A
A
Sorgun’da Şehit ve Gazilere Saygı Konferansı

Yozgat’ın Sorgun İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Şehit ve Gazilere Saygı Konferansı düzenlendi.

Yozgat’ın Sorgun İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Şehit ve Gazilere Saygı Konferansı düzenlendi.


İlyas Arslan Sinema ve Tiyatro Salonu’nda düzenlenen konferansa İlçe Jandarma ve Garnizon Komutanı Binbaşı Mehmet Demir, Sorgun Şehit ve Gaziler Derneği Başkanı J. Uzm. Çvş. Şırnak Gazisi Ömer Güral, Kıbrıs Gazisi Nail Erol, okul müdürleri ve öğrenciler katıldı. İlçe Jandarma ve Garnizon Komutanı Binbaşı Mehmet Demir konferansta yaptığı konuşmada, tarihin yazdığı en gerçek, en şerefli kahramanları yâd etmek için toplandıklarını kaydetti.


Çok değil 103 yıl önce, binlerce vatan evladının genç, ihtiyar, çocuk demeden, bu vatanın bedelini ödemek üzere Çanakkale’ye yürüdüğünü ifade eden Demir “Amacımız geçmişteki savaşların zaferleriyle mutlu olmak değil, eğer amaç vatan savunmasıysa, eğer amaç hürriyet davasıysa, bir ölüm kalım mücadelesiyse, buna savaş diyemezsiniz, bunu anlatmak boynumuzun borcudur.Çünkü vatan dediğimiz bu toprak diyeti ağır ödenmiş bir topraktır. Bana deseler ki, Çanakkale’yi üç kelimeyle anlatın. Derdim ki geldiler, gördüler ve döndüler” dedi.


Çanakkale’yi Çanakkale yapanın gelenler değil, gelenleri karşılayan asil ruh olduğunu vurgulayan Demir şöyle konuştu: “O öyle bir ruhtur ki, çelik ve barut; inancın, imanın ve azmin karşısında yenik düşmüştür. O öyle bir ruhtur ki, ben esir yaşamaktansa, özgür ölmeyi yeğlerim diyen insanların ruhudur. Davaları büyüktü, çünkü davaları vatan davasıydı. Sevdaları ise vatan sevdasıydı. Ve o gidenler, o yüz binler, canlarını hiç düşünmeden bu toprağa verenler için yüce Allah diyor ki ‘Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler’ ve ben diyorum ki, şu an bizi izliyorlar ve buradalar, yanımızdalar. Onların taşıdığı o asil ruh, biliyorum ki, bizim damarlarımızda. O ruhun kıpırdanışlarını hissediyorum. Birileri!.... bizden önce giden birileri o coğrafya parçasını vatan yaptılar. Coğrafya parçası başka bir şeydir. Ama toprak kanla yoğrulmuşsa bedeli canla ödenmişse artık adı vatandır. Ben diyorum ki vatan; özgürlük, hürriyet vatan. Her gün eve gidiyorsunuz, buradan çıkıyorsunuz özgürce çantanız sırtınızda bir taşa vuruyorsunuz ayağınızı, ıslık çalıyorsunuz. Belki şakalaşıyorsunuz arkadaşlarınızla, kimse önünüze çıkıp “Dur! yürüme bu yoldan” demiyor. Sonra evinize varıyorsunuz, ne rahat, en özgür en huzurlu olduğunuz yer, başımı sokacak bir evim olsun, başka bir şey isteme. Ben de diyorum ki, vatanım, evimin evidir vatan.


Ben özgürlük istiyorum, bu bayrağın altında konuşuyorsam, şu an hepiniz ciğerinize bu nefesi çekiyorsanız bir bir, unutmayın gençler birileri nefesini kaybettiği içindir. Biz bu özgürlüğü yaşıyoruz ve o yüzden nerden geldiğinizi ne yapmamız gerektiğini çok iyi bilmemiz gerekiyor. Ve döndüler diyorum. Çanakkale öyle bir yer ki, yokluk varlığı yenmiştir, maneviyat maddiyatı yenmiştir. Ve çocuklar, özgürlük sömürgeyi yenmiştir. Esaretin zincirini kırmıştır. Ve o gidenler, o yüz binler, canlarını hiç düşünmeden bu toprağa verenler için Yüce Allah diyor ki “Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler” ve ben diyorum ki, şu an bizi izliyorlar ve buradalar, yanımızdalar ve onların taşıdığı o asil ruh, biliyorum ki gençler, bizim damarlarımızda. O ruhun kıpırdanışlarını hissediyorum, onlara ölü demeyiniz. Şimdi, Malazgirt, Çanakkale, Sakarya, Kıbrıs, Güneydoğu, 15 Temmuz, Afrin, Fırat Kalkanı Harekatı ve bütün şehitlerimizi saygıyla anıyor, mekanların cennet olsun diyorum.”


Demir, kim hangi işi yaparsa yapsın, bu vatanı sevmek için illa ki bir üniforma giymeye gerek olmadığını, vatanını en çok sevenlerin, görevini en iyi yapanlar olduğunu sözlerine ekledi.


Demir’in konuşması sonrası sahneye çıkan Nusaybin gazisi J. Uzm. Çvş. Emirhan Gazi Altan ile Afrin Gazisi J. Uzm. Çvş.Gökhan Yılmaz nasıl yaralanıp gazi olduklarını anlattılar. Program sonrası öğrenciler tek tek sahneye gelerek gazilerin ellerini öpüp şükranlarını belirtiler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin 2 sanık hakim karşısında Esenyurt’ta, Hakan Tosun’un dövülerek öldürülmesine ilişkin 2 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Esenyurt’ta 11 Ekim 2025 tarihinde Hakan Tosun’un 2 şahıs tarafından dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (18) ve Adnan Şahin (25) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tosun’un müşteki ailesi ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Abdurrahman Murat, "Yaşanan olay için üzgünüm. Maktulün ailesine sabır diliyorum. Olay günü evde otururken Kadir Can isimli arkadaşım, nişan davetiyesi vermek için yanıma geldi. Can’ın arabasına bindim, araçta yemek yedik, bu esnada maktul Hakan Tosun, bir direğe yaslanmış şekilde alkol alarak aracımızı izliyordu. Biz, maktulün darbedildiğini düşündük. Daha sonra ben evime geçtim. Beş dakika sonra markete gitmek için çıktım. Hakan Tosun yine oradaydı. Bende onu uyarmak istedim. Elinde ve etrafından alkol şişeleri vardı. Burada içme yukarda arsa var git orada iç dedim. Ben bunu iyi niyetle söyledim. Bana küfür etti. Omzuna sert olmayan bir tekme attım. Bana yine küfür etti. Kafasına vurmadım. Yanımda arkadaşım da vardı, marketten dönüyorduk. Hakan Tosun’u gördük. Arkadaşım bana, ’adam tuvaletini yapıyor’ dedi. Ben de inanamadım ve tam hizasına geldim beni görünce ’yine mi sen?’ diyerek küfretti. Ben tekme attım. O ara Adnan abi araçla geçerken beni gördü. Adnan abi de bir tane tekme attı. Çünkü bize küfür ediyordu. Olay yerinden ayrıldık. Elim kırılsaydı o yumruğu atmasaydım. Şahıs beni tahrik etti" ifadelerini kullandı. "Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım" Tutuklu sanık Adnan Şahin ise, olay günü arabasındayken bağrışma sesi duyduğunu, sesin geldiği yere gittiğinde sanık Murat’ı gördüğünü ve yanına gittiğini belirterek, "Murat’a ne olduğunu sorduğumda, maktulün bağırarak küfürler ettiğini söyledi. Ben de maktulün gitmesini söyledim. Bunun üzerine maktul bana küfür etti. Abdurrahman’ı arabaya bindirdim. Hakan’ı daha önce hiç görmemiştim. Üstü başı yırtıktı. Ben sadece baldırına dürttüm. Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım. Darbetmedim" şeklinde konuştu. Beyanda bulunan Tosun’un müşteki ailesi, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Duruşmada, ’tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Berithan Kuluban, "Maktul, metrobüste küfür ediyordu. Diğer yolcularla birlikte maktulü uyardık. Metrobüste Tosun’un birilerini taciz ettiğini duydum. Bu nedenle maktule inmesini söyledik. Maktul inmedi. Biz de, metrobüsten zorla indirdik ve güvenliğe teslim ettik" dedi. Tanık Gözde Obay ise, olayın yerinin evinin karşısından olduğunu, bağrışma seslerini duyunca ne olduğuna bakmak için balkona çıktığını, maktulün elektrik direğine yaslanır şekilde oturduğunu, elinde ne olduğunu bilmediği bir teneke kutu bulunduğunu söyledi. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hakan Tosun (51) ‘maktul’, Abdurrahman Murat (18), Adnan Şahin (25) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulü öldürdüğü belirtildi. Maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı neticesinde ölümünün meydana geldiği aktarıldı. Şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçunu oluşturduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Adıyaman Samsat’ta ‘Edebiyat Günleri’ programı gerçekleştirildi Adıyaman’ın Samsat ilçesinde iki günlük Edebiyat Günleri programı gerçekleştirildi. Samsat Çok Programlı Anadolu Lisesi koordinesinde, Maarifin Kalbinde Edebiyat, Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik Projesi kapsamında okul konferans salonunda Edebiyat Günleri etkinlikleri gerçekleştirildi. Programa Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Akın, Adıyaman Eğitim Bir-Sen Başkanı Mehmet Demir, AK Parti İlçe Başkanı Osman İdacı, MHP İlçe Başkanı Hamit Korkmaz, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kütüphane sohbetleri kapsamında Barış Ağır ve Ümit Erdem öğrenciler ile bir araya geldi. Daha sonra Okul Müdürü Mehmet Tepe moderatörlüğünde Prof. Dr. Mehmet Özger, Mustafa Köneçoğlu, Duran Boz ve Aziz Kağan Güneş tarafından, "Şiir ve Hayat İlişkisi Bağlamında Şairin Beslenme Kaynakları" konulu bir panel gerçekleştirildi. Programın ikinci bölümünde, Ahmet Tepe, Barış Ağır, Aziz Kağan Güneş, Duran Boz, Fahrettin Çelik, Mehmet Özger, Mehmet Sümer, Mehmet Tepe, Mehmet Yılmaz, Mustafa Köneçoğlu ve Ümit Erdem birer şiir yorumladı. İkinci gün ise Abdullah Saka yönetiminde, Eylül Sonuç, Ebrar Erdem ve Asya Aktoprak’ın katılımı ile "Bir Ada Hikayesi: Sait Faik Abasıyanık" konulu bir panel gerçekleştirilerek, Samsat sınırları içerisinde bulunan Bakacak Tepesi’nde şiir programı sunuldu. Programda birer açıklama yapan Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat ve Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır birer konuşma yaparak, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Programa katılan şairler ve diğer emeği geçenlere plaket ve hediyeleri takdim edildi.