KÜLTÜR SANAT - 19 Eylül 2021 Pazar 10:28

39 yıl önce Afganistan’dan göç eden Kırgızlar, Türkiye’de olmanın mutluluğunu yaşıyor

A
A
A
39 yıl önce Afganistan’dan göç eden Kırgızlar, Türkiye’de olmanın mutluluğunu yaşıyor

Doğa koşulları ve hastalık nedeniyle 1980’li yıllarda Afganistan’ın Pamir Yaylası’ndan göç etmek zorunda kalan ve dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından 1982 yılında Türkiye’ye getirilen Kırgız Türkleri, Türkiye’de olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Doğa koşulları ve hastalık nedeniyle 1980’li yıllarda Afganistan’ın Pamir Yaylası’ndan göç etmek zorunda kalan ve dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından 1982 yılında Türkiye’ye getirilen Kırgız Türkleri, Türkiye’de olmanın mutluluğunu yaşıyor.


Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından 1982’de Afganistan’ın Pamir Yaylasından Türkiye’ye getirilen ve değişik kentlere yerleştirilen Kırgız Türklerinden yaklaşık 34 aile, Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan konutlarda yaşamlarını sürdürüyor.


Burada Kırgız kültürünün gelenek ve göreneklerini yaşatan Kırgız erkekleri deri işlemeciliği ve hayvancılık ile Kırgız kadınları ise halı ve kilim dokuyup el işi yaparak geçimlerini sağlıyor. Kırgızlar sosyal ve kültürel faaliyetlerin yanında sportif alanda atalarından kalan ve bin yıllık olduğu tahmin edilen kemik ile oynanan ‘Aşık Oyunu’nu da Yozgat’ta yaşatmaya çalışıyor.


Refah ve huzur içinde Türkiye’de yaşamanın mutluluğunu yaşayan Kırgız Türkleri, ülkedeki eğitimlerinin ardından devlet yönetiminin çeşitli kademelerinde ve her çeşit meslekte yer alıyor.


39 yıl önce yaşadıkları zorlu hayatın anılarda kaldığını belirten Kırgızlar, kendilerine Türkiye’de her türlü imkanın sağlandığını ve kendilerini ülkelerindeymiş gibi hissettiklerini belirtiyorlar.



“Türkiye’de yaşamaktan mutluyuz”


Türkiye’de yaşamaktan mutlu olduklarını söyleyen Yenifakılı Kırgızları Dernek Başkanı Gencekul Timur, “Türkiye’ye biz 1972 yılında, Rusların Bolşevik ihtilalinden dolayı Afganistan’ın Pamir Yaylasından göç ederek Pakistan’a geldik. Pakistan’da 2 sene kaldıktan sonra oranın hava şartları sıcak olduğu için orada yaşamak zor olduğu için Türkiye ve Amerika Büyükelçiliğine başvurduk. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren döneminde başvurumuz kabul edildi. 4 tane köyümüzün Türkiye’ye gelmesini kabul ettiler. Bunlardan birisi de Van’ın Erciş ilçesine Ulupamir’e 1982’de oraya göç ederek yerleştik. 7 yıl önce de Yozgat’ın Yenifakılı ilçesine yerleştik. Burada kendi kültür ve geleneklerimizi aynı şekilde devam ettiriyoruz. Türkiye’ye gelip yaşamaktan mutluyuz. Yenifakılı ilçesine 34 aile geldik. Yaşlı aylığı ve Kırgız el sanatları yaparak geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz” dedi.


Abdul Hakim Galip ise “Burada olmaktan çok mutluyuz, Rabbim razı olsun Türk devleti bize iyi baktı. Bu zamana kadar hiçbir sıkıntı çekmedik. Çocuklarımız okudu bazıları öğretmen bazıları subay oldu. Rabbime şükürler olsun” şeklinde konuştu.



“Devletimiz bize çok iyi bakıyor”


Kırgız Türklerinden Ahmet Han Timur da, “Türkiye’ye 1982 yılında Afganistan’ın Pamir yaylasından geldik. Ben Afganistan’da doğdum. O zaman Rusya ile Afganistan’ın arası bozuldu. Bizim liderimiz de ’gençlerimiz bozulacak. Biz de gidelim’ dedik. Pakistan’a geldik. Orada 5 sene kaldık. Pakistan Devleti bize çok iyi baktı ama 40 derece sıcaklığa dayanamadık. Çok kişimiz orada vefat etti. Sonra Türkiye ve Amerika’ya dilekçe verdik. İkisi de bizi kabul etti. Ama biz Türkiye’ye gidelim dedik. İslam devleti, canımız, kanımız bir buraya geldik. Devletimiz bize burada çok iyi bakıyor. Konut, araba verdi, maaşımızı verdi. Çocuklarımız okudu, aralarında öğretmen olanı var, doktor, subay olanı var. Nüfusumuz çoğaldı. Herkesle kaynaştık. Bir yerde kardeş gibi olduk. Devletimiz vermediği hiçbir şey kalmadı her şeyi verdi. Devletimize Rabbim zeval vermesin” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Jeotermal tesiste üretilen çiçekler, kentin renklenmesinde önemli rol alıyor Elazığ Belediyesi, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek ve mevsimlik çiçek ihtiyacını yerinde karşılamak için faaliyet aldığı Cip sera alanında üretilen çiçekler kentin estetik bir görüntü kazanmasını sağlarken, açılan tesisle birlikte dışarıya bağımlılığın azalmasıyla birlikte de mali tasarruf sağlıyor. Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek ve mevsimlik çiçek ihtiyacını yerinde karşılamak amacıyla Cip sera alanında tohumdan fide üretim çalışmalarını sürdürüyor. Modern üretim tekniklerinin kullanıldığı serada yetiştirilen çiçek fideleri, Elazığ’ın park, bahçe ve refüjlerini renklendiriyor. 10 bin metrekare alan üzerine kurulu Cip sera alanında yürütülen üretim sürecinde, kaliteli ve sertifikalı tohumlar tercih ediliyor. Uzman ekipler tarafından hazırlanan ekim viyollerine yerleştirilen tohumlar, otomatik sulama ve iklimlendirme sistemleri sayesinde kontrollü şartlarda çimleniyor. Fidelerin gelişim sürecinde sıcaklık, nem ve ışık dengesi düzenli olarak takip edilerek maksimum verim hedefleniyor. Tesiste, 20 günde üretimi gerçekleştirilen çiçekler arasında özellikle kadife çiçeği ve zinya türlerine ağırlık verilirken, üretilen fideler ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde kentin farklı noktalarına ekilerek şehrin daha estetik ve modern bir görünüm kazanmasında önemli rol alıyorlar. "Çok az bir maliyetle çiçeklerin üretimlerini yapıyoruz" Cip jeotermal sera alanının toplamda 10 bin metrekare alan üzerine kurulu olduğunu belirten Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Erdem Key, "Bu tesisimiz içerisinde mevsimlik çiçek üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu tesisimiz içerisinde 7-8 çeşit çiçek üretimi yapıyoruz. İlkbahar ve sonbahar dönemleri olmak üzere yılda iki defa yapıyoruz. Bu çiçeklerimiz ortalama bir ay içerisinde alana dikimi yapılacak hale geliyor. 20 günlük bir periyot içerisinde tohumlar, fide haline geliyor. Fide halinden sonra da içeride bakımlarının ardından ekim için buradan alıyoruz. Çiçeklerin burada yetiştirilmesi asgari bir maliyete neden oluyor. Daha önceden ihale yöntemiyle bu çiçekleri satın aldığımız için çok fazla maliyet oluşuyordu, fakat şu anda kendimiz ürettiğimiz için çok az bir maliyetle çiçeklerimizin üretimlerini yapıyoruz. Burada yetiştirdiğimiz çiçeklerimizi tamamıyla peyzaj çalışmalarımızda kullanıyoruz. Peyzaj çalışması yaparken, kentin kavşaklarında, orta refüjlerinde ve park alanlarında ekiplerimiz tarafından dikimleri yapılıyor. Yetiştirdiğimiz tohumların fideye dönüşmesi adeta bir bebek gibi bakılarak özenle yetiştiriliyor" ifadelerini kullandı.
Düzce 80 yataklı hafızlık Kur’an kursunda sona gelindi DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Cumayeri ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, ilçede yapımı devam eden 80 yataklı Hafızlık Kur’an Kursu projesinde artık son aşamaya gelindiğini açıkladı. Gençlerin manevi eğitimine büyük önem verdiklerini vurgulayan Koloğlu, projenin kısa sürede tamamlanarak hizmete açılacağını belirtti. Cumayeri’nde yükselen bu önemli eğitim yatırımı, özellikle hafızlık eğitimi almak isteyen öğrenciler için modern ve donanımlı bir ortam sunacak. İlçede dini eğitimin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen proje, bölge halkı tarafından da büyük takdir görüyor. Başkan Koloğlu yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin manevi eğitimi ve hafızlık çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu tür kıymetli projeler, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın Kur’an-ı Kerim’i öğrenmesi ve hafız olarak yetişmesi adına çok önemli bir yere sahiptir" ifadelerini kullandı. Belediye ile müftülük iş birliğinde yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Koloğlu, kursun en kısa sürede tamamlanması için desteklerin sürdüğünü dile getirdi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte ilçede önemli bir eksikliğin giderileceği ifade ediliyor. Başkan Koloğlu ayrıca, bu anlamlı eserin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ederek, "Başta hayırseverlerimiz olmak üzere, müftülüğümüze ve katkı sunan tüm kişi ve kurumlara gönülden teşekkür ediyorum" dedi. Tamamlanma aşamasına gelen Hafızlık Kur’an Kursu’nun açılışıyla birlikte Cumayeri’nin manevi eğitim alanında önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor.
Manisa Manisa’da müzik dolu proje başlıyor Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "Genç Sahne Manisa" projesiyle lise öğrencileri, kendi kurdukları müzik gruplarıyla sahne deneyimi yaşayacak. Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, gençlerin sanatsal ve kültürel gelişimini desteklemek amacıyla dikkat çeken bir projeye imza attı. "Genç Sahne Manisa" adıyla duyurulan proje kapsamında, Manisa genelindeki resmî ve özel liselerde eğitim gören öğrenciler, oluşturdukları müzik gruplarıyla yeteneklerini sergileme fırsatı bulacak. Proje süreci, öğrencilerin hazırladıkları performans videolarının değerlendirilmesiyle başlayacak. Belirlenen kriterleri karşılayan gruplar ise ilerleyen aşamada canlı sahne performansına davet edilecek. Final aşamasında başarılı bulunan öğrenciler, Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda kurulacak sahnede izleyiciyle buluşacak. Yarışma formatının ötesine geçen projede; müzikal uyum, teknik yeterlilik, sahne hâkimiyeti, özgünlük ve yorum gücünün geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin sanatsal yönlerini keşfetmeleri ve kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam oluşturulması amaçlanırken, aynı zamanda okullarına olan aidiyet duygularının güçlendirilmesi de hedefler arasında yer alıyor. Manisa İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile örtüştüğünü belirterek, gençlerin milli ve kültürel değerlerinden kopmadan çağdaş eserler ortaya koyabileceklerine inandığını ifade etti. Uğurelli, öğrencilerin sanat alanında da önemli başarılara imza atacaklarına olan güvenini dile getirdi. Öte yandan etkinlik süresince gerçekleştirilecek tüm video ve fotoğraf çekimlerinin, öğrencilerden oluşan Manisa Çocuk TV ekibi tarafından yapılacağı bildirildi.
Manisa Manisa’da ’Din ve hayat’ uluslararası arenada masaya yatırılacak Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenecek olan "Uluslararası Geçmişten Günümüze Manisa’da Din ve Hayat Sempozyumu", yerli ve yabancı çok sayıda akademisyeni Manisa’da buluşturmaya hazırlanıyor. Manisa’nın köklü dini ve kültürel mirası, ekim ayında uluslararası katılımla akademik bir zeminde ele alınacak. 16-17 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyum, Manisa’nın tarihi süreçte dini, sosyal ve kültürel hayatına yön veren dinamikleri disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçlıyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde yapılacak etkinlikte, alanında uzman çok sayıda bilim insanı bildiri sunacak. Sempozyumun onursal başkanlığını Prof. Dr. Rana Kibar, başkanlığını ise Prof. Dr. Halit Ev üstlenirken, düzenleme kurulunda üniversitenin farklı akademik birimlerinden çok sayıda öğretim üyesi yer alıyor. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilim ve danışma kurulu, etkinliğe uluslararası nitelik kazandırıyor. Sempozyum kapsamında; Manisa’da tarihi süreçte dini hayat, dini kurumlar, alimler ve ilim geleneği, din eğitimi, modernleşme sürecinde din, din ve toplum ilişkisi gibi pek çok başlık ele alınacak. Ayrıca dini çeşitlilik, sosyal hizmetler, sanat ve estetik ile güncel sorunlar da akademik çerçevede münazara edilecek. Bildiri özetlerinin 15 Nisan tarihinden itibaren kabul edilmeye başlanacağı sempozyumda, son başvuru tarihi 1 Eylül olarak açıklandı. Kabul edilen bildiriler 15 Eylül’de ilan edilecek, sempozyum programı ise 1 Ekim’de kamuoyuyla paylaşılacak. Yetkililer, sempozyumun Manisa’nın dini ve kültürel mirasının akademik açıdan ortaya konulmasına katkı sağlamasının yanı sıra, yeni bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi ve şehir hafızasının güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.