SPOR - 03 Aralık 2021 Cuma 13:35

Engelleri basketbol oynayarak aşıyorlar

A
A
A
Engelleri basketbol oynayarak aşıyorlar

Bedensel engellilerin yaşamda daha fazla yer alması için 7 sene önce kurulan ve 3.

Bedensel engellilerin yaşamda daha fazla yer alması için 7 sene önce kurulan ve 3. Lig’de mücadele eden Sorgun Engelliler Umut Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, bir üst lige çıkmak için ter döküyor.


Antrenmanlarını Sorgun ilçesinde kapalı spor salonunda Dernek Başkanı Zeynep Ertal Altunkuyu ve Antrenör Hamza Kablanoğlu eşliğinde sürdüren Sorgun Engelliler Umut Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, lige iddialı hazırlanıyor. Eve kapanmak yerine sporun engellilere sağladığı imkanlardan yararlanan sporcular, idmanlarını aksatmadan yapıyor. Yaşları 16 ile 50 arasında değişen kimi doğuştan kimi de sonradan engelli olan sporcular, büyük bir disiplin ve heyecanla ligde oynayacakları maçlara hazırlanıyorlar. 3. Lig’de mücadele eden Sorgun Engelliler Umut Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı 2. Lig’e çıkmayı hedefliyor.



Antrenmana gelmek için 21 kilometre yol gidiyor


Antrenmana 21 kilometre yol kat ederek gelen 23 yaşındaki İsa Arslan, “Sorgun’un Gököz köyünde yaşıyorum, buraya 21 kilometre. Köyümden buraya kendi aracımla gelip gidiyorum basketbol oynamak için. 6 yıldır bu sporu yapıyorum. Hedefimiz büyük, nasip olursa 2. Lig’e çıkmak istiyoruz. 2.5 yaşında traktör kazası sonucu omurilik felci oldum. Hiçbir engelim yok basketbol oynamak için. Diğer engelli kardeşlerimiz de umutsuzluğa kapılmasın, evlerinden çıksınlar ve gelsinler bize ulaşsınlar, ben engelliyim diye evde oturmasınlar. Bir engelli, bir işi yapmak istesin onu yapar. Spor bizi hayata bağlıyor. Basketbolda bir gayemiz, amacımız var. Spor yapınca hem bedenen hem de ruhen rahatlıyoruz” dedi.



"Spor bizi hayata bağlıyor"


Kepçe operatörüyken geçirdiği kaza nedeniyle engelli olan İsmail Keleşoğlu ise, “5 senedir basketbol oynuyorum. Kepçe operatörüydüm, iş kazası sonucu bu hale geldim. Engelim basketbol oynamama engel değil. Basketbol oynayınca daha mutlu oluyorum. Ruhen ve bedenen rahatlıyor insan. Herkesi basketbol oynamaya davet ediyoruz. Spor bizi hayata bağlıyor” şeklinde konuştu.



"Spor yapınca mutlu oluyorum"


Takımın hem antrenörlüğünü hem de kaptanlığını yapan Hamza Kablanoğlu ise, “Spor bizim her şeyimiz, hayata sporla bağlanıyoruz. Spor bizim için hareket oluyor, antrenmana gelmeyince kendimi iyi hissetmiyorum ama gelince mutlu oluyorum. 3. Lig’deyiz şu anda. Geçen yıl kıl payı 2. Lig’i kaçırdık, bu yıl hedefimiz 2. Lig’e çıkmak. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yozgat halkından destek bekliyoruz. Bize destek olsunlar, bizim yapamayacağımız hiçbir şey yok” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı AİÇÜ’de zebra balığı translasyonel tıp araştırma laboratuvarı açıldı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde kurulan Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete açıldı. AİÇÜ’de, insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olan zebra balıkları üzerinde yürütülecek laboratuvar çalışmalarıyla; kanser araştırmaları, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar olmak üzere çeşitli hastalıkların süreçlerini araştırmak ve bu hastalıklara karşı ilaç geliştirme süreçlerine önemli katkılar sağlanması hedefleniyor. Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı (MERLAB) Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılış programına AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversite üst yönetimi, MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılış töreninde konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversitenin bilimsel araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı’nın sağlık bilimleri alanında önemli katkılar sunacağını ifade etti. Prof. Dr. Gülçin, özellikle translasyonel tıp araştırmalarında model organizma olarak kullanılan zebra balığı ile yürütülecek çalışmaların, hastalıkların mekanizmalarının anlaşılması ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gülçin, AİÇÜ Tıp Fakültesinden Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ ile Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’ın girişimleriyle hayata geçirilen laboratuvarın AİÇÜ ve bilim camiası için hayırlı olması temennisinde bulunarak, laboratuvarın açılmasındaki katkılarından dolayı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ’a, Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’a ve MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu’na teşekkür etti. Törende, Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ gerçekleştirdiği sunumda, zebra balıklarının insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olması, hızlı gelişim süreci ve ex-utero gözleme uygun yapısı sayesinde; nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar ve ilaç geliştirme çalışmaları başta olmak üzere pek çok alanda güçlü bir model organizma olduğunu belirtti. Zebra balıkları hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, zebra balığı modelinin, kanser araştırmaları ve ilaç geliştirme süreçleri açısından da önemli avantajlar sağladığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, laboratuvarın açılış sürecindeki katkı ve desteklerinden dolayı AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin’e teşekkür etti. Açılışın ardından Prof. Dr. İlhami Gülçin ve beraberindekiler laboratuvarda ncelemelerde bulundu.
Aydın Kuşadası’nda leylekler geri döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaklaşık 40 yıl aradan sonra bir çift leylek, yeniden yuva kurdu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, kuşların geri dönüşünü "doğanın hala bir şansı olduğunu hatırlatan önemli bir mesaj" olarak nitelendirdi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, 1980’li yıllarda Kuşadası’nda kent içindeki sur kalıntıları ve ağaçlarda üreyen leyleklerin, şehirleşme ve nüfus artışı nedeniyle bölgeyi terk ettiğini söyledi. Geçen yıl Ağustos ayında bir çift leyleğin Davutlar yol kavşağına yakın bir mermer atölyesinin telefon direğine yuva yaptığını belirten Sürücü, "Geç geldikleri için üreme gerçekleştiremediler. Ancak bu yıl geri gelip gelmeyeceklerini merakla bekliyorduk" dedi. Dün yağmurlu bir günde Kuşadası’ndaki yuvaya ilk leyleğin geldiğini ifade eden Sürücü, "Bugün üst geçitteki aydınlatma direklerine çıkarak çevreyi izledi. Aradan geçen bir yılda çevrenin değiştiğini, özellikle beslenme alanlarının azaldığını fark etti. Burada kalıp kalmayacakları ise eşinin de gelmesiyle netlik kazanacak" diye konuştu. Sürücü, Kuşadası’nda bir çift leyleğin yeniden yuva yapmasının, hızla artan yapılaşma, çoğalan insan nüfusu ve giderek azalan doğal alanlar karşısında güçlü bir doğa mesajı olduğunu vurguladı. "Bu yuva bir umut olduğu kadar aynı zamanda bir uyarıdır. Leyleklerin geri dönüşü, doğanın hala bir şansı olduğunu; ancak bu şansı korumanın bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor" dedi. EKODOSD’un Aydın genelinde 17 ilçeden 16’sında leylek sayımı ve izleme çalışmaları yürüttüğünü kaydeden Sürücü, "Kuşadası’nda yuva bulunmadığını biliyorduk. Bu gelişmeyle birlikte artık Aydın’ın tüm ilçelerinde leylekler yaşam bulmuş oldu" ifadelerini kullandı.