ASAYİŞ - 05 Aralık 2021 Pazar 09:41

Dolandırıcıların kargo tuzağı

A
A
A
Dolandırıcıların kargo tuzağı

Yozgat’ta kendilerini kargo şirketi çalışanı gibi göstererek hazırladıkları sahte teşekkür plaketini iş adamına teslim eden dolandırıcılar, teslim tutanağının imza kısmına yerleştirdikleri senetle 2,3 milyon euroya imza attırdılar.

Yozgat’ta kendilerini kargo şirketi çalışanı gibi göstererek hazırladıkları sahte teşekkür plaketini iş adamına teslim eden dolandırıcılar, teslim tutanağının imza kısmına yerleştirdikleri senetle 2,3 milyon euroya imza attırdılar.


Yozgat’ın Çayıralan ilçesine bağlı Günyayla köyünden 43 yıl önce Almanya’ya giden 59 yaşındaki İbrahim Hazer, 2015 yılında Ankara merkezli kurduğu şirketle Almanya’da ticarete başladı. İnşaat sektörü, demir yolu, köprü işleri yapmaya başlayan Hazer, 2 yıl önce Günyayla köyüne yatırım yapmak için dönüş yaptı. Çayıralan ilçesi başta olmak üzere köyünde birçok hayır işleri de yapan Hazer’e kaymakamlık, belediye ve birçok kurumdan teşekkür plaketi verilmeye başlandı. İş adamının hayırseverliğini duyan dolandırıcılar, ilçesine yatırım yapmak için gelen Hazer’i hedef aldı. Eylül ayında kargo çalışanı gibi iş adamıyla irtibata geçen dolandırıcılar, kendisine Konya Yozgatlılar Derneği’nden teşekkür plaketi geldiğini ve kargonun kişiye özel olup imza karşılığında teslim edileceğini söyledi. Dolandırıcılar, imza kısmı kesilerek altına senedin imza bölümü gelecek şekilde hazırlanmış teslim tutanağına imza attırarak içerisinde teşekkür plaketi ve 1 kilo Konya şekeri bulunan paketi iş adamına teslim ettiler. Bir süre sonra yaptığı araştırmalar sonucu Konya Yozgatlılar Derneği diye bir derneğin olmadığını ve kargo teslim tutanağının sahte olduğunu fark eden Hazer, dolandırıldığı şüphesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Almanya’da yaşayan ve hiç tanımadığı kişiye 2,3 milyon euro borçlu olan Hazer, aylar sonra mal varlığına gelen hacizle ne yapacağını şaşırdı.



“İlçeme, köyüme 2 buçuk milyon yardımda bulundum”


Köyüne yatırım için dönüş yaptığını söyleyen iş adamı İbrahim Hazer, “Yaklaşık 2 yıldır Çayıralan ilçesinin Günyayla köyünde yaşamaktayım. Çevreme, köyüme, ilçeme yapmış olduğum destekler var, buna benzer büyük yatırımlarda bulunmuş bir iş insanıyım. Yaklaşık 2 buçuk milyona yakın yardımda bulundum. Bu yüzden de sürekli bana derneklerden, belediyeden ve kurumlardan plaketler gelmekte. Bu nedenle de aynı şekilde organize bir şekilde bana bir posta kargo yolu ile plaket gönderildi. İmza alındı, şu anda bütün malıma, parama haciz konuldu. Bana posta yoluyla kargo gönderdiler, size özel kargo geldi sizin almanız gerekiyor dediler. Ben de kargoyu alarak imzayı attım. Kargonun içinde de Konya Yozgatlılar Derneğine ait bir teşekkür plaketi ve bir kilo Konya şekeri çıktı. Bana kargo aracı değil normal bir araç ile geldiler. Beni acele ettirdiler, ‘Kargo aracım bozulduğu için başkasından geçici araç aldım hemen götürüp teslim etmem gerekiyor’ dedi. Kargocular imzamızı alıp gittiler. Tamamen bir kargo süsü vererek benim imzamı elimden aldılar. Benim hayatımı kararttılar” dedi.



“Evime, iş yerime haciz gönderdiler”


Hazer, kargo tutağının altına dolandırıcılar tarafından boş senet yerleştirildiğini sonradan öğrendiğini anlatarak, “Bir Alman vatandaşından borç almış gibi göstererek senedin üzerini sonradan 2 milyon 300 bin euroya doldurmuşlar, o da 35 milyon TL yapıyor. Senedi bir kişiye ciro ettirerek evime, iş yerime haciz gönderdiler. Biz de icra müdürlüğüne teminat yatırarak haciz işlemlerini durdurduk” şeklinde konuştu.



“Suç duyurusunda bulunduk”


Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını anlatan Hazer, “Menfit tespit davası açıp teminat yatırmakla yapılacak icraların icra müdürlüğünde kalmasını sağladık. Eğer biz teminat mektubunu veremeseydik bizim paramız şu anda karşı tarafın elinde olacaktı. Halbuki ben Türkiye’den ihracat yapan bir insanım. Yabancı yatırımcıları da getirecektim ama ben nasıl onları koruyacağım, ben yurt dışından nasıl paramı getireceğim? Ben paramı ilçeme yatırım yapmak için getirdim, istihdam oluşturacaktım, yurt dışı ortaklıklarla yatırım yapacaktım ama maalesef bir imza ile bütün hayatımı kararttılar, yatırım yapamaz da hale geldik” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı AİÇÜ’de zebra balığı translasyonel tıp araştırma laboratuvarı açıldı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde kurulan Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete açıldı. AİÇÜ’de, insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olan zebra balıkları üzerinde yürütülecek laboratuvar çalışmalarıyla; kanser araştırmaları, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar olmak üzere çeşitli hastalıkların süreçlerini araştırmak ve bu hastalıklara karşı ilaç geliştirme süreçlerine önemli katkılar sağlanması hedefleniyor. Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı (MERLAB) Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılış programına AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversite üst yönetimi, MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılış töreninde konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversitenin bilimsel araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı’nın sağlık bilimleri alanında önemli katkılar sunacağını ifade etti. Prof. Dr. Gülçin, özellikle translasyonel tıp araştırmalarında model organizma olarak kullanılan zebra balığı ile yürütülecek çalışmaların, hastalıkların mekanizmalarının anlaşılması ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gülçin, AİÇÜ Tıp Fakültesinden Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ ile Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’ın girişimleriyle hayata geçirilen laboratuvarın AİÇÜ ve bilim camiası için hayırlı olması temennisinde bulunarak, laboratuvarın açılmasındaki katkılarından dolayı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ’a, Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’a ve MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu’na teşekkür etti. Törende, Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ gerçekleştirdiği sunumda, zebra balıklarının insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olması, hızlı gelişim süreci ve ex-utero gözleme uygun yapısı sayesinde; nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar ve ilaç geliştirme çalışmaları başta olmak üzere pek çok alanda güçlü bir model organizma olduğunu belirtti. Zebra balıkları hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, zebra balığı modelinin, kanser araştırmaları ve ilaç geliştirme süreçleri açısından da önemli avantajlar sağladığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, laboratuvarın açılış sürecindeki katkı ve desteklerinden dolayı AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin’e teşekkür etti. Açılışın ardından Prof. Dr. İlhami Gülçin ve beraberindekiler laboratuvarda ncelemelerde bulundu.
Aydın Kuşadası’nda leylekler geri döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaklaşık 40 yıl aradan sonra bir çift leylek, yeniden yuva kurdu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, kuşların geri dönüşünü "doğanın hala bir şansı olduğunu hatırlatan önemli bir mesaj" olarak nitelendirdi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, 1980’li yıllarda Kuşadası’nda kent içindeki sur kalıntıları ve ağaçlarda üreyen leyleklerin, şehirleşme ve nüfus artışı nedeniyle bölgeyi terk ettiğini söyledi. Geçen yıl Ağustos ayında bir çift leyleğin Davutlar yol kavşağına yakın bir mermer atölyesinin telefon direğine yuva yaptığını belirten Sürücü, "Geç geldikleri için üreme gerçekleştiremediler. Ancak bu yıl geri gelip gelmeyeceklerini merakla bekliyorduk" dedi. Dün yağmurlu bir günde Kuşadası’ndaki yuvaya ilk leyleğin geldiğini ifade eden Sürücü, "Bugün üst geçitteki aydınlatma direklerine çıkarak çevreyi izledi. Aradan geçen bir yılda çevrenin değiştiğini, özellikle beslenme alanlarının azaldığını fark etti. Burada kalıp kalmayacakları ise eşinin de gelmesiyle netlik kazanacak" diye konuştu. Sürücü, Kuşadası’nda bir çift leyleğin yeniden yuva yapmasının, hızla artan yapılaşma, çoğalan insan nüfusu ve giderek azalan doğal alanlar karşısında güçlü bir doğa mesajı olduğunu vurguladı. "Bu yuva bir umut olduğu kadar aynı zamanda bir uyarıdır. Leyleklerin geri dönüşü, doğanın hala bir şansı olduğunu; ancak bu şansı korumanın bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor" dedi. EKODOSD’un Aydın genelinde 17 ilçeden 16’sında leylek sayımı ve izleme çalışmaları yürüttüğünü kaydeden Sürücü, "Kuşadası’nda yuva bulunmadığını biliyorduk. Bu gelişmeyle birlikte artık Aydın’ın tüm ilçelerinde leylekler yaşam bulmuş oldu" ifadelerini kullandı.