YEREL HABERLER - 24 Nisan 2012 Salı 16:02

MOLLABEY KÖY KİMLİОİNE KAVUŞACAK

A
A
A
MOLLABEY KÖY KİMLİОİNE KAVUŞACAK

Zonguldak`ın Alaplı ilçesi Kaymakamlığı tarafından ilçeye bağlı Mollabey yerleşim merkezine köy kimliği kazandırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.
Alaplı Kaymakamı Yıldıray Malğaç, ilçeye bağlı Mollabey yerleşim merkezinde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, çok eski bir ticaret merkezi ve aynı zamanda köy kimliği olmayan bir yerleşim merkezi olan Mollabey`e köy kimliği kazandırmak amacıyla çalışma başlatacaklarını söyledi. Mollebey`in sürekli büyüyen bir yerleşke olduğunu belirten Malğaç, ``Alaplı`da göreve başladığım günden bu yana sizler bana geldiniz. Ben köyleri tek, tek gezerek sorunları yerinde inceledim. Bu anlamda Mollabey`in çok eski bir ticaret merkezi olduğunu kimliksiz ve sahipsiz olduğunu gördüm. Ayrıca çevre ile ilgili sorunları da yerinde tespit etme fırsatımız oldu. Bu yerleşkenin bir kimlik kazanması gerekiyor. Bu konuda, sizlerle ve dernek başkanınızla sorunları inceledik yerinde tespit ettik ve Mollabey`in bir kimlik kazanması gerektiği konusunda fikir birliğine vardık. Burası yerleşim ve en eski ticaret merkezi olarak gittikçe büyüyen bir yerleşke, burada yıllardır sorun olan kimliksizlik ve sahipsizliğe bir çözüm bulmak gerekiyor`` dedi. Mollabey`in sınır sorununun çözümüne yönelikte çalışma yapacaklarını belirten Malğaç şunları söyledi:
``Mollabey`in sınır sorununu çözmek için Karaçalı ve Düğmeciler mahallelerini de Mollabey`e dahil edilerek sınır ve nüfus sorununu çözmüş olacağız. Bu konuda bu gün sizlerle konuları tartışmaya değerlendirmeye geldik. Bu iki mahalleyi de alarak Mollabey``˜i tek muhtarlık yapmak istiyoruz. Burada kararı verecekte sizlersiniz. Daha iyi hizmet alma adına, burada yaşayanların sorunları çözme adına buranın tek muhtarlık olması şart, tek muhtarlık olmasında diğer muhtarlıkların da bir kaybı söz konusu değil, buraya bir kimlik kazandırma adına Alaplı ilçesinin Kaymakamı olarak ben elimden gelen yardımı yapmaya hazırım. Sizlerde bu işe sıcak bakmalısınız ki, işler çabuk ve hızlı yürüsün. Mollabey kabuğunu kırmalı, diğer köy muhtarlıkları ile sınır şuradan olmuş, buradan olmuş bu o kadar sorun değil, olumsuz görüş belirtecek insanlar mutlaka olacaktır. Bunları aşmak gerekir. Sorun olduğu yerde çözümde var. Biz çözüm üretme adına Mollabey`e kimlik kazandırmak istiyoruz. Sınır konusunu kesinlikle sorun yapmayınız burada referandum yapılacak bu referanduma yalnız Mollabey merkezi, Düğmeciler ve Karaçalı girecek diğer köy ve mahalleler referanduma girmeyecek.``
Mollabey`e kimlik kazandırmak için ile yazılı müracaatte bulunulduğunu hatırlatan Malğaç, ``Mollabey`in,üretme zamanı geldi. Buda sizlerin elinde, yeni sınırlar çizilerek Mollabey kimlik kazanması için birisinin sahiplenmesi ve dilekçe ile kaymakamlığımıza yazılı müracaat yapmalı, söz konusu müracaatı Mollabey Sosyal Yardımlaşma Ve kalkındırma Derneği Başkanı Erol Öztürk yaptı, yapılan müracaatı ile gönderdik gelen cevapta Mollabey`in nüfus olarak sayıca yeterli olmadığı ve sınır konusunda da açıklık getirilmesi hususunda yazı geri geldi`` diye konuştu.
Mollabey Sosyal Yardımlaşma Ve kalkındırma Derneği Başkan`ı Erol Öztürk de, ``Uzun yıllardır Mollabey yerleşkesine bir kimlik kazandırma çalışmalarını yürütüyoruz. Mollabey`e bir kimlik kazandırma adına ilk defa çok ümitliyim. Alaplı Kaymakamımız Yıldıray Malğaç`ın Mollabey yerleşkesine kimlik kazandırmak için çabaları bizleri mutlu etti ve fazlası ile ümitlendiriyor. Zoru başarırsak Kaymakamımız Yıldıray Malğaç`ın bize verdiği bir hediye olacaktır. Alaplı Kaymakamımız Yıldıray Malğaç`a Mollabey-Karacallı ve Düğmeciler halkı adına şükranlarımızı sunmak istiyorum. Bu gün burada görmüş olduğum samimi hava bir oylama diyebiliriz bir tek dahi ret çıkmaması beni mutlu etti şimdiden Mollabey muhtarlığı hayırlı olsun diyebiliriz`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat İkinci Zeugma Tokat’ta gün yüzüne çıkartılıyor Tokat’ın Zile ilçesinde kaçak kazıda ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaiklerin Zeugma’daki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat’ın Zile ilçesinde bir bağ evinin bahçesindeki kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaikler, bölgenin arkeolojik potansiyelini yeniden gündeme getirdi. Üzerinde antik Yunanca ’Tryphe’ yazan ve ’bolluk ve bereket’ anlamı taşıyan mozaikler için başlatılan ilk kurtarma kazısı tamamlanırken, eserlerin işçiliğinin Gaziantep’te Zeugma Antik Kenti’ndeki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından yürütülen kurtarma çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan mozaiklerin milattan sonra 2’nci ve 4’üncü yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Kaçak kazının yapıldığı bağ evinin çevresindeki alanın kamulaştırılmasının ardından mozaiğin yanındaki ahırın yıkılarak kazı alanının genişletileceği öğrenildi. Yetkililer, bölgede daha büyük bir Roma villası kompleksinin bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Mozaik sadece sanat değil, bolluk ve bereket mesajı da taşıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Semih Yaşar Çizikci, ortaya çıkarılan mozaiğin Roma dönemindeki kültürel zenginliği yansıttığını belirterek, Zile’nin tarih boyunca önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Çizikci, Zile Ovası’nın Erken Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar yoğun yerleşim alanı olarak kullanıldığını ifade ederek, "Bu kadar önemli bir bölgede Roma dönemine ait kültürel altyapının da güçlü olması bekleniyordu. Son kazılarda ortaya çıkan mozaik, özellikle yapım tekniğiyle dikkat çekiyor. Kadın figürüyle birlikte bir personifikasyon özelliği taşıyor. Bolluk, bereket ve refahı temsil eden bu mozaiğin yapıldığı mekâna zenginlik getirmesi amaçlanmış gibi görünüyor" dedi. Zeugma Antik Kenti ile yakın özellikler taşıyor Mozaiğin teknik özelliklerinin Gaziantep’teki Zeugma mozaikleriyle benzerlik gösterdiğini belirten Çizikci, "Özellikle iki farklı teknikle yapılı mozaik tekniği, Zeugma Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan eserlerle çok yakın özellikler taşıyor. Yapım tarzı bakımından karşılaştırma yapılacak en önemli örneklerden biri ‘Çingene Kızı’ mozaiğidir. Bu durum bize Zile’nin arkeolojik açıdan düşündüğümüzden çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor" diye konuştu. Kazılar büyük yapıyı işaret ediyor Roma İmparatoru Jül Sezar’ın "Veni, vidi, vici" sözünü söylediği yer olarak bilinen Zile’deki mozaiğin bölgenin turizm ve kültür potansiyeline önemli katkı sağlayabileceğini ifade eden Çizikci, alanın sütunlu bir avluya ait olabileceğini düşündüklerini söyledi. Çizikci, "Şu an iki farklı odaya ait izler görülebiliyor. Ancak bu yapının daha büyük bir Roma villasının parçası olma ihtimali yüksek. Hatta bölgede birden fazla villa yapısının bulunabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle alanda geniş çaplı arkeolojik çalışmaların yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Antalya ASAT’tan Manavgat Ilıca’ya içme suyu yatırımı Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında Manavgat Ilıca Mahallesi’nde önemli bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen ve yaklaşık 400 milyon TL bedelle gerçekleştirilecek proje, bölgenin içme suyu altyapısını modern, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. ASAT Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile Manavgat Ilıca Mahallesi’nde özellikle eskiyen ve yetersiz kalan altyapının yenilenmesi sağlanırken, bölge halkının uzun yıllar boyunca kesintisiz, güvenli ve sağlıklı içme suyuna erişimi güvence altına alınacak. Proje aynı zamanda, oluşabilecek afetlere karşı dayanıklı altyapı oluşturulmasına da katkı sunacak. "Modern depo ve güçlü iletim hatları" "Manavgat Ilıca Mahallesi İçmesuyu Hatları ve Depo Yapım İşi" kapsamında, Ilıca Mahallesi Cezaevi mevkiinde 10 bin metreküp kapasiteli yeni bir içme suyu deposu ile klor binası inşa edilecek. Böylece bölgede suyun hem kalitesi artırılacak hem de kesintisiz ve güvenli bir şekilde abonelere ulaştırılması mümkün hale gelecek. Proje aynı zamanda artan nüfus ve turizm yoğunluğuna bağlı su ihtiyacına uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunacak. Yaklaşık 18 kilometrelik yeni hat Çalışmalar çerçevesinde, mevcut Güztepe deposu ile bağlantılı yaklaşık 4,5 kilometre uzunluğunda, 500-710 mm çap aralığında içme suyu isale hattı imalatı gerçekleştirilecek. Ayrıca hat üzerinde vantuz, tahliye, hat vanası ve debimetre odası gibi önemli sanat yapıları da inşa edilecek. Bununla birlikte, yaklaşık 13,5 kilometre uzunluğunda 110-355 mm çap aralığında içme suyu şebeke hatları ve evsel bağlantılar tamamlanarak vatandaşların sağlıklı içme suyuna erişimi güçlendirilecek.
Denizli Ateş savaşçıları dayanıklılık ve hünerlerini sahada gösterdi Denizli’de düzenlenen Türkiye Ormancılık Yarışmalarının bölgesel etabında Muğla ekibi birinci olarak Adana’daki final etabına katılmaya hak kazandı. Orman Genel Müdürlüğü koordinesinde Türkiye genelinde ormancılık bilincini artırmak amacıyla düzenlenen Türkiye Ormancılık Yarışmalarının (TOY) Denizli etabı tamamlandı. Denizli Orman Bölge Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen yarışmalara Antalya, İzmir, Isparta, Eskişehir, Muğla ve Denizli ekipleri katıldı. İki etap halinde düzenlenen yarışmanın ilk gününde ekipler ormanlık alanda performans sergilerken, ikinci gün ise zorlu parkurda zamana karşı mücadele etti. Kıyasıya rekabetin yaşandığı etaplarda ekipler hem dayanıklılık hem de teknik becerilerini ortaya koydu. Yarışmalar sonunda Muğla ekibi birinci olarak büyük başarı elde etti. Birinciliği kazanan ekip, Adana’da gerçekleştirilecek final etabına katılma hakkı kazandı. Türkiye Ormancılık Yarışmaları ile hem ormancılık mesleğinin tanıtılması hem de ekipler arası koordinasyon ve bilgi paylaşımının artırılması hedefleniyor. Yarışmanın açılış töreninde konuşan Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle, "Orman Genel Müdürlüğü’nde görev yapmak yalnızca teknik bilgi değil; sabır, disiplin ve büyük bir özveri gerektirir. 2026 yılı itibarıyla genel müdürlüğümüz tarafından hayata geçirilen bu organizasyon, toprağa ilk temas anından yangınlarla mücadeleye kadar her aşamada insanlığımızı ve sorumluluğumuzu ortaya koyduğumuz önemli bir platformdur. Bugün burada ter dökecek olan Denizli, Antalya, Isparta, Muğla, İzmir ve Eskişehir Bölge Müdürlüklerimizde görevli ekiplerimizin her biri, kendi bölgesinin zaten birer şampiyonudur. Bu altı zorlu etapta yalnızca hızımızı değil; özverimizi, teknik bilgimizi, ormanlara olan hassasiyetimizi ve en önemlisi ekip ruhumuzu ortaya koyacağız. Unutmayalım ki bu sınavdaki en büyük kazancımız; aramızdaki dayanışmayı güçlendirmek ve köklü kurum kültürümüzü daha da sağlamlaştırmaktır" ifadelerini kullandı. Orman Genel Müdürlüğü Müdür yardımcısı Mustafa Özkaya, düzenlenen yarışmanın ekipleri daha bilinçli, daha çevik ve daha donanımlı hale gelmesini amaçladığını belirterek, "Türkiye Ormancılık Yarışmaları, Valimizin Adana’da görev yaptığı dönemde, Adana Orman Bölge Müdürlüğümüz öncülüğünde il düzeyinde başlatılmıştı. Bu yarışmalar; hem orman yangınlarına hazırlık hem de diğer ormancılık faaliyetlerinde ekiplerimizin daha bilinçli, daha çevik ve daha donanımlı hale gelmesini amaçlamaktadır. Aynı zamanda bu sürecin arka planında çok ciddi bir eğitim ve hazırlık bulunmaktadır. Elde edilen başarılar doğrultusunda bu organizasyonu ulusal düzeye taşıma kararı aldık. Bu hafta içerisinde Türkiye genelinde gerçekleştirilen etaplarla yarışmalar tamamlanacak. Bu etaplarda birinci olan ekiplerimiz Adana Bölge Müdürlümüzde düzenlenecek finalde yarışacak. Bu etaplar sonunda her bölgeden birinci olan toplam beş ekip, final etabında mücadele edecek ve Türkiye dereceleri belirlenecektir. Bugün burada adeta bir "Şampiyonlar Ligi" atmosferi var. Çünkü Antalya, İzmir, Muğla, Isparta, Eskişehir ve Denizli gibi orman yangınlarıyla mücadelede her zaman hazır ve tecrübeli bölgelerimiz aynı sahada yarışıyor. Temennimiz; burada birinci olan ekibimizin final etaplarında da başarılı olarak Türkiye derecesi elde etmesidir" şeklinde konuştu. Yarışmaya TOY isminin verilmesinin Türk kültürüne yakıştığını ifade eden Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ise "Bugün burada çok güzel ve anlamlı bir etkinlikte birlikteyiz. Bu etkinliğin adı "TOY". Geçtiğimiz yıl bu organizasyonu ormancılık alanında ilk kez Adana’da hayata geçirmiştik. Başlangıçta ismi olimpiyat olarak düşünülmüş olsa da TOY isminin çok daha anlamlı ve bize yakışır olduğuna inanıyorum. Çünkü bizim köklü kültürümüzde toy, önemli bir yere sahiptir. Türk geleneğinde savaş, Türk’ün düğünüdür anlayışı vardır. Atalarımız sefere çıkmadan önce bir araya gelir, hazırlıklarını bir toy, bir şölen havasında yaparlardı. Yani zafere giden yol, birlik ve hazırlıkla başlardı. Bugün de bizler, orman yangınları sezonu başlamadan önce, bu nispeten sakin dönemde, ekiplerimizin hem fiziksel hem zihinsel olarak hazır hale gelmesini sağlıyoruz. Bu yarışmalar sayesinde arkadaşlarımız zindelik kazanıyor, ekip ruhunu güçlendiriyor ve adeta bir sefer öncesi hazırlıklarını tamamlıyor. Dolayısıyla bu organizasyonun TOY olarak adlandırılması hem kültürümüzle örtüşen hem de çok anlamlı bir tercih olmuştur. Bu ismi bulan ve bu organizasyona katkı sağlayan herkesi tebrik ediyorum" dedi.