GENEL - 18 Mart 2012 Pazar 15:59

DEVREK`TE 18 MART ŞEHİTLERİ ANMA PROGRAMI

A
A
A
DEVREK`TE 18 MART ŞEHİTLERİ ANMA PROGRAMI

Devrek ilçesinde düzenlenen 18 Mart Şehitleri Anma Günü etkinliğinde programa katılanlar gözyaşlarına hakim olamadı.
Devrek Cumhuriyet Caddesi’nde düzenlenen anma programında Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı ve diğer kamu ve kuruluşları Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Tören Atatürk Kültür Merkezi (AKM) toplantı salonunda devam etti. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Devrek Ahmet Taner Kışlalı İlköğretim Okulu öğrencilerinin hazırladığı slayt eşliğinde şehitler oratoryosunu seslendiren öğrenciler ayrıca, müzik
öğretmeni Siyami Tığ yönetiminde davetlilere unutulmaz şehit türkülerini sundu. Düzenlenen programda şehit asker ve polislerin yakınları gözyaşlarını tutamadı. Duygularını gizleyemeyen Devrek Garnizon Komutanı Yarbay Mustafa Şen de gözyaşlarına boğuldu. AKM’de düzenlenen 18 Mart Şehitleri Anma Günü programının ardından şehit ailelerine kaymakamlık tarafından öğretmen evinde yemek verildi. Yemek sonrası misafirlere hitaben konuşan Devrek Kaymakamı Hüseyin Öner, şöyle konuştu: "Öncelikle hepiniz
hoşgeldiniz şükran ve minnet duyguları içerisindeyim. Sizlere karşı yılda bir kez bu mütevazi yemek ortamların dışında buluşmaların dışında pek bir şey yapamıyoruz. Ama gönlümüz çok daha fazla şeyler yapmak arzu ediyor. Hislerimiz bazı şeyleri ifade etmekte zorlanıyor. Siz her türlü övgüye layıksınız. Bu ülkenin, bu devletin ve bu milletin zenginliğisiniz bunu kalben söylüyorum. Çünkü evlatlarını, eşlerini ve yakınlarını bu vatana feda edebilecek ailelerin varlığı bence bir ülkenin en büyük
zenginliğidir. Şehit aileleri olsun, gazilerimiz olsun sizlere karşı sonsuz minnet ve şükranlarımı sunuyorum"
Programa; Devrek Kaymakamı Hüseyin Öner, Garnizon Komutanı Binbaşı Mustafa Şen, Belediye Başkanı Mustafa Semerci, Cumhuriyet Başsavcısı Taner Güngör, AK Parti İlçe Başkanı Özcan Özmekik, CHP İlçe Başkanı Şeref Aydınlı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Turan, İlçe Emniyet Müdürü Murat Biber, İlçe Jandarma Karakol Komutanı Üsteğmen Halil İşler, Askerlik Şubesi Başkanı Kıdemli Başçavuş Müslüm Yeşil, daire müdürleri, muharip gaziler, şehit aileleri, askerler, sivil toplum kuruluş temsilcileri, öğrenciler ve
vatandaşlar katıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.