GÜNDEM - 26 Eylül 2023 Salı 15:11

Kdz. Ereğli’de gönüllü itfaiyeci sayısı 520’ye ulaştı

A
A
A
Kdz. Ereğli’de gönüllü itfaiyeci sayısı 520’ye ulaştı

Kdz. Ereğli Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, teşkilatın kuruluşunun 309’uncu yılını ve İtfaiye Haftası’nı kutladı. Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Kdz. Ereğli Belediyesi İtfaiye ekiplerini ve gönüllü itfaiyecileri tebrik etti. İtfaiye Müdürü Muhammet Ali Ateş, 520 gönüllü itfaiyeci sayısına ulaştıklarını belirterek, “Bizleri Batı Karadeniz Bölgesinin en donanımlı İtfaiye Teşkilatı haline getiren, eğitim ve ekipman konusunda hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Belediye Başkanımız Sayın Halil Posbıyık’a teşkilatım adına teşekkür ediyorum” dedi.


Kdz. Ereğli Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, Yangından Korunma ve İtfaiye Haftası’nda İtfaiye Teşkilatı’nın 309’uncu kuruluş yıl dönümünü kutladı. Törende İtfaiye Müdürü Muhammet Ali Ateş anıta çelenk sundu, saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Törene Belediye Başkanı Halil Posbıyık, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, itfaiye mensupları, gönüllü itfaiyeciler ve diğer kurumlardan gelen temsilciler katıldı. Belediye kreşinin minikleri de itfaiyeci kıyafetleriyle törene renk kattılar.


Törende, 14. Dönem Gönüllü İtfaiyeci Kursu’nda eğitim görüp sertifika almaya hak kazanan 45 kursiyere Belediye Başkanı Halil Posbıyık tarafından sertifikaları verildi. Ayrıca ilçede okullar arasında İtfaiye Teşkilatı konulu düzenlenen resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere Başkan Posbıyık tarafından ödülleri verildi. Başkan Posbıyık, sertifikalarını verdiği gönüllü itfaiyecileri ve kendisini makamda ziyarete gelen İtfaiye Müdürlüğü ekiplerini kutlayarak, “Biz İtfaiye grubumuzla gurur duyuyoruz. Bunu samimiyetimle ve yüreğimle söylüyorum. Hem Ereğli’nin köylerinde, beldelerde, merkezde aynı zamanda Türkiye’nin değişik bölgelerinde afette, sel felaketinde, yangında, depremde anında oradalar. Gittikleri yerde de çalışkanlıklarıyla, özverileriyle adından söz ettiriyorlar. Zaman zaman ulusal basına da çıkıyor. Bir Belediye Başkanı olarak böyle bir itfaiye grubuna ve gönüllülere sahip olmaktan gurur duyuyorum. Başkan yardımcısı, müdürleri, yardımcıları, personeli böyle bir birlikteliği ön plana çıkarmaları çok güzel bir olay. Her geçen gün sayıları artan 520 gönüllü ordumuz var. Ülkemizde bir afet olduğunda bu gönüllülerimiz itfaiye personeli ile birlikte en ön planda oluyor. Çok sevindirici bir olay. Aynı zamanda İtfaiye Müdürümüzün, Türkiye İtfaiyeciler Birliği yönetiminde olması, bir ilçe olarak temsil edilmesi çok onur verici. Buda benim her zaman söylediğim Batı Karadeniz’de, Türkiye’de İtfaiyecilikte çok iyi bir yerde olduğumuzun göstergesi. Bütün itfaiyecilerimizi, gönüllülerimizi kutluyorum” dedi.


Kdz. Ereğli Belediyesi İtfaiye Müdürü Muhammet Ali Ateş, törende yaptığı konuşmada İtfaiye Teşkilatı’nın kuruluş sürecinden bahsetti. 25 Eylül 1923 yılından itibaren İtfaiye Teşkilatı’nın belediyelere devredildiğini belirten Ateş, Başkan Halil Posbıyık’ın katkılarıyla Kdz. Ereğli Belediyesi İtfaiyesi’nin Batı Karadeniz bölgesinin en donanımlı itfaiyesi haline geldiğini söyledi.



Kdz. Ereğli’de gönüllü itfaiyeci sayısı 520’ye ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.