GÜNDEM - 24 Temmuz 2023 Pazartesi 15:00

Vali Tutulmaz, "Artık Zonguldak bir turizm şehridir"

A
A
A
Vali Tutulmaz, "Artık Zonguldak bir turizm şehridir"

Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, 24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Vali Tutulmaz, gazetecilerin sorularını cevapladı.


24 Temmuz Sansürün Kaldırılışı ve Basın Bayramı dolayısıyla Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. ZGC Başkanı Derya Akbıyık ve yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılanan Tutulmaz’a; İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, İl Jandarma Komutanı Kd. Albay Cezmi Yalınkılıç ve TCSG 86 Komutanı Sg. Üsteğmen Hayrettin Selimoğlu da eşlik etti.


Basın Bayramını kutlayan Vali Mustafa Tutulmaz, "Gününüz kutlu olsun. Bugünün vesilesi ile problemlerinizin çözümüne, mesleğin geleceğine yönelik iyi bir dilekle güne başlayalım istiyoruz. İnşallah basının problemleri bugünler vesilesi ile çözülür. Tabi basın teknolojinin gelişmesiyle klasik gazetecilikten biraz daha internet ortamında haberciliğe doğru kaydı. Bunun da yansımasını ilimizde gördük. İlimizde basılı gazete sayısı azaldı. Bu ortama ne kadar erken uyum sağlanabilirse kazanç ve ayakta kalma da o derece uygun olacaktır. Kolay olacaktır. Çünkü rekabet ilimizde gerçekten çok yüksek. Başka illerde olmayacak derecede basın yapısı var. Sayısı fazla. Bu fazlalık da tabi pastadan pay alırken daha küçülerek gidiyor. Ayakta kalabilmenin zorlukları var. Onu hep beraber görüyoruz. Ama buna uyum sağlamak zorundayız. Sizler de bizler de şartlar neyse o şartlara uygun hareket etmeliyiz. Şartlara aykırı hareket edildiğinde de kaybeden oluruz genelde. Bugüne kadar ilimize gösterdiğiniz çalışmalar, gayretler güzel dilekler için teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.


Derya Akbıyık’ın Kdz. Ereğli’nin il olmaması yönündeki görüşlerini açıklaması üzerine açıklama yapan Vali Mustafa Tutulmaz, "Tercihler ne olur bilemem. Ancak hizmet sunumunda bir optimum ölçeği yakalamak gerekir. Bu optimum ölçek bölünerek mi verim olur yoksa büyüyerek mi olur. Onu işin uzmanları araştırması lazım. Ama benim diyebileceğim kamunun hizmet sunumunun verimli olacağı optimum ölçek neyse uzmanların görüşü çerçevesinde yerine get irilmelidir diyorum. Buna tam olarak büyümenin yada küçülmenin tarafı olamayız. Biz onun zaten kararını veremeyiz. Siyasi karardır. Toplumumuzun talebi neyse o doğru ltuda siyasette şekillenecektir" diye konuştu.



"Para kazanmak için fiyatlar artırılmadı"


Gökgöl Mağarası’na ziyaretçi fiyatlarının arttırılmasına ilişkin İl Genel Meclisi encümeninin aldığı kararı aktaran Vali Tutulmaz şöyle devam etti:


"Çok cüzi fiyatlardı. Oradaki 10-15 TL olan fiyatlardı. Bunlar bugün itibariyle düşük kaldığını İl Genel Meclisi encümen değerlendirdi. Onu biraz daha yükseltti. Ama şunu biz özellikle vurgulamak istiyoruz. Bir hizmetin kaliteli olabilmesi ve devamlı olabilmesi için giderlerini de karşılıyor olabilmemiz lazım. Sadece oradan para kazanmak için para tasarrufu yapmak için bunları artırmıyoruz. Oraya daha iyi hizmet sunabilmek için giderlerini karşılayabilmek için bu işi yapıyoruz. Bizim önceliğimiz kamu olarak vatandaşımıza oraları daha iyi tutarak hizmet sunmaktır. Bu aldığımız veya encümen, il genel meclisi kararıyla alınan fiyat yükseltme tamamen oranın giderinde kullanılmak içindir. Eğer biz o parayı almazsak Özel İdare’nin bütçesinden oraya harcama yapmamız lazım."



"35 milyon nüfusa günübirlik mesafedeyiz"


Zonguldak’ın turizmle ilgili geldiği süreci değerlendiren Vali Mustafa Tutulmaz, Zonguldak’ın artık bir turizm şehri olduğunu söyleyerek şöyle dedi.


"Diğer bir husus da turizm ile ilgili geldiğimiz günden beri şunu açıkça ifade ettik. Turizm bir yerde sanayi, tarımın, ticaretin yanında en önemli gelir kaynaklarından ve bilhassa kalkınmanın kırsaldan başlayarak temelidir. En gelişmiş ülkelerde turizmin de en fazla olduğunu görürüz. Tarımın da iyi konumda olduğunu görürüz. Yani bizim burada kömürle kurulmuş bir şehir. Bu devam edecek etmeli ama bunun yanında alternatif demir-çelik sanayi, organize sanayi, tarım OSB, doğalgazın yan sanayisi bunlar hepsi bizim için önemli. Kalkınmanın temeli ama turizm de bunlar için de en önemli olanlarından birisi olacak. Önümüzdeki süreçte. Olmaya da başladı. Şu anda bizim 35 milyon nüfusa 2,5 ila 4 saat mesafe olduğumuz alanda günübirlik bile gitmeye yada birer ikişer gün burada kalarak kısa süreli hafta sonu tatili yapmaya müsait mesafedeyiz. Daha fazla yatırım yaparak uzun vadede burada kalabilme imkanı olacaktır insanların. Bunun yanında Amasra, Safranbolu, Yedigöller, Abant gibi turizmin önemli destinasyonlarının olduğu bölgedeyiz. Bu bölgeyi aynı benzer özelliklere sahip değerlerimiz var. Turizme kazandırarak daha iyi bir gelir elde edeceğiz. Bugün geldiğimiz noktada da baya bir yol aldık. Turizm gibi yatırımlar hemen sonuç veren yatırımlar değildir. Ağır ağır yürür. Buraya gelen kişi memnun ayrıldıkça buraya gelen kişi sayısı artar. En azından 5 bini de dışarıdan gelen kişiler. Bu kişiler buradan memnun bir şekilde ayrıldıysa her zaman turizmde memnuniyet iki üçe katlar. Buradan bir kişi memnun ayrıldıysa iki üç kişi ge tirecek demektir. Onun için bu kişilerin memnun gittiğini düşünüyoruz. Farklı değerlerimiz var. Karşılığını bulacaktır. Bizim en büyük eksikliğimiz gelen insanların iyi lokantada, iyi eğlence yerinde iyi otelde turiste yönelik yatırımlara ihtiyacımız var. Bunları artırmamız gerekiyor. Farklı lezzetler sunmamız gerekiyor. Şu anda ilgili arkadaşlarımız var. Otel yapma girişiminde olanlar var. Bu işler akşam karar verdik sabah başlıyoruz şeklinde olmuyor. Görüşmeler yapılıyor. Arsa temini yapılıyor. Mevcut binaların ihtiyaç haline ge tirilmesi gerekiyor. Ama şunu söyleyebilirim. Artık Zonguldak bir turizm şehridir. Üç sene önce turizm dediğimizde ’Burada turizm mi olur’ deniliyordu. Hala çok eksiğimiz var ama bu eksikliklerin farkına vararak iyileştirme yönünde özel de gayretlerimiz var. Bir kısmını iyileştirdik. Daha çalışmamız gerekiyor. Bir tek turizmin üzerine de çalışmıyoruz. Birçok alanda çalışırken turizmin üzerinde de çalışıyoruz. Daha da iyi olacak."



İtiraza rağmen ekmeğe zam


Zonguldak Valiliği’nin ekmeğin kilogramının 37,5 TL olması yönündeki talebe itiraz etmesine rağmen Türkiye’deki en yüksek fiyattan satışa sunulduğunun hatırlatılması üzerine Vali Mustafa Tutulmaz süreci şöyle aktardı:


"Bizim fırıncılarımız Ben üç yıldır buradayım. Hep en yükseği alma gayretindeler. En yükseğe derken Türkiye’nin en yükseği. Benim onlara şöyle bir şeyim oldu. Arkadaşlar her seferinde en yüksekte geliyorsunuz. İşte hatta bir seferinde Mahkemeye kadar götürdük iptal ettirdik. Şimdi bunu Bu şekilde yaparsanız aramızda sıkıntı olur. Şöyle bir de bakın 10 tane vilayet istediğiniz miktara geldiyse bu 11. vilayet olarak ben tamam kabul edeyim. Engellemeyeyim. On tane vilayet nedir otuz yedi mi istiyorsun? Otuz yedi buçuk. Bekle otuz yedi buçuğa on tane vilayet bulsun. Seksen bir vilayette on vilayet. Yani geride daha yetmiş bir vilayet var. Şimdi bu sefer ben kamuoyuyla da paylaştım. Vilayetlerde kilogramı 20 TL’nin altında olan yerler var. Bir kilogram bazında 20’nin altında olan yer var. 16-17 lira olan yer var. Tabi oranın yemek yapma kültürü biraz farklı. Daha ziyade pide türü yiyecekler yapıyorlar. Onun özelliğinden dolayı olabilir ama şu ana kadar 2 vilayet 35, 30 olan var. Ağırlıklı olarak 25 TL. Genelde Ankara Valiliği 32,5 lira üzerinden verdi. Daha yeni bu hafta verdi. Oradakiler kabul etmişken burada 37,5 olmak ve Türkiye’de en yüksek olmak bizim itiraz hakkımızı doğurur. Ben burada Zonguldak halkının vatandaşlarımızın hakkını koruyorum. Diyorum ki diğer iller ne yaptıysa bir daha düşünün. Benim yaptığım bu. Bir daha düşünsünler."



"24 saatteki yağışı hiçbir dere almadı"


Zonguldak’ın geçen hafta yaşanan sel afetinde 24 saatte 200 kilogramın üzerinde yağış aldığını ifade eden Vali Tutulmaz, devletin can suyu ödemelerini yaptığını hatırlatarak "24 saatte 236 kilogram diyoruz ama tamamına eşit yayılmadı. 6-7 veya 8 saatlik zamanda yağdı. Dereler almadı. Hiçbir dere bu suyu almadı. İlimizin birçok yerinde sıkıntılar yaşandı. Vatandaşlarımızdan her zaman şunu diyoruz. Tedbirli olacaklar. Su taşabilecek yerlerden eşyalarını yukarılara kaldıracaklar. Böyle bir şey yapıldığında. Yada dükkanını güzelce saracak, sarmalayacak, suyun girmesini engelleyecek. Şu anda dereler bunu kaldırmıyor. Son yağışı kaldırmadı. Her zaman olacak anlamına da gelmez. Ama son yıllarda maalesef Karadeniz’de bu sıkıntılar olmaya başladı. Daha 20 gün önce yine bizi zorlamıştı. Şükür o zaman çok bir şey yaşamadık. Ama bu sefer oldu. İnşallah bir daha olmaz. Ama bizler tedbirli olmak zorundayız. Vatandaşlarımız zarar ve benzeri durumlarını önlemek için sigorta sistemlerini muhakkak yaptırsınlar. Devletin verdiği sigorta değildir. Yüz bin lira zararım var devlet versin diye bir şey yok. Devlet vatandaş mağdur olmaması için can suyu şeklinde yardımlar yapabilir ancak. Yoksa bütün maliyetini karşılama şeyi gibi bir şeyin içinde olmaz" diye konuştu.



"Ciddi yağış geleceği konusunda herkesi uyardık"


Devrek Belediyesi tarafından kurulan stantlarda esnafların sel sebebiyle mağduriyet yaşadığı hatırlatılması üzerine Vali Mustafa Tutulmaz, "Herkesi uyardık. Belediyeleri, kaymakamları uyardık. Muhtarlarımızı uyardık. Çünkü çok ciddi bir yağış geleceği bize meteoroloji tarafından bildirildi. 100 kilogramın üzerinde dendi. Tüm kamu görevlilerinin bundan bilgisi var. Tedbir almadıysa bu belediyenin eksikliğidir. Yada vatandaşlarımız bu kadar uyarıyı duydular. Vatandaşlarımız da tedbirlerini kendileri, ’Ya burada dere yatağındayız. Derenin kenarındayız’ demesi lazım. O bölgede herkes arabalarını yüksek yerlere çektiler. Arabasını çekerken oradaki esnaf da eşyasını çekmeliydi. Belediyenin de uyarması gerekir ama vatandaşlarımızın da duyarlı olması lazım. Bu konuda uyarıları dikkate alalım. Artık tedbiri almadan biz dere yatağına arabamızı koyarsak su gelebilme ihtimali olan yerlerde eşyamızı koyarsak sonra su altında kaldığında nerede bu devlet, devlet niye gelmiyor dememeliyiz. Suyun gücüne öyle engel olabilmek öyle kolay bir şey değil. Onun için tedbirli olacağız. Belediyelerimiz, kaymakamlarımız, muhtarlarımız ve vatandaşlarımız da tedbirli olacak" diye cevap verdi.



"2025 yılında havalimanına 20 dakikada gideceğiz"


Zonguldak’ta Filyos’a olan yol çalışmalarını da anlatan Vali Mustafa Tutulmaz, "Şu anda ikinci üçüncü ve hatta Filyos’tan Saltukova’ya kadar olan bölüm var. Dördüncü etap. İkisi tünelli ama o viyadüklü. Üç alanda şu anda hiç hız kesmeden tünel çalışmaları devam ediyor. Şu anda tünellerin 3’te 1’inde kazma işlemi tamamlanma aşamasına geldi. 18 kilometre tünel var. 7 kilometresi kazılmış durumda. Bir taraftan da beton çalışmaları arkadan devam ediyor. Hedef 2024’ün 31 Aralık’ta bitecek şeklinde ihale süreçleri o şekilde. Hedeften şu anda sapma gözükmüyor. İnşallah 2025 yılında inşallah buradan havalimanına 20 dakikada gideceğiz" şeklinde sözlerini tamamladı.


Vali Tutulmaz, "Artık Zonguldak bir turizm şehridir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.