GÜNDEM - 10 Mayıs 2025 Cumartesi 09:41

Annesinden aldığı ilikle hayata tutundu

A
A
A

Adana’da 9 yaşındaki lösemi hastası Gülşen Yazel’in yaşama tutunabilmesi için annesi Zerrin’den ilik nakli yapıldı. Tedavisi hastanede süren küçük kız, annesine sarılıp, Anneler Günü’nü kutladı.

Denizli’de yaşayan 9 yaşındaki 4. sınıf öğrencisi Gülşen Yazel Karakoç’a 2023 yılının Kasım ayında lösemi teşhisi konuldu ve bir an önce tedaviye başlanması gerektiği belirtildi. Denizli’de tedavisine başlanan kızları için bir sonuç alamayan aile, yaptıkları araştırmalar sonrasında Acıbadem Adana Hastanesi’ne başvurdu. Burada tedavisine devam edilen Gülşen’e 2024 yılının Eylül ayında 3 yaşındaki kız kardeşi Ecem Tülay’dan kök hücre nakli yapıldı.

82 gün sonra hastalık nüksetti, anneden nakil yapıldı

Nakilden sonra Karakoç ailesi her şey düzeldi derken 82. günde hastalık yeniden nüksetti. Gülşen, yeniden ağır kemoterapi ve lösemi tedavileri görmeye başladı. Bu sırada Gülşen’ yeniden donör arayışına girildi ancak Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi’nde (TÜRKÖK) uygun ilik bulunamadı. Bu kez, yarım uyumlu anneden ilik nakli yapılmasına karar verildi. Bakanlık onayıyla birlikte anne Zerrin’den kızına ilik nakli yapıldı. Hastanede tedavisi devam eden Gülşen , annesine sarılıp Anneler Günü’nü kutladı. Annesi ise bu sırada gözyaşlarına hakim olamadı.

Annesinden aldığı ilikle hayata tutundu

"Çok sıkı bir takip altında tutacağız"

Hastanın sağlık durumu hakkında İhlas Haber Ajansı’na bilgi veren Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hemotolojisi/Kemik iliği Nakli Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, "Hastamıza başka bir merkezde lösemi tanısı konuyor ancak tedaviye yanıt vermiyor. Çünkü yüksek risk grubunda. Yoğun bir tedavi süreci gerektiriyor. Yoğun tedavi almak üzere merkezimize geldiler. 2024 yılının Eylül ayında Gülşen’e kardeşinden tam uyumlu kemik iliği nakli gerçekleştirdik ancak tedaviye dirençli olan bu hastalığın 82 gün sonra yeniden nüksettiğini gördük. Daha yoğun bir tedavi ile hastamızı yeniden remisyona sokma şansına sahip olduk. Böylece yeniden ilik nakli olma şansı olacaktı. Donör değişikliğine de ihtiyacımız vardı. Türkök’de de verici bulamadığımızdan, bakanlıktan yarı uyumlu nakil yapmak üzere onayını istedik. Bakanlık onayı verdikten sonra anneyi seçtik. Annesinin hücrelerini verdik. Şu an takipteyiz. Kemik iliği naklinin zor sürecini yaşıyor. Bu süreci de atlattıktan sonra yine çok sıkı bir takip altında tutacağız" dedi.

"Onun sağlığına kavuşması bana en büyük hediye olacak"

Kızına ilik veren anne Zerrin Karakoç ise evladının biran önce sağlığına kavuşmasını istediğini anlatarak, "Kızım, canımdan bir parça. Şimdi canımın parçasına, yine canımdan bir parça verdim. Tek dileğim onun bir an önce iyileşmesi. Kızıma lösemi teşhisi konulduktan sonra hayatımız değişti. İlk olarak küçük kardeşinden nakil yapıldı ama hastalık yeniden nüksetti. Yeniden bir nakil yapılması gerekiyordu ama bu kez de uyumlu ilik bulunamadı. Umudumu korumaya çalışsam da çok üzüldüğüm günler yaşadım kızım adına. Sonra doktorumuz senden de ilik alabiliriz dediklerinde. Canımı istese verebilirdim. Benim iliğimden kızıma bir şifa buluruz diye çok heyecanlandım. Kızıma ilik verdim, onun biran önce sağlığına kavuşmasını istiyorum. Bütün anneler evlatlarının gözleri gülsün, arkadaşları gibi okula gitsin, sağlıklı büyüsün ister. Ama hastalık süreci yaşayan anneler bunu tüm hücrelerinde hisseder. Ben de öyle hissediyorum. Heyecanla bu sürecin bitmesini bekliyoruz birlikte. Bugün Anneler Günü ve onun sağlığına kavuşması bana en büyük hediye olacak" diye konuştu.

Annesinden aldığı ilikle hayata tutunduUmutcan İşledici - Elif Ayşenur İşledici

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sultangazi’de Ramazan bu yıl da bir başka Sultangazi Belediyesi, 11 ayın Sultanı Ramazan için hazırlıklarını tamamladı. Bu yıl da "Aile Sıcaklığında Ramazan" teması ile hazırlanan etkinliklerde Ramazan’ın manevi atmosferinin en iyi şekilde yaşanması için her detay düşünülürken çocuklar ve yetişkinler için ayrı programlar hazırlandı. 1 ay boyunca Ramazan Etkinlik Alanı’nda sevilen isimler ilçe sakinleriyle buluşurken, Ramazan’a özgü atölye çalışmaları da kalpleri ısıtacak. Sultangazi Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da ilçe sakinlerinin Ramazan’ın manevi atmosferini en iyi şekilde yaşaması için "Aile sıcaklığında Ramazan" temasıyla birbirinden renkli etkinlikler hazırladı. 7’den 77’ye her yaşa hitap eden etkinlikler 1 ay boyunca ilçe sakinleriyle buluşacak. Ramazan etkinlik alanı dopdolu Sultangazi Etkinlik Alanı’na kurulan, ışıl ışıl süslenen Ramazan Çadırı; Ramazan ayı boyunca sevilen isimleri ağırlayacak. Sohbet ve söyleşiden çocuk etkinliklerine, Kur’an-ı Kerim tilavetinden ilahi dinletisine kadar bir ay boyunca birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Çocuklar da Ramazan’ın manevi atmosferini hissedebilsin diye her akşam birbirinden renkli etkinlikler düzenlenecek. Saat 20.15’te çocuklara yönelik program gerçekleştirilirken, 21.30’da ise yetişkin programları başlayacak. Ramazan Çadırını ziyaret eden vatandaşlar, ilçede faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarına ait stantları da gezme fırsatı bulacak. Çadırda her akşam çocuklar için pamuk şekeri, şekerleme gibi ikramlar da damakları şenlendirecek. Kadın çocuk ve aile alanı Ramazan Etkinlik Alanı’nda her akşam kadınlara ve çocuklara yönelik atölye çalışmaları gerçekleştirilerek ailelerin birlikte vakit geçirebileceği bir alan oluşturuldu. Ayrıca Ramazan boyunca Su-Mekan’da kadınlara ve çocuklara yönelik pide ve güllaç yapım atölyesi gibi ramazana özgü atölyeler de düzenlenecek. İyilik kumbarası Çocukların günlük hayatta yaptıkları iyilik, belediye tarafından oluşturulan ‘İyilik Kumbarasında’ karşılık bulacak. Çocuklar ve aileler yaptıkları iyilikleri yazarak bu kutulara bırakacak, en sevgi dolu iyilik yapılacak çekilişle bisiklet ve mutluluk kutusu ile ödüllendirilecek. Ramazan’ın paylaşma ve beraberlik ruhuna yakışacak İyilik Kumbarası yine çocuklardan yoğun ilgi görecek. Spor ve sağlıklı yaşam yolu Sultangazi Belediyesi’nin Avrupa Spor Şehri ünvanını elde ettiği bu Ramazan’da sağlıklı beslenme ve iftar sonrası hareket ederek beden sağlığının korunmasına da katkıda bulunulacak. Alanda yer alan sabit bisiklet, açma-germe ipleri ve denge platformları vatandaşı spora yönlendirecek. Ramazan’ın manevi ruhu ile sağlıklı yaşam bilincini bir araya getiren deneyimsel bir alternatif olacak. Çorba ve salep ikramı Evlerine ya da işlerine yetişmeye çalışan vatandaşların oruçlarını açabilmeleri için Ramazan boyunca her akşam 5 farklı noktada çorba dağıtımı gerçekleştirilecek. Teravih sonrası her akşam farklı bir camide sahlep ikramı da yapılacak. Balkan iftarları Sultangazi Belediyesi, Ramazan ayında Balkanlar’da soydaşlarımızla bir araya geleceği iftar programları kapsamında gönül sofraları kuracak. Böylece kültürel bağlarımız güçlendirilecek hem de Ramazan’ın birlik ruhunun sınır ötesine taşınması sağlanacak. Çat kapı tiyatro Çocukların sevdiği masal karakteri Karagöz ile Hacivat ve Sultangazi ile bütünleşen Sultan Dedem ve İbiş, bu yıl da okullara giderek dersteki öğrencilere sürpriz yapıyor. 2. Sınıf öğrencilerini ziyaret eden masal karakterleri, çocuklara Ramazan ve orucun önemini anlatarak eğlenirken öğrenmelerine de yardımcı oluyor. Anlattıkları hikayelerle öğrencilere keyifli anlar yaşatan karakterler, onlara hediye olarak Neşeli Ramazan Günlüğü kitabı veriyor. "Hayırlı Ramazanlar" Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun; "Bu sene de Ramazan’ı çok güçlü yaşayacağız. Ramazan’ı ışıl ışıl yaşayın, hissedin diye güzel bir etkinlik takvimi hazırladık. Belediyemizi, etkinlik alanımızı ve 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Meydanımızı Ramazan’a özel ışıl ışıl süsledik. Ramazan’ın huzurunu, güzelliğini birlikte yaşayalım istedik. Söyleşilerimizle, ezgilerimizle, kadın genç ve çocuklara yönelik etkinliklerimizle Aile Sıcaklığında Bir Ramazanla sizlerle birlikte olacağız. Sevdiklerinizle, ailenizle birlikte tüm komşularımıza hayırlı Ramazanlar diliyorum. Perşembe gününden itibaren tüm komşularımızı Etkinlik Alanımıza bekliyoruz" dedi.
İstanbul Biruni Üniversitesi, öğretim üyesi başına yayın performansında ilk 3’te Biruni Üniversitesi, öğretim üyesi başına düşen yayın sayısında 2025 yılı verilerine göre Türkiye genelinde ilk üç üniversite arasında yer alırken, öğretim üyesi başına yayın performansında en yüksek artış gösteren üniversite oldu. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Scopus SciVal verileri ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) istatistikleri esas alınarak hazırlanan analizde 2024 ve 2025 yıllarına ait akademik üretkenlik performansı karşılaştırıldı. Analize göre, sayısında ilk üç sırada Koç Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Biruni Üniversitesi yer aldı. Biruni Üniversitesi’nin 2024 yılında öğretim üyesi başına 1,77 olan yayın ortalamasının 2025 yılında 3,17’ye yükseldiği belirtilen açıklamada, öğretim üyesi başına yayın performansında en yüksek artış gösteren üniversite olduğu ifade edildi. Açıklamada, öğretim üyesi başına düşen yayın sayısının üniversitelerin araştırma kapasitesi, akademik üretkenliği ve uluslararası bilimsel görünürlüğü açısından önemli bir gösterge olduğuna işaret edildi. Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel de konuya ilişkin değerlendirmesinde, elde edilen başarının planlı ve sürdürülebilir bir araştırma stratejisinin sonucu olduğunu vurguladı. Prof.Dr. Yüksel, "Öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı, üniversitelerin araştırma gücünü ve uluslararası görünürlüğünü ortaya koyan kritik bir göstergedir. Kısa sürede elde ettiğimiz bu yükseliş; araştırma altyapımızı güçlendirmemiz, disiplinler arası projeleri teşvik etmemiz, uluslararası indeksli dergilerde yayın süreçlerini destekleyen mekanizmalar oluşturmamız ve genç akademisyenlerimize yönelik bilimsel mentorluk programlarını sistematik biçimde uygulamamızın bir sonucudur. Bilimsel üretimi kurumsal kültürümüzün merkezine yerleştirdik" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca üniversitenin, nitelikli yayın üretimini artırmaya ve uluslararası akademik görünürlüğünü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği kaydedildi.
Gaziantep Diyet Uzmanı Başkülekçi: "Doğru Sahur, kontrollü iftar" Anka Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Başkülekçi, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil, bedensel denge açısından da önemli bir dönem olduğunu belirtti. Gün boyu süren açlık sonrası yapılan yanlış beslenme tercihlerinin halsizlik, baş ağrısı, mide yanması ve hızlı kilo artışı gibi sorunlara yol açabileceğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, doğru planlanan sahur ve iftar ile Ramazan’ın hem enerjik hem de sağlıklı geçirilebileceğini söyledi. Sahurun oruç tutmanın adeta sigortası olduğunu vurgulayan Diyetisyen Başkülekçi, sahura kalkmadan tutulan orucun kan şekerinin hızlı düşmesine ve gün içinde yoğun acıkmaya neden olabileceğini belirtti. En doğru sahurun kahvaltı tarzında ve dengeli içeriklerden oluşması gerektiğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, protein açısından zengin yumurta, peynir ve yoğurt gibi besinlerin, tam buğday ekmeği ya da yulaf gibi kompleks karbonhidratların, zeytin ve ceviz gibi sağlıklı yağların ve mutlaka sebzelerin yer aldığı bir öğünün gün boyu tokluk süresini uzatacağını söyledi. Buna karşılık börek, poğaça, salam, sucuk gibi işlenmiş ve aşırı tuzlu gıdaların susuzluğu artırabileceğini, fazla çay ve kahve tüketiminin de gün içinde daha fazla susamaya yol açabileceğini dile getirdi. İftarda ise en sık yapılan hatanın gün boyu boş kalan mideye bir anda yüklenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, orucun 1-2 hurma ve su ile açılmasının ardından kısa bir mola verilmesini önerdi. Bu molanın sindirim sistemini hazırladığını ve aşırı yemek tüketimini engellediğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, iftarın önce çorba ile başlaması, ardından kısa bir ara verilerek ana yemek ve salata ya da yoğurt ile devam edilmesinin daha sağlıklı bir yöntem olduğunu söyledi. Ana yemeklerde kızartma yerine ızgara, fırın ya da zeytinyağlı seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Tatlı tüketiminin iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra yapılmasının daha doğru olacağını belirten Diyetisyen Başkülekçi, sütlü tatlılar veya meyvenin daha dengeli bir tercih olduğunu, şerbetli tatlıların ise seyrek tüketilmesi gerektiğini ifade etti. İftar ile sahur arasında ortalama 2-2,5 litre su içmenin baş ağrısı, kabızlık ve halsizlik gibi şikayetleri büyük ölçüde önlediğini vurguladı. Ramazan ayında önemli olanın çok yemek değil, doğru ve dengeli beslenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, dengeli bir sahur, kontrollü bir iftar ve yeterli su tüketimi ile bu mübarek ayın hem sağlıklı hem de rahat geçirilebileceğini ifade ederek sağlıklı ve bereketli bir Ramazan temennisinde bulundu.