SAĞLIK - 26 Şubat 2026 Perşembe 10:09

Dördüncü kez ameliyat olmaktan kurtuldu

A
A
A
Dördüncü kez ameliyat olmaktan kurtuldu

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, belinden daha önce 3 kez ameliyat edilen ve dördüncü ameliyat önerilen hastanın şikayetlerinin ameliyatlık değil kas kaynaklı olduğunu belirleyerek hastayı gereksiz ameliyattan kurtardı. Uygulanan tedavi sonrası hastanın ağrılarının geçtiği öğrenildi.


Bundan 14 yıl önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat olan Serpil Acar (60), ilk ameliyattan kısa süre sonra ağrıları geçmeyince ikinci kez ameliyat edildi. Yıllar içinde şikayetleri devam eden Acar, 4 yıl önce başka bir hastanede üçüncü kez ameliyat olarak beline takılan vidaları değiştirdi. Ancak ağrılarının sürmesi üzerine yaklaşık 2 ay önce yeniden doktora başvuran Acar’a bu kez dördüncü ameliyat önerildi.


Arkadaşının tavsiyesiyle Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Dr. Orhan Şen’e başvuran Acar’ın yapılan muayenesinde ağrının bel kaynaklı olmadığı tespit edildi. MR görüntülerini inceleyen Şen, ameliyat gerektirecek bir durum olmadığını belirledi.


"Hastaya dördünce kez ameliyat önerilmiş"


Hastanın şikayetlerini dinleyip detaylı muayene yaptığını belirten Şen, "Hastamız 14 yıl önce belinden füzyon ameliyatı olmuş. İlk ameliyattan 24 saat geçmeden ağrısı devam ettiği için ikinci kez ameliyata alınmış. Daha sonra 4 yıl önce vidaları değiştirilmiş. İki ay önce geldiğinde ağrısının sağ kalçasının yan alt tarafında olduğunu tarif etti. Bu ağrı bizi bel kaynaklı ağrıdan uzaklaştırdı. Muayenede o bölgenin hassas olduğunu gördük. MR görüntüsünde ameliyat edilecek bir durum yoktu. Buna rağmen hastaya dördüncü kez ameliyat önerilmişti" dedi.


"Ağrı bel fıtığından değil kas kaynaklı bir ağrı"


Hastanın kuvvet ve duyu kaybı olmadığını ifade eden Şen, ağrının bel fıtığından değil kas kaynaklı olduğunu belirlediklerini kaydederek, "Mevcut ağrının ödem kaynaklı olduğunu değerlendirdim. Kendi hazırladığım kremler ve takviye gıdalarla destekledik. Fizik tedavi bölümüyle birlikte ağrının miyofasiyal kaynaklı olduğunu belirledik. Uygun tedaviden sonra hastamızın şikayetleri düzeldi ve dördüncü ameliyata gerek kalmadı" diye konuştu.


"Genç meslektaşlarına tavsiyelerde bulundu"


Genç meslektaşlarına da tavsiyelerde bulunan Şen, "Sadece radyolojik görüntüye bakmayın. Hastayı dinleyin ve muayene edin. Ağrının karakterini iyi anlamaya çalışın. Muayenede, ağrının karakteri ve radyolojik görüntü birbiriyle uyumluysa cerrahi düşünülebilir. Eğer uyum yoksa altta yatan başka bir neden vardır. Gereksiz ameliyat yapmamak gerekir" ifadelerini kullandı.


"Yıllarca boşuna ameliyat olmuşum"


Yaşadıklarını anlatan hasta Serpil Acar ise yıllarca boşuna ameliyat olduğunu öne sürerek, "Bundan 14 yıl önce belimden iki kez ameliyat oldum. İlk ameliyattan sonra ayağımın üzerine basamadığım için tekrar ameliyat ettiler. 4 yıl önce bir ameliyat daha geçirdim ama ağrılarım geçmedi. Bana acil ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Platinin yerinden çıktığını söylediler. Orhan hocaya geldiğimde eşimin ve kızımın koluna girerek yürüyordum" dedi.


"Şimdi koşu bile yapabiliyorum"


Uygulanan tedavi sonrası ağrılarının geçtiğini belirten Acar, "Alternatif olarak verdiği tedavilerle şu an iyiyim. Keşke o 3 ameliyatı hiç olmasaydım. Çok pişmanım. Dördüncü kez ameliyat olacaktım. Doktor hatası nedeniyle boşuna ameliyat olmuşum, meğerse ayağımda ödem varmış. Şimdi koşu bile yapabiliyorum" diye konuştu.


Hastanın uygulanan tedavi sonrası normal yaşamına döndüğü görüldü.



Dördüncü kez ameliyat olmaktan kurtuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Yeşil ekonomi ödülü sahibini buldu Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri, sürdürülebilirlik, çevre duyarlılığı ve yeşil dönüşüm alanlarında fark oluşturan kurumları bir araya getirdi. Çevreci üretim anlayışı ve dünya standartlarına uygun faaliyetleriyle öne çıkan RedColour, müşterilerinin talep ve beklentilerini zamanında ve çevre dostu bir yaklaşımla karşılaması dolayısıyla Yeşil Ekonomi Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü teslim alan RedColour Yönetim Kurulu Başkanı Oya Sertdemir Düşmez, yaptığı değerlendirmede RedColour’un 2010 yılından bu yana üretim stratejisinin merkezine sürdürülebilirliği koyduğunu vurguladı. Düşmez, enerji verimliliğini destekleyen EPS (ısı yalıtım levhası) üretiminin yanı sıra inşaat ve mobilya boyaları sektörlerinde çevreye duyarlı çözümler geliştirdiklerini ifade etti. Üretim süreçlerinde insan sağlığını ve ekosistemi korumayı temel ilke edindiklerini belirten Düşmez, ağır metal içermeyen pigmentlerin tercih edildiğini, solvent kullanımını minimize eden ve su bazlı sistemlerde yüksek performans sunan yenilikçi teknolojilerin hayata geçirildiğini aktardı. Çevre duyarlılığının sanayi kuruluşları için yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda zorunluluk olduğuna dikkat çeken Düşmez, RedColour’un gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle üretmeye ve dönüşmeye kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
Amasya Amasya’da otomobilin Yeşilırmak Nehri’ne uçtuğu kaza kamerada Amasya’da bir otomobilin kavşakta önüne çıkan araçla çarpışarak Yeşilırmak Nehri’ne uçtuğu feci kaza kameraya yansıdı. Otomobildeki anne, kızın boğulma tehlikesi atlattığı kazadan saniyelerde önce de yolda yürüyen bir vatandaş nehre düşmekten kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, Nehir Kamışlı yönetimindeki 06 DTP 103 plakalı otomobil, Saraydüzü Kışlası civarında kavşakta Fuat Sucuoğlu’nun kullandığı 05 DF 596 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan otomobil, Künç Köprü girişi yanındaki demir korkulukları kırarak Yeşilırmak Nehri’ne uçtu. 50 metreden fazla sürüklenerek ters dönen otomobilde can pazarı yaşandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye sualtı kurtarma ekipleri, polis, AFAD ve ambulans sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu sürücü Nehir Kamışlı ile yanında bulunan annesi Hanife Kamışlı araçtan çıkartıldı. Sırılsıklam oldukları için itfaiyecilerin üniformalarını giydirdikleri anne ve kızı, duvardan sarkıtılan merdivenle yukarı tırmandı. Durumlarının iyi olduğu görülen anne ve kız ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Araç vinç yardımıyla nehirden çıkartılırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Feci kazayı gören vatandaşlardan Abdullah Kartal, "Kaza sonrası otomobil nehre uçarak sürüklenmiş. İçindeki kadınları ekipler kurtardı" diye konuştu. Kaza anı işyerinin güvenlik kameralarına yansıyan Hüsnü Atalar, "Çarpışan araç Yeşilırmak’a düşerek sürüklendi. Ekipler kurtardı. Kazadan 2 saniye önce de bir vatandaş düşen aracın önünden geçti. Kıl payı kurtuldu" şeklinde konuştu. Kaza anı ise güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde çarpışma ve otomobilin nehre uçma anı yer alıyor.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye’nin Barış Rolü Paneli’nde konuştu. Duran, Türkiye’nin, bugün küresel vicdanın sesi olarak çatışma bölgelerinde hem diplomatik bir aktör hem de insani çözüm ortağı olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın sıklıkla vurguladığı adalet merkezli dünya çağrısı, Türkiye’nin barış yaklaşımının temelini oluşturmaktadır. Bizler biliyoruz ki, barışın meşruiyeti askeri ve siyasi güç dengelerinden değil, toplumların adalet duygularından beslenir. Günümüzdeyse barış, yalnız müzakerelerle barış masalarında kazanılan bir şey değil. Barış çabaları uluslararası kamuoyunda karşılık bulamazsa, sesi kısılır veya perdelenirse, işte o zaman en önemli cepheyi kaybetmişiz demektir. Bu nedenle, bizler barışın sesinin duyulabilmesi için her tür medya mecralarında adil ve güvenilir bir temsilin mücadelesini veriyoruz ve vermek zorundayız" ifadelerini kullandı. "Barış artık güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebiliyor" Çatışma bölgelerinde barış inşası konuşulurken aynı zamanda neoliberal bakış açılarının ötesine geçen çok katmanlı bir gerçeklikle karşı karşıya olunduğunu aktaran Duran, "Hibrit çatışmaların, vekil aktörlerin ve büyük güç rekabetinin belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Barış artık yalnız siyasi anlaşmalarla değil; güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebiliyor. Türkiye’nin son yıllarda çatışma bölgelerinde üstlendiği rolü de ancak bu çok boyutlu barış diplomasisiyle anlayabiliriz" açıklamasında bulundu. "Ülkemiz, müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır" Türkiye’nin kolaylaştırıcı ve arabulucu kapasitesinin bugün dünyada fark oluşturduğunu vurgulayan Duran, "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen ve müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır. Bu rol, yalnızca siyasi düzeyde değil; teknik müzakere süreçlerinin yürütülmesi, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi ve kriz anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesi açısından da önem taşımaktadır" diye konuştu. Duran, barış anlatısını güçlendirmek adına pek çok faaliyet yürüttüklerine dikkati çekerek, "İletişim Başkanlığı olarak bize düşen vazifelerden birisi de çatışma bölgelerinde kimin mağdur, kimin haklı ve neyin adil olduğunu vicdanlara sunmaktır. Bu doğrultuda İletişim Başkanlığımız, Türkiye’nin barış anlatısını güçlendirmek ve iletişim ekosisteminde doğru temsil etmek adına çok sayıda faaliyet yürüttü, yürütmeye de devam edecek" ifadelerine yer verdi. "Barışın iletişimini konuşmak bir panel başlığı değil, artık bir güvenlik meselesidir" Panelde, çatışma bölgelerinde yaşanan dezenformasyonların konuşulacağını anlatan Duran, sözlerine şöyle devam etti: "Zira artık bizler için barışın iletişimini konuşmak bir panel başlığı değil, artık bir güvenlik meselesidir. Dikkatinizi çekmek isterim, burada basit bir bilgi kirliliğinden bahsetmiyorum. Bugün dezenformasyon dediğimiz algı operasyonları toplumsal yaraları kaşıyan, istikrarı zehirleyen, barış masalarını deviren bir güce erişmiştir. Gazze’de bebekler ölürken, sosyal medyada ‘Filistinlilerin sattığı topraklardan bahsedenler’ maalesef bu zehirden tatmış olanlardır. Vatandaşlarımızın da özellikle duygusal hassasiyetlerin tırmandığı dönemlerde bu tarz içeriklere karşı çok dikkatli olmalarını istirham ediyorum. "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" Suriye’de eski rejim katliamları karşısında oradaki halkın yanında olduklarını ifade eden Duran, şunları kaydetti: "Elbette önümüzde çok önemli bir görev var. Suriye’nin istikrar içerisinde yeniden inşası ve yeniden mimarı. Bunun kolay bir görev olmadığını biliyoruz. Yeni dönemde Suriye’de oluşan istikrarı hala sabote etmek isteyen, barış ortamını zehirlemek isteyen çevreler var. Bu aktörler zaman zaman terör örgütü görünümünde zaman zaman diğer vekil aktörler zaman zaman da devlet görünümünde olabiliyor. Onlara ve bütün dünyaya şunu ifade etmek istiyorum; Türkiye olarak biz dün olduğu gibi bugün de gelecekte de Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız. Suriye devletinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstereceğiz, bunun korunmasına yardımcı olacağız. Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz." Suriye Arap Cumhuriyeti Enformasyon Bakanı Hamzah Almustafa’nın da katıldığı program, ‘Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye’nin Barış Rolü’ panel oturumuyla devam etti.
Tekirdağ Tekirdağ’da üreticiye mazot desteği başvuruları başladı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik Mazot Desteği Projesi kapsamında başvurular 24 Şubat itibarıyla başladı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilerin en büyük girdi maliyetlerinden biri olan mazot giderini azaltmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen "Mazot Desteği Projesi" için başvuru süreci başladı. Türkiye’nin tarım alanında öne çıkan illerinden Tekirdağ’da Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı ve traktör ruhsatı bulunan çiftçi destekten yararlanabilecek. Proje kapsamında 5 dekardan 200 dekara kadar arazisi bulunan üreticilere, dekar başına değişen miktarlarda mazot desteği verilecek. Mazot Desteği Projesi çerçevesinde başvurusu onaylanan 5 dekar arazisi olan üreticilere 20 litre mazot desteği sağlanacak. 5 ila 20 dekar arasında arazisi bulunan çiftçilere her bir dekar artışı için 4 litre ilave edilecek. 20 ila 200 dekar arasında arazisi bulunan üreticilere ise toplam 80 litre mazot desteği verilecek. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından üreticiye verilen desteğin büyük önem taşıdığını belirterek, "Çiftçimizin en önemli gider kalemlerinden biri olan mazot konusunda üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Sağladığımız bu destekle hem çiftçimizin yükünü hafifletiyor hem de tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz. Alın teriyle üretim yapan çiftçimizin emeğine değer veriyor, tarımın sadece çiftçimizin değil, toplumumuzun geleceği için de hayati bir alan olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Hedefimiz kırsalda kalkınmayı güçlendirmek ve üreticimize daha fazla destek olmak. Çünkü inanıyoruz ki güçlü bir Tekirdağ, üretimi güçlü çiftçilerimizle yükselir" ifadelerini kullandı. Başvurular 24 Şubat-23 Mart 2026 tarihleri arasında Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesi üzerinden çevrim içi olarak yapılacak.