SAĞLIK - 05 Şubat 2026 Perşembe 13:29

Kış hastalıklarında erken müdahale çocukları daha büyük sorunlardan koruyor

A
A
A
Kış hastalıklarında erken müdahale çocukları daha büyük sorunlardan koruyor

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, özellikle cilt ve solunum yollarındaki doğal koruyucu bariyerin soğukla birlikte daha hassas hale geldiğini belirterek, "Çocukların üşümemesi çok önemli. Çocuğunuzu tek bir kalın kıyafet yerine kat kat giydirmeniz daha iyi bir ısı koruması sağlar" dedi.


Kış aylarında çocuklar, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yetişkinlere oranla iki kat daha fazla yakalanıyorlar. Bu gibi hastalık durumlarında tedaviye erken başlamanın büyük önem taşıdığını belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, "Çünkü tedavi geciktiğinde enfeksiyonun yayılımına bağlı olarak orta kulak iltihabı, romatizmal ateş, hatta zatürre gibi daha ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor" diyerek çocuklarda hastalık riskini azaltacak önerilerde bulundu.



"Soğuk havalara uygun giydirin"


Dr. Çiğdem Şenol, soğuk havaların vücudun savunma mekanizmasını zayıflattığını belirterek, "Özellikle cilt ve solunum yollarındaki doğal koruyucu bariyer soğukla birlikte daha hassas hale gelir. Bu nedenle çocukların üşümemesi çok önemlidir. Çocuğunuzu tek bir kalın kıyafet yerine kat kat giydirmeniz daha iyi bir ısı koruması sağlar. Pamuklu ve teri emen kumaşlar tercih edilmeli, sentetik kıyafetlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Ayrıca çocuklarda ısı kaybı en çok baş bölgesinden olduğu için mutlaka bere ve atkı kullanılmalıdır. Çocukların hastalıklardan korunmasında en önemli adımlardan biri de bulaş riskini azaltmaktır. Evde biri hastaysa çocuğa yakın temas mümkün olduğunca sınırlandırılmalı, özellikle kapalı alanlarda maske kullanımı ihmal edilmemelidir. Hastalık döneminde çocuğu öpmek de virüs ve bakterilerin kolayca geçmesine yol açabilir" dedi.



"Kapalı ortamları düzenli havalandırın"


Virüslerin kapalı alanlarda daha kolay yayıldığını söyleyen Şenol, "Özellikle okul, ev ve oyun alanları gibi kalabalık ortamlarda hava sirkülasyonu yetersizse enfeksiyon riski artar. Bu nedenle ortamın her saat başı kısa süreli havalandırılması bulaş riskini azaltmaya yardımcı olur. Gün içinde birkaç kez pencereyi açarak temiz hava girişi sağlamak oldukça etkili bir önlemdir. Çocuklarla aynı bardak, çatal, kaşık gibi eşyaların paylaşılması enfeksiyonların yayılmasına yardımcı olur. Çünkü virüsler tükürük ve salgılar yoluyla yüzeylere taşınabilir. Bu nedenle özellikle hastalık dönemlerinde ortak eşya kullanımından kaçınılmalıdır. Kış aylarında sağlıklı beslenme bağışıklık sisteminin güçlü kalmasına katkı sağlar. Domates, içeriğindeki likopen sayesinde vücut direncini destekler. Portakal, nar, elma, üzüm, kayısı gibi meyveler vitamin ve antioksidan yönünden zengindir. Vişne ve vişne suyu ise A vitamini ve potasyum içeriğiyle dikkat çeker. A vitamini özellikle solunum yollarını güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı daha dayanıklı olmasına yardımcı olur. Bunun yanında et, süt, yumurta gibi protein kaynakları da antikor üretimini destekleyerek bağışıklığın güçlenmesine katkı sağlar" diye konuştu.



"El temizliği alışkanlık haline getirilmeli"


El hijyeninin üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu belirten Şenol, "Çocukların ellerini en az 2 dakika sabunla yıkaması sağlanmalı, özellikle dışarıdan eve geldiklerinde, tuvalet sonrası ve yemek öncesinde bu alışkanlık mutlaka kazandırılmalıdır. Ayrıca ortak havlu kullanımı yerine kişisel havlu kullanılması daha doğru olacaktır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Başkan Ahmet Akın: "6 Şubat’ı unutmadık unutturmayacağız" On binlerce yurttaşın can verdiği asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın "Depremlerde yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize bir kez daha sabır diliyorum. Acımız büyük, ancak bu acıyı unutmadan, dersler çıkararak daha güvenli bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak görevidir" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Kahramanmaraş merkezli 11 ili derinden sarsan 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin üzerinden geçen üç yıla rağmen acıların hala taze olduğunu dile getirerek bir anma mesajı yayımladı. Milletçe 6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ili derinden sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerin, hafızalarda silinmeyecek bir acı olarak yerini aldığını vurgulayan Başkan Ahmet Akın devamında şu ifadelere yer verdi: "On binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz asrın felaketi, hepimize bir kez daha afetlere karşı hazırlıklı olmanın, dayanışmanın ve sorumluluk almanın hayati önemini göstermiştir. Aradan zaman geçti ama şunu çok iyi biliyoruz: Bu acı unutulmaz, aradan geçen zamanla sızısı hafiflemez. Ancak dayanışmayla, sorumluluk almakla ve doğru adımlarla bu konudaki mücadelemiz bir anlam kazanır. Depremlerde yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize bir kez daha sabır diliyorum. Acımız büyük, ancak bu acıyı unutmadan, dersler çıkararak daha güvenli bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak görevidir. "Artık kaybedecek zamanımız yok" Balıkesir olarak bizler de depremin ne anlama geldiğini çok iyi bilen bir coğrafyadayız. Yakın geçmişte Sındırgı’da yaşanan depremler, afet gerçeğinin yalnızca belli bölgelerin değil; ülkemizin tamamının meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu nedenle yerel yönetimlerden merkezi idareye kadar herkesin bilimsel veriler ışığında, kararlılıkla ve gecikmeden adım atması zorunluluktur. Bunu bilim ışığında, Balıkesir Takımı olarak büyük bir özveriyle, ayrışmadan ve ayrıştırmadan hep birlikte hayata geçireceğiz. Artık kaybedecek zamanımız yok. Balıkesir Büyükşehir Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığımızın koordinasyonunda Tübitak ve İnşaat Mühendisleri Odası gibi alanın uzmanlarıyla iş birliği halinde yönetim, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem-çevre ve ekonomi bileşenleri çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlçelerimiz ve Merkez’deki binalarımızda sürdürdüğümüz yapı analizi ve denetim çalışmalarıyla şehrimiz için depremi bir kâbus olmaktan çıkaracağız. "Sorumluluğumuzun farkındayız" Bizler, insan hayatını merkeze alan bir anlayışla afetlere dirençli kentler oluşturmak, yapı güvenliğini sağlamak ve kriz anlarında güçlü bir koordinasyon kurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dayanışmayı büyüten, bilimi rehber edinen ve ihmale asla yer vermeyen bir yönetim anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz. Çünkü biz, bu şehri çocuklarımız için yönetiyoruz ve ileride onlara emanet edeceğiz. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz vatandaşlarımızı tekrardan rahmetle anıyor, Sındırgı’mızda ve ülkemizin dört bir yanında depremlerden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu acıları bir daha yaşamamak için sorumluluğumuzun farkındayız."
Bursa Nilüfer Belediyesi’nde İSG eğitimi Nilüfer Belediyesi, "Neden Güvenli Yönetmeliyiz?" başlıklı eğitim programıyla üst düzey yöneticilerini iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirdi. Eğitimde, kazaların yüzde 98’inin önlenebilir olduğu vurgulandı. Nilüfer Belediyesi, kurum içi eğitim çalışmaları kapsamında "Neden Güvenli Yönetmeliyiz?" konulu bir kurum içi eğitim programı düzenledi. Nilüfer ‘Barış Meclisi’nde gerçekleştirilen eğitime Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, başkan yardımcıları ve birim müdürleri katıldı. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Uzmanı Hüdayi Taşçı tarafından verilen eğitimde; yasal yükümlülükler, finansal sorumluluklar ve işin vicdani boyutu detaylıca ele alındı. Doğru tedbirlerle iş kazalarının neredeyse tamamının önüne geçilebileceğine dikkat çeken Taşçı, "İş sağlığı ve güvenliği konusunda şans yoktur, hazır olmak vardır" dedi. Yöneticilerin İSG konusundaki tutumunun tüm çalışanları etkilediğini belirten Taşçı, insanların kurallara özdeşleşme, ceza veya ödül gibi motivasyonlarla uyduğunu ifade etti. Taşçı, "Eğer bizler kurallara titizlikle uyarsak, çalışanlar da bizi örnek alacaktır. Bu yüzden her adımımızda özenli olmalıyız" diye konuştu. Teorik bilgilerin yanı sıra pratik uygulamaların da yer aldığı eğitim programında katılımcılara dikkat testi uygulandı. Eğitim sırasında mizansen uygulama da yapıldı. Katılımcıların rol aldığı senaryoda, muhtemel bir kaza anında ve sonrasında yaşanabilecek durumlar uygulamalı olarak gösterildi.
Samsun Samsun’da ‘Mahalle Akademisi Eğitim Programı’ başladı Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Mahalle Akademisi Eğitim Programı, İlkadım ilçesinde düzenlenen ilk eğitimlerle başladı. Samsun Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, ‘Ailem Samsun’ hedefiyle hayata geçirilen Mahalle Akademisi Eğitim Programı, Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Samsun Emniyet Müdürlüğü ve Samsun Müftülüğü iş birliğiyle hazırlandı. Programın ilk durağı olan İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde, Kılıçaslan Ortaokulu ev sahipliğinde gerçekleştirilen eğitimler 4 hafta boyunca devam edecek. Eğitim programının ilk gününde sosyal çalışmacı Hazal Cenik Delen tarafından verilen ‘Çocuk Hakları ve Sorumlulukları’ ile ‘Ebeveyn Yükümlülükleri’ konulu eğitim katılımcılar tarafından ilgi gördü. Ailelere yönelik faydalı eğitimler verilecek Mahalle Akademisi Eğitim Programı’nın tamamlanmasının ardından eğitimler, şehir genelinde planlı bir şekilde tüm ilçelerde ve mahallelerde uygulanacak. Program kapsamında koruyucu aile tutumları, ailede manevi değerlerin güçlendirilmesi, çocuklarda düşünme ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesi, risk altındaki çocukların tanınması ve korunması gibi pek çok önemli başlıkta eğitimler verilecek. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen program ile aile içi ilişkilerin güçlendirilmesi amaçlanıyor.