KÜLTÜR SANAT - 03 Nisan 2026 Cuma 15:39

Kozanlı Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık isminin verildiği okulda anıldı

A
A
A
Kozanlı Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık isminin verildiği okulda anıldı

Adana’nın Kozan ilçesinde, Türk arkeolojisinin öncü ismi, yazar ve siyasetçi Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık, vefatının yıl dönümünde adını taşıyan okulda düzenlenen programla anıldı.


Dünya arkeoloji tarihine damga vuran kazılara imza atan ve 3 Nisan 1954 tarihinde geçirdiği uçak kazası sonucu hayatını kaybeden Kozanlı bilim insanı Remzi Oğuz Arık için düzenlenen anma töreni düzenlendi.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, okula kazandırılan yeni bilişim sınıfı, protokol üyeleri tarafından hizmete açıldı.


Programda söz alan Arık ailesinden eğitimci Okan Arık, Remzi Oğuz Arık’ın sadece bir bilim insanı değil, aynı zamanda Türk düşünce hayatına yön veren bir rehber olduğunu ifade etti. Arık, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:


"Türkiye’de arkeoloji alanında önemli çalışmalara imza atan Remzi Oğuz Arık’ın arkeoloji tarihinde adı altın harflerle anılıyor. Özellikle Anadolu’da yürüttüğü kazılar ve bilimsel araştırmalarla ülkenin kültürel mirasının ortaya çıkarılmasına büyük katkılar sağlamıştır. Türk düşünce hayatına yön veren Arık, hem bilimsel hem de fikri alandaki başarılarıyla yıllardır anılmaya devam ediyor"


Etkinlik kapsamında öğrenciler, Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık’ın hayatını ve çalışmalarını anlatan sunumlar gerçekleştirdi. Program, öğrencilerin okuduğu duygu yüklü şiirler ve seslendirdikleri türkülerle devam etti.


Anma programı, öğrencilerin hazırladığı etkinliklerin ardından sona erdi.



Kozanlı Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık isminin verildiği okulda anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu için il koordinasyon toplantıları başladı 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu için hazırlıklar sürerken, 26 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek organizasyonun kritik aşamalarından biri olan il koordinasyon toplantıları da başladı. Türkiye’nin en prestijli uluslararası spor organizasyonlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu (Tour of Türkiye), 2026 yılında 61. kez düzenlenerek dünya bisikletinin önemli takımlarını Türkiye’de buluşturmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilecek olan 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 26 Nisan - 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Çeşme’den başlayarak Aydın, Marmaris, Kıran, Fethiye, Patara, Kemer ve Antalya etaplarının ardından Ankara’da sona erecek 8 etaplık parkuruyla uluslararası bisiklet dünyasının dikkatini bir kez daha Türkiye’ye çevirecek. Tur öncesinde il koordinasyon toplantıları Muğla ve İzmir’de gerçekleştirilirken, Antalya’da da yapılacak toplantıyla devam edecek. Muğla Valisi İdris Akbıyık, İzmir Valisi Süleyman Elban ve Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirilen koordinasyon toplantılarına, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Yol Bisikletinden Sorumlu Asbaşkan Metin Cengiz ile ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri katılım sağladı. Toplantılarda organizasyonun tüm operasyonel hazırlıkları masaya yatırılırken; parkur güvenliği, trafik düzenlemeleri, ulaşım, sağlık ve acil durum planlamalarına ilişkin süreçler detaylı şekilde değerlendirildi.
Gümüşhane Emekli Tuğgeneral Sipahioğlu: "Kendi silahını üretmeyen güçlü olamaz" Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdür Yardımcısı emekli Tuğgeneral Erhan Sipahioğlu, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada güçlü kalabilmesi için yerli ve milli savunma sanayisinin hayati öneme sahip olduğunu söyledi. TSKGV Genel Müdür Yardımcısı Erhan Sipahioğlu, Gümüşhane’de 2. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’na katıldı. Toplantıda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın çalışmaları hakkında protokol üyelerine bilgi veren Sipahioğlu, Türkiye’nin çevresinde yaşanan çatışmalara dikkat çekti. Savaşların artık teknoloji odaklı hale geldiğini belirten Sipahioğlu, "Bu coğrafyada kendi ürettiğiniz yazılımı yani beyni, size ait olan silah sistemlerini üretmek mecburiyetindesiniz" diyerek, ülkelerin kendi savunma sistemlerini üretmelerinin zorunluluk haline geldiğini ifade etti. "Türkiye’nin gelişen teknolojiyle birlikte hazırlıklı olması gerekiyor" Ortadoğu’da ve Türkiye’nin kuzeyinde meydana gelen gelişmelerden bahseden Sipahioğlu, "Yaşadığımız coğrafya itibarıyla Türkiye etrafında çatışmalar var. Türkiye ise ortada bir huzur adası. Türkiye’nin huzur adası olmasının mutlaka bir sebebi var. Bu coğrafyada huzur içerisinde oturup bu toplantıları gerçekleştirebiliyorsak bunun bir bedeli var, bir sonucu var. En yakından bizi ilgilendiren ve Avrupa’yı çok ilgilendiren Rusya-Ukrayna savaşı var. Dünya bunda şunu öğrendi; güç dengeleri değişiyor, güvenlik endişeleri arttı. Artık bütün ülkeler savunma harcamalarına ciddi yatırımlar yapmaya başladılar. Özellikle Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri desteğine dayandığı için şimdi gelinen noktada bu desteğin azalmasıyla savunmaya yatırım yapıyor. Türkiye zamanında alınan stratejik kararlarla bu durumu öngörüp, önceden mesafe aldı. Her savaştan alınması gereken dersler var. Çünkü savaşlar yeni teknolojilerin kullanım alanlarıdır. Örneğin Rusya-Ukrayna savaşı bize şunu gösterdi ki eskiden bir tankın en büyük karşı silahı tanksavardı. Şimdi tankın en büyük karşı silahı kamikaze dron oldu. Konseptler teknolojiyle beraber değişiyor. Türkiye’nin de buna göre hazırlıklı olması gerekiyor" dedi. "Kendinize ait silah sistemleri üretmek mecburiyetindesiniz" ABD, İsrail ve İran arasındaki savaştan alınması gereken dersler olduğunun altını çizen Sipahioğlu, "Azerbaycan-Ermenistan savaşında insansız hava araçlarından atılan mühimmatlar çok etkili oldu. İran-İsrail savaşından alınacak çok önemli dersler var. Burada balistik füzeler, hava savunma sistemleri ve istihbarat ön plana çıktı. Savaşın başlangıcında çok sayıda lider kadronun etkisiz hale getirilmesi, istihbaratın önemini ortaya koydu. Bunların her birinden alınacak önemli dersler var. Biz de bu huzur adasında eğer huzur içinde yaşamak istiyorsak bu coğrafyada güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Bu güçlülük de şöyle ifade edeyim: Yani başkasının silahıyla, başkasının malzemesiyle burada güçlü olamazsınız. Bu coğrafyada kendi ürettiğiniz yazılımı yani beyni, size ait olan silah sistemlerini üretmek mecburiyetindesiniz" diye konuştu.
Antalya Antalya itfaiyesinin taze kanları göreve hazır Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, kadrosuna kattığı 45 yeni itfaiye eriyle gücünü artırdı. Zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlayan itfaiye erleri, kura çekiminin ardından görev yerlerine atandı. Her türlü afet ve kurtarma olayına anında müdahale eden Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, 45 yeni personelle birlikte sahadaki etkinliğini daha da güçlendirdi. Mülakat sürecinin ardından göreve kabul edilen itfaiye erleri, tehlikeli kurtarma şartlarına hazırlıklı olabilmek için fiziksel dayanıklılık, teknik bilgi ve kriz anı yönetimi gibi konularda kapsamlı bir eğitim programından geçti. Görev öncesi uygulamalı eğitim Eğitim sürecinde personel; yangına müdahale tekniklerinden, arama-kurtarma çalışmalarına, yüksekten iniş tatbikatlarından, kapalı alan senaryolarına kadar birçok başlıkta uygulamalı eğitim aldı. Tam teçhizat ve ağır ekipmanla gerçekleştirilen tatbikatlarda ekipler, fiziksel dayanıklılıklarını sınarken, zamanla yarışarak koordinasyon ve doğru müdahale becerilerini geliştirdi. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından, kahraman itfaiye erleri, yapılan kura sonrasında yeni görev yerlerine atandı. Gerçeğini aratmayan tatbikatlar Zamanla yarışılan senaryolarda ekipler, hem koordinasyon hem de doğru müdahale becerilerini geliştirme fırsatı buldu. Gerçeğini aratmayan tatbikatlarda itfaiye erleri karşılaşabilecekleri en zorlu durumlara hazırlandı. Yalnızca fiziksel güç değil aynı zamanda soğukkanlılık ve hızlı karar alma yeteneği gerektiren itfaiyecilikte verilen eğitimler, bu özellikleri geliştirmeye yönelik planlandı. Her an göreve hazır Antalya gibi geniş bir coğrafyada ve farklı risk alanlarında görev yapan itfaiye ekipleri için bu eğitimler hayati önem taşıyor. Orman yangınlarından trafik kazalarına, doğal afetlerden kurtarma operasyonlarına kadar geniş bir yelpazede görev alan itfaiye erleri, her an göreve hazır şekilde yetiştiriliyor. Bu zorlu eğitimin ardından yeni itfaiye erleri Antalyalıların can ve mal güvenliği için sahada görev yapmaya hazır hale geldi. Zorlu mesleği bilinçli bir tercih olarak seçtiklerini ifade eden itfaiye erleri, insan hayatına dokunabilmenin en büyük motivasyonları olduğunu dile getirdi.