ÇEVRE - 15 Şubat 2026 Pazar 09:27

Ölü yunus sahile vurdu

A
A
A
Ölü yunus sahile vurdu

Adana’nın Karataş ilçesinde ölü yunus sahile vurdu.


Karataş ilçesine bağlı Bahçe Mahallesi’nde balıkçılık yapan Halil Fil, denize gittiğinde sahile vurmuş ölü yunus gördü. Bunun üzerine yunusun fotoğrafını çekip yetkililere bilgi verdi.


Fil, iki gün önce denizde fırtına olduğunu belirterek, "Karataş’ın Bahçe Mahallesi’nde balıkçılık işiyle uğraşıyorum. Denize gittiğimde kıyıya vurmuş ölü yunus gördüm. Sanırım fırtınadan sonra kıyıya vurmuş. Kıyıya vuralı bir gün olmuş diye tahmin ediyorum. Yetkililere haber vermek için fotoğrafını çektim" dedi.


Ölü yunus yetkililer tarafından alındı.



Ölü yunus sahile vurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Karın başkenti Bitlis’te şubat sürprizi: Çiçekler karlar arasında açtı Bitlis, uzun ve sert kış mevsimiyle "karın başkenti" olarak anılırken, şubat ayında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte doğa erken uyanmaya başladı. Bitlis’in en çok kar alan ilçelerinden Tatvan’da kar örtüsünün hemen yanı başında açan turuncu renkli aynısefa (calendula) çiçekleri, kışın ortasında adeta baharı müjdeledi. Çevresinde hâlâ kar yığınlarının bulunduğu toprakta filizlenen çiçekler, kış ile baharın aynı karede buluştuğu dikkat çekici manzaralar oluşturdu. Özellikle beyaz kar örtüsü arasından yükselen canlı renkler, doğanın tüm zorluklara rağmen yeniden canlandığını gözler önüne serdi. Çiçeklerin açtığı alanın bahçe sahibi Mehmet Okay, bu yıl kış mevsiminin Bitlis’te oldukça sert ve çetin geçtiğini belirterek, "Normal şartlarda bu çiçekler mart ayının sonu ya da nisan ayının başı gibi açar. Ancak bu yıl havaların erken ısınmasıyla birlikte beklenenden önce açtılar. Bu durum baharın yaklaştığını gösteriyor" dedi. Uzmanlar ise kısa süreli ılıman havanın bitkileri erken filizlenmeye teşvik edebileceğini, ancak yaşanabilecek ani sıcaklık düşüşlerinin çiçeklere zarar verebileceğini ifade ediyor. Buna rağmen karların arasından yükselen çiçekler, Bitlis’te doğanın uyanışının habercisi olarak yorumlanıyor.
Bursa Ağrılarınızın kaynağı psikolojik olabilir Beden ve zihnin birlikte hareket etiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu, bedensel olarak yaşadığımız bir hastalık psikolojimizi etkilediği gibi, ruhsal olarak yaşadığımız sorunların da bedenimiz üzerinde etkiye sahip olduğunu söyledi. Mutlu, vücuttaki ağrıların sadece fiziksel değil duygusal sebepler nedeniyle olabileceğini belirtti. Medicana Bursa Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Başak Mutlu, "Ağrılarınız var ve doktora gitmenize rağmen çözüm bulamadıysanız bu sağlık sorununun kaynağı psikolojik olabilir. Psikolojik etkenler de ağrılara sebep verebilir. Fizyolojik bir sebepten kaynaklanmadığı belirlenen uzun süreli ağrıların kökeni psikolojik olabilir. Zihin ve beden bir bütündür. Kelimelerle ifade edilmeyen iç çatışmalar bazen bedende dile gelir. Beden duygusal acıyı dışa vurur ve görünür kılar. Ağrı bazen aile ilişkilerini, toplumsal ilişkileri, iş yaşamını etkileyecek düzeyde şiddetli yaşanır ve günlük rutinleri sürdürmek zor hale gelir. Kişinin hayatı kısıtlanır, yaşam doyumu azalır. Bu durum bireylerde zaman zaman çaresizlik hisleri uyandırabilir. Fakat tedavisi mümkündür" dedi. Psikoterapi desteğinin önemine de değinen Mutlu, şunları söyledi: "Psikoterapi desteğiyle ağrıların kaynağı anlamlandırılarak çözümlenebilir. Kişi psikoterapi sürecinde, ağrısının yaşamındaki olaylarla bağlantısını kurabildiği zaman rahatlama kendiliğinden gelecektir. Antidepresan tedavisi de ağrı tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. İlaç desteğine gerek olup olmadığını belirlemek ve tedaviyi düzenlemek için bir psikiyatriste başvurulabilir. İnsanlarla temas içinde olmak, duyguları ifade etmek, egzersiz yapmak, rahatlatıcı alanlar oluşturmak iyileşme sürecine yardımcı olacaktır. Psikolojik sebeplerden kaynaklanan ağrı rahatsız edicilik bakımından diğer ağrılardan farksızdır. Bu sebeple ihmal edilmeden tedavi edilmesi gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki ağrının psikolojik sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirleyebilmek için öncelikle ağrıya sebep olabilecek tıbbi sebeplerin elenmiş olması gerekmektedir."
Eskişehir Yeşiltepe Muhtarı’ndan tepkiler hakkında açıklama Eskişehir’in Yeşiltepe Mahallesi için hazırlanan imar değişikliği planına muhtarlık önünde gösteren tepki vatandaşlar hakkında konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Ben bu projenin yanındayım ama benim imza yetkim yok. Protestodaki 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi" dedi. Geçtiğimiz hafta pazar günü Yeşiltepe Mahallesi Muhtarlığı önünde toplanan bir grup vatandaş, Tepebaşı Belediyesi’nce hazırlanıp Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulan imar değişikliği planına tepki gösterdi. Slogan atan grup, ada bazlı plana karşı Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz’e tepki gösterdiler. Yapılan protestolar hakkında konuşan Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Açıkgöz, durumla alakalı kendisinin bir yetkisinin olmadığına dikkat çekti. "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" Konuyla alakalı konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Pazar günü muhtarlığın önünde eylem yapmak istemişler. Muhalif bile demek istemiyorum, utanıyorum; aynı mahallede muhaliflik olmaz. Mahalle sakinlerinin bir kısmı telefon ederek, ‘Muhtarım, toplantı yapıyormuşsunuz, konunun aslı nedir’ diye sordu. Benim böyle bir etkinliğim veya toplantım olmadığını, ancak benim de geleceğimi söyledim. Olaya bu şekilde dâhil oldum ve durumdan bu şekilde haberim oldu. Oraya gittiğimde gördüm ki; vatandaşın kanuni hakkıdır, özgürlük ve demokrasi vardır. Elbette isteklerini ve dileklerini dile getirecekler ancak o toplantının yeri burası değildi. Ben bu mahallede 62-63 yıldır yaşıyorum ve mahallenin yenilenmeye ihtiyacı var. 12 yıldır da muhtarlık görevindeyim; imar için verdiğim mücadeleye herkes şahittir. Malum, zor bir dönemden geçiyoruz ve deprem riskini her gün hissediyoruz. Balıkesir’de meydana gelen bir deprem bile Eskişehir’i etkiliyorsa şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yatay mimari ve ayrık nizam vurgusu yapıldı. Belediye de mahalle adına bu doğrultuda çok güzel bir çalışma yaptı. Bu çalışma, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden de oy birliğiyle geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" dedi. "Peki, benim imza yetkim mi var?" Projede imza yetkisi olmadığını belirten Açıkgöz, "Ben bu projenin yanında mıyım? Evet, yanındayım. Peki, benim imza yetkim mi var? Benim talimat verme veya ‘hayır, şöyle olsun’ deme yetkim mi var? Yapılan proje kesinlikle mahallemin geleceği için çok uygun bir projedir. Aldığım tepkiler de herhalde bu desteğimden kaynaklanıyor ancak bu tepkiler benim için değil, mahallemiz için bir önem arz etmeli. Gelecek nesil için tarih yazacak bir mahalle olacağını düşünüyorum, bu anlamda projenin arkasındayım. Elbette muhalefet olacak, muhalefet olmazsa güzellikler, iyilikler ve yapılan hizmetler anlaşılmaz. Onlar da kendi şartlarında muhalefet yapıyorlar. Tek üzüldüğüm nokta, mahalle üzerinden siyaset yapılmasıdır. Çünkü bu mahallede hep birlikte yaşayacağız. Siyaseti karıştırmadan oturup karşılıklı bilgi alışverişinde bulunsaydık, eminim ki çok daha uygun ve düzgün projelere de imza atabilirdik. Kendi çıkarını ve menfaatini düşünerek mahalleyi yok sayanların karşısındayım. Pazar günü ben kişi saymadım ancak bir basın mensubu arkadaşımız, 120 kişinin olduğunu ve kendisinin saydığını belirtti. Buna kesinlikle saygı duyuyorum ama herkes şundan adı gibi emin olsun, artık duruma çok daha objektif bakıyorum" ifadelerini kullandı. "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi" Eylem yapanlardan önemli bir kısmının mahalleden olmadığına değinen Muhtar Açıkgöz, "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi. Sosyal medyada, ‘herkes gelirken yanında 10 kişi getirsin, nereden geldiği önemli değil’ şeklinde paylaşımlar yapılmış. Burada yaşamayan insanların mahallem üzerinde söz hakkı yoktur. Kimse sırf gruplaşmak uğruna mahallemin ve çocuklarımın geleceğiyle oynamasın. Aslında onlara teşekkür ediyorum; böyle bir durum yaşanmasaydı bu mahallenin kıymeti ve değeri bu kadar artmazdı. Yüreklerine sağlık. Yeşiltepe’nin adını sadece Eskişehir’de değil, tüm Türkiye’de duyurmama vesile oldular. Kendi çaplarında istemeseler de Yeşiltepe için bir hizmet yapmış oldular ve güzellikler ortaya çıktı. Belediyelere, meclis üyelerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yürekten teşekkür ediyorum. Yeşiltepe, Eskişehir’de tarih yazacak. ‘Bu planı muhtar yaptı’ diyerek ‘Muhtar istifa’ diye bağırdılar ve beni hedef gösterdiler. Bende imza yetkisi ne gezer? Benim çok büyük hayallerim var. Bir dönem, ‘kanalı temizleyin, buradan gondollar geçsin’ demiştim. Madem her dediğim yapılıyor, bu neden yapılmadı? Eğer bu imar planını ben istediğim için, benim hatırıma yaptılarsa buradan sesleniyorum, 12 yıldır yalvarıyorum; bu kanal adeta bir ölüm kanalıdır. Kapatamıyorsak bile lütfen temizleyelim. Benim çocuklarım deniz görmüyor, 12 yıldır oradan gondollar geçsin diye yalvarıyorum. Onu yapmadılar da imarı mı yaptılar? Üstelik bu plan, ben istediğim için değil, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, depremde can kaybı yaşanmasın diye yatay mimari esasına göre yapıldı. Keşke böyle bir yetkim olsaydı, bunu ben de isterdim" diye konuştu.
Kütahya Kütahya Galatasaraylılar Derneği’nden kamu kurumlarına nezaket ziyareti Kütahya Galatasaraylılar Derneği Başkanı Uğur Kırdar, derneğin yeniden seçilen yönetim kurulunun Kütahya’daki kamu kurumları ve önemli paydaşlara yönelik bir dizi nezaket ziyareti gerçekleştirdiğini açıkladı. Kütahya Galatasaraylılar Derneği Başkanı Uğur Kırdar’ın verdiği bilgilere göre, 1905 Kütahya Galatasaraylılar Derneği yönetimi ziyaret programı kapsamında; Kütahya Valisi Musa Işın, Hava Tugayı Komutanı Mustafa Baş, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Ahmet Tekin, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Süleyman Kızıltoprak, Kütahya İl Emniyet Müdürü Osman Elbir ve Kütahya İl Jandarma Komutanı Vedat Kültür ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde, derneğin yürüttüğü faaliyetler ve hedefler hakkında kapsamlı bilgilendirmelerde bulunuldu. Ayrıca Kütahya’da hayata geçirilmesi planlanan sosyal, kültürel ve sportif projeler üzerine karşılıklı görüş alışverişi yapıldı. Dernek Başkanı Uğur Kırdar, şehirdeki tüm kurum ve paydaşlarla iş birliği içerisinde hareket ederek toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi ve Galatasaraylılık kültürünü Kütahya’da en iyi şekilde temsil etmeyi amaçladıklarını belirtti. Kırdar, ziyaretlerin sonunda kendilerini kabul eden tüm kurum ve yetkililere gösterdikleri ilgi ve misafirperverlik dolayısıyla teşekkür etti.