SAĞLIK - 07 Eylül 2024 Cumartesi 13:12

Prof. Dr. Fındıkçıoğlu: “Akciğer kanseri genellikle ileri evrede belirti veriyor”

A
A
A
Prof. Dr. Fındıkçıoğlu: “Akciğer kanseri genellikle ileri evrede belirti veriyor”

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, akciğer kanserinin erken dönemde tespit edildiğinde tedavi edilme şansının çok yüksek olduğuna dikkat çekerek, “Günümüzde kapalı ameliyat yöntemleriyle küçük bir kesiden girilerek kanserli dokular temizlenebiliyor” dedi.


Tüm dünyada kansere bağlı ölümlerde ilk sırayı akciğer kanserinin olduğunu belirten Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, “Dünyada her yıl 2 milyon kişiden daha fazlası yeni akciğer kanseri tanısı alıyor. Yaklaşık 1 milyon 800 bin kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde ise tüm kanserlerin yüzde 21’ini akciğer kanseri oluşturuyor” diye konuştu.


“En büyük sebebi tütün ve tütün ürünleri”


Akciğer kanserinin genellikle ilerleri evrelerde belirti verdiğini vurgulayan Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, hastalığın başlangıçta öksürük, balgam, halsizlik gibi çok ciddi olmayan yakınmalara yol açarken, ileri evrelerde kanlı balgam, göğüs ve sırt ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı gibi şikayetlere yol açtığını sözlerine ekledi. Akciğer kanserinin en büyük sebebinin tütün ve tütün ürünleri kullanımı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Fındıkçıoğlu genetik faktörlerin de bu kanserin oluşumunda etkin rol oynadığını ifade etti.


Tedavide kemoterapi (ilaç tedavisi), akıllı ilaçlar, bağışıklık sistemine yönelik immünoterapiler, radyoterapi (ışın tedavisi) ve cerrahi tedavi yöntemlerinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, “Akciğer kanseri erken dönemde tespit edildiğinde tedavi edilme şansı çok yüksek bir hastalık. Bu yüzden erken teşhis edilen akciğer kanserlerinde cerrahi tedavi yöntemleri kullanılıyor” dedi.


“Küçük bir kesiden giriliyor, kanserli doku temizleniyor”


Günümüzde uygulanan kapalı ameliyat yöntemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fındıkçıoğlu “Küçük bir kesiden kameralı sistemler ile göğüs boşluğuna girilerek kanserli dokuların tamamen temizlenebildiği video ve robot yardımlı torakoskopik yöntemler, tedavinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Kapalı yöntemler için en büyüğü 2-3 cm’lik 1 veya 2 adet minik kesilerden göğüs boşluğuna girilebilen bu yöntemler için özel geliştirilmiş teknolojik cihazlar kullanılıyor. Ameliyat sırasında en az düzeyde doku hasarı oluşuyor, böylece hem iç organlarda hem de kesi yapılan yerde iyileşme daha hızlı oluyor” diye konuştu. Hastaların iyileşme sürecinde daha az ağrı hissedecekleri için kısa sürede ayağa kalkarak normal hayatlarına bir an önce dönebildiklerini ve ameliyat sonrası yoğun bakım ihtiyacının da önemli ölçüde azaldığını sözlerine ekledi.


“Kapalı yöntemde lokal ya da genel anesteziyle yapılabiliyor”


Kapalı yöntemlerin akciğer hastalıklarının teşhis aşamasında da önemli rol oynadığına işaret eden Fındıkçıoğlu, sebebi bilinmeyen göğüs boşluğunda sıvı birikimi, basit yöntemlerle biyopsi almaya uygun olmayan akciğer kitleleri ile büyümüş lenf nodlarının teşhisinde yine bu yöntemlerin kullanıldığını dile getirdi. Kapalı cerrahi yöntemlerin genel anestezi altında yapılabildiği gibi lokal anestezi ile hasta tam uyutulmadan da uygulanabileceğine değinen Prof. Dr. Fındıkçıoğlu böylece genel anestezi alamayacak durumda olan ileri yaştaki veya genel durumu kötü olan hastalara cerrahi girişimler uygulanabileceğini söyledi.


Kapalı yöntemlerin en önemli özelliklerinden birinin hastaların kısa sürede taburcu olabilmesi olduğundan bahseden Fındıkçıoğlu, “Açık cerrahi sonrası 8-10 gün hastanede yatması gereken hastalar, kapalı cerrahi sonrası 3-4 günde taburcu olabiliyor. Ameliyat sonrası ağrı kesici ve diğer ilaçlara olan ihtiyaç da azalıyor. Kısa yatış süresi ve ilaç kullanımının azalması tedavi maliyetlerini de olumlu yönde etkiliyor” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bağcılar’da çocuklar ve yetişkinler zumba etkinliğinde bir araya geldi Bağcılar Belediyesi, 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında 2’ncisi düzenlenen zumba etkinliğinde yetişkinleri ve ilkokul öğrencilerini bir araya getirdi. Spor ve dansın bir arada olduğu etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı. Bağcılar Belediyesi, Mahmutbey Stadyumu’nda 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında bir zumba etkinliği düzenledi. 2’ncisi düzenlenen etkinliğe Vefahane Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 40 kişilik kursiyer ekibiyle birlikte 40 kişilik ilkokul öğrenci grubu katıldı. Anlamlı etkinlikte bir araya gelen çocuklar ve yetişkinler, nefes egzersizlerini tamamladıktan sonra müzik eşliğinde zumba dansına eşlik etti. Spor ve dansın harmanlandığı alanda iki farklı kuşak bir araya gelirken sağlıklı yaşama ve nesiller arası dayanışmanın önemine dikkat çekildi. "Çocuklarımızı spora daha çok teşvik ederek ekran bağımlılığından kurtarmak istiyoruz" Etkinlik sonrası konuşan dans hocası Gül Yorulmaz, "Bugün Mahmutbey Stadı’ndayız. 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’ne özel 2’ncisini düzenlediğimiz bir programla sağlıklı güne merhaba dedik. Vefahane Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 40 kursiyerimizle birlikte 40 tane ilkokul öğrencimizi bir araya getirerek nesiller arası kaynaştırma programı adı altında birlikte spor yaptık, dans ettik, eğlendik. Ortam çok güzeldi. Biz bunun 2’ncisini düzenliyoruz zaten. Sanırım 3 ve 4’e doğru da gelenekselleştireceğiz. Çocuklarımızı spora daha çok teşvik ederek ekran bağımlılığından kurtarmak istiyoruz. Aslında bu, büyüklerimizin onlara verdiği bir mesaj. Sporu ihmal etmiyoruz, spor yapıyoruz, sağlıklı kalıyoruz" dedi. Etkinlikte konuşan Emine Erol isimli vatandaş ise "Bugünkü etkinlik çok güzel. Çocuklarla eğleneceğiz, spor yapacağız, hayatımızı güzelleştireceğiz. Çok memnunum. Yaşamhane’de çok mutluyuz, çok güzel şeyler oluyor" dedi. "Bize kıymet verdikleri için çok mutluyuz" Eski sporcu olan Adem Erol isimli vatandaş ise, "Çok mutluyuz, bize kıymet verdikleri için çok mutluyuz. Spor yapacağız, eskileri yad edeceğiz. Aklımıza o geldi zaten. Eski sporcuyum ben de. Aldım bir tane evlat yanıma, torunum gibi. Etkinlik çok güzel" diye konuştu.
Adana ATÜ’de KreativEU projesinin açılış seremonisi gerçekleştirildi Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) KreativEU Projesi açılış seremonisi kapsamında 10 Avrupa Birliği ülkesinden gelen rektörler, rektör yardımcıları, akademisyenler ve çok sayıda davetliyi yerleşkesinde ağırladı. Programın açılış konuşmasını yapan Adana Valisi Mustafa Yavuz, uluslararası akademik projelerin şehirlerin gelişimindeki stratejik rolüne değinerek, bu tür iş birliklerinin hem bilimsel hem de bölgesel kalkınmaya sunduğu katkının altını çizdi. ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ise KreativEU projesinin üniversiteler arası bilgi paylaşımını artırırken kültürel etkileşimi de zirveye taşıyacağını ifade etti. Projeye katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür eden Sözen, üniversitenin uluslararasılaşma hedeflerinde bu projenin bir milat olduğunu belirtti. Törende ayrıca Prof. Joo Freitas Coroado ve Prof. Célio Gonçalo Marques, projenin gelecek vizyonuna dair değerlendirmelerini paylaştı. Çiftetelli eşliğinde akademik dayanışma Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri, Adana Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları ekibinin sergilediği gösteri oldu. Yöresel kültürün sergilendiği performans izleyicilerden büyük alkış alırken, Avrupalı akademisyenlerin de çiftetelli oynayarak gösteriye dahil olması, dostluk ve kültürel kaynaşmanın en somut örneğini oluşturdu. KreativEU bayrağı göndere çekildi Etkinlikler kapsamında düzenlenen Bayrak Seremonisi ile birlik ve ortak geleceği simgeleyen KreativEU bayrağı, tüm paydaş ülke temsilcilerinin katılımıyla ve coşku dolu alkışlarla göndere çekildi. ATÜ’nün paydaşı olduğu projede; Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, İsveç, Bulgaristan ve Çekya’dan üniversiteler yer alıyor.
Kayseri Bu merkez geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyor Kayseri’de Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kocasinan İnovasyon Merkezi; bilim ve teknoloji alanında çocuklar ile gençlere yönelik yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. 2024 yılından itibaren aktif olarak hizmet veren merkez; bugüne kadar yaklaşık 15 bin öğrenciyi ağırlarken, gençler robotik kodlamadan uzay ve havacılığa, astronomiden sanal gerçekliğe kadar hem teorik hem pratik eğitimler veriyor. 2024 yılından bu yana hizmet verdiklerini kaydeden İnovasyon Merkezi Müdürü Tamer Akın, öğrencilerin randevu sistemiyle merkezi ziyaret ettiğini belirterek, "Uzay ve havacılık, astronomi, sanal gerçeklik ve robotik kodlama olmak üzere dört farklı atölyemiz bulunuyor. Bilim ve teknolojinin geleceğin en önemli alanları olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle çocuklarımızda erken yaşta farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz" dedi. Teknolojinin yalnızca tüketim amaçlı kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Akın, çocukların telefon ve tablet bağımlılığından uzaklaşarak üretken bir teknoloji anlayışıyla yetişmesini hedeflediklerini söyledi. Kayseri’den geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve astronotlarının çıkabileceğine inandıklarını ifade eden Akın, Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın desteğiyle öğrencilere ücretsiz eğitim ve proje desteği sunduklarını kaydetti. Merkezin yalnızca okul çağındaki öğrencilere değil, üniversite öğrencilerine de destek verdiğini belirten Akın, "Üniversite öğrencilerimizle özel projelerde bulunuyoruz. Teknofest, Kocasfest gibi festivallerde yarışacaklara biz de merkez olarak destek veriyoruz. İlkokul 4’ten üniversite de dahil olmak üzere öğrencilerimize her türlü bilgi, teknoloji bakımından desteklerimizi ücretsiz şekilde veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Öğrencilerimiz özgüven kazanıyor" İnovasyon Merkezi Robotik Kodlama Öğretmeni Kübra Özdemir Özcan ise robotik kodlama eğitimlerinin öğrencilerin analitik düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirdiğini söyledi. Eğitimlerin üç aşamalı olarak verildiğini aktaran Özcan, "Öğrencilerimiz ilk başta ‘Ben yapamam’ düşüncesiyle geliyor. Ancak süreç içerisinde hem teorik hem pratik eğitimlerle özgüven kazanıyorlar" diye konuştu. Özcan, öğrencilerin bilgisayarı doğru ve bilinçli kullanmaları için yönlendirme yaptıklarını belirterek; "Bir problemle karşılaştıklarında çözüm yolları üretebilmelerini sağlıyoruz. Özellikle ortaokul çağından itibaren öğrencilerimiz robotik kodlama alanına yoğun ilgi gösteriyor. Geleceğin mesleklerine hazırlanmaları için onları teknolojiyle üretken şekilde buluşturuyoruz" dedi.