GÜNDEM - 14 Şubat 2026 Cumartesi 09:41

Sonsuz aşk

A
A
A
Sonsuz aşk

Uzman Onbaşı eşi 6 yıl önce şehit olan Funda Akbulut, Sevgililer Günü’nde eşinin kendisine hediye ettiği ve üzerinde ikisinin fotoğrafının bulunduğu tişörtü hiç çıkarmadığını söyleyerek, "Bu tişörtü giyince sanki Fatih’im yanımdaymış gibi hissediyorum. Ondan hatıra kalan yüzüğünü küçültüp parmağıma takacağım" dedi.


Adana’da yaşayan Funda Akbulut (32), 5 yıl görüştüğü Uzman Onbaşı Fatih Akbulut (26) ile 27 Ağustos 2019’da evlendi. Evliliğin ardından Fatih Akbulut, Barış Pınarı Harekat Bölgesi olan Resulayn’a görevlendirildi. Genç çift, evliliklerinin ardından yalnızca iki kez bir araya gelebildi.


Evliliklerinin 4’üncü ayında, 8 Ocak 2020’de yol kontrolü sırasında meydana gelen bombalı araç saldırısında Fatih Akbulut şehit oldu. Eşinin izne gelmesini beklerken Türk bayrağına sarılı tabutunu karşılamak zorunda kalan Funda Akbulut, eşini Mardin’in Midyat ilçesinde toprağa verdi.


Aradan geçen 6 yıla rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu belirten Akbulut, Sevgililer Günü’nün kendisi için buruk geçtiğini ifade etti.



"Bugün Sevgililer Günü ama yine tek başımayım"


Sevgililer günün yine tek başına geçirdiğini anlatan Akbulut, "Eşim şehit olalı 6 yıl oldu ve benim için hala çok zor. Sevgililer Günü’nde herkes kutlama yapıyor. Sonra kendime bakıp ‘Sen şehit eşisin, dik durman lazım’ diyorum. Sevgililer Günü geldiğinde sokağa çıkmak istemiyorum, içim buruk oluyor. Sonrasında kendime teselli verip ayakta durmaya çalışıyorum" dedi.


"Tişörtü giyince sanki Fatih’im yanımdaymış gibi hissediyorum"


Eşinin Sevgililer Günü için yaptırdığı tişörtü hiç üzerinden çıkarmadığını dile getiren Akbulut, daha sonra şunları söyledi:


"Üzerimdeki tişörtü Fatih, Sevgililer Günü’nde bana almıştı. ‘Ben şehit olursam hep üzerinde taşı, hiç çıkarma’ demişti. ‘Şehit olursam üzülme, ayakta durmaya çalış’ dedi. Sadece Sevgililer Günü’nde değil, her zaman bunu giymeye çalışıyorum. Bu tişörtü giyince sanki Fatih’im yanımdaymış gibi hissediyorum."


Eşinin hayattayken Sevgililer Günü’nde kendisine sürprizler yaptığını anlatan Akbulut, "Askerdeyken sürpriz yaparak yanıma gelirdi. Aradan 6 yıl geçti ve tekrar gelecekmiş gibi hissediyorum. Ne kadar üzülüp ağlasam da cennette buluşacağımıza eminim" diye konuştu.


Boynunda taşıdığı yüzüğün şehit olmadan önce eşinin parmağında olduğunu belirten Akbulut, "Boynumda taşıdığım yüzük, şehit olmadan önce parmağındaydı. Bu yüzüğü küçülttürüp parmağıma takacağım" dedi.


Şehit eşinden yadigar kalan evlilik yüzüğü, künyesi ve atkısını yanından hiç ayırmadığını söyleyen Funda Akbulut, aradan yıllar geçmesine rağmen eşini unutmadığını ve onun hatırasıyla ayakta durmaya çalıştığını sözlerine ekledi.



Sonsuz aşk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.