TEKNOLOJİ - 08 Aralık 2025 Pazartesi 09:42

Türkiye’nin ’2053 Karbon Nötr’ hedefinde hidrojen teknolojileri öne çıkıyor

A
A
A
Türkiye’nin ’2053 Karbon Nötr’ hedefinde hidrojen teknolojileri öne çıkıyor

Türkiye’de enerji dönüşümünün en kritik başlıklarından biri olan hidrojen teknolojileri, sanayiden ulaşıma kadar pek çok alanda karbon salınımını azaltacak bir çözüm olarak öne çıkmaya başladı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, "Türkiye, 2053 karbon nötr hedefine giderken hidrojeni kilit noktalarından birine koydu. Hidrojeni belki de doğal gaza eşdeğer, alternatif kaynak olarak görmek istiyorlar. Japonya şu anda çok ön planda, ülkemizin de geç kalmaması ve rekabetçi yol alması açısından hızlıca yol alması gerekiyor" dedi.


Çevre dostu yapısı ve yüksek verim potansiyeli sayesinde "geleceğin yakıtı" olarak nitelendirilen hidrojen, hem kamu hem özel sektörde yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla hızla yaygınlaşıyor. Son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte hidrojen üretimi, depolanması ve taşınmasına yönelik teknolojilerde önemli ilerlemeler kaydedildi. Özellikle yeşil hidrojen üretimi, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu sayesinde sürdürülebilir bir enerji modeli sunuyor. Ulaşım sektöründe hidrojenle çalışan araç projeleri test aşamasına gelirken, ağır sanayide karbon ayak izini düşürmeye yönelik pilot uygulamalar da devreye alındı. Japonya’nın ön planda olduğu projelerde uzmanlar, Türkiye’nin coğrafi konumu ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde hidrojen ekonomisinde bölgesel bir merkez olabileceğini belirtiyor. Kamu kurumları, üniversiteler ve özel sektör iş birliğinde yürütülen projeler, önümüzdeki yıllarda enerji arz güvenliğini artırmayı ve dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.



"En büyük strateji hidrojen teknolojilerinin gerçekleştirilmesiyle ilgili"


Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Demirdelen, "Dünyada gerek otomotiv sektörü, gerek enerji sektörü hidrojeni kullanma amacında. 2053 karbon nötr hedefimiz doğrultusunda hidrojeni ana kaynak olarak gözlemlemekteyiz. Özellikle Japonya’da otomotiv sektöründe araçların elektrikten daha çok hidrojene döneceği, hidrojenin de yeşil hidrojen ile adlandırdığımız su ve benzeri kaynaklardan elde edilen hidrojen olarak gözlemlenmekte. Dünya hidrojene giderken en büyük strateji hidrojen teknolojilerinin gerçekleştirilmesiyle ilgili. En büyük kaynaklarımız elektrolizörler, depolamalar ve yakma teknolojileri olarak ortaya çıkmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Karbon yoğunluklu sektörlerde de kullanılabilecek"


Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanma açısından yüksek kapasiteye sahip olduğuna değinen Doç. Dr. Demirdelen, şunları kaydetti:


"Biz ülke olarak yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanma açısından yüksek kapasiteye sahip bir ülkeyiz. Güneş, rüzgar ve benzeri kaynakları hidrojene ayrıştırmada kullanacağımızı görüyoruz. Su kaynakları açısından şu anda fakirleşmeye doğru gitsek de normalde kaliteli su kaynaklarına sahip olduğumuz için hidrojenin su ile elektrolizörlerden çıkacak hidrojen de bir diğer özelliğimiz olacak. Aynı zamanda ülkemizde elektrolizörler ile ilgili çalışmalar yapılmakta. Eğer elektrolizörler ile alakalı çalışmayı iyi aşamada gerçekleştirirsek demir-çelik gibi karbon yoğunluklu sektörlerde bunu kullanabileceğimizi düşünüyorum."



"Hidrojenin kullanılması karbon açısından daha verimli"


Türkiye’nin 2053 karbon nötr hedefi doğrultusunda hidrojeni kilit noktaya koyduğunu belirten Doç. Dr. Demirdelen, "Türkiye, 2053 karbon nötr hedefine giderken hidrojeni kilit noktalarından birine koydu. Hidrojen teknolojisi maliyet de gerektiriyor. Bunu yaparken ilk başta elektrolizör teknolojisiyle başlandı. Daha sonra teknolojiyi geliştirerek çimento, demir-çelik ve tekstilin belirli sektörlerinde deneme aşamalarında. Bunları doğal gaza belki eşdeğer, alternatif kaynak olarak görmek istiyorlar. Karbon nötr yolunda doğal gaz da yüksek karbon emisyonu yayan bir kaynak. Hidrojenin kullanılması karbon açısından daha verimli. Elektrikli araçlara geçtik, kendi yerli milli araçlarımızı yapıyoruz. Elektriğin de şebekesel bir sınırı var. Batarya ömrü, geri dönüşümü ile alakalı sorunlar olabilir. Burada da hidrojen yakıtlı taşımacılık sisteminin devreye gireceğini düşünmekteyiz. Hidrojen teknolojisini biraz daha ön plana çıkartmalıyız. Hidrojen teknolojileri şu anda birçok ülkede ciddi bir çalışma halinde. Japonya şu anda çok ön planda. Almanya’da çalışmalar sürüyor. Ülkemizin de geç kalmaması ve rekabetçi yol alması açısından hızlıca yol alması gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Aralarındaki korna anlaşmazlığı yüzünden karakolluk oldular Antalya’nın Serik ilçesinde sanayide çalışan iki genç aralarındaki korna satışı yüzünden anlaşmazlığa düşerek karakolluk oldu. Her iki taraf da kornaların sahibi olduklarını iddia ederek birbirlerini hırsızlıkla suçladı. Serik sanayisinde çalışan iki arkadaş daha önce iş karşılığında korna satışı yaptılar. İki arkadaş yaşadıkları ödeme sorunu yüzünden anlaşmazlığa düştü. Daha önce kornaların otomobilinden çalındığını iddia eden D.M.’nin kendisini hırsızlıkla suçladığı haberleri gördü. Haberler sonrası çok zor durumda kaldığını anlatan oto elektrik çalışanı Süleyman Koç, "Kornalar bana ait ama herkesin gözünde ben kötü duruma düştüm. Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum" dedi. "Elemanları tembihlemiş" Otomobilden kornaları geri alacağını D.M.’ye söylediğini ve durumdan bilgisinin olduğunu söyleyen Süleyman Koç, "2 bin 500 lira para aldım. Sonra dinamosunu sökmüştüm, ’ona sayarız’ dedi. Birkaç gün sonra ben yokken çalıştığım iş yerine gelmiş. Benim kornayı almış ve ’aldığımı söylemeyin’ diye elemanlara tembih etmiş. Daha sonra kornaları takacaktım, baktım ortada yok. D.M. isimli şahsın gelip aldığını öğrendim. İki gün sonra evine gittim. Kendisini aradım, kornaları vermesini söyledim. O da tamam diyerek, ’malzemeleri sök al’ dedi" ifadelerini kullandı "Kamera görüntüleri var" Bir süre sonra D.M.’nin de geldiğini belirten Koç, "Yaklaşık 10 dakika sonra eve kendileri de geldi. D.M.’nin kendisinin bir araçtan teyp alırken güvenlik kamera kaydını anne ve babasına izlettirdim. Kendisi de araçtan kornayı söktüğümü biliyordu. Kornalar benim olduğu için hiç bir şey diyemedi. Konsol bezimi de aldım. Benim teybi aldığımı söylemiş ama ben almadım. Arabayı aldığı günden beri üstünde. Kendisi bir araçtan teyp sökerken güvenlik kamera görüntüleri var. Ben bunları öğrenince kötü oldum" dedi. "Gerçek ortaya çıksın" Kendisiyle alakalı haberleri görünce çok kötü duruma düştüğünü anlatan Süleyman Koç, "Arkadaşlarım aradı, hakaret edenler oldu. Milletin gözünde kötü duruma düştüm. İş yerinde müşterilerde azalma oldu. İşyerime gelen kişilere gerçekleri anlatıyordum. Çünkü herkesin gözünde suçlu duruma düştüm. Olay sonrası emniyete giderek ifade verdik. D.M. isimli şahıs kornayı kendisinin aldığını itiraf etti. Ben herkesin gözünde kötü duruma düştüm. Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum, kendi evindeki kamera kayıtlarının alınıp incelenmesini istiyorum" şeklinde konuştu.
Manisa Manisa’da ‘atık yağını getir, suyunu kurtar’ kampanyası Yunusemre Belediyesi bünyesinde, Manisa Büyükşehir Belediyesi koordinesinde hayata geçirilen "Atık Yağını Getir, Suyunu Kurtar" kampanyası ile şehirde önemli bir çevre hareketi başlıyor. Gelecek nesillere daha temiz bir doğa bırakmayı hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi anlamlı bir proje ile evsel bitkisel atık yağlar çevre kirliliği olmaktan çıkarılarak ekonomiye geri kazandırmayı amaçlıyor. ‘Sıfır Atık’ vizyonu doğrultusunda hazırlanan kampanya çerçevesinde, atık yağını getiren vatandaşlar hem doğayı korumuş olacak hem de yeni bitkisel yağ ve canlı çiçek hediyeleriyle ödüllendirilecek. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın öncülüğünde gerçekleştirilen bu iş birliği, su kaynaklarımızı tehdit eden atık yağ kirliliğine karşı güçlü bir set çekmeyi hedefliyor. Kampanya kapsamında 3 litre atık yağ getiren vatandaşlara 1 litre yeni bitkisel yağ ve canlı çiçek, 10 litre getirenlere 2 litre yeni yağ ve çiçek, 20 litre ve üzeri atık yağ getirenlere ise 3 litre yeni yağ ve çiçek hediye edilecek. Kontenjanla sınırlı olan bu teşvik edici uygulamada, bir kişi en fazla 3 litre yeni yağ teslim alabilecek. Doğa dostu bu etkinlik, 31 Mart 2026 Salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulacak toplama noktasında gerçekleştirilecek. Sabah saat 09.00’da başlayacak olan atık yağ toplama süreci, akşam 17.00’ye kadar devam edecek. Manisa halkının çevre bilincini pekiştirmeyi hedefleyen Büyükşehir ve Yunusemre belediye yetkilileri, sadece 1 litre atık yağın 1 milyon litre temiz suyu kirletebileceğine dikkat çekerek, tüm Manisalıları bu anlamlı günde Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’na davet ediyor.