YEREL HABERLER - 10 Nisan 2012 Salı 13:32

İZCİ GRUBU ÖОRENCİLERİNDEN MÜFTÜLÜОE ZİYARET

A
A
A
İZCİ GRUBU ÖОRENCİLERİNDEN MÜFTÜLÜОE ZİYARET

Adıyaman 23 Nisan İlköğretim Okulu İzci Grubu öğrencileri Müftülüğü tanımak, faaliyetleri hakkında bilgi almak için İl Müftülüğü`nü ziyaret etti.
İzci Grubu öğrencileri ve öğretmenleri Mehmet Tevfik Aktulum`u makamında kabul eden Adıyaman İl Müftüsü Ali Öztürkçü, müftülüğün görevleri hakkında bilgi verdi. Çocukların sorularını cevaplayan Öztürkçü, öğrencilerle sohbet ederek onlara ikramlarda bulunduktan sonra çeşitli hediyeler verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Hasan Ali Yücel’in adı Kültürpark’ta yaşayacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’ta uzun süredir atıl duran binayı, modern ve teknolojik altyapısıyla doğayla iç içe bir kütüphaneye dönüştürdü. Köy Enstitülerinin kurucusu, eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adını taşıyacak kütüphanede 20 bin eser bulunacak ve 250 kişilik kapasitesiyle nisan ayında İzmirlilerin hizmetine açılacak. 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasındaki Kütüphaneler Haftası, okuma kültürünün önemini bir kez daha hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği yeni projeler dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin ardından Kültürpark’a kazandırma müjdesini verdiği ikinci kütüphane için sona gelindi. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, kullanılmayan İzmir Tarih ve Sanat Müzesi Taş Eserler Bölümü’nü modern ve erişilebilir bir kütüphaneye dönüştürdü. 2 bin metrekarelik alanın 1.500 metrekarelik kapalı kısmı estetik ve fonksiyonel hale getirilirken, 500 metrekarelik bahçeye çim serimi yapıldı. Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, kütüphaneyi gençler ve tüm İzmirlilerin kullanımına sunacak. Kütüphane, Köy Enstitüleri’nin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adını taşıyacak. Atıl durumdaki yapı yeniden canlandırıldı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Tesisler Bakım ve Onarım Şube Müdürü Nihat Kurtar, atıl durumda olan Taş Eserler Müzesi’nin Büyükşehir’in öz kaynaklarıyla kütüphaneye dönüştürüldüğünü belirtti. Çatı başta olmak üzere asma tavan, duvarlar, ıslak hacimler, elektrik ve havalandırma sistemlerinin baştan sona yenilendiğini aktaran Kurtar, "Dijital alan, ders çalışma ve sosyal etkinlik bölümleri oluşturduk. İşi bitirme aşamasındayız. Başkanımızın İzmirlilere vermiş olduğu söz doğrultusunda nisan ayına kütüphanemizi yetiştireceğiz" dedi. "Çocuklarımızı düşünerek çalıştık, 25 günde tamamladık" Ekibin alanı kendi çocuklarının odasını hazırlar gibi özenle düzenlediklerini belirten Nihat Kurtar, "Normalde üç ay sürecek çalışmayı kendi ekiplerimizle 25 günde bitirdik. Başkanımız buraya geldiğinde çalışanlarımızla güzel bir diyalog kurdu. ‘Sizin çocuklarınız burada gelip ders çalışacaklar, kitap okuyacaklar düşünceleriniz nedir? diye sordu. Çocuklarımızın burada ders çalışacaklarını ve kitap okuyacaklarını düşünmek bizi daha da motive etti. Kütüphanenin bir an önce açılması için şevkle çalışıyoruz" diye konuştu. Doğa ile iç içe teknolojik, modern bir kütüphane Kültürpark’ta doğayla iç içe modern bir kütüphane olarak tasarlanan mekanın medyatek alanı, Braille alfabesiyle kitapların bulunduğu bölümler, basım alanları, bilgisayarlı çalışma alanları ve bahçede okuma alanlarını içerdiğini belirten Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kütüphane Şube Müdürlüğü personeli Erdal Şimşek, 250 kişi kapasiteli kütüphanede yaklaşık 20 bin eser yer alacağını belirtti. Şimşek, "Burada Türk ve dünya edebiyatının önde gelen eserleri, araştırma kaynakları, güncel dergiler ve süreli yayınlar bulunacak. İçeride yeme içme ve öğrencilere yemek ikram alanları da olacak. Öğrencilerin çalışma alanlarına duyduğu ihtiyaç Başkanımız Cemil Tugay’ın vizyonuyla modern bir kütüphane olarak halkın hizmetine sunuldu" dedi. Hasan Ali Yücel’in adı ve eserleriyle yaşayacak İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin yeni kütüphanesine meclis kararıyla, cumhuriyet dönemi modernleşme sürecinin mimarlarından, Köy Enstitülerinin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı ve öğretmen Hasan Ali Yücel’in adını verdi. Kütüphanede Hasan Ali Yücel’in dünya klasiklerini Türkçeye kazandırdığı ve literatürde Hasan Ali Yücel klasikleri olarak da geçen eserlere de yer verilecek. 1961 yılında hayata gözlerini yuman Hasan Ali Yücel, Köy Enstitüleri ve kurduğu Tercüme Bürosu’ndan Türkçeye kazandırılan eserlerin yanı sıra üniversite reformu, resmi ve telifli ilk Türkçe ansiklopedi olan Türk Ansiklopedisi çalışmaları, Devlet Konservatuvarı’nın kurulması, Türkiye’nin UNESCO’ya girişi, Üniversiteler Yasası’nın çıkartılması gibi önemli çalışmalarda öncü oldu.
Bolu Gölette boğulan 13 yaşındaki Tanju’dan geriye bu videoları kaldı Bolu’nun Çaygökpınar köyünde serinlemek amacıyla girdiği gölette boğulan 13 yaşındaki Tanju Kara’dan geriye annesi ve ağabeyiyle kaydettiği neşe dolu son videolar kaldı. Acılı anne Ayşe Arabacı bölgedeki güvenlik zafiyetine ve çalışmayan kameralara tepki göstererek, "Benim çocuğum gitti, başka çocuklar ölmesin. Başka anneler ağlamasın" dedi. Olay, 16 Mart günü Bolu merkeze yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta yer alan Çaygökpınar köyü sınırlarındaki gölette meydana geldi. Girilmesi yasak olan, "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" uyarısı bulunan gölete arkadaşlarıyla birlikte bisikletle gelen 13 yaşındaki Tanju Kara suya girdi. Tanju Kara’nın bir süre sonra suda çırpınmaya başladığını ve boğulma tehlikesi geçirdiğini gören arkadaşının ihbarı üzerine bölgeye jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine hızla ulaşan ekiplerin müdahalesiyle sudan çıkarılan ve kalbi duran Tanju Kara’ya ilk müdahale yapıldı. Talihsiz çocuk, ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı ancak 1 gün sonra hayat mücadelesini kaybetti. Talihsiz çocuktan geriye ise annesi ve ağabeyiyle çektiği o mutlu cep telefonu videoları kaldı. Görüntülerde yüzündeki tebessümle dikkati çeken Tanju’nun o anları, izleyenlerin ve geride kalan ailesinin yüreğini burktu. "Oraya en azından bir güvenlik görevlisi koyabilirlerdi" Oğlunu toprağa vermenin acısını yaşayan anne Ayşe Arabacı, gölet etrafındaki önlemlerin yetersizliğine dikkat çekti. Çocukların beton duvarları aşarak tehlikeli bölgeye girdiğini cep telefonundaki fotoğraflarla gösteren Arabacı, "Duvara tehlike yazısı yazıldıysa bunu sen anlarsın, ben anlarım. Bunu bir çocuk anlamaz. Oraya en azından bir güvenlik görevlisi koyabilirlerdi. Orada kameralar varmış ancak çalışmıyormuş. Benim çocuğum orada gitti, başka çocuklar da ölmesin, başka anneler ağlamasın diye bu konuşmayı yapıyorum. Çok büyük bir acı yaşadım, bunun anlatılmaz bir tarifi var" dedi. "Ben çocuğumun oraya gittiğini bilseydim zaten göndermezdim" Gölette geçmişte güvenlik görevlilerinin bulunduğunu ancak şu an kimsenin olmadığını belirten Arabacı, "Zamanında orada iki tane güvenlik görevlisi varmış. Biri vefat etmiş, diğerine ne oldu belli değil. Köy muhtarıyla da bazı kişileri araya sokarak konuştum. Muhtar bana, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı bizzat oraya getirdiğini, çocuklar suda atlarken ’burada bir can gidecek, buraya bir güvenlik görevlisi alalım’ dediğini, ancak kimsenin oralı olmadığını söyledi. Ben çocuğumun oraya gittiğini bilseydim zaten göndermezdim" diye konuştu. "Benim tek derdim başka canlar yanmasın" Bölge için acil çözüm beklediğini vurgulayan acılı anne Arabacı, "Burayla ilgili bir önlem alınsın. En azından bir kamera takılsın, güvenlik görevlisi konulsun. Çocukların suya girmesi engellensin. Büyük insanlar bile yeri geldiğinde tehlikeyi anlamayıp suya giriyor, bunu bir çocuğa anlatamazsınız. Belki orada bir güvenlik görevlisi olsaydı, ecel hepimizin ama en azından müdahale edebilir, engelleyebilirdi. Benim tek derdim başka canlar yanmasın" şeklinde konuştu. Kardeşinin acı haberini şaka sandı Kardeşini kaybetmenin şokunu atlatamayan 18 yaşındaki ağabeyi Arif Kara ise acı haberi çalışırken aldığını anlattı. Bir arkadaşının kendisini arayarak durumu anlattığını söyleyen Kara, "Çalışıyordum, bir arkadaşım arayıp ’Tanju boğuluyor’ dedi. İlk başta şaka sandım ve telefonu kapattım. Ardından içime kötü bir his doğunca tekrar aradım. ’Ciddi misin, böyle bir şey oluyor mu’ diye sorduğumda ’evet’ yanıtını aldım. Hemen annemleri aradım, onlar zaten yola çıkmıştı. Ben de iş yerinden çıkıp olay yerine gittim" ifadelerini kullandı. "Oraya gerçek bir güvenlik kamerası ve bekçi konulmalı, güvenliğin acilen sağlanması lazım" Gölet etrafında bulunan duvarların boğulma olaylarından sonra yapıldığını ifade eden Arif Kara, "O duvarlar zaten daha önceki boğulma vakalarından sonra yapıldı. Ancak çocuklar kendi aralarında merdiven gibi bir şey yapıp duvardan direkt geçiyorlar. Orada yeterince önlem yok. Güvenlik kamerası varmış ama sahteymiş. Böyle bir şey olamaz, olmaması gereken bir şey. Başka bir insanın, başka bir ailenin canı yanmamalı. Oraya gerçek bir güvenlik kamerası ve bekçi konulmalı, güvenliğin acilen sağlanması lazım" diye konuştu.
Ankara Türk Milletler Ligi kapsamında kardeşlik maçı Kazakistan’dan gelen Arlandar U15 takımı ile Gençlerbirliği U15 ekibi Ankara’da kardeşlik maçında karşı karşıya geldi. Türk dünyası arasında birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan ‘Türk Milletler Ligi’ projesi kapsamında Ankara’da kardeşlik maçı oynandı. Kazakistan’dan gelen Arlandar U15 takımında yer alan 14 genç sporcu ile Gençlerbirliği U15 takımı sahada buluştu. Futbolun farklı toplumları bir araya getiren gücüne dikkat çekilen organizasyonda, Türk halkları arasında ortak değerler üzerinden daha güçlü bir bağ kurulmasının hedeflendiği ifade edildi. Proje kapsamında uzun süredir yurt dışında yürütülen çalışmalarla genç yeteneklerin keşfedilerek uluslararası futbol ortamına kazandırıldığı belirtildi. Ankara’da gerçekleştirilen karşılaşmanın dostluk ve dayanışma mesajı taşıdığı vurgulanırken, organizasyonun Türk dünyası arasında spor yoluyla kalıcı bir iletişim zemini oluşturmayı amaçladığı kaydedildi. "Bu tür faaliyetleri destekliyoruz" Gençlerbirliği’nin uluslararası faaliyetleri olduğunu ve bu konuda vizyonlu bir kulüp olduklarını vurgulayan Gençlerbirliği Gençlik Programı Teknik Sorumlusu Tuncay Marancı, "Daha önce yurt dışında turnuvalara katıldık. Bize de misafir gelen takımlar oldu. Bugün de yöneticilerimiz vasıtasıyla Arlandar takımı bir teklifte bulundu. Bizim U15 takımımız ile bir hazırlık maçı yapalım diye. Aslında bir taraftan tanıtım, tanıtımın dışında da onların bizi bilmelerini sağlayacak bir unsurdu. Biz de bu anlamda kendilerine fayda sağlamak adına bu faaliyeti kabul ettik ve bugün sahada görüldüğü gibi bizim çocuklarımız kardeş ülke takımlarından bir tanesi olan Kazakistan takımıyla maç yapıyorlar. Bu tür faaliyetleri destekliyoruz" diye konuştu. Tuncay Marancı, proje kapsamında üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini belirterek, girişimin Orta Asya’daki ortak kültür ve kimliklerin bir araya gelmesine katkı sağlayacağını düşündüklerini ifade etti. Projeyi desteklediklerini ve doğru bir adım olarak gördüklerini dile getirdi. "İletişim ve karşılıklı anlayış bizim için çok kıymetli" Kardeşlik maçına dair değerlendirmede bulunan Marancı, "Bizim bu grubumuz geçen sene Türkiye üçüncüsü oldu. İçlerinde çok kıymetli oyuncularımızla milli oyuncuların olduğu bir grup. Bizim de öncelik aldığımız gruplardan bir tanesi. Bize göre daha yumuşak bir takımdı diyelim rakibimiz ama biz burada şunu düşünüyoruz, bir temsil oyunu olduğu için yenmek yenilmekten daha ziyade iletişim ve karşılıklı anlayış bizim için çok kıymetli bir durum olduğu için öyle değerlendirilir. Yoksa kazanmak ya da kaybetmek açısından değil" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Marancı, Gençlerbirliği’nin köklü altyapı geleneğine sahip bir kulüp olduğunu belirterek aynı vizyon ve anlayışla genç oyuncular yetiştirmeye devam ettiklerini ve bu doğrultuda görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirdi.