- 27 Nisan 2023 Perşembe 09:55

Adıyaman’da medya ve basın sitesi kuruldu

A
A
A
Adıyaman’da medya ve basın sitesi kuruldu

Adıyaman’da görev yapan yerel ve ulusal basın mensupları için ‘Medya ve Basın Sitesi’ kuruldu.

Adıyaman’da görev yapan yerel ve ulusal basın mensupları için ‘Medya ve Basın Sitesi’ kuruldu.


Adıyaman’da hayatın normalleşmesi için adımlar atılmaya devam ediyor. Ticari faaliyetlerin sürmesi ve ekonomik çarkın dönmesi için çeşitli sektörler için çarşılar kuruldu. Kentte görev yapan ulusal basın temsilcileri ve yerel medya için ‘Medya ve Basın Sitesi’ kuruldu.


Koordinatör Vali Gökmen Çiçek öncülüğünde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Adıyaman Medya ve Basın Sitesi faaliyete geçti. Halkın haber alması için kamu hizmeti veren basın mensuplarının da depremde büroları ya yıkıldı yada hasar aldı.


Yerel ve ulusal basın mensupları Atatürk Bulvarı üzerine yapılan medya ve basın sitesine yerleşti. Basın kuruluşlarının yanı sıra cemiyetlere de bu sitede yer verildi. 20 adet büro tipi camlı konteynerin bulunduğu sitede, 4 haber ajansı, 5 cemiyet ve 11 yerel medya kuruluşu faaliyet gösteriyor.


Koordinatör Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve beraberinde Adıyaman Vali Vekili Muhammet Tugay ve koordinatör kaymakamlar medya ve basın sitesini gezdi. Basın kuruluşlarını ziyaret eden Vali Gökmen Çiçek, açıklamalarda bulundu.


Vali Gökmen Çiçek, “Hayatın normalleşmesi adına çeşitli sektörler için çarşılar kuruyoruz. Adıyaman’ın haber alma hakkını hemşerilerimizin sağlayan, objektif habercilik yapan ve büyük fedakarlıklarla deprem bölgesinden Türkiye’ye haberle ulaştıran yerel basınımız ve haber ajanslarımızı es geçemezdik. Çünkü onlarında iş yerlerinden zarar görenler, özellikle çadırda yayın yapan yayıncılar vardı. Bu ihtiyaçlarını bize bildirdiler. Bizde Adıyaman’da bir ilki gerçekleştirelim dedik. İşyerleri zarar gören basın mensuplarımıza, ajanslarımıza kura ile yer teslimi yaptık.


Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından bu çarşı kuruldu. Ben buradan Kayseri Büyükşehir Belediyesine teşekkür ediyorum. Buranın yapımını üstlendi. Muhteşem bir şekilde tamamlandı. Ajanslarımız, özellikle yerel basınımız yerlerine yerleşti. Burada çalışırken onları görmek bizleri çok mutlu ediyor. Çünkü basın kamu hizmeti yapıyor. Bütün deprem bölgelerinden Türkiye’ye, Dünya’ya haberler ulaştırıyor. Gurbette olan Adıyamanlılar da özellikle memleketlerinden gelecek bir haberi bekliyorlar. Basının yaptığı büyük fedakarlık ve büyük çalışmaya kayıtsız kalamazdık. Bu gün basın sitemiz tamamlanmış olduk. Basın emekçilerimizin, gazetecilerimizin, medya ekibimizin burada mutlu şekilde çalıştığını görmek beni çok mutlu ediyor” dedi.


Gazeteci Mustafa Yücekaya ise, “Depremde bizimde işyerlerimiz ağır hasar aldı, yıkıldı. 6 Şubat’tan beri gazetemiz çıkmıyor. Bu gün itibariyle konteynerlerimiz bize teslim edildi. Yeni yerimizde inşallah en kısa zamanda faaliyetimize tekrar başlayacağız. Kayseri Büyükşehir Belediyesine ve Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek’e çok teşekkür ediyoruz” dedi.


6 Şubat depreminden sonra basın mensuplarının da işyerlerinin hasar gördüğünü kaydeden Gazeteci Ahmet Arslantaş, “6 Şubat depreminden sonra herkes gibi basın mensupları da işyerlerinden oldu. Bir çoğu ağır hasar aldı, yıkılanlar oldu. Bu noktada Koordinatör Vali Gökmen Çiçek öncülüğünde Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Adıyaman’a yerel ve ulusal basın temsilcileri için basın sitesi açıldı. Biz bu siteyi açtıkları için kendilerine teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.


Gazeteci Abdurrahman Akçal ise konuşmasında, “Devletimiz sağ olsun, bizim zor zamanlarımızda yine yanımızda olmaya devam ediyor. Basın kuruluşlarının ciddi bir kısmı bu 20 konteynerlik basın sitesinde bir araya geldi. Hem ajanslar burada, hem günlük gazeteler burada, hem de cemiyetler burada. Bizde artık konteynerde günlük gazetemizi birkaç gün içerisinde çıkartmaya başlayacağız” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.