POLİTİKA - 23 Ekim 2023 Pazartesi 15:50

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan İsrail’e EOKA benzetmesi

A
A
A
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan İsrail’e EOKA benzetmesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsrail’i Filistin tutumunu geçmişteki EOKA terör örgütüne benzeterek, “Biz Kıbrıs Türk halkı olarak buna benzer şiddet olayları ile karşı karşıya kalmış bir halk olarak, o zor yılları Kıbrıslıların Mücadelesi Örgütü (EOKA) teröristlerince halkımızın katledildiğini bütün dünya biliyor. Yapılanlar özellikle bu çağda asla kabul edilecek olaylar değildir” dedi.


KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Afyonkarahisar’a geldi. Programı çerçevesinde Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, burada gazetecilerin soruları üzerine gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Tatar, sorular üzerine İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği saldırılara değinerek, “Filistin’de yaşananları Türkiye’de olduğu gibi biz de büyük bir endişe ile izliyoruz. Yapılanlar özellikle bu çağda asla kabul edilecek olaylar değildir. Masum insanlar, sivillerin, çoluk çocuk bu şekilde katledilmesi ve bu kadar acımasız bir hareketin halen daha devam ediyor olması insanlığa ve çağdaş değerler gözetildiğinde asla kabul edilir bir anlayış değildir. Biz de şiddetle kınıyoruz” dedi.



“Böyle bir anlayış yok ise karşı tarafın neler yapabileceğini görüyoruz”


Açıklamasında yaşananları geçmişte Kıbrıs Türk halkına EOKA tarafından yapılanlara benzeten Cumhurbaşkanı Tatar şunları söyledi:


“Biz Kıbrıs Türk halkı olarak buna benzer şiddet olayları ile karşı karşıya kalmış bir halk olarak, o zor yılları Kıbrıslıların Milli Mücadele Örgütü (EOKA) teröristlerince halkımızın katledildiğini bütün dünya biliyor. Dolayısıyla Kıbrıs’ta çözüm olacak ise mutlaka iki devletli bir çözüm olması gerekiyor. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin garantör ülke olarak statüsünde ve Türk askeri adadaki barış ve huzurun teminatı olarak varlığından asla vazgeçilmemesi gerekiyor. Kıbrıs Türk halkının bunun kırmızı çizgisi olduğunu görüyoruz. Böyle bir anlayış yok ise (İsrail’in) karşı tarafın neler yapabileceğini görüyoruz. Kıbrıs’ta da bütün bu edişe verici olayları bu anlayış ile izliyoruz. Ben bir kez daha Filistin halkına sabırlar diliyorum. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum.”



Adanın güneyine Alman askerlerinin konuşlandırılmasına tepki


Kıbrıs Rum Kesimi’ne Almanya ordusuna bağlı özel kuvvet askerlerinin de konuşlandığı yönündeki haberlere değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti meseleyi yakından takip ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalar ile bütün bu olaylara karşı büyük bir dirayetle doğru yolun bulunması için tavsiyelerde bulunuyor. Dünya devletleri ile yapılan istişarelerde bir an önce buna son verilmesi için çalışılıyor. Kıbrıs’ın güneyine başka ülkelerin askerlerinin yerleştiği yönündeki haberleri biz de takip ediyoruz. Çünkü Kıbrıs’ın garantörü Türkiye Cumhuriyeti’dir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de böyle olaylardan mutlaka haberinin olması gerekiyor. Dolayısı ile bütün bunları izlemek ve tedbir almak hepimizin temennisidir” diye konuştu.



“Farklı baskılara rağmen direndik”


KKTC’nin egemen bir devlet olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs’ın kendisini bütün Kıbrıs’ın hükümetiymiş gibi bütün dünyaya lanse etmeyi başarabildiğini vurgulayarak, buna tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Tatar, “Biz egemen bir devletiz. Bu devlet hep Türkiye Cumhuriyeti ile her türlü iş birliği ve uyum içerisinde çalışma anlayışı içerisinde oradaki varlığımızı sürdürmekteyiz. Güney Kıbrıs kendisini bütün Kıbrıs’ın hükümetiymiş gibi bütün dünyaya lanse etmeyi başarabiliyor. Çünkü 1964 yılında Birleşmiş Milletler’in aldığı kararla Türk devleti dışına ittikten sonra Türkiye Cumhuriyeti tek tanımış devlet ve söz vermiş devlet muamelesi görüyor. Hâlbuki ki esasında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki kurucu ortağı vardır. Bir tanesi Kıbrıs Türk halkı, diğeri Rum halkı. Bizlerin geçmişine baktığınızda biz 1571’den Lozan Anlaşması 1923’e kadar Kıbrıs, Osmanlı Devleti’nin bir parçasıydı. Dolayısıyla bizlerin ataları 352 yıl kesintisiz Kıbrıs’ı yönetmiş, idare etmiş. Ondan sonraki süreçte İngiliz sömürge yönetiminde bizler de orada çeşitli farklı baskılara rağmen direndik ve 1960’da o zamanın başbakanı merhum Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatih Zorlu’nun da çok büyük gayretleri ile Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantör ülkesi olmuş. Kıbrıs Türkleri kurucu ortağı olmuş. Dolayısıyla tüm bunlara baktığımızda Kıbrıs’ta ne olursa olsun Türkiye’nin de bilgisi olması lazım” dedi.



“Kıbrıs’ı tek başına Avrupa Birliğine almaları büyük bir gafletti”


Kıbrıs Rum Kesimi’nin Avrupa Birliği’ne (AB) alınmasına da tepki gösteren Cumhurbaşkanı Tatar, açıklamalarını şöyle sürdürdü:


“Kıbrıs’ı tek başına Avrupa Birliği’ne almaları büyük bir gafletti. Çünkü 1960 Kıbrıs Kuruluş Antlaşmaları diyor ki mutlak suretle böyle bir konuda Türkiye Cumhuriyeti’ne danışılması lazım. Türkiye Cumhuriyeti adanın garantörüdür ve dolayısıyla tek taraflı kimseye danışmadan ne Kıbrıs Türkü’ne ne de Türkiye’ye tek taraflı olarak Kıbrıs’ı tam bir bütün Avrupa Birliği’ne almalarının ne kadar gayri hukuki olduğu da hepimizin malumudur. Dolayısıyla Kıbrıs’ta herhangi bir askeri anlamda gelişme olacaksa mutlak suretle Türkiye Cumhuriyeti’nen bundan bilgisi olması gerekmektedir. Esas anayasa bunu gerektirmektedir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti adanın garantörüdür. Bizzat Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nde bütün bu gelişmeleri bu hassasiyetle izliyoruz ve Türkiye’de elbette her konuda istişare içerisindeyiz.”


Program açıklamanın ardından basına kapalı olarak devam etti.



KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’dan İsrail’e EOKA benzetmesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta ehliyet sınavında yapay zekalı "joker aday" operasyonu: 14 tutuklama Tokat’ta ehliyet sınavına yönelik düzenlenen "joker aday" operasyonunda 14 şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgilere göre Tokat İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, gelen ihbar üzerine harekete geçti. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmada; yazılı ehliyet sınavını geçemeyen bazı kişilerin kimlik kartlarını "kayıp" gerekçesiyle yeniledikleri, bu süreçte gerçek kimlik sahibinin yüzü ile "joker adayın" yüzünü yapay zeka kullanarak ortak fotoğraf haline getirerek nüfus müdürlüğü yetkililerini kandırdıkları ve bu yöntemle yerlerine başkalarını sınava soktukları tespit edildi. 4 yıllık sınav evrakları incelendi Tokat merkezli yürütülen soruşturma kapsamında Tokat ili Niksar ilçesi ve Şanlıurfa’da da bağlantılar belirlendi. Son 4 yıla ait sınav evraklarının incelenmesi sonucu Tokat ve Şanlıurfa’da 12 joker aday, 5 de organizatör olduğu belirlendi. 14 şüpheli tutuklandı Ekipler tarafından eşzamanlı düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Tokat Adliyesi’ne sevk edildi. Şüphelilerden 14’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken; 2 şüpheli adli kontrol, 1 şüpheli de ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.