KÜLTÜR SANAT - 25 Eylül 2022 Pazar 11:38

Selçuklu mimarisi Ulu Cami 6 asırdır tüm ihtişamıyla ayakta

A
A
A
Selçuklu mimarisi Ulu Cami 6 asırdır tüm ihtişamıyla ayakta

Aksaray’ın en önemli tarihi eserlerinden olan Karamanoğlu Ulu Cami, Selçuklu mimarisini 6 asırdır ilk günkü gibi tüm ihtişamıyla gözler önüne seriyor.

Aksaray’ın en önemli tarihi eserlerinden olan Karamanoğlu Ulu Cami, Selçuklu mimarisini 6 asırdır ilk günkü gibi tüm ihtişamıyla gözler önüne seriyor.


Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından İpek Yolu’nda kervansaray olarak hizmet vermesi düşünülerek 1408 yılında yapımına başlanan ve 1409 yılında inşası tamamlanınca cami olarak hizmete giren Karamanoğlu Ulu Camii, aradan geçen 613 yıla rağmen hala Selçuklu mimarisinin ihtişamını gözler önüne seriyor. Yapıldığı dönemden bugüne kadar dört defa tadilat gören Ulu Cami, yığma bir tepe üzerine temelsiz olarak inşa edilince her tadilatta kaymalara karşı önlemler alındı. Cumhuriyet döneminde üç kez tadilata giren Ulu Cami, son olarak 2004-2006 yılları arasında 2 yıl ibadete kapatılarak temele kavuştu. 2 yıl boyunca ibadete kapalı olarak gerçekleştirilen tadilatta 30 bin torba beton ile desteklenen Karamanoğlu Ulu Cami, Selçuklu döneminden kalan mimarisinden hiçbir şey kaybetmedi. 613 yıl boyunca kervansaray görünümü ile ibadethane olarak ayakta duran Ulu Cami, bulunduğu yerde çevresindeki tarihi yapılarla şehir merkezini süslemeye devam ederken, ilim şehri olarak tanınan Aksaray’ın en önemli sembollerinden biri olmaya da devam ediyor.



Temeline 30 bin torba beton enjekte edildi


Karamanoğlu Ulu Cami’nin yapılışını ve tadilatları anlatan 30 yıllık İmam-Hatip İsmail Akbaş, caminin temelinin yakın tarihte yapıldığını vurguladı. İlk yapıldığında yığma bir tepede olan Karamanoğlu Ulu Cami’nin 16 yıl önce yapılan son tadilatında temelinin de yapıldığını söyleyen Ulu Cami İmam-Hatibi Akbaş, "Biliyorsunuz burası Konya-Kayseri arası İpekyolu Kervansarayı olarak bilinir. Bu İpek Yolu üzerinde kervansaraylarımız mevcuttur. 1400’lü yıllarda burası bir kervansaray olarak yapımına başlanmış fakat daha sonra cami olarak tamamlanmıştır. Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmış, zaten camimizin ismi de Karamanoğlu Ulu Cami olarak geçer. Selçuklu ve Karamanoğlu iki dönem eseridir. Şimdi yapımından günümüze kadar 4 defa tadilat görmüş. Camimiz Cumhuriyet döneminde 3 defa tadilat görmüş. Bunlardan bir tanesi de en son ben de burada camide görevliyken 2004-2006 yılında 2 yıl ibadete kapatılarak tadilat gördü. Köklü bir tadilat yapıldı. Şimdi şöyle söyleyebilirim. Neden tadilat yapıldı? Karamanoğlu ve Selçuklular döneminde diğer dinlerle İslam dini arasında bir mabet yarışı varmış. Burası yığma bir tepedir. Yığma bir tepe üzerine oluşturulmuş bir ibadethanedir. Yığma tepe üzerine yapılan binalarda temel olmaz. Temel olmadığı içinde zamanla binada kaymalar meydana geliyor" ifadelerini kullandı.


2004-2006 yılında yapılan tadilatta caminin iç ve dış kısmına 30 bin torba beton enjekte edilerek temelin sağlama alındığını kaydeden Akbaş, "Yani temeli olmayan bir bina, temel üzerine oturtulmuş oldu. Dolayısıyla bu kaymalar tamamen ortadan kalkmış diyebiliriz. Günümüzde artık sıkıntısız bir şekilde ibadete açık bir şekilde devam ediyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.