SAĞLIK - 08 Haziran 2020 Pazartesi 12:30

Sağlık Bakanlığı normalleşme sürecinde alınacak tedbirleri açıkladı

A
A
A
Sağlık Bakanlığı normalleşme sürecinde alınacak tedbirleri açıkladı

Sağlık Bakanlığı, Covid-19 normalleşme süreci ve alınacak tedbirlerle ilgili resmi yazıyla açıklamalarda bulunuldu.

Sağlık Bakanlığı, Covid-19 normalleşme süreci ve alınacak tedbirlerle ilgili resmi yazıyla açıklamalarda bulunuldu.


Türkiye’de ilk korona virüs (Covid-19) vakası görüldüğü andan itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda salgının ve bulaşın toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, sosyal mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla birçok tedbir kararı alınarak uygulamaya geçirildi. Alınan yeni kararlar, Sağlık Bakanlığı tarafından resmi yazıyla ilgili kurum ve kuruluşlara gönderildi. Bu kapsamda, tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan kısıtlamaların bazıları kısmen bazıları da tamamen değiştirilerek normalleşme süreci ve alınacak tedbirler Sağlık Bakanlığı tarafından açıklandı.


‘Hasta Ziyaretleri Hakkında’ daha önce yayımlanan yazının yürürlükten kaldırıldığını açıklayan Bakanlık, hasta ziyaretlerinde ve refakat hizmetlerinde aşağıdaki hususlara riayet edilmesi gerektiğini bildirdi.


Söz konusu hususlar ise şu şekilde sıralandı:


“Hasta ziyareti için mesai saatleri dışında belirlenmiş bir zaman içerisinde sadece hastanede yatan kişinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tek kişinin ziyaretine izin verilmelidir. Sağlık kuruluşu içerisinde bulunan herkes (sağlık personeli çalışanı, öğrenci, hasta, refakatçi vb.) bulunduğu süre boyunca maske takmalıdır. Yoğun bakım ve palyatif bakım servislerinde hasta ziyaretleri yasaklanmalıdır. Bakanlığımızın yayınladığı kurallara dikkat etmek şartıyla çocuk ve yeni doğan yoğun bakım servislerinde, Covid-19 tanısı dışındaki hastaların günde bir defa ziyaretine izin verilebilir. Çocuk ve yeni doğan yoğun bakımlarında Covid-19 tanısıyla yatan hastaların gerekli önlemler alınmak ve hekiminin izin vermesi şartıyla ziyaretine izin verilebilir. Hastanın yardıma ihtiyacı olduğu durumlar (pediatrik hastalar, özel gereksinimli bireyler, yaşlı hastalar vb.) hariç refakatçi kabul edilmemelidir. Hasta refakat hizmetleri sınırlı sayıda tutularak mümkünse aynı kişi tarafından sağlanmalıdır.”


Yine daha önce yayımlanan, elektif işlemlerin ertelenmesi ve diğer alınacak tedbirler konulu yazının da yeniden düzenlendiği bildirilen yazıda, “Her türlü cerrahi işlemin Bakanlığımızca oluşturulan rehbere uygun şekilde yürütülmesi sağlanacaktır. Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin ne şekilde yürütüleceği belirtilmiştir” ifadeleri yer aldı.


Sağlık turizmine ilişkin düzenleme kapsamında ise ‘Covid-19 Pandemisi Süresince Uluslararası Sağlık Turizmi Kapsamında Ülkemize Gelecek Hasta ve Hasta Yakınları Hakkındaki Tedbirler’ konulu yazı çerçevesinde yürütülmeye başlandığı açıklandı.


‘Poliklinik ve Sağlık Raporları Hakkında Alınacak Tedbirler’ konulu ilgili değişikliklerin belirtildiği yazıda, “Poliklinik hizmetleri, Covid-19 pandemisinde Normalleşme Sürecinde Sağlık Kurumlarında Çalışma Rehberi doğrultusunda sunulacağı ve acil haller dışında vatandaşlar MHRS’ye yönlendirilmesi sağlanmıştır. 01 Ocak 2020 -08 Haziran 2020 tarihleri arasında raporları sona erecek olan 18-65 yaş grubu kişilerin kronik hastalık ve engellilik nedeniyle raporlu ve sürekli kullanımı gerektiren ilaçları, tıbbi malzemeleri ve hasta altı bezleri ile ilgili raporları, 8 Haziran-7 Ağustos 2020 tarihleri arasında verilmeye başlanacaktır. Rapor için hastaneye müracaatları MHRS üzerinden yapılması sağlanacaktır. 18 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile kronik hastalık nedeniyle idari izinli sayılan kişilerin raporları ikinci bir talimata kadar geçerlidir. Bu kişilerin kronik hastalık ve engellilik nedeniyle raporlu ve sürekli kullanımı gerektiren ilaçları, tıbbi malzemeleri ve hasta altı bezleri sağlık kuruluşuna gidilmeden reçete yazılmasına gerek duyulmaksızın eczaneler ve medikallerden temin edilebilmeye devam edileceği sağlanmıştır. 01.02.2020 tarihi dâhil bu tarihten sonra kontrol muayenesi ön görülen süreli sağlık raporlarının yenilenmesi işlemlerine 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren başlanmıştır. Sürücü belgesi almak için talep edilen tek hekim ve sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesine 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren başlanmıştır. Memur atamalarında mevzuatında kurul raporu zorunluluğu bulunmayan durumlarda tek hekim raporu düzenleneceği, kurul raporu gereken durumlarında ise 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren ilgili kişiler sağlık kuruluşlarına başvuru yapabileceklerdir. Askeri yoklama raporları aile hekimliklerince düzenlenmeye devam edileceği, askerliğe elverişli olunmadığı yönünde hastanelere sevk edilen yükümlülerin işlemleri 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren başlanacağı sağlanmıştır. Her türlü rapora itiraz başvuruları 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren kabul edilmeye başlanmıştır. 1 Mart 2020 tarihi itibariyle işlemlere başlanılmış ancak poliklinik, kurul, imza ve onay süreçleri tamamlanamayan raporların 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde tamamlanması sağlanacağı belirtilmiştir” ifadelerine yer verildi.


Bakanlık tarafından ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilen yazıda ayrıca, Covid-19 salgını süresince sağlık kuruluşlarında sağlık personel ayrılışlarıyla ilgili konu da yer aldı. Ayrılışları durdurulan sağlık personelinin görevlerinden ve işlerinden ayrılmasına 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren izin verileceği açıklandı.


‘Sağlık Kurulu Raporları’ konulu yazıyla ilgili ise Bakanlık, “Silah bulundurma ve taşıma ruhsatını almak ve yenilemek için sağlık kurulu raporu almak isteyenler 8 Haziran 2020 tarihinden itibaren sağlık hizmet sunucularına başvuru yaparak raporlarını alabileceklerdir” açıklamasında bulunuldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.