GENEL - 10 Eylül 2020 Perşembe 10:03

Ceza infaz kurumlarında kalan çocuklu anneler için özel bina

A
A
A
Ceza infaz kurumlarında kalan çocuklu anneler için özel bina

Adalet Bakanlığı, anneleriyle birlikte ceza infaz kurumlarında kalan çocuklarda ömür boyu silinmeyecek travmatik izler bırakan cezaevi koğuşu uygulamasına son verecek "Anne Çocuk Ünitesi" projesini hayata geçirdi.

Adalet Bakanlığı, anneleriyle birlikte ceza infaz kurumlarında kalan çocuklarda ömür boyu silinmeyecek travmatik izler bırakan cezaevi koğuşu uygulamasına son verecek "Anne Çocuk Ünitesi" projesini hayata geçirdi. 0-6 yaş arasındaki çocuklu annelerin kalabileceği 5 bin 160 metrekare alana sahip binada, çocuklar için açık ve kapalı oyun alanları oluşturuldu. Binada ayrıca çok amaçlı salon, sinema salonu ve çocuklara ders verilecek 2 oda bulunuyor.


Adalet Bakanlığı, ceza infaz kurumlarında annesinin yanında kalmak zorunda olan 0-6 yaş grubu çocukların, sağlıklı bir şekilde hayata hazırlanmaları ve toplumdan dışlanmamaları için onların ve yanlarında kaldıkları annelerinin de özel gruplar olduğu gözetilerek pozitif ayrımcılık içeren özel uygulamalar geliştiriliyor. Bakanlık, Türkiye’deki mevcut kadın ceza infaz kurumları içerisindeki fiziki koşulların iyileştirilmesi için gerekli değişiklikleri yaparak psikolog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişim uzmanları eşliğinde sadece çocuklu annelerin kalabileceği bir bina projelendirdi. Bu kapsamda çocuklarıyla birlikte kalan kadın hükümlü ve tutuklular için Sincan Ceza İnfaz Kurumları kampüsü bünyesinde, Kadın Ceza İnfaz Kurumu ile Çocuk Ceza İnfaz Kurumu arasındaki boş arsaya ek bina inşa edildi.


5 bin 160 metrekare alana sahip olan bina, 6 üniteden oluşuyor. Her ünitede de 8 oda bulunuyor. Toplam 48 odalı binada, 48 anne çocuklarıyla birlikte kalacak. Binada çocuklar için açık ve kapalı oyun alanları oluşturuldu. Binada ayrıca çok amaçlı salon, sinema salonu ve çocuklara ders verilecek 2 oda bulunuyor. Türkiye’de ilk olan bu bina, yaklaşık bir hafta içinde faaliyete geçecek. Bakanlık, bu tip binaları diğer şehirlerdeki kadın ceza infaz kurumlarında da yaygınlaştırmayı planlıyor.


Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanı Banu Demirci Altay, annelerin işledikleri suçlardan dolayı ceza infaz kurumda bulunmak zorunda olduklarını ancak çocukların masum olduğunu belirterek, "Biz çocuklarımızın masum olduğunu dikkate alarak ve ceza infaz kurumunun olumsuz koşullarının psikolojilerinde olumsuz etkiler oluşturmaması için uzun süredir araştırma ve geliştirme çalışmaları yapıyoruz. Yaptığımız bu araştırmalara göre mevcut kadın ceza infaz kurumlarımızın fiziki koşullarının iyileştirilmesi için değişiklikler yaptık. Anneleriyle kalan çocuklar için çocuk oyun alanları, kreş, ana okul imkanları oluşturduk. Aynı zamanda kurumda bulunan psikolog, sosyolog, sosyal çalışmacı gibi sosyal uzmanlarımızla birlikte çocuklarımızı sürekli takip ettik. Onların bu süreçte zihinsel ve psikolojik gelişmelerini desteklemek amacıyla birçok faaliyetlerle onların sürekli takibini yaptık" diye konuştu.


İlerleyen süreçte anneleriyle birlikte kalan çocuklar için ayrı bir bina inşa etmenin doğru olacağına karar verdiklerini anlatan Altay, "Biz, bu binayı inşa ederken çocukların kendi evlerindeymiş gibi hissetmelerini istedik. Bu nedenle böyle sıcak ortamlar oluşturarak, buralarda ev sıcaklığı hissi vermek istedik. Bu projenin ilk örneği Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumudur. Bu bina 6 üniteden oluşmaktadır. Her ünitede de 8 oda bulunmakta. Odalar yaklaşık 18 metrekare büyüklüğünde olup, anne ile çocuğun tek başına o odada kalması amaçlanmıştır. Üniteler içinde çocuklarımız için hem kapalı oyun alanları hem de açık oyun alanları var. Aynı zamanda ortak yaşam alanı, çamaşır yıkama alanı, mutfak gibi bir çok imkanları da sunuyoruz. Projeye şu an içinde bulunduğumuz alanı da dahil ettik. İçinde bulunduğumuz alan çok amaçlı salon olarak geçiyor. Hem kreş olarak değerlendireceğiz hem de bu alanın ilerleyen bölümünde çocuk oyun alanları, psikologlarımızın çocuklar ve anneleriyle bireysel görüşme yapacağı odalar mevcut. Biz, burada çocuklarımızın ceza infaz kurumu ortamından uzaklaşarak daha iyi bir psikolojiyle buradan ayrılmaları ve topluma sağlıklı bir şekilde adapte olmaları için çalışmalar yürütüyoruz. En önem verdiğimiz alanlardan biri de bahçemiz. Yaklaşık 300 metrekarelik bir alandan oluşuyor. Bu alanda çocuklar, gün içinde bir çok faaliyetler yapacak ve oyuncaklarla birlikte vakitlerini verimli şekilde değerlendirebilecektir" şeklinde konuştu.


Altay, "Biz bu projeyi Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çok kısa sürede hayata geçireceğiz. Çocuklarımız ve annelerimiz burada yaşamaya başlayacaklar. Daha sonra Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aynı projenin inşasına başlıyoruz. Bundan sonraki süreçte de yeni yapacağımız kadın ceza infaz kurumları projelerine bu ek binayı dahil ettik" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Turizm Master Planı için 150 uznan Trabzon’da buluştu Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin turizm master planı için başlattığı çalıştayda 150 uzman isim bir araya gelerek kentin turizm potansiyelini değerlendirdi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Trabzon Turizm Master Planı Çalıştayı bugün başladı. 4-5 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ve "Arama Konferansı" başlığıyla düzenlenen çalıştay, turizmde rekabetin giderek arttığı bir süreçte Trabzon’un geleceğine yön verecek kararların alınması açısından önem taşıyor. Kentin turizm potansiyelini daha etkin kullanmak ve sürdürülebilir politikalar oluşturmak amacıyla başlatılan çalışma, kapsamlı bir planlama sürecinin parçası olarak öne çıkıyor. Panagia Premier Otel’de saat 09.00’da başlayan çalıştaya şehir içi ve şehir dışından geniş katılım sağlandı. Akademisyenler, turizm sektörü temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan yaklaşık 150 uzman isim, Trabzon turizmini çok yönlü şekilde değerlendirmek üzere bir araya geldi. Çalıştayda kentin turizmi, destinasyon yönetimi ve turizm ekonomisi, altyapı, ulaşım ve akıllı turizm, doğa turizmi ve yayla ekosistemi, kültür, inanç ve miras turizmi, gastronomi ve yerel ekonomi, spor ve macera turizmi, kıyı rekreasyonu ve deniz turizmi, toplumsal boyut ve turizm algısı ile sağlık ve wellness turizmi çerçevesinde ele alınıyor. Bu kapsamda Trabzon’un mevcut durumu, güçlü ve zayıf yönleri ile geleceğe yönelik fırsatlar detaylı şekilde masaya yatırılıyor. Elde edilecek görüş ve önerilerin, Trabzon’da ilk kez hazırlanan ve çalışmaları devam eden Turizm Master Planı’na yön vermesi ve kentin turizm vizyonuna katkı sağlaması hedefleniyor.
Bursa Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu Nilüfer Belediyesi’nin 1997’den bu yana düzenlediği Nilüfer Resim Yarışması’nın 29’uncu buluşmasında, çocukların kentle kurduğu bağ sanata dönüşürken, dereceye giren öğrenciler ödüllerine kavuştu. Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Nilüfer Resim Yarışması"nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl "Nilüfer’in Çocuklarıyız" temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür" dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, "Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor" diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. Dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
İstanbul Dünya karatesinin kalbi kasım ayında Antalya’da atacak Karate dünyasının en prestijli organizasyonu olan SKIF, 15. Dünya Şampiyonası’nı 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenleyecek. SKIF Shotokan Karate-Do Uluslararası Federasyonu bir ilke imza atarak 15. Dünya Şampiyonası’nı ilk kez Türkiye’de düzenliyor. 130’dan fazla ülkede 3 milyona yakın üyesi bulunan küresel bir otorite olan SKIF’in bu dev organizasyonu, 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya-Belek’te gerçekleştirilecek. Organizasyonun Türkiye’ye kazandırılmasında kilit rol oynayan SKIF Türkiye Temsilcisi Mikdat Kahraman yaptığı açıklamada, "Federasyonumuz disiplin ve saygı temelli, kişisel ve bedensel gelişimi ön planda tutan bir yapıya sahiptir. Bizler kendimizi, efsanevi usta Soke Hirokazu Kanazawa’nın bir araya getirdiği büyük bir aile gibi görüyoruz. Karate kültürünün sosyal yaşam üzerindeki ruhsal ve bedensel faydalarını yaşayan bir ekip olarak, Türkiye’de de bu eğitimleri her yıl okul tatillerine denk gelecek şekilde düzenlediğimiz uluslararası seminerlerle tazeliyoruz. Japonya merkez ofisten görevli hocalarımız her yıl ülkeleri dolaşarak eğitimleri yenilemekte, uluslararası geçerliliği olan antrenör ve kuşak derecelendirmelerini bizzat onaylamaktadır" dedi. "Karakter mükemmelliği hedefimiz" Kahraman, eğitimlerin detaylarına dair ise, şunları söyledi: "Eğitimimizde Buşido (savaş sanatları) felsefesi olan karakter mükemmelliğini aramak, sadık ve dürüst olmak, azim ruhunu teşvik etmek, başkalarına nezaketle yaklaşmak ve şiddet içeren davranışlardan kaçınmak esastır. ‘Karate ni sente nashi’ ilkesinde olduğu gibi, bizler becerilerimizi zarar vermek için değil, korumak için kullanıyoruz. 1981 yılında başladığım bu yolu, katılımcıların kendilerini aile ortamında hissedecekleri kusursuz bir dünya şampiyonası ile taçlandırmayı hedefliyorum." "Rekabetten öte bir birliktelik sunuyoruz" Müsabakalar öncesi yoğun eğitim seminerleri verildiğinin altını çizen Mikdat Kahraman, "Uluslararası karşılaşmalarımız, aynı yaşam tarzını benimsemiş insanların rekabetten çok bir arada olmak ve deneyimlerini sınamak amacıyla katıldığı bir diyalog köprüsüdür. Antalya’daki programımız da bu ruhla şekillenecek; maçlar öncesinde iki günlük yoğun eğitim seminerleri, ’Dan’ sınavları ve hakem eğitimleri gerçekleştirilecek. Etkinliğimizi, tüm dünyadan gelen misafirlerimizi dostluk içerisinde uğurlayacağımız geleneksel ’Sayonara Partisi’ ile taçlandıracağız. Şampiyona heyecanı öncesinde, dünya çapında tanınan Shotokan Karate ustası Manabu Murakami, Haziran ayında Türkiye’yi ziyaret ederek özel seminerler ve tanıtım etkinlikleri düzenleyecektir. Bu ziyaret, kasım ayındaki büyük buluşmanın en güçlü öncüsü olacaktır" diye konuştu.