GÜNDEM - 25 Nisan 2025 Cuma 13:52

Ankara’nın yanı başındaki susuz köyün sakini: "Taşıma suyla değirmen dönmez"

A
A
A
Ankara’nın yanı başındaki susuz köyün sakini: "Taşıma suyla değirmen dönmez"

Ankara’nın yanı başında 20 yıldır susuz olan köyde vatandaşlar, 20-25 kilometre uzaklıktaki köylerden taşıdıkları su ile ihtiyaçlarını karşılıyor. Köy sakinleri, "Taşıma suyla değirmen dönmez" atasözüne atıfta bulunarak sorunlarının çözülmesini istedi.


Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Boğazkaya Mahallesi’nde 20 yıldır süren su sorunu köyün boşalmasına neden oldu. Civar köylerde ve mahallelerde su sorunu yaşanmazken, bu köyde su sorunu olması köylülerden tepki topluyor. Çiftçilik ve hayvancılık faaliyetlerini yerine getiremeyen köylüler, 20-25 kilometre uzaklıktaki köylerden su taşıyarak evlerindeki tankerleri doldurduklarını aktardı. Traktörü ya da şahsi aracı olmayan köylüler ise komşularından aldıkları sur ile ihtiyaçlarını karşılıyor. Taşıma suyla değirmenin dönmediğini belirten köylüler, belediye ekiplerinin seçim zamanı geldiklerini ancak bir daha uğramadıklarını dile getirdiler.



"Eski zamanlardaki gibi atla, eşekle su taşıyoruz"


Yıllardır su sorunu çektiklerini söyleyen Ali Şeker, "15-20 senedir suyumuz kesik. Tankerlerle ve akarsularla içme suyumuzu temin etmekteyiz. Her seçimde muhtarlar ve belediye başkanları ‘Biz suyunuzu getireceğiz’ diyor. ‘Bu size olan bir borcumuz, mutlaka getireceğiz’ diyorlar ama seçim bittikten sonra maalesef isteklerimiz yerine getirilmiyor. Şu an tankerlerle başka köylerden su getirmekteyiz. Bazı komşularımız traktörle su çekiyorlar, traktörü olmayanlar ne yapacak? Ben şahsi aracımla başka köylerden getiriyorum. Kaç sefer gidebilirim? Hiç olmayanlar var. Eski zamanlardaki gibi atla, eşekle su taşıyoruz. Bu duruma düştük. Civarda su bulundu ama suyu köye getiremediler. Kış gelsin, yağmur ve kar yağsın derken biz hala bekliyoruz" diye konuştu.



"Su olmadığı için 1 hafta işimizi yapıp kaçıp gidiyoruz"


Önceden köye biraz olsun su geldiğini ancak diğer köyler tarafından o suyun da kesildiğini aktaran Ahmet Tamer ise, "Biz mağduruz. Tankerlerle çay suyu getiriyoruz. Diğer köylere gidip bidon doldurup getiriyoruz. Biz bu yüzden köye gelmek istemiyoruz. Birazcık eski köyün suyu akıyor. Hayvanları oradan suluyoruz ama köye bir faydası yok. Polatlı’da oturuyoruz. Suyumuz olsa kışa kadar burada yaşardık. Bütün işimiz gücümüz burada. Su olmadığı için 1 hafta işimizi yapıp kaçıp gidiyoruz. Ne bulaşık yıkayabiliyoruz ne çamaşır yıkayabiliyoruz. Tarlaya gidip geliyoruz, sonra kirli kirli Polatlı’ya dönüyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi seçim zamanı gelip 1-2 gün gösteriş yapıyor, sonra bırakıp gidiyorlar, bir daha arkasına bakmıyorlar. Mansur Yavaş köylere hizmet ettiğini söyleyerek yalan söylüyor. Yolumuz bile yok. Polatlı’da Konya tarafında sıcak asfalt var ama Haymana’da yol yok. Belediyeye sıfır puan veriyoruz, sınıfta kaldılar" ifadelerini kullandı.



"Taşıma suyla değirmen dönmez"


Su ihtiyacını karşılamak için her evde bir tankerin takılı olduğunu kaydeden Ahmet Aydın, "Her gün 20-25 kilometre uzaktan su getiriyoruz. Susuzluktan hem hayvanlar hem insanlar kırılıyor. Biz de Türkiye’nin insanıyız. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Haymana Belediyesi bize bakmıyor, ilgi göstermiyor. Vahim durumdayız, perişanız. Her kapıda takılı olan tankerler elektrikle su pompalıyor evlerimize. Taşıma suyla değirmen dönmez. 3-5 gün sürecek olsa idare edelim diyeceğiz ama öyle değil. Mansur Yavaş seçim zamanında bize söz verdi ama üç sondajdan da çıkan suyun olumsuz olduğunu söylüyorlar" dedi.



Ankara’nın yanı başındaki susuz köyün sakini: "Taşıma suyla değirmen dönmez"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.