KÜLTÜR SANAT - 17 Mart 2026 Salı 11:11

Bakan Ersoy: "16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz"

A
A
A
Bakan Ersoy: "16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınmış olan, 16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Çiniler, Ankara Etnografya Müzemizde muhafaza altına alınmıştır" dedi.


Ramazan ayında açılan "Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler" sergisi, Osmanlı’nın kutsal beldelere hizmet anlayışını ve asırlardır taşınan emanet bilincini yeniden gündeme taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde kutsal emanetler, Kabe örtüleri, Kur’an-ı Kerim nüshaları ve seçkin eserlerin yer aldığı sergiyi ziyaret etti. Sergiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınan iki adet 16’ncı yüzyıl İznik çinisinin yeniden Türkiye’ye kazandırıldığını ifade ederek, sürecin çok yönlü bir iş birliğiyle sonuçlandığını vurguladı.


Londra Büyükelçiliği’nin yoğun çabaları ile İznik çinilerinin Türkiye’ye iadesinin sağlandığını belirten Ersoy, "Bu özel sergi vesilesiyle bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınmış olan, 16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Çiniler, Ankara Etnografya Müzemizde muhafaza altına alınmıştır. Söz konusu eserler İngiltere’de bir müzayede evinde satışa sunulmak üzereyken Bakanlığımız ile İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarımızın koordinasyonunda yapılan girişimler neticesinde müzayededen çekilmiş; çinileri elinde bulunduran kişi eserleri ülkemize iade etmeyi kabul etmiştir. Londra Büyükelçiliğimizin yoğun çabaları, Londra Metropolitan Polisi ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, bu eserlerin Sultanahmet ve Rüstem Paşa camiilerine ait olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyan uzmanlarımız bu güzel sonucu elde etmemizi sağlamıştır. Bakanlığımız tarafından yürütülen ‘Yapay Zeka Destekli Kültür Varlığı Tanımlama Projesi’ kapsamında, kaçakçılığa konu ülkemiz kökenli kültür varlıklarının internet ortamında taranması ve arşivlenmesine yönelik olarak kullanılan ‘TraceArt’ sisteminden yararlandığımızı da özellikle vurgulamak isterim" diye konuştu.



"Cennetmekan Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ı fethiyle birlikte Osmanlı sultanları yeni bir unvan daha kullanmaya başlamışlardır"


Osmanlı sultanlarının Haremeyn’e duyduğu bağlılığın yalnızca siyasi bir unvanla değil, güçlü bir edep, hizmet ve medeniyet anlayışıyla şekillendiğini vurgulayan Ersoy, "Cennetmekan Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ı fethiyle birlikte Osmanlı sultanları yeni bir unvan daha kullanmaya başlamışlardır: ‘Hadimü’l-Haremeyn’. Mekke ve Medine’nin Hizmetkarı olarak ifade edebileceğimiz bu unvan; Osmanlı Devleti gibi üç kıtaya hükmeden, coğrafyaları şekillendiren, taç dağıtan bir kudreti yöneten insanların Allah’ın dini, peygamberi ve kıblesi söz konusu olunca çizdikleri aşılmaz had ve edep sınırını göstermesi açısından son derece değerlidir. Ecdadımız; Peygamber Efendimiz aracılığıyla İslam’ın insanlığa tebliğinin başladığı ve dünyaya yayıldığı, mukaddes Kabe’nin bulunduğu topraklara hizmetkar olmayı bütün hükümdarlıklardan üstün tutmuştur. Bu şiarı hizmete dönüştürerek asırlarca yaşatmışlar; söz konusu hizmetleri vakıflar eliyle kurumsallaştırarak kendilerinden sonrasını da güvence altına almış, sürekliliği tesis etmişlerdir" ifadelerini kullandı.



"Osmanlı padişahları uzun hac yolculuklarına bizzat çıkamasalar da ibadetlerini vekaleten yerine getirmiş"


"Osmanlı padişahları uzun hac yolculuklarına bizzat çıkamasalar da ibadetlerini vekaleten yerine getirmiş; o kutlu topraklara ve Kâbe’ye duydukları hasret Osmanlı sanatına aksetmiştir" diyen Ersoy, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:


"Kitaplara, çinilere ve tablolara nakşedilen Kabe tasvirleri bunun en zarif örnekleridir. Daha da anlamlı bir şekilde, Kabe’nin birebir maketini yaptırarak hazırlattıkları kıymetli örtüleri bu maketin üzerine örttürmüş ve onu seyrederek manevi bir yakınlık tesis etmişlerdir. Mukaddes emanetler de işte bu derin saygı ve sevginin aşılmaz muhafızlığı altında bizlere ulaşmıştır. Her biri manevi hasret çekenlerin, vuslatı bekleyenlerin sabır ve huzur kapısıdır. Bugün İstanbul Türbeler Müzesi ile Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonlarında muhafaza edilen kutsal emanetler ve Ramazan ayında ziyarete açılan Sakal-ı Şerif, işte bu köklü geleneğin yaşayan temsilcileridir. Bizler, Kur’an ayı Ramazan’ı vesile kılıp bu kadim hürmeti ve yüksek medeniyet şuurunu bir kez daha insanımızla paylaşmak istedik. ‘Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler’ sergisi bu amaçla hazırlandı. Burada, müze koleksiyonlarımızdan seçilen 57 kıymetli eserle birlikte, geleneğe gönderme yapan temsili bir Kabe canlandırmasına da yer verdik. Temennimiz odur ki geçmişe bir yolculuk yapmamıza, geleneklerimize sinmiş değerlerimizi hatırlamamıza, onları anlamaya ve daha derin, daha dolu yaşamamıza vesile olsun. Unutmayalım ki nesnede saklı olan mana esastır. Kutsal Emanetler; imanın, ihlasın, takvanın birer hafızasıdırlar. İnşallah dünya döndükçe bizim manevi hafızamızı diri tutmaya, anlatmaya, anlamamıza vesile olmaya devam edeceklerdir. Göreve geldiğimiz günden itibaren tarihi eser kaçakçılığına karşı attığımız kararlı adımlar, inşa ettiğimiz güçlü uluslararası iş birliği ağı bir kez daha sonuç vermiş ve bizim olan bize döndürülmüştür. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Varisi olduğumuz her bir eserimizin ait olduğu topraklara, asli sahibi olan milletimize iadesini sağlayana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."



Bakan Ersoy: "16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Güneydoğu derbisinde gülen taraf Şanlıurfa oldu Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Engelliler Spor Kulübü, Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligi’nin 18. haftasında sahasında Gazişehir Gaziantep’i 67-51 mağlup etti. Güneydoğu derbisi niteliği taşıyan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Engelliler Spor Kulübü ile Gazişehir Gaziantep arasındaki müsabaka, Karşıyaka Spor Salonu’nda oynandı. Ligde 26 puanla 7. sırada yer alan Şanlıurfa temsilcisi, zorlu mücadelenin ilk devresini 38-26 önde bitirdi. İkinci yarıda da iyi bir performans ortaya koyan ev sahibi takım, seyircisinin desteğiyle maçı 67-51 kazanarak, Güneydoğu derbisinin galibi oldu. "Haftalardır bu maça hazırlanıyorduk" Maçın ardından açıklamada bulunan Teknik Direktör Metin Dinçol, "Haftalardır bu maça hazırlanıyorduk. Zor bir maçtı. Antep her zaman bize karşı sert oynamıştır, biz de onlara karşılık verdik. Bizim üst sıralarda yer alabilmemiz için bu maçı mutlaka almamız lazımdı. O yüzden hazırlıklarımızı ona göre yaptık. Bunu da sahaya yansıttık ve bir takım oyunu oldu. Taraftarımız da geldi, onlara da çok teşekkür ediyoruz. Tüm takımı kutluyorum. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ne de hayırlı olsun. Hedefimiz öncelikle ilk 8 takım arasında kalmak. Daha sonra da üst sıralarda olup avantajlı bir duruma geçmektir. O yüzden her maç çok önemli, bundan sonraki maçları da inşallah bu havayla kazanırız, üst sıralarda yer alırız" dedi.
Trabzon Günay Güvenç: "Bunun cevabını şampiyonluk kutlamalarında vereceğiz" Galatasaraylı kaleci Günay Güvenç, Trabzonspor maçının ardından yaşanan olayların cevabını şampiyon olduklarında vereceklerini belirterek, Uğurcan Çakır’a yapılanları kınadı. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Galatasaray, deplasmanda Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından sarı-kırmızılı kaleci Günay Güvenç, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Güvenç, istedikleri oyunu sahaya yansıtamadıklarını ifade ederek, "Zor bir deplasmandı. Taraftar baskısı vardı. Trabzonspor’un büyük hedefleri var ve iyi bir konumdalar. Özellikle ilk yarıda istediklerimizi sahaya yansıtamadık. Trabzonspor bizden daha çok istedi ve bu da maçın sonucuna yansıdı" dedi. Saha dışı yaşanan olaylara da değinen Günay Güvenç, "Beni herkes açık sözlü biri olarak tanır. Maçtan birkaç gün önce kalecimiz Uğurcan Çakır’a ve ailesine yapılanları kınıyorum. Milli duyguların yoğun olduğu bir dönemde bu tür olayların yaşanması üzücü. Birbirimizi kırıyoruz. ‘Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur’ diyoruz ama yaptıklarımız ortada" diye konuştu. "Otelimizin önünde takımımıza küfür edildi" Takım olarak konakladıkları otel önünde de olumsuz olaylar yaşandığını dile getiren deneyimli kaleci, "Otelimizin önünde takımımıza küfür edildi. Trabzon polisi müdahale etti ancak bir yere kadar engel olunabiliyor. Uğurcan Çakır bizim için çok önemli bir insan. Ona yapılanları Türk futbolu adına kınıyorum. Ayrıca Galatasaray camiasına müzik eşliğinde küfür edilmesini de doğru bulmuyorum" ifadelerini kullandı. Karşılaşmayı Trabzonspor’un hak ederek kazandığını vurgulayan Günay Güvenç, "Bunun cevabını şampiyonluk kutlamalarında vereceğiz. Kimseye böyle bir şey yaşatmadık. Hatalar olabilir ama bunları aşmamız gerekiyor. Biz sahada cevap vereceğiz. Her şeyin bir zamanı var" şeklinde konuştu.