POLİTİKA - 26 Kasım 2025 Çarşamba 11:48

Bakan Göktaş: "Göçü; insanın, ailenin ve toplumun ruhunu etkileyen önemli bir süreç olarak görüyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Göçü; insanın, ailenin ve toplumun ruhunu etkileyen önemli bir süreç olarak görüyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Göçü sadece demografik ya da ekonomik bir hareketlilik olarak değil, insanın, ailenin ve toplumun ruhunu etkileyen önemli bir süreç olarak görüyoruz" dedi.


Bakan Göktaş, Polis Akademisi Başkanlığı Gölbaşı Yerleşkesinde düzenlenen 4. Uluslararası Göç Konferansı’na katıldı. Burada açılış konuşmasını yapan Bakan Göktaş, programın aileyi merkeze alan daha kapsayıcı bir göç perspektifinin geliştirilmesine imkan sağlayacağına inandığını belirtti.


Göktaş, "Göç, sınırların değil, hayatların, hayallerin ve toplumsal dengelerin de değişimi demektir. Milyonlarca insanı ilgilendiren göç, güvenlik, ekonomi gibi yönleriyle tartışılırken, aile üzerindeki etkileri yeterince maalesef görünür değil. Oysa ki göçten en fazla etkilenen, ailenin ta kendisidir. Çünkü aile zayıfladığında en büyük bedeli kadınlar ve çocuklar ödüyor, göçün etkilerini en derinden onlar hissediyor. Aile bütünlüğünün bozulması da, toplumdan başlayıp bütün dünyaya yayılan bir kırılganlık zinciri oluşturuyor. Bu açıdan baktığımızda göçün doğurduğu sebepler, psikolojik, sosyolojik ve iktisadi sonuçlarıyla insanlığın ortak meselesidir. Bu nedenle, en çok desteğe ve korunmaya ihtiyaç duyulan yapı da esasen ailedir" değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye’nin konumu gereği göçün tam merkezinde yer aldığını söyleyen Göktaş, Mülteci karşıtlığının arttığı dönemde Türkiye’nin uluslararası toplumda örnek gösterilecek bir insani duruş sergilediğini ifade etti.


Göçmenlerin yeni toplumlarla barışçıl ve kalıcı bağlar kurmasının ana şartının ailenin güçlendirilmesi olduğuna dikkati çeken Göktaş, "Çocukların eğitime erişimi, kadınların sosyal hayata katılımı ve sosyal hizmet ağlarına ulaşımı; başarılı bir uyum politikası için vazgeçilmezdir ve bunu sağlamak ancak güçlü bir kurumlar arası iş birliğiyle mümkündür" şeklinde konuştu.



"Göçü; insanın, ailenin ve toplumun ruhunu etkileyen önemli bir süreç olarak görüyoruz"


Göktaş, kendisinin de göç eden bir ailenin üyesi olduğunu aktararak sözlerini şöyle sürdürdü:


"Farklı bir ülkede yaşamanın, farklı kültürler arasında yaşamanın getirdiği zorlukları yakından bilirim. Fakat karşılaşılan zorlukları aşmanın ancak güçlü aile bağlarıyla mümkün olduğunu da çok iyi bilirim. Yeni bir dil, yeni bir düzen, yeni bir toplum aidiyet. Tüm bu değişimlerin ortasında insanı ayakta tutan en sağlam dayanak, yanında duran ailesidir. Göçle birlikte yaşanan kayıpları, belirsizlikleri ve yeniden başlama çabasını en çok aile hisseder. Ama aynı zamanda en büyük direnci ve umudu da aile üretir. Anne-babalar, çocuklar, büyükanneler-büyükbabalar her kuşak göç deneyiminden payını alıyor. İşte bu nedenle, göçü sadece demografik ya da ekonomik bir hareketlilik olarak değil, insanın, ailenin ve toplumun ruhunu etkileyen önemli bir süreç olarak görüyoruz."



"Aileyi korumak ve güçlendirmek, en az güvenlik stratejileri kadar önemli bir meseledir"


Göktaş, aile yapısının güçlendirilmesinin önemine değinerek, "Ailelerin bu zorlu yolculukta desteklenmesi, yeni bir hayata tutunabilmeleri için sosyal hizmet mekanizmalarının güçlü şekilde devreye almaya önem veriyoruz. Bu konferans vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki aileyi korumak ve güçlendirmek, en az güvenlik stratejileri kadar önemli bir meseledir. Bu anlamda 2025 Aile Yılı kapsamında böylesi önemli bir konunun ele alınmasını çok değerli bulduğumu özellikle belirtmek isterim. Çünkü aile kurumunu ayakta tutmak, toplumsal direncin ve istikrarın garantisidir" diye konuştu.



Bakan Göktaş: "Göçü; insanın, ailenin ve toplumun ruhunu etkileyen önemli bir süreç olarak görüyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kayapınar’da "İyileştiren Kütüphane" temasıyla programlar düzenlendi Diyarbakır’da Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nde bu yıl "İyileştiren Kütüphane" temasıyla kutlanan 62. Kütüphane Haftası, zengin içerikli etkinliklerle tamamlandı. Resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilen programlar kapsamında "Kuşaklar Arası İletişim"den "Bağımlılıkla Mücadele"ye, "Ağız ve Diş Sağlığı"ndan "İyileştiren Edebiyat"a, "Sanat Gecesi"nden "Dengbej Dinletisi"ne kadar geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlendi. Ayrıca "Yapay Zeka Uygulamaları ve Prompt Mühendisliği", "Yapay Zeka Çağında Finansal Okuryazarlık" ve "Doğru Yapay Zeka Kullanımı ve Siber Güvenlik" gibi güncel konuların ele alındığı programlar da katılımcılardan büyük ilgi gördü. Teknolojiden kültürel mirasa, sanattan sağlığa, eğitimden kişisel gelişime kadar pek çok alanda gerçekleştirilen etkinlikler, toplumun her kesimine hitap ederek kütüphanelerin çok yönlü işlevini gözler önüne serdi. "Engelsiz Okuma Atölyesi", "Satranç Turnuvası", "Üretici Drama Atölyesi" ve "Motivasyon ve İlham" gibi etkinlikler ise özellikle gençlerin ve çocukların aktif katılımıyla renkli anlara sahne oldu. Hafta boyunca vatandaşların ziyaretine açık olan "Kitap ve Resim Sergisi" de büyük ilgi görerek, kütüphanenin kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı sundu. Hafta boyunca düzenlenen etkinliklere 2 bin 239’u kadın, 2 bin 125’i erkek olmak üzere toplam 4 bin 364 kişi katılım sağladı. Bu yoğun ilgi, kütüphanelerin sadece bilgiye erişim noktası değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve eğitsel birer yaşam alanı olduğunu ortaya koydu. Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, Kütüphane Haftası’nın önemine değinerek, "Kütüphanelerimiz, bilgiye erişimin ötesinde toplumsal gelişimin, kültürel etkileşimin ve bireysel dönüşümün merkezleridir. Kayapınar’da gerçekleştirilen bu kapsamlı etkinlikler, kütüphanelerimizin toplum üzerindeki iyileştirici gücünü açıkça ortaya koymuştur. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Abdulbari Tanrıverdi ise hafta boyunca gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her yaştan vatandaşımızın yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinliklerimiz, kütüphanemizin yaşayan bir kültür merkezi olduğunu bir kez daha göstermiştir. ‘İyileştiren Kütüphane’ anlayışıyla sadece bilgi sunan değil, bireylerin hayatına dokunan bir yapı olmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte bizleri yalnız bırakmayan tüm katılımcılarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nin yıl boyunca düzenleyeceği etkinliklerle toplumun her kesimine ulaşmaya ve "iyileştiren kütüphane" anlayışını güçlendirmeye devam edeceği bildirildi.
Denizli Ayşe Kulin Denizli’de okurlarıyla buluştu Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ayşe Kulin, Denizli’de düzenlenen söyleşi ve imza gününde okurlarıyla bir araya geldi. Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı’nın ev sahibinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla gerçekleşti. Program kapsamında ayrıca "Uluslararası Bahara Merhaba" sergisinin açılışı da yapıldı. Etkinlik, Zaferiye Abalıoğlu Bilim ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Sergi açılışı saat 15.00’te yapılırken, söyleşi ve imza programı saat 16.00’da başladı. Okurlarıyla samimi bir sohbet gerçekleştiren Kulin, kitaplarını da imzaladı. Serginin organizasyonu ise Yüksel Hancıoğlu tarafından üstlenildi. Kültür ve sanat etkinliğine katılan vatandaşlar, hem sergiyi gezme hem de sevilen yazarla birebir görüşme fırsatı buldu. "Bu sadece sergi değil, sanatın birleştiği gücü de yansıtıyor" Vakfın amacı, eğitime, kültüre, sanata ve Denizlili insanlara faydamızın dokunabilmesi olduğunu ifade eden Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı eğitim üyesi Beyza Çaputçu, "Bu salonda dedemin ve babaannemi yaşatıyoruz. Vakfımızın amacı, eğitime, kültüre, sanata, Denizlili insanlara faydamızın dokunabilmesi. Bu doğrultuda sergiler ve Ayşe Kulin ile söyleşi yapıyoruz. 80’e yakın sanatçımız var. Bu sadece sergi değil, sanatın birleştiği gücü de yansıtıyor. Resim, iletişim ve bir fırça darbesi aslında bizi hiç hatırladığımız duyguları anlatıyor" dedi. Denizli’yi çok sevdiğini ve buradaki yoğunluğu çok beğendiğini belirten Ayşe Kulin, "Çok sevdiğimiz bir şehirdeyim. Denizli’ye birçok kez geldim. Denizli hakikaten ben için çok özel bir şehir. Sergide birçok resmi çok beğendim. Sergideki yoğunluğu çok beğendim. İstanbul’daki açılışlardan hiçbir farkı yok. Fazlası var" diye konuştu.
İstanbul Fatih’teki kurye cinayetinde yeni görüntüler ortaya çıktı İstanbul Fatih’te bir lojistik firmasında kurye olarak çalışan yabancı uyruklu şahsı sokak ortasında silahla vurarak öldüren ve ardından yurt dışına kaçmaya çalışırken Edirne’de yakalanan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Olayın alacak verecek meselesi nedeniyle meydana geldiği öğrenilirken, şüphelilerin kaçış anları güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, 31 Mart tarihinde saat 17.00 sıralarında Fatih Kemalpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Yabancı uyruklu Arif İsmailov sokak ortasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Saldırının ardından şüpheliler olay yerinden kaçtı. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalarda, şüphelilerin olay yerinden yaya olarak kaçtıktan sonra bir taksiye bindikleri belirlendi. Şüphelilerin anlaştıkları bir göçmen kaçakçısı aracılığıyla yurt dışına kaçmaya çalıştıkları tespit edildi. Jandarma ekipleri tarafından Edirne’de yakalanan 3 şüpheli, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilerek sorguya alındı. Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin alacak verecek meselesi nedeniyle gerçekleştiği belirlendi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Öte yandan, şüphelilerin olay sonrası bir taksiye binerek kaçtıkları anlara dair güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.