POLİTİKA - 02 Haziran 2026 Salı 09:34

Bakan Göktaş: "Milli Aile Haftası kapsamında 81 ilimizde toplam 4 bin 973 etkinlik gerçekleştirdik"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Milli Aile Haftası kapsamında 81 ilimizde toplam 4 bin 973 etkinlik gerçekleştirdik"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile mayıs ayının son haftasının "Milli Aile Haftası" olarak ilan edildiğini hatırlatarak, hafta kapsamında 81 ilde toplam 4 bin 973 etkinlik gerçekleştirildiğini bildirdi.


Bakan Göktaş yaptığı yazılı açıklamada, Milli Aile Haftası’nın Türkiye’nin aile ve nüfusa ilişkin vizyonunu yansıtan önemli bir farkındalık çalışması olduğunu belirtti.


Hafta kapsamında 81 ilde açılış programları düzenlendiğini ifade eden Göktaş, kamu spotları, sosyal medya kampanyaları, açık hava görünürlük çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve aile ziyaretleri gerçekleştirildiğini kaydetti.


Göktaş, huzurevleri, çocuk evleri, koruyucu aileler, evlat edinen aileler, şehit yakınları ve gazi ailelerine ziyaretler yapıldığını, aile danışmanlığı, evlilik öncesi eğitim, koruyucu ailelik, evlat edinme hizmetlerine ilişkin bilgilendirmelerde bulunulduğunu belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sinema salonu sayısı 2 bin 161 oldu Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417’si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. Sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417’si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. İlk defa gösterime giren 417 filmin 159’u yerli, 258’i yabancı film oldu. 2025 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu. Sinema seyirci sayısı 27 milyon 657 bin 591 oldu Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,0 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı yüzde 18,3 azalarak 15 milyon 96 bin 336 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı yüzde 10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 kişi oldu. Tiyatro salonu sayısı 1.101 oldu Tiyatro salonu sayısı 2024/’25 sezonunda 1.101 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 494 bin 184 oldu. Devlet Tiyatroları tarafından oynanan eser gösteri sayısı 6 bin 667 oldu Devlet Tiyatroları tarafından 2024/’25 sezonunda 99’u telif eser, 138’i çeviri eser olmak üzere toplam 237 eser oynandı. 2024/’25 sezonunda Devlet Tiyatroları tarafından oynanan yetişkin eseri gösteri sayısı 5 bin 55 olurken çocuk eser gösteri sayısı 1 612 oldu. Devlet Tiyatroları seyirci sayısı bu sezonda 1 milyon 951 bin 41 oldu. Tiyatro seyirci sayısı 8 milyon 183 bin 257 oldu Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı 2024/’25 sezonunda geçen sezona göre yüzde 4,8 artarak 10 bin 216 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çeviri eser seyirci sayısı yüzde 14 artarak 2 milyon 459 bin 735 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 2,9 azalarak 5 milyon 723 bin 522 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı 13 bin 156 oldu 2024/’25 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 5,5 artarak 13 bin 156 olurken yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 5,7 azalarak 21 bin 619 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 5,3 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise yüzde 0,1 arttı. Opera ve bale seyirci sayısı 511 bin 376 oldu Türkiye’de 2024/’25 sezonunda 6 ilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bağlı salonlarda opera ve bale gösterisi yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 16,5 artarken, gösteri sayısı yüzde 21,8 arttı. Orkestra, koro ve topluluk seyirci sayısı 436 bin 227 oldu Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı 6 orkestra, 11 koro ve 11 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı yüzde 11,0 azalarak 436 bin 227 oldu. Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 15,3 azalırken, koro seyirci sayısı yüzde 27,6 arttı, topluluk seyirci sayısı ise yüzde 25,5 azalarak 142 bin 766 oldu.
Tokat Keneler sadece KKKA değil, yüzlerce hastalığın taşıyıcısı olabilir Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin; Türkiye’de insanlardan en sık toplanan kene türünün KKKA’nın önemli taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum olduğunu belirterek, kenelerin yaklaşık 200 farklı hastalığın yanı sıra insanlarda geçici felç vakalarına da neden olabileceğini söyledi. Her kenenin hastalık taşımadığını ancak bazı türlerin insan ve evcil hayvan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin; Türkiye’de insanlar üzerinden en sık toplanan kene türünün Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının da taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum olduğunu söyledi. Kene türleri ve taşıdıkları hastalıklar hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Adem Keskin, dünya genelinde binden fazla kene türü bulunduğunu, bunların yaklaşık 200-250’sinin insan ve evcil hayvan sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti. Bazı kene türlerinin yalnızca belirli canlılar üzerinde yaşadığını belirten Keskin, "Konak spesifikliği dediğimiz durum söz konusudur. Örneğin Ixodes arboricola isimli kene türünü sadece kuşlar üzerinde görebilirsiniz. İnsanlarda ya da çiftlik hayvanlarında göremezsin. Dolayısıyla insan ve çiftlik hayvanı sağlığını doğrudan ilgilendiren bir tür değildir" dedi. Türkiye’de insanlardan en sık toplanan tür Hyalomma marginatum Türkiye’de bugüne kadar 56 farklı kene türünün tespit edildiğini aktaran Keskin, bunların yaklaşık 20’sinin insanlardan kan emebildiğini söyledi. İnsanlar üzerinden toplanan kenelerin yaklaşık yüzde 70-80’ini Hyalomma marginatum türünün oluşturduğunu vurgulayan Keskin, "Bu tür ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının en önemli vektörlerinden biri olarak kabul edilmektedir" diye konuştu. Farklı keneler farklı hastalıklar bulaştırabiliyor Kenelerin yalnızca KKKA ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Keskin, farklı türlerin farklı hastalık etkenlerini taşıdığını ifade etti. Rhipicephalus sanguineus isimli kenenin Rickettsia conorii bakterisini bulaştırarak insanlarda riketsiyoz hastalığına neden olabildiğini söyleyen Keskin, Karadeniz Bölgesi’nde yaygın görülen Ixodes ricinus türünün ise Borrelia bakterisini taşıyarak Lyme hastalığına neden olabileceğini söyledi. Avrupa’da yaygın görülen bazı kene kaynaklı hastalıkların Türkiye’de daha nadir görüldüğünü belirten Keskin, "Örneğin Avrupa’da Ixodes ricinus kaynaklı kene ensefalit oldukça yaygın görülebiliyor. Dermacentor reticulatus türü de riketsiyoz vakalarının oluşmasında rol oynayabiliyor" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 200 farklı kene kaynaklı hastalık bulunuyor Kenelerin çok sayıda hastalık etkeniyle ilişkili olduğunu vurgulayan Keskin, dünya genelinde yaklaşık 200 farklı kene kaynaklı hastalığın bulunduğunu söyledi. Bu hastalıkların bazılarına Türkiye’de nadir de olsa rastlanabildiğini belirten Keskin, vatandaşların kene temasına karşı dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kene felci vakaları da görülebiliyor Kenelerin yalnızca hastalık bulaştırmakla kalmadığını, bazı nörolojik sorunlara da yol açabildiğini belirten Keskin, özellikle kulak arkası ve kulak içi gibi hassas bölgelerde tutunan kenelerin geçici felçlere neden olabileceğini söyledi. Kenenin salgıladığı tükürük sıvısının sinir dokularında geçici hasara yol açabildiğini ifade eden Keskin, "Zaman zaman kulak arkasında ya da kulak yolundan çıkarılan kene vakaları olabiliyor. Bu bölgeler yüz sinirlerine yakın alanlardır. Kenenin salgıladığı maddeler sinir dokularını etkileyerek geçici felçlere neden olabiliyor" dedi. Bazı kişilerde kene tükürüğüne karşı ciddi alerjik reaksiyonlar gelişebildiğini de kaydeden Keskin, insanlarda ve hayvanlarda kısmi felç vakalarının görülebildiğini belirtti. Özellikle koyunlarda görülen ve "tick paralysis" olarak adlandırılan kene felcinin önemli bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden Keskin, bu vakaların Türkiye’de nadir görüldüğünü de sözlerine ekledi.
İzmir Göztepe’nin gençleri dikkatleri çekti Göztepe U19 Takımı, Türkiye şampiyonu olarak 2026-2027 sezonunda UEFA Youth League’de mücadele etme hakkı kazanırken, sarı-kırmızılı ekibin genç oyuncuları da turnuva boyunca sergiledikleri performanslarla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. İzmir’in köklü kulüplerinden Göztepe, Türk futboluna yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz sezon Romulo’yu rekor bonservis bedeliyle satan sarı-kırmızılılar, Dennis ve Juan gibi genç oyuncuları da vitrine çıkarmayı başardı. Sport Republic yönetiminde birçok ülkede futbolcu izleme ağına sahip olan Göztepe’nin bu kez altyapıya yaptığı yatırımlar ön plana çıktı. Göztepe U19 Takımı, Türkiye şampiyonu olarak 2026-2027 sezonunda UEFA Youth League’de mücadele etme hakkı kazanırken, takımın genç oyuncuları da sergiledikleri performanslarla dikkatleri üzerine çekti. Sport Republic’in futbolcu izleme komitesinin çalışmaları sonucunda İzmir ekibine kazandırılan Salem Bouajila, Prince Manu Ballodom ve Pah Franck Goujon, sezon boyunca ortaya koydukları performansla gelecek adına umut verdi. Öte yandan yerli oyuncular Nevzat Tan Üzel ve Yusuf Ali Şirin de gösterdikleri başarılı performansla beğeni topladı. Böylece Göztepe yönetimi, yalnızca A takıma yaptığı yatırımlarla değil, altyapıya verdiği önem ve genç oyuncuların gelişimine sağladığı katkıyla da dikkat çekmeyi başardı. Genç oyunculara TFF’den ödül Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından verilen ödüllerde, Göztepe U19 takımının başarılı kalecisi Nevzat Tan Üzel, 2025-2026 sezonu U19 PAF Ligi’nin "En Başarılı Kalecisi" seçildi. UEFA Youth League finalinde Trabzonspor U19’a karşı oynanan maçın en değerli oyuncusu seçilen Göztepeli Yusuf Ali Şirin de ödülünü aldı. İki genç futbolcu, final karşılaşmasının ardından düzenlenen törende plaketlerini Türkiye Futbol Federasyonu’nun takdim ettiği ödül töreninde teslim aldı.
Diyarbakır Öğretmen ve öğrenciler Çermik için çalıp söyledi Diyarbakır’ın tarihi ve doğal güzellikleri ile ünlü ilçesi Çermik, sanatla tanıtıldı. Öğretmen ve öğrenciler hem çalıp hem hem söyleyerek ilçenin güzelliklerini ön plana çıkardı. Çermik Kaymakamlığı, Çermik Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan projeye birçok öğretmen ve öğrenci katkı sundu. Projenin koordinatörlüğünü Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenlerinden Yusuf akıncı, İhsan Eser ve Laleş Erkek üstlendi. Öğretmen ve öğrenciler ilçenin tarihi ve doğal güzellikleri eşliğinde türküler seslendirildi. İlçenin tanıtımını amaçlayan çalışma yaklaşık dört ay sürdü. Çermik Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu, ilçenin kültürel zenginliğini, birlik ve beraberlik ruhunu yansıtacak olan "Çermik İçin Çal" Projesinin kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Başkan Karamehmetoğlu, ’’Bu çalışma, ilçemizin sesini daha geniş kitlelere duyurmak, değerlerimizi yaşatmak ve Çermik’e olan sevgimizi ortak bir ezgide buluşturmak amacıyla hazırlandı. Emeği geçen tüm sanatçılarımıza, ekip arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyor, projemizin Çermik’imize hayırlı olmasını diliyorum. Birlikte söyledik, birlikte başardık. Çünkü bu ses Çermik’in sesi’’ dedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Baran da ’’İlçemizin tanıtımına katkı sağlayacak olan bu güzel çalışmayı ortaya çıkartan öğretmen ve öğrencileri tebrik ediyorum’’ diye konuştu. Proje koordinatörü Yusuf Akıncı, amaçlarının ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini ön plana çıkararak sanatla buluşturmak olduğunu söyledi. Çermik Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarında yayınlanan çalışma, izleyicilerden tam not aldı.