POLİTİKA - 04 Mart 2026 Çarşamba 11:02

Bakan Uraloğlu: "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek, test sürecini resmen başlatacağız"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek, test sürecini resmen başlatacağız"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek, test sürecini resmen başlatacağız. Proje kapsamında 2026-2028 yılları arasında 14 set daha üretmeyi planlıyoruz" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Elektrikli Hızlı Tren Projesi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, trenin saatte 225 kilometre hıza sahip olacağını ve proje kapsamında ilk setin üretimini tamamladıklarını duyurdu. Cuma günü treni raylara indirerek test süreçlerine başlayacaklarını belirten Uraloğlu, trenin hız, fren, sürüş ve yol uyumu gibi tüm performans kriterlerini detaylı şekilde inceleyeceklerini ifade etti.



"Proje kapsamında 2026-2028 yılları arasında 14 set daha üretmeyi planlıyoruz"


Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti’nin test süreci hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, trenin 577 yolcu taşıma kapasitesi olacağını belirterek, "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek test sürecini resmen başlatacağız. Bu kapsamda trenin hız, fren, sürüş ve yol uyumu gibi tüm performans kriterlerini detaylı şekilde inceleyeceğiz. Proje kapsamında 2026-2028 yılları arasında 14 set daha üretmeyi planlıyoruz. Şu anda Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatlarımızda 31 setin hizmet verdiğini düşünürsek neredeyse yarısı kadar milli trenlerimizi de üretmiş olacağız. Alüminyum gövdeli 8 araçtan oluşan Milli Elektrikli Hızlı Tren setlerimiz 577 yolcuya hizmet verebilecek. Ayrıca bu aracımızda engelli yolcular için iki adet yolcu bölmesi ve tekerlekli sandalyeleriyle platformdan araca ve araçtan platforma indirilip bindirilmesini sağlayan asansörler de yer alıyor. Trenlerimizi, yüksek konfor ve inovasyon ile mevcut ve gelecekte var olacak ihtiyaçları karşılamak üzere tasarladık" ifadelerini kullandı.



‘Otomatik tren durdurma sistemi’yle donatıldı


Uraloğlu ayrıca, seti oluşturan araçların yolcu konforunu ve güvenliğini sağlayan tren kontrol ve izleme sistemi, otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu giriş kapıları, tam otomatik iklimlendirme, yangın ihbar, işitsel ve görsel yolcu bilgilendirme ve kamera sistemleri ile donatıldığını vurguladı.



Bakan Uraloğlu: "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek, test sürecini resmen başlatacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Sahte yatırım uygulamasıyla milyonluk vurguna 8 tutuklama Kocaeli merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, kendilerini yatırım firması yöneticisi olarak tanıtan şüphelilerin, vatandaşları sahte uygulamalar üzerinden dolandırarak milyonlarca lirayı paravan şirket hesapları ve kripto borsaları aracılığıyla yurt dışına aktardığı tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden 8’i tutuklandı. Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, siber suçların önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında yatırım dolandırıcılığı yapan şebekeyi takibe aldı. Yapılan incelemelerde, yabancı şahıslar adına çıkarılan telefon hatları üzerinden vatandaşlarla iletişime geçen şüphelilerin, kendilerini borsa yatırım firmalarının yöneticisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şüphelilerin mağdurlara "ticaret" isimli uygulamayı yükleterek yatırım vaadinde bulunduğu, gönderilen paraları ise kurdukları paravan şirketlerin banka hesaplarına aktardıkları tespit edildi. Hesaplara yatırılan paraların banka şubelerinden çekildiği, ardından döviz olarak yurt dışındaki hesaplara ya da çeşitli kripto para borsalarına transfer edildiği öğrenildi. 1 milyon liradan fazla para transferi tespit edildi Soruşturma kapsamında Kocaeli’de yaşayan bir vatandaşın, şüphelilere ait hesaba 1 milyon 46 bin 813 lira gönderdiği belirlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda 5 Mayıs tarihinde 6 farklı ilde 10 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı. Ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suç unsuruna el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüphelilerden biri serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 8 şüpheli ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Bartın BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz" başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dezenformasyonla mücadele Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, "Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum." dedi. Rektör Akkaya: "Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız." Algı ve geçeklik BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise "Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak." diye konuştu. Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, "Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler" konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti. Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu. Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.