EKONOMİ - 05 Mart 2026 Perşembe 13:39

Büro Memur-Sen Başkanı Yazgan: "Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı"

A
A
A
Büro Memur-Sen Başkanı Yazgan: "Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı"

Büro Memurları Sendikası (Büro Memur-Sen) Genel Başkanı Yusuf Yazgan, "bütün kamu görevlilerini kapsayan, caydırıcı tedbirler içeren, şiddeti katalog suç kapsamına alan düzenleme kaçınılmazdır" dedi.


Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, Ankara’da bir otelde düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla bir araya geldi.


Programda konuşan Yazgan, çalışma hayatı, kamu personellerinin sorunu ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


İran-ABD-İsrail savaşının herkeste tedirginlik oluşturduğunu belirten Yazgan, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinerek, savaşın bir an önce bitmesi temennisinde bulundu.


TÜİK’in önceki gün açıkladığı enflasyon rakamlarına göre 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,96 artış olduğunu da hatırlatan Yazgan, "Enflasyon rakamlarını ayrıntılı incelediğimizde en önemli artışların zorunlu tüketim ürünlerinde olduğunu görüyoruz. Kamu görevlileri ve emeklileri ekonomik açıdan zor şartlarda hayatlarını sürdürüyor. 2026 yılı ilk altı ayı için Hakem Kurulu’nun verdiği zam yüzde 11, iken; Ocak ayı enflasyonu yüzde 4,84, Şubat enflasyonu 2,9 olarak gerçekleşti. 6 aylık zammın neredeyse dörtte üçü iki ayda enflasyon karşısında erimiş oldu" şeklinde konuştu.


"3600 ek gösterge birinci dereceye gelen bütün kamu görevlilerine verilmeli"


Kamu görevlilerinin gündeminde olan başka bir konunun ise 3600 Ek Gösterge olduğunu belirten Yazgan, "3600 Ek Göstergenin teklifi de, toplu sözleşme kararı da Memur-Sen ve Büro Memur-Sen’e aittir. Toplu Sözleşmede mutabakat altına aldığımız bu konuda gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız gerekse Sayın Cumhurbaşkanımız bu talebimizin hayata geçirilmesi sözünü vermiştir. Yasama yılı bitmeden bu konuda yasal düzenlemenin yapılarak verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.


"Geçinemeyen emeklinin maaşı kiraya yetmiyor"


Emeklilerin durumuna da dikkat çeken Yazgan, "Emeklilerimizin yıllarca hizmet verdikten sonra aldıkları maaş, değil geçinmek kirayı karşılayamayacak seviyededir. Emeklilerimizin maaşlarında artış yapılmalı, insan onuruna yaraşır bir yaşam hakkına sahip olmaları sağlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.


Büyük şehirlerdeki memurların kira bakımından zorluk yaşadığını belirten Yazgan, özellikle turistik bölgelerde kiralık ev bulmanın imkansız olduğunu ifade etti ve kamu görevlilerine lojman desteğinin yanı sıra kira yardımı yapılması talebini dile getirdi.


"Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı"


Kamuda şiddetin kanayan bir yara olduğunu da belirten Yusuf Yazgan, şiddeti önlemek için bütüncül bir şiddetle mücadele yasası çıkarılması gerektiğini kaydetti. Meslek gruplarına yönelik düzenlemelerin şiddeti önleyemediğini belirten Yazgan, "Meslek gruplarına yönelik çıkarılan şiddetle mücadele yasaları, diğer kamu görevlilerine yönelik, ‘daha az değerli’ algısını oluşturmaktadır. Bu ayrımcılığa son verilerek bütün kamu görevlilerini kapsayan, caydırıcı tedbirler içeren, şiddeti katalog suç kapsamına alan düzenleme kaçınılmazdır. Bu caydırıcı tedbirlerin başında da tutuklu yargılama gelmelidir" şeklinde konuştu.


Yazgan ayrıca, İstanbul Çekmeköy’de, bir öğrencinin bıçakla yaralaması sonrası hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet, yaralı öğretmen ve öğrenciye de acil şifalar diledi.


"Her zaman Cumhurbaşkanımızın yanındayız"


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşa da değinen Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, "Ortadoğu’da yanan ateş, dünyayı ısıtmaya da yakmaya da yetiyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanımızın bu ateşin ülkemize sıçramaması yaptıkları çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Katil ve terörist devlet İsrail, arzı mevud hayaliyle bölgeyi sürekli ateşe atmaktan vazgeçmelidir. İşgal ettiği toprakları gerçek sahiplerine bırakmalıdır. Sömürge devletler ellerini bölgeden çekmedikçe bölgemizde oyunlar da savaşlar da eksik olmayacaktır. Bir gün sıranın bize gelmesini istemiyorsak; birlik ve beraberliğimizi artırmalı, kenetlenmeliyiz. İçimizdeki hainlere fırsat vermemeliyiz. İç ve dış her türlü tehdide karşı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında ve destekçisi olduğumuzu bir kez daha dile getiriyoruz. Sendikal mücadelemiz kendi mecrasında yürürken, milli konulardaki duruşumuz nettir. Her zaman milli idare ve iradenin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.



Büro Memur-Sen Başkanı Yazgan: "Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Depreme dirençli Balıkesir için bilimsel adımlar atılıyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentteki deprem riskinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panel, akademisyenler, teknik uzmanlar ve meslek odası temsilcilerini bir araya getirdi. Balıkesir’i depreme dirençli bir hale getirmek amacıyla göreve gelir gelmez belediye bünyesinde Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’ni Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, depreme karşı bilimin ışığında çalışmaları hayata geçiriyor. Konuyla ilgili uzman görüşleri ışığında çalışmalar ortaya koyan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından Çamlık İsmet İnönü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panelde deprem gerçeği tüm yönleriyle ele alındı. Balıkesir’in deprem tehlikesinin masaya yatırıldığı panelde yerel zemin koşulları, sismik analizler, jeodezik çalışmalar ve yapı envanteri sistemi gibi başlıklar çok yönlü olarak görüşüldü. Panelden çıkan sonuçların son derece önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Akın, "Balıkesir’imiz deprem riski yüksek olan iller arasında yer alıyor. Deprem gerçeğinin farkında olarak göreve gelir gelmez kurduğumuz Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığımızın koordinasyonunda yoğun bir çalışma süreci gerçekleştiriyoruz. TÜBİTAK ile meslek odaları ve teknik uzmanlarla iş birliği halinde şehrimiz için elimizi taşın altına koyuyoruz. Özellikle planlı, programlı ve bilimsel analizler ışığında gerçekleşen çalışmaları hayata geçirirken uzmanların görüşlerinden yararlanıyoruz. Bu nedenle gerçekleştirdiğimiz bu paneli ben çok önemsiyorum. Emek veren, panele katılan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği Panelin açılış konuşmasında deprem riskinin bilimsel verilerle yönetilmesinin önemine dikkat çekilerek, güvenli ve dirençli kentler oluşturmanın yalnızca yapı üretimi değil, aynı zamanda planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği gerektiren bütüncül bir süreç olduğu vurgulandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığının yürüttüğü ve devam etmekte olan çalışmalarda bugüne kadar elde edilen verilerin ilk sonuçlarının paylaşıldığı panelde TÜBİTAK MAM işbirliği ile gerçekleştirilen Balıkesir İlinde Deprem Tehlikesinin Değerlendirilmesi ve Sıvılaşma Potansiyeli Taşıyan Bölgelerin Araştırılması Projesi (BALDEP) ve Balıkesir Yapı Envanter Sistemi (BAYES) çalışması ele alındı. Balıkesir’in sismik yapısı masaya yatırıldı Program kapsamında ilk olarak TÜBİTAK MAM Uzmanı Dr. Adil Tarancıoğlu, Balıkesir’in sismik kimliğini ve yerel zemin koşullarına yönelik yürütülen deprem tehlike analizlerinin birinci faz çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. Dr. Aylin Karaaslan ise, TÜBİTAK ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yürütülen BALDEP projesi bünyesinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda Türkiye’de ilk kez yapıların yoğun olduğu yerleşim alanlarında kullanılan sistem ile toplamda 450 noktadan hiçbir kazı yapılmadan tahribatsız ölçüm yapılarak yerleşim merkezlerinin sıvılaşma potansiyelinin nasıl analiz edildiğini anlattı. Doç. Dr. Mustafa Şenkaya sunumunda deprem tehlikesinin yerel zemin özelliklerine bağlı değişimini bilimsel verilerle ortaya koyarken, Prof. Dr. İbrahim Tiryakioğlu ise Balıkesir ve çevresindeki fay hatlarında gerçekleştirilen jeodezik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelin öğleden sonraki bölümünde kentsel risk azaltma çalışmaları görüşüldü. Dr. B. Cem Ülger, Balıkesir Yapı Envanter Sistemi’nin (BAYES) kurulması ve bu sistem üzerinden geliştirilen kentsel dönüşüm stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Balıkesir İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gürkan Özcan ise, Balıkesir’in yapı envanteri çalışmalarını ve BAYES sistemine veri girişine yönelik uygulamaları katılımcılarla paylaştı. Depreme dirençli bir Balıkesir oluşturuluyor Panelde yapılan değerlendirmelerde, deprem riskinin azaltılmasında bilimsel analizlerin ve veri temelli planlamanın kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Yerel zemin analizleri, yapı envanteri çalışmaları ve stratejik kentsel dönüşüm politikalarının birlikte yürütülmesinin Balıkesir’in daha güvenli ve dirençli bir kent haline gelmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.