SAĞLIK - 21 Haziran 2025 Cumartesi 08:48

Çocuklarınızın kıyafetleri vücutlarına oturmuyorsa dikkat

A
A
A
Çocuklarınızın kıyafetleri vücutlarına oturmuyorsa dikkat

Skolyoz hastalığında 10-18 yaş aralığındaki kız çocuklarının risk grubunda olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili ebeveynlere "Ağrı olmadan da skolyoz belirtileri dikkate alınmalı. Çocukların kıyafetleri vücutlarına düzgün oturmuyor ise bir uzmana başvurmak gerekir. Skolyoz, erken teşhis ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilir" sözleriyle farkındalık çağrısında bulundu.


Skolyoz, her 30 çocuktan 1’inde görülmesine rağmen farkındalığın çok önemli olduğu, erken teşhis ve tedavi ile iyileştirilebilen ortopedik bir rahatsızlık olarak biliniyor. Hafif eğrilikler egzersiz ve korse tedavisi ile kontrol altına alınabilirken; ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor. Medicana International Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili skolyozun her yaşta görülebileceğini fakat en sık 10-18 yaş arası ergenlik döneminde, özellikle kız çocuklarında ortaya çıktığını belirterek erken teşhis için ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları şöyle paylaştı: "Ebeveynler, çocuklarının duruşunu düzenli olarak gözlemlemelidir. Omuzların eşit olmaması, kalçaların asimetrik durması, belde veya sırtta çıkıntıların oluşması, kıyafetlerin vücuda düzgün oturmaması gibi durumlar gözlemlendiğinde bir uzmana başvurulmalıdır. Skolyoz her zaman ağrıya neden olmaz. Özellikle erken evrelerde sinsi ilerleyebilir ve ağrısız olabilir. Bu nedenle, ağrı olmadan da skolyozun belirtileri dikkate alınmalıdır. Skolyozun oluşumunda genetik faktörler önemli bir rol oynamaktadır. Bu sebeple ailesinde skolyoz öyküsü olan kişilerde bu hastalığın görülme riski daha yüksek olacağı için ebeveynler mutlaka bu bilinç ile çocuklarını takip etmelidir. Yanlış oturma, duruş bozukluğu, omurgaya uygun olmayan yatak, ağır çanta kullanımı, hareketsizlik gibi faktörler skolyoza doğrudan neden olmazken duruş bozukluklarına ve kas dengesizliklerine yol açarak mevcut eğriliği artırabilmektedir. Özellikle ağır çanta taşımanın ve hareketsizliğin çocukların omurga sağlığına olumsuz etkileri çok fazladır. Skolyoz, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Çocuklarımızın omurga sağlığını korumak için düzenli kontrolleri ihmal etmemek önemlidir."


Skolyoz varken yüzmek riskli, ameliyat sonrası yararlı


Cerrahi operasyona ihtiyaç duyulan durumlar için de modern cerrahi teknikler sayesinde felç riskinin yüzde 1’den az olduğunu, ameliyat sonrası normal yaşama dönüşün genellikle 3-6 ay arasında değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili skolyoz ve spor ilişkisine dair de şunları söyledi:


"Spor, skolyoz tedavisinde destekleyici bir rol oynar. Ancak örneğin tenis gibi tek taraflı yüklenme gerektiren sporlar veya yüzme gibi sporlar, eğriliği artırabilir. Bu nedenle, skolyozlu bireyler için fizyoterapist eşliğinde uygun egzersizler önerilir. Skolyoz ameliyatı sonrası ise spor yapmak mümkün, doktorun önerdiği süre beklenmeli ve hafif egzersizlerle başlanmalıdır. Yüzme, yoga ve pilates gibi sporlar tedaviyi destekleyebilmektedir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.