POLİTİKA - 22 Nisan 2025 Salı 16:12

DEM Parti Grup toplantısı

A
A
A
DEM Parti Grup toplantısı

DEM Parti Eş Genel başkanı Tuncer Bakırhan, "Türkiye siyaseti artık normalleşmeli, barış süreci yeniden ivme kazanmalı, devlet demokrasiye duyarlılık göstermelidir" dedi.


Bakırhan partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in sağlık durumuna değinerek, "Uzun süredir kalp başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele eden Sırrı arkadaşımız, hastanede zorlu bir tedavi sürecinden geçiyor. Bugün itibarıyla hem hastaneden yapılan açıklamalara hem de hastanede bulunan arkadaşlarımızın aktardığı bilgilere göre durumu hâlâ "kritik ama istikrarlı" ve büyük bir dirençle mücadele ediyor. Bu süreçte geçmiş olsun dileklerini ileten ve desteğini esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a teşekkür ediyorum. Aynı şekilde, ana muhalefet partisi genel başkanına, siyasi parti liderlerine, bileşenlerimize ve ittifak güçlerimize de ilk andan itibaren gösterdikleri dayanışma için içten şükranlarımızı sunuyoruz. Başta Mesud Barzani olmak üzere, yurtdışından geçmiş olsun mesajlarını ileten tüm siyasi liderlere de teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.



Bakırhan, Sırrı Süreyya Önder’in Türkiye’de herkesin tanıdığı bir isim olduğunu belirterek, "O, yalnızca siyasetin değil; sanatın, vicdanın, kültürün, mizahın ve umudun da iz bırakan bir ismidir. Barış için gösterdiği çabayı, halklar için yürüttüğü mücadeleyi herkes yakından tanıklık ederek izledi. Sırrı arkadaşımızın hastalığıyla birlikte gelişen bu büyük dayanışma, onun halkların gönlündeki yerini bir kez daha gözler önüne serdi. Paylaşılan iyi dilekler, edilen dualar hep aynı şeyi söyledi bize: Toplumun barışla kurduğu bağ hâlâ çok güçlü, hâlâ çok canlı. Milyonlarca insan onun sağlığını, kendi sağlığı gibi hissetti. Bu dayanışmanın içinde berrak bir umut var. Bu dayanışma, barışa güçlü bir refakati de içinde taşıyor. Çünkü biliyoruz ki barış, aynı zamanda sağlıktır; barış, bir toplumun iyileşmesidir. Barış, toplumsal şifadır. Bu ülkenin her karışında, her köyünde, her şehrinde barış uğruna verilmiş bir bedel vardır. Takvim yaprakları yitirdiklerimizin tarihleriyle dolu. Biz istiyoruz ki artık bu takvimlerde barışın tarihi yazılsın. Dilediğimiz şifa yalnızca bir kalbin iyileşmesi değil; çatışmaların ürettiği tüm hastalıkların, tüm kutuplaşmaların da iyileşmesidir" şeklinde konuştu.



Bakırhan şöyle konuştu:


"İçinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, iki büyük adım atılması şarttır: Birincisi sağlam bir hukuki zemin oluşturmak, ikincisi ise bu zemini hayata geçirecek güçlü bir siyasi irade ortaya koymaktır. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Adalet Bakanı ile bir araya geleceğiz. Yalnızca Adalet Bakanı ile değil, Meclis’te temsil edilen tüm siyasi partilerle temaslarımızı sürdüreceğiz. DEM Parti olarak barış ve demokratik çözüm için üzerimize düşen her türlü sorumluluğa hazırız. İktidara da muhalefete de açıkça sesleniyoruz: Türkiye siyaseti artık normalleşmeli, barış süreci yeniden ivme kazanmalı, devlet demokrasiye duyarlılık göstermelidir. Başta infaz kanununda olmak üzere, cezaların adil hale getirilmesi yönünde atılacak yasal adımlar, hasta tutsaklardan siyasi nedenlerle cezaevinde tutulanlara kadar uzanan geniş bir kesimi özgürlüğüne kavuşturacak; bu da tüm Türkiye’ye rahat bir nefes aldıracaktır."


Bakırhan, grup toplantısından sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. Bakırhan, Adalet Bakanı ile görüşmeye yönelik soruya, "Başvuru yapıldı. Sanırım önümüzdeki günlerde yapılır" ifadelerini kullandı.


Bakırhan, Bahçeli’nin silahların bırakılmasına ilişkin açıklamasına, "Bahçeli’nin dedklerini önemli. Silahları bıraktırma konusunda Öcalan’ın çağrısı vardı. Umarım çatışmanın, silahın, şiddetin olmadığı, Ömer Çelik’in de dediğini gibi güzel günler görürüz" şeklinde konuştu.


PKK feshedilmesi tarihine ilişkin soruya Bakırhan, "Tarih konusunda biz bir şey bilemeyiz. İlk defa Öcalan’ın bu kadar umutlu görmüştüm demişti. Umarım Türkiye’nin tamamına sirayet eder" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Bakan Göktaş, Kars’ta şehit yakınlarıyla gönül sofrasında buluştu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sarıkamış Harekatı’nın 111. yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında geldiği Kars’ta, vatan uğruna canlarını feda eden kahramanların emanetleri olan şehit aileleri ve gaziler onuruna düzenlenen yemeğine katıldı. Sarıkamış’ta bir otelde düzenlenen yemeğe katılan Bakan Göktaş, şehit ve gazi aileleriyle yakından ilgilendi. Bakan Göktaş, şehitlerinin emanetlerine sahip çıkmanın boyunlarının borcu olduğunu söyledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün tarihin en tipin mücadelelerinden birini veren Sarıkamış şehitlerimizi anmak için bir aradayız. Sarıkamış vatan sevgisini fedakarlıkla yoruldu. Iradenin en ağır şartların sınandığı bir tarih kaygısıdır. Allahuekber Dağları’nda yaşanan bu büyük imtihan millet olarak bağımsızlık uğruna neleri göze alabildiğimizi açıkça göstermektedir. imkansızlıklar içinde yürütülen o harekatta Mehmetçik sadece silahla değil İnançla, sadakatle ve teslimiyetle direnmiştir. Bugün huzur içinde yaşadığımız bu topraklar işte o fedakarlığın üzerine inşa edildi. Sarıkamış’tan Çanakkale’ye, İstikbal Harbinden 15 Temmuz’a uzanan her döneme ise bu millet aynı kararlılığı Aynı iman ve sadakati yeniden kuşandı. Vatanına göz dikenlere asla geçit vermedi" dedi. Göktaş, "Bu anlamda vatanın her karış toprağı nesiller boyu hatırlanacak ve gelecek kuşaklara ilham kaynağı olacak. Destansı fedakarlıkların şahitliğini yapmakta Bugün Sarıkamış Harekatı’nın yüz on birinci yıl dönümü vesilesiyle bu fedakarlığın kahramanlarına, aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazimizi şükranla yad ediyorum. Kıymetli misafirler, şehitlerimiz bizlere nesiller boyu taşınacak bir sorumluluk bıraktı Bu sorumluluk birliğimizi ve beraberliğimizi her şahısta korumak bizlere emanet edilen değerlerimize sahip çıkmaktır. Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz işte bu emanetini yaşayan temsilcileridir. Gösterdiğiniz metanet ve vakur duruş Hepinizin vicdanında müstesna bir yere sahiptir. Bu anlamda devletimiz şehitlerimizin emanetlerine ve kahraman gazilerimize her zaman baş tacıydı. Bu anlayış sosyal politikalardan günlük uygulamalara kadar her alanda sürdürmeyi ilke edindi. Bu Ülke doğrultusunda şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımız için eğitimden sağlığa, istihdamdan ulaşıma pek çok alanda hizmetimizi büyük bir özveriyle yürütüyoruz. Şehit yakını Gazi Bey, gazi yakınlarımız için kamuda istihdam hakkını genişleterek, elli Bir bin dokuz yüz kırk yedi atama gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra yaptığımız sekiz yüz elli beş bin ziyaretle şehit yakını Gazi Bey, gazi yakınlarımızın her daim yanında olmaya gayret ettik" diye konuştu. Şehit ve Gazi aileleri onuruna verilen yemeğe; Vali Ziya Polat, MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, 65. Hükümette Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, protokol üyeleri, şehit ve gazi aileleri katıldı.
Aydın Başkan Özen: "Braille Alfabesi bir lütuf değil, temel bir haktır" Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şube Başkanı Bayram Özen, 4 Ocak Dünya Braille Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Braille alfabesinin görme engelliler için yalnızca bir yazı sistemi değil, eşitliğin, bağımsızlığın ve insan onuruna yakışır bir yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. 4 Ocak’ın, Braille alfabesinin mucidi Louis Braille’in doğum günü olduğuna dikkat çeken Özen, "Henüz 15 yaşındayken geliştirdiği Braille alfabesiyle Louis Braille, görme engellilerin bilgiye erişimini mümkün kılmış, onları başkalarına bağımlı olmadan okuyabilen, yazabilen ve üretebilen bireyler haline getirmiştir" dedi. Braille alfabesinin aradan geçen yıllara ve teknolojik gelişmelere rağmen önemini koruduğunu belirten Özen; "Braille, teknolojinin alternatifi değil, onun tamamlayıcısıdır. Braille yoksa erişim yoktur, erişim yoksa eşitlikten söz edilemez" ifadelerini kullandı. Bugün hala Braille materyallerin yetersizliği, kamusal alanlarda Braille kullanımının sınırlı olması ve toplumsal farkındalık eksikliğinin önemli bir sorun olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Özen; "Eğitimden kamu hizmetlerine kadar her alanda Braille alfabesinin yaygınlaştırılması bir tercih değil, bir zorunluluktur" diyerek başta kamu kurumları ve yerel yönetimler olmak üzere eğitim kurumlarını ve özel sektörü Braille alfabesinin kullanımını artırmaya, erişilebilir materyaller üretmeye ve görme engellilerin bilgiye engelsiz erişimi konusunda daha sorumlu adımlar atmaya davet etti.
Samsun Başkan Doğan: "Gülsan’da yüzde 80 anlaşma oranına geldik" SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Başkanı Halit Doğan, kentsel dönüşüm konusunda çok iyi bir aşamaya geldiklerini, Gülsan Sanayi Sitesi’nde de yüzde 80’lik bir anlaşma oranı yakaladıklarını ve görüşmelerin devam ettiğini söyledi. AK Parti 97. Samsun İl Danışma Meclisi Toplantısı, SBB Atakum Sanat Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun’da 2025 yılında 21 bin 654 yeni üyenin AK Parti’ye üye olduğunu, böylece toplam üye sayısının 256 bin 185’e yükseldiğini ifade etti. Ardından söz alan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, şehirdeki kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgi vererek şunları söyledi: "Gülsan Sanayi Sitemizdeki kentsel dönüşüm görüşmelerimizi yapıyoruz. Yüzde 80’lik bir görüşme ve anlaşma oranına şu anda gelmiş bulunuyoruz. Buradaki vatandaşların memnuniyetiyle süreç devam ediyor. Aynı şekilde İlkadım’da da 5 bölge belirledik. Birinci bölgede yüzde 100, ikinci bölgede yüzde 90 ve diğer bölgelerde de anlaşma görüşmeleri devam ediyor. Hatta şu anda çalışma alanı olarak belirlemediğimiz alanlarda vatandaşların kendi içinde kendileri tarafından bir anlaşma sağlanarak, ‘Yüzde 50’yi biz yakaladık, bizim bölgelerimizi de kentsel dönüşüm alanı içerisine dahil edin’ şeklindeki talepleriyle karşılaşıyoruz. Bu da kentsel dönüşümün bu bölgede insanların arzularına uygun bir şekilde, mağduriyet oluşturmadan devam ettiğinin bir göstergesidir. Bu şekilde inşallah yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz öncelikle bin 500 konutu burada dönüştürmek. Atakum ilçemizde de yine talep olan bölgeler var. Atakum Belediyesiyle beraber de çalışıyoruz. Burada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüzle alan belirleyerek Atakum’da da kentsel dönüşüme başlamış olacağız." "Samsun-Mersin Tren Hattı, Samsun’u geleceğe taşıyacak" OSB’lerin alanlarını artırdıklarına dikkat çeken Başkan Doğan, "Son 2 yılda, 50 yılda tahsis ettiğimiz alan kadar yeni alan tahsis etmiş olduk Samsun’un sanayi bölgelerinde. İstihdamda yüzde 50 artış sağlandı. İstihdamın yüzde 50 artış sağlaması, göçün engellenmesinde önemli bir etkidir. Bunun tarıma ve hayvancılığa da yansıyacağına yürekten inanıyoruz. Bu ihtiyaçların ileride oluşturabileceği yol, altyapı, içme suyu, şehir planlaması gibi ihtiyaçları da şimdiden göz önüne alarak çalışmalarımızı gayretle devam ettiriyoruz. En önemlisi Samsun-Çorum, dolayısıyla Samsun-Mersin Tren Hattıdır diye düşünüyorum. Çünkü Samsun önemli bir liman kenti, önemli bir lojistik şehir. Mersin’den gelen yükün Rusya’ya, Ukrayna’ya, Kuzey’e, Kuzey Avrupa’ya bir şekilde ulaşmasını sağlamak Samsun üzerinden oluyor. Buradaki boğaz trafiğine girmek istemeyen gemilerin taşıdığı yükün Samsun’a, Samsun treniyle inmesi, Samsun’un gelişimini çok daha ileriye taşıyacaktır. Güney-Kuzey hattındaki bu ulaşım aksının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da çok önemsendiğini ifade etmek istiyorum. Sayın milletvekillerimizin bu konuda çok büyük bir gayreti var. Allah nasip eder inşallah burayı da faaliyete geçirecek şekilde en azından temel atma süreci ve çalışma süreci başladığında Samsun’un Türkiye’nin çok daha fazla gündeminde olacağını, Samsun’un sanayi tarafıyla, üretim tarafıyla, genç nüfusuyla daha fazla insanların gözünün önüne geleceğini ve bunun Samsun’un zenginleşmesine, ihracatına ve potansiyeline önemli bir katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Tüm gayretimiz Samsun’u daha da ileriye taşımak, Samsun’u geleceğe taşımak, Samsun’un evlatlarının Samsun’da işini, aşını bulduğu ve Samsun’da yaşarken diğer şehirlerden aşağı olmayan, hatta yukarı olan bir şehir konforunu Samsunluların yaşamasını sağlamak. Tüm gayretimiz buna dönük" dedi. "Kavak Çiçekyazı Barajı’nı yapmak için izin aldık" Ladik, Kavak, Havza ve Asarcık gibi ilçeleri ilgilendiren barajın yapımı için gerekli izinlerin alındığına dikkat çeken Doğan, "Özellikle Ladik ilçemiz ve Asarcık ilçemizin kireçli suyla bir imtihanı var. Kavak’ta bazen içme suyu sorunu yaşıyoruz. Havza’da 10 milyon metrekareye çıkmış bir organize sanayi bölgesinin hem sanayi alanının içme suyu ihtiyacı hem de bu sanayi alanında istihdam edilecek yeni nüfusun içme suyu ihtiyacını giderecek şekilde Çiçekyazı Barajı’nı yapmak üzere de izinlerini aldık. Bu yıl bitmeden de Kavak Çiçekyazı Barajı’nın temelini atarak Ladik ve Asarcık ilçelerimizde kireçsiz suyu, diğer ilçelerimizde de su alternatiflerini sağlamış olacağız" diye konuştu. Milletvekili Yılmaz: "2,5 yılda 455 bin bağımsız bölüm inşa edildi, bu dünyanın en büyük başarı öyküsü" Kahramanmaraş depreminin ardından çok kısa sürede inşa edilen 455 bin bağımsız bölümün dünyadaki en büyük başarı hikâyelerinden biri olduğunu belirten AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, "2023 depreminde hepimizin bildiği gibi 52 bin insanımızı kaybettik. 600 bin civarında bağımsız bölüm yerle bir oldu. AK Parti bu geçtiğimiz 2,5 sene içerisinde 455 bin yeni bağımsız bölümü inşa etti. 455 bin aileyi yeni ev sahibi yaptı. Dünyada böyle bir başarı öyküsünü yazabilecek başka bir ülke yok, başka bir ülkenin bir siyasi hareketi de yok. Bunun tek bir açıklaması var. Ben de bir mühendisim. Ömrüm boyunca ülkenin inşası ve ihyasıyla ilgili konularla ilgilendim, onlarla uğraştım. Neyin ne kadar zamanda yapılabileceğiyle ilgili konuya azıcık baktığınızda bunu görebilecek kadar bir tecrübem var. Samimi söylüyorum, bu dünyanın en büyük başarı öykülerinden bir tanesidir" şeklinde konuştu. AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan’ın da katıldığı toplantının ikinci bölümü basına kapalı bir şekilde devam etti.