SPOR - 05 Mart 2026 Perşembe 11:29

Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 7 madalyayla tamamlayan milli sporcular yurda döndü

A
A
A
Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 7 madalyayla tamamlayan milli sporcular yurda döndü

Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 2 altın, 3 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 7 madalyayla tamamlayan milli sporcular yurda döndü.


Ermenistan’da düzenlenen Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 2 altın, 3 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 7 madalya ile tamamlayan milli takım kafilesi Ankara Esenboğa Havaalanı’na iniş yaptı. Kafilede, Türkiye Atıcılık Federasyonu Başkanı Murat Kocakaya’nın yanı sıra milli sporcular Yusuf Dikeç, İsmail Keleş, Şevval İlayda Tarhan, Esra Bozabalı, Şimal Yılmaz, Elif Duygu Eren Kotoş ve Murat Örgün yer aldı.


Altın madalyalar, erkekler 10 metre havalı tabanca trio takımından ve kadınlar 10 metre havalı tüfek solo kategorisinde yarışan Damla Köse’den geldi.



"Ermenistan’da milli marşı okutmanın sporcularım için büyük gurur olduğunu düşünüyorum"


Geçen sene de başarılı bir yarış geçirildiğini belirten Türkiye Atıcılık Federasyonu Başkanı Murat Kocakaya, "Bizim takımımız dünya şampiyonasında başarılı sonuçlar almıştı. Aslında bunu bekliyorduk. Çok iddialı gitmiştik oraya. Sporcular çok çalıştılar. Antrenörleriyle uzun zamandır çalışıyorlar. Burada beklediği sonuçları aldılar. Biraz daha iyi alabilir miydik onu düşünüyoruz. Bu takımın hedefi bellidir. Olimpiyatlara gitmek istiyoruz. Olimpiyatlarda ülkemize madalyalar kazandırmak istiyoruz. Ermenistan’da milli marşı okutmanın sporcularım için büyük gurur olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.



"Damla hızla gelişen bir sporcumuz"


Altın madalya kazanan Damla Köse’ye ilişkin konuşan Kocakaya, "Kadın tüfekte son 1-2 yıldır iyi bir ivme var bizde. Damla geçen yıl aynı branşta Avrupa birincisi olmuştu. Bu sene Avrupa şampiyonu oldu. Damla’nın 1 dünya ikinciliği var. Damla hızla gelişen bir sporcumuz. Damla’nın yanında Elif’in aldığı bronz madalya da ciddi bir işaret. 3 tane çok iyi kadın tüfekçimiz var" ifadelerini kullandı.



"Bizim hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları"


Bereketli bir yarışma olduğunu vurgulayan Yusuf Dikeç ise, "2-3 madalya daha çıkardı. İlayda ve İsmail çok ucundan kaçırdı. Aslında bunların hepsi disiplinli ve düzenli çalışmanın bir sonucu olduğunu gösteriyor. Bizim hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Allah nasip ederse oraya kadar hiç durmadan tam gaz çalışacağız. Madalyayı aldıktan sonra yaşlı olarak ben kenara çekileceğim, gençler devam edecekler" açıklamasında bulundu.



"Bu seferlik en iyimiz bu kadarmış"


Şevval İlayda Tarhan ise her müsabakada olduğu gibi bazı aksilikler yaşandığını kaydederek, "Daha fazla madalyayla dönebilirdik. Her zaman daha iyisi olabilir ama bu seferlik en iyimiz bu kadarmış. Bir sonrakinde bunları de geçtiğimiz yılı da egale etmek hatta üzerine çıkmak istiyoruz. Daha büyük başarılar istiyoruz. Ama esas büyük hedefimiz olimpiyatlar. Bunlar da olimpiyata giden süreçteki merdivenler. İyi ya da kötü bir şekilde bu merdivenleri geçiyoruz ama esas hedefimiz için daha büyük odaklıyız diyebilirim" şeklinde konuştu.



Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 7 madalyayla tamamlayan milli sporcular yurda döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantepli kardeşler matematik olimpiyatlarına damga vurdu Gaziantep’te yaşayan iki kardeş, Amerika Matematik Olimpiyatları’nda kazandıkları derecelerle Türkiye’nin gururu oldu. Elde ettikleri başarıyla Bakü’de düzenlenecek finallere katılma hakkı kazanan genç yetenekler, ay-yıldızlı bayrağı uluslararası arenada temsil etmeye hazırlanıyor. Miraç ve Zehra Yüceışık çiftinin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukları Cihat Arda ve Yusuf Kayra, Amerika Matematik Olimpiyatları’nda gösterdikleri üstün performansla dikkatleri üzerlerine çekti. Nurel Enver Taner Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Yusuf Kayra ve Hanifi Şireci İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Cihat Arda kendi sınıf seviyelerinde aldıkları 100 puan ile derece yaparak önemli bir başarıya daha imza attı. Küçük yaşlarına rağmen gösterdikleri başarılarla, matematik alanındaki yeteneklerini üst seviyeye taşıyan kardeşler, uluslararası yarışmalarda elde edilen bu dereceler sayesinde, 2-6 Temmuz tarihleri arasında Azerbaycan’ın Bakü kentinde düzenlenecek finallere katılma hakkı kazandı. Yüceışık ailesi, çocuklarının uluslararası platformda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmesini istediklerini belirterek, Bakü’de Türk bayrağını gururla dalgalandırmayı hedeflediklerini söyledi. "Matematikte 100 tam puan alarak dünya birincisi oldum" Matematik alanında tam puan alarak birinci olan Yusuf Kayra Yüceışık, Türk bayrağını gururla dalgalandırmak istediğini söyleyerek, "Küçüklüğümden bu yana matematiği çok seviyorum. Birçok yarışmaya katıldım. FERMAT matematik olimpiyatlarında dereceler aldım. TİMO matematik olimpiyatlarında hep madalyalar aldım. 5. Sınıflar arasında matematikte 100 tam puan alarak dünya birincisi oldum. TİMO matematik olimpiyatları 2-6 Temmuz tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenecek. Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek bayrağımızı gururla dalgalandırmak istiyorum" dedi. Katıldıkları yarışmalarda eğitim Şehri Gaziantep’i güzel bir şekilde temsil etmek için destek isteyen Cihat Arda Yüceışık, "Matematik olimpiyatlarında bronz madalya aldım ve finallere katılmamız için davet gönderildi. Daha sonra SİTEM olimpiyatlarında gümüş madalya aldım ve şimdiki TİM olimpiyatlarında abimle 100 tam puan alarak dünya birincisi olduk. Bize destek çıkılmasını istiyoruz. Türk bayrağımızı Azerbaycan’da ve Roma’da gururla dalgalandırmak istiyoruz. Fatma Şahin başkanımız ise bizi ziyarete gelip finallere gönderebilirse çok seviniriz. Eğitim Şehri Gaziantep’i çok güzel bir şekilde temsil etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Çocuklarının başarısıyla gururlanan anne Zehra Yüceışık, çocuklarına disiplinli bir ders çalışma modelinin yanı sıra diğer aktiviteleri de aksatmadıkları gerektiğini ifade etti. "Bu süreçte düzeni ve disiplini oturtmaya çalıştık" Zehra Yüceışık, "Çocuklarım Uluslararası Matematik Olimpiyatlarında dünya şampiyonu oldular. İkisi de kendi sınıf derecelerinde 100 puan alarak derece yaptı. Daha önce de matematik alanında, uluslararası alanda dereceleri var. Vatanda millete hayırlı evlat olmalarını istiyorum. Uluslararası çapta girdikleri sınavlarda da Türk bayrağını gururla dalgalandırmalarını istiyorum. Biz bu süreçte her zaman düzeni ve disiplini oturtmaya çalıştık. Televizyonda izledik, oyunda oynadık, derslerde zaman ayırdık. Her şeyi düzenli bir şekilde, programlı bir şekilde yaptık. Sonuçta da başarı geldi. Diğer çocukların bu aşırı elde edebilmesi için düzenli ve disiplinli çalışmaları, oyunla da her şeyde vakit bulmaları gerekiyor. Gerekirse kemana, spora, her türlü aktiviteye fırsat vererek derslerde zaman ayırmaları gerekiyor" diye konuştu.
İstanbul Barış Kanbak: "Gençlerin motivasyonunu artırıp iyi performans elde ettik" İstanbulspor Teknik Direktörü Barış Kanbak, sezon içerisinde yaşadıkları sakatlıklar nedeniyle istedikleri şiddetli oyunu sahaya yansıtamadıklarını belirterek, "Bu süreçte genç oyuncularımız da işin içine dahil edildi. Çünkü önümüzdeki sezonun da yapılanmasını ufak ufak planlamayı hayal etmeye başlamıştık. Gençlerin motivasyonunu artırıp iyi performans elde ettik. Onların da bu dinamizmleri bizim oyunumuzun biraz güçlenmesini, ön alan baskılarının güçlenmesini sağladı" dedi. Trendyol 1. Lig ekiplerinden İstanbulspor, 2025-2026 sezonunu 52 puanla 11. sırada tamamladı. İstanbulspor Teknik Direktör Barış Kanbak, sezon değerlendirmesi, genç oyuncuların takıma katkısı, gelecek sezon kadro planlaması, kulüp kültürü, bireysel performans ve transferlere dair konularda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Son 4 maçı kazanarak ligi bitiren İstanbulspor için sezon değerlendirmesi yapan Kanbak, "Bizim için inişli-çıkışlı, sonra tekrar yükselişin olduğu bir sezon oldu. Başlangıcımızda 10 maçlık periyotta 20 puan toplayarak 2.00 puan ortalaması yakalamıştık. Daha sonra işin içine transfer döneminin girmesi; bu süreçte Emir Kaan Gültekin ve Florian Loshaj’ı kaybettik. İki isim de oyunun bir parçasıydı. Onların yerini doldurmak kolay olmadı. Bir de sakatlıkların olduğu döneme denk gelindi; 8-10 oyuncumuzun sakatlığı vardı. Bu isimlerin en kısa tedavi süreci 2 aylık sakatlık dönemiydi. Bu süreçte benim de cezalı olmamla birlikte hızlı yükselişin ardından mağlubiyetler ve beraberliklerin olduğu sürece geçildi. Ligin kafaya oynayan takımlarla oynadığımız fikstüre de denk gelinmesiyle dalgalanma süreci yaşadık. Erzurumspor maçında aldığımız mağlubiyet sonrası sezonu 4’te 4 ile tamamladık. İlk geldiğimde; lig sıralamasında ’ilk 10’da bitirirsek iyi olur’ demiştim, 11. sırada tamamladık. Ekip olarak kafamızdaki sırada bitirdik diyebiliriz. Yaşadığımız şanssızlıklar olmasaydı daha farklı hikaye de olabilirdi. Belki son hafta play-off’un zorlandığı, play-off için oynandığı bir süreç de olabilirdi. Ama kazasız belasız gemiyi limana yanaştırdık" ifadelerini kullandı. "Sakarya ve Erzurumspor maçlarında şanssızlıkla kaybedilen 5 puan var" Sakaryaspor ve Erzurumspor maçları özelinde kaybedilen puanların son dakikalarda yaşanması üzerine Kanbak, "Biz Sakaryaspor maçında oyunu baştan sona domine ettiğimiz, iyi oynadığımız bir maçtı. Fakat rakibimiz o kadar şanslıydı ki iki top geldi; birincisi bizim yaptığımız bireysel hatayla, ikincisi uzaklaştıramadığımız bir taç atışı sonrası oldu. Tek vuruşla iki gol yedik. Sakarya adına sevindirici, kendi açımızdan değerlendirdiğimizde kendi elimizle verdiğimiz, kaybedilen 2 puan yazdı hanemize. Erzurumspor maçı da yine o şanssızlıkların olduğu, maçta planımız şu şekildeydi; olabildiğince gol yemeden bitirirsek rakip şampiyonluğu ve liderliği bırakmamak adına riskler alacağını öngörmüştük, bunu konuşmuştuk. O da gerçekleşmeye başlamıştı. İyi savunma yaptık, golü 85. dakikaya girerken yedik. Yine biz hücuma giderken, kalabalık şekilde hücum etmeye kalktık. Fahri kardeşimizin topu doğru zamanda ayağından çıkarmaması savunmamızda geçiş yememize neden oldu. Eksik yakalanınca, 5 dakika kala golü yedik. Bu iki maçta kaybedilen 5 puan var. Erzurum maçından 1 puan alsak, Sakarya maçıyla birlikte mevcut puanımıza en az +3 ekleyebilirdik" "Gençlerin motivasyonunu arttırıp iyi performans elde ettik" İstanbulspor’un son haftalarda dikkat çeken oyun üstünlüğüyle ilgili soruya Kanbak, şu yanıtı verdi: "Biz kulübe devre arasında geldiğimiz için oyuncuların mevcut durumlarının, devre arasına yaklaşana kadar süreçte çok ciddi sakatlıklar ve çok sık tekrar eden sakatlıklar geçirildiği için o şiddetli oyuna geçişimizi erteledik. Sahada antrenmanlarla bunu öngörüp, çalıştığı reaksiyonlara baktık. Aradan 2-3 ay geçtikten sonra daha fazla oyuncuların sakatlık risklerini ortadan kaldırıp en azından yapılan testler sonucunda bu yüksek hızlara ulaşabileceğimizden emin olunca aslında ihtiyacımız olan oyunumuza döndük. Bu süreçte genç oyuncularımız da işin içine dahil edildi. Çünkü önümüzdeki sezonun da yapılanmasını ufak ufak planlamayı hayal etmeye başlamıştık. Şans buldukça onların motivasyonu artıkça, Ömer Faruk, Alieu Cham, Duran (Şahin) zaten biz geldiğimizden beri oynuyor. Gençlerin motivasyonunu artırıp iyi performans elde ettik. Onların da bu dinamizmleri bizim oyunumuzun biraz güçlenmesini, ön alan baskılarının güçlenmesini sağladı." Sezon içerisinde yaşadıkları final paslarındaki sorun ve üretkenliği etkileyen durumu antrenmanlarda sıkça çalıştıklarına da değinen Kanbak, "Son haftalara girdikçe taktiksel ve fiziksel kısımları devre dışı kaldığı için daha 3. bölge odaklı, oyunun o 4-5 saniyelik sekanslarını çalışma fırsatı imkanımız çok oldu. Mevcut kadromuzla da bu tekrarları sık yapınca bunun meyvesini verdiğini düşünüyorum" dedi. "Takımda en büyük farkı iletişimle oluşturduk" Teknik ekibin genç olmasının, takımdaki genç oyunculara bakışını olumlu işlediğini aktaran Barış Kanbak, "Burada en büyük farkı iletişimle oluşturduk. Röportajımda, ‘Gençlere şans vermek bu ülkede cesaret istiyor’ demiştim. Biz o gençlere dokunduk. Bazen mecburiyetten, bazen onların potansiyelini görüp hayal ettiğimiz için dokunduk. Sonuç odaklı bakıldığında dokunuldu. Onların verdikleri cevap çok önemliydi. Çünkü bu anı beklemişler. Bizden önceki süreçte bu arkadaşlar şans bulmamışlar ve antrenman grubunda dahi yerleri yokmuş. Şimdi işin duygusu değişince, insanın fıtratı gereği ister istemez o da bir şeyler yapmak istiyor. Buradaki o ışığı kendi içinde görüyor. 6 aylık süreçte yüzüne bakılmamış, oyuncu mental dip yapmış, biz geliyoruz ve aslında ona bir ışık veriyoruz. Bir göz kırpıyoruz ve o anı bekliyor. O, bu anı bekliyorsa çıkıp fark oluşturmak zorunda. Bu durum da bizim için avantaj oldu" diye konuştu. "Ömer Faruk Duymaz’ın potansiyeli çok yüksek" Sarı-siyahlılarda bu sezon öne çıkan oyuncular özelinde, bireysel performansa dair değerlendirmelerde bulunan 33 yaşındaki teknik adam, son haftalarda attığı gollerle takımın galibiyetlerinde pay sahibi olan Ömer Faruk Duymaz’dan övgüyle bahsetti. Kanbak, "İlk geldiğimde ikinci antrenmanın sonunda Ömer Faruk için hocalara; ‘Bu kardeşimiz farkını gösterecek. Bu yetenek. Bunu işlememiz lazım, bu çocuğu kazanmamız lazım’ dedim. Öncesinde de 1-2 maç oynamış, ilk 11’de hiç yer almamıştı. Bu kardeşimizi Trabzonspor’un Gençler Şampiyonlar Ligi’nden hatırlıyorum. O yüzden bu potansiyele değinmemiz lazım. Hem karakter olarak hem öğrenmeye yatkınlık olarak potansiyeli çok yüksek. Bazen, ‘oyun zekası var ama düşündüğünü uygulayamıyor’ tarzında oyuncularla ilgili bu tarz cümleler kullanılır. Ömer de her şeyden var. Tek ihtiyacı olan şey zaman ve ona verilen şans. O da şu an bu şansı aldı. Bu sezonu en verimli geçirenlerden. Duran (Şahin) kardeşimiz de stoper 2005 doğumlu. Ligin bu maç sayısına sahip en genç stoperlerinden. O da çok istekli. Hem enerjisi çok yüksek, sezon boyunca çok ciddi hatalar yapmasına rağmen golle sonuçlanan, puan kayıplarına neden olan hatalar yapmasına rağmen ertesi gün sahaya çıktığında sıfır negatiflik, hataya takılmayan bir yapısı var. Bazen bu durum soru işaretleri doğuruyor. Sezon sonunda şunu söyleyebilirim; bu çocuk kendini geliştirmeye odaklı. Olumsuzlukları kenara bırakıp, daha iyisini yapmak için her hafta üzerine koyarak devam etti" şeklinde konuştu. "Kadroyu doldurmak için transfer yapmayacağız" Barış Kanbak, transfer döneminde kulübün kültürüne yönelik adımlar atacaklarını ve 1. Lig’in net oyuncusu olan isimleri alacaklarını söyledi. Kanbak, transfer politikasına dair bilgiler vererek şunları söyledi: "Biz geldiğimizde 38 kişilik kadromuz vardı. Bu sayıyı 29’a düşürebildik. Sezon tamamlandığında 10 futbolcumuzun sözleşmesi bitiyor. 19 kişi kalacağız. Kiralıktan gelecek arkadaşlar var, onların performansı değerlendirilecek. Geçen yıl yapılan hatayı yapmayacağız. Kadroyu doldurmak için transfer yapmayacağız. Bizim oyun sistemimize uygun, içerinin disiplinini, samimiyetini bozmayacak karaktere sahip oyuncular ekleyeceğiz. Eksik olduğumuz mevkiler var, onları belirlemeye başlıyoruz. Sözleşmesi biten futbolculardan gelecek reaksiyonlara göre de boşluk oluşmayacak şekilde karar vereceğiz. Sözleşmesini uzatmak için görüştüğümüz oyuncular da var. Kalburüstü, bu ligin net oyuncusu, potansiyeli olan ama kulübün vizyonuna da uygun 3-4 oyuncu alacağız." "Milyon eurolar harcamak yeterli olmuyor" "Gelecek sezon play-off’a oynayacak bir takım olacak mı?" sorusuna ise Kanbak, "Play-off istenmeyecek de bir şey yok. Alışık olduğumuz 1. Lig’de ‘play-off oynamalıyız’ ya da ‘şampiyonluğa oynamalıyız’ dedikten sonra milyon eurolar harcamaya kalkıyorlar. Biz ne o harcamaları yapan kulübüz ne de ‘hedefimiz yok’ diyecek kulübüz. Iğdır FK örneği var. Biz göreve başladığımızda, aramızda çift haneli puan farkı vardı. Günün sonunda sezonu onların üzerinde bitirdik. Aslında o paraları harcamak da play-off veya şampiyonluk için yeterli olmuyor" cevabını verdi. "Problemimizle iyi savaştık" Yedikleri gollerden sonra mücadele etmeyi bırakmayan bir takım kimliğine büründüklerini dile getiren Kanbak, "Bu sezon çok maçta geri dönüş yaptık. 6-7 maçta 1-0 geriye düştükten sonra puanlar aldık. Sivasspor ve Sarıyer’e karşı alınan galibiyetler, keza Van’da da aynısı yaşandı. O yüzden oyuncular buna inandı. Canlanmak için çoğu maçta gol yemeyi bekledik. İlk yarıları çok iyi oynadığımızı söyleyemem. Problemlerimizden biri de buydu. Maçlara iyi başlayamadık. 1-2 maç dışında iyi başladığımız bir ilk yarı yok. Bu problemimizle iyi savaştık, iyi mücadele ettik. Bu reaksiyonu iyi verdik. Kadronun genç olması da bu durumda etken oldu. Oyun kısmına gelince de her takımın her takıma sürpriz yaptığı, her takımın her takımı yenebildiği bir sezon olarak başladı. Aynı şekilde de tamamlandı" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Otizmli bireyler ve aileleri için ’otizm.gov.tr’ platformu hayata geçirildi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler ve ailelerine yönelik hizmetlerin geliştirilmesi ve bilgilendirme faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla hazırlanan ‘otizm.gov.tr’ platformunu erişime açtı. Bakanlık koordinasyonunda hayata geçirilen ulusal dijital bilgilendirme platformu, aileler, uzmanlar ve ilgili paydaşlar için bilimsel temelli bir bilgi merkezi olarak tasarlandı. Sitede OSB tanısı, belirtileri, tanı süreci ve sıkça sorulan sorulara dair kapsamlı içerikler yer alıyor. Erken tanının önemine vurgu yapılan platformda, ailelerin gelişimsel farklılıkları erkenden fark edebilmeleri için yaş gruplarına göre gelişim basamakları ve dikkat edilmesi gereken işaretler detaylandırılıyor. Ayrıca başvuru süreçlerine dair rehberlik hizmeti sunularak, ailelerin doğru zamanda doğru adımları atması hedefleniyor. Platformda ailelerin yanı sıra uzmanlara yönelik müdahale yöntemleri, aile rehberliği içerikleri ve mesleki gelişim materyalleri de yer alıyor. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademik çevrelerle iş birliği içinde hazırlanan sitenin düzenli olarak güncellenmesi planlanıyor. Ailelere ücretsiz danışmanlık hizmeti Platform üzerinden ayrıca bakanlıkça yürütülen ve otizmli çocuğu bulunan her aileye ücretsiz danışmanlık sunan "Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı" projesine dair bilgilere de ulaşılabiliyor. 2023’te başlatılan ve 34 ilde uygulanan model, otizmli bireylerin tanıdan itibaren en uygun hizmete erişimini ve ailelere psikososyal destek sunulmasını amaçlıyor. Kullanıcılar, platform üzerinden bakım kuruluşları ve hizmet modelleri, Çok Disiplinli Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezleri (ÇÖZGEM), Milli Eğitim Bakanlığı eğitim hizmetleri ile diğer kamu hizmetleri ve sosyal projelere de ulaşabiliyor. Bakanlığın saha ile temasını güçlendirmeyi hedefleyen platform, bir köprü vazifesi de görecek. Geri bildirim mekanizmaları aracılığıyla elde edilen veriler, yeni hizmet modellerinin tasarlanmasında ve mevcut uygulamaların iyileştirilmesinde yol gösterici olacak.