EKONOMİ - 17 Şubat 2026 Salı 20:46

Hazine ve Maliye Bakanlığı: "Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur"

A
A
A
Hazine ve Maliye Bakanlığı: "Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur"

Hazine ve Maliye Bakanlığı, son yıllarda yaşanan enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlemlendiğini belirterek, faiz giderlerinin milli gelire oranının 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleştiğini, bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesinin öngörüldüğünü açıkladı.


Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemeleriyle ilgili yapılan değerlendirmeler üzerine bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Son dönemde kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemelerine dair yapılan değerlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır. Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ü 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır. TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği kupon oranlarının düşük olması, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının ana paraya eklenmesidir. Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu olarak ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur" ifadelerine yer verildi.


Son yıllarda yaşanan enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlemlendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:


"Dolayısıyla ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir. Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil; geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır. Dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesi beklenmektedir. Nitekim göstergeler, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmemektedir: Faiz giderlerinin milli gelire oranı 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesi öngörülmektedir."


10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçlarının kademeli olarak azaltılıp, 2024 yılından itibaren ise söz konusu senetlerin ihracına son verildiği kaydedilen açıklamada, "Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken, 2026 yılında yüzde 19,9’a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı ise 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5’e, OVP dönemi sonunda ise yüzde 13,9’a gerilemesi öngörülmektedir. Kamu borçlanma stratejisi, piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmeye devam edilmektedir. Bu kapsamda program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltılmış ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verilmiştir" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Şiddetli rüzgar binanın duvarını uçurdu Kayseri’de akşam saatlerinde başlayan rüzgar gece saatlerinde etkisini artırırken, 5 katlı bir binanın duvarı yıkıldı. Olayda yaralanan olmazken, binanın altında bulunan bir dükkanın camları ve park halindeki bir araç zarar gördü. Kayseri’de akşam saatlerinde başlayan ve giderek etkisini artıran rüzgar, kent genelinde etkili oldu. Talas ilçesine bağlı Yenidoğan Mahallesi Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi’nde bulunan 5 katlı bir binanın çatı katının duvarı rüzgara dayanamadı. Şiddetli rüzgarın etkisiyle duvar yıkılırken, yol araç trafiğine kapandı. Molozlar binanın altında bulunan bir dükkanın camlarına ve park halindeki bir otomobile zarar verdi. İhbar üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de oluşabilecek olumsuzluklar için binada inceleme yaptı. Molozların temizlenmesinin ardından yol yeniden araç trafiğine açıldı. Öte yandan, Sahabiye Mahallesi Mete Caddesi’nde de bir ağaç rüzgara dayanamayarak, devrildi. Ekipler yolu kapatan ağaç kaldırılana kadar şerit çekerek, yolu trafiğe kapattı. Ağacın kaldırılmasıyla yol yeniden araç trafiğine açıldı. "Güm diye ses geldi" Duvarı yıkılan bina sakini Muhammet Emin Koç, uykuda olduklarını ve ‘güm’ diye ses gelmesi üzerine uyandıklarını söyleyerek, "Şiddetli şekilde rüzgar esiyordu. ‘Güm’ diye ses geldi. Eşimde bana söyledi. Çatının duvarı aşağı uçmuş. Burada normalde arabalar dururdu. Bende her zaman arabamı buraya park ederdim. Hasar alan arabanın kimin olduğunu bilmiyoruz. Dükkanın camları kırılmış. Taşlar dükkanın içine kadar ulaşmış. Herhangi bir yaralı yok. Gece saatinde olmasından dolayı kimse yaralanmadı" dedi.
Aydın Aydın’da Emirdoğan Çayı taştı Aydın’da günlerdir etkili olan yağışların ardından, Büyük Menderes Nehri’nden sonra çay ve dereler de taşmaya başladı. Efeler ilçe merkezine bağlı Umurlu’nun içinden geçen Emirdoğan Çayı taştı. Bölgede zarar oluşmadan, ekiplerin anında müdahalesi ile dere yatağı genişletilerek sel riskinin önüne geçildi. Meteoroloji’nin akşam saatlerinden itibaren etkili yağış uyarısının ardından Aydın’da adeta bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başladı. Özellikle Aydın’ın kuzeyinde dağlarda yaşanan şiddetli yağışla birlikte, Yukarı, Orta ve Aşağı Kayacık köylerinden akan derelerin toplandığı Emirdoğan Çayı’nın debisi bir anda yükseldi. Çayın Büyük Menderes Nehri ile buluştuğu noktada taşkın başladığını gören Umurlu Küme Evler bölgesindeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Kısa sürede bölgeye sevk edilen ekipler, taşkın suları ev ve hayvan besihanelerine ulaşmadan dere yatağını temizleyip set oluşturdu. Gece saat 01.00 sıralarında başlayan çalışmaları AK Parti önceki dönem milletvekili ve Umurlu eski Belediye Başkanı Rıza Posacı da bizzat takip ederek, anında vatandaşların yardımına koşan ekiplere teşekkür etti. Emirdoğan Çayı’nda debinin aniden yükselerek dere yatağının suyu taşıyamaz hale geldiğini görünce 112’yi aradıklarını belirten Hakan Özer isimli vatandaş, "Sağ olsunlar, 112’yi aradık. Ekipler hemen müdahale ettiler. Şu anda bir sıkıntı kalmadı" diye konuştu. Bu arada yine Umurlu’dan geçen Musluca Çayı’nda da debinin köprü seviyesine kadar ulaştığı, bölgenin taşkın riski altında olduğu belirtildi.