POLİTİKA - 23 Ağustos 2025 Cumartesi 14:17

MHP lideri Bahçeli: "Terör devleti İsrail Gazze’yi yutmaktadır"

A
A
A
MHP lideri Bahçeli: "Terör devleti İsrail Gazze’yi yutmaktadır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terör devleti İsrail Gazze’yi-hatta Batı Şeria’yı-yutmak, Filistinli mazlumları yurtlarından ve yuvalarından koparmak için şiddet ve dehşet sarmalını hayasızca genişletmektedir" dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, iç ve dış siyasi gündeme ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bahçeli, Gazze’de yaşanan insani krize Batı’nın sessiz kaldığını ve Alaska Zirvesi sonrası Avrupalı liderlerin Trump ile toplantısında gündeme Ukrayna’da Birleşmiş Milletler Görev Gücü gönderilmesiyle ilgili karardan önce Gazze için adım atılmasını kaydetti. Ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Gazze’deki insani kriz için TBMM’nin olağanüstü toplanmasına gerek olmadığını aktardı.

"Terör devleti İsrail Gazze’yi yutmaktadır"

Birleşmiş Milletler Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması’nın (IPC) Gazze Şeridi’nde akut gıda güvensizliğinin en yüksek seviyeye tırmandığı açıklamasına dikkati çeken Bahçeli, "Gazze vahim bir gıda krizinin, devamlı genişleyen ve insanlık vicdanını deprem gibi sallaması gereken feci bir kıtlığın pençesindedir. 1943 yılında yaşanan Bengal Kıtlığı’nı aratmayacak bir tablo maalesef günbegün artış ve ilerleyiş kaydetmektedir. 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde açlıktan ölen çocuklara tesadüf etmek, bunun da ötesinde zulme ve soykırıma şahit olmak sadece üzücü değil, insanım diyen herkes için utanç vesilesidir. Terör devleti İsrail Gazze’yi-hatta Batı Şeria’yı- yutmak, Filistinli mazlumları yurtlarından ve yuvalarından koparmak için şiddet ve dehşet sarmalını hayasızca genişletmektedir. Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinli kardeşlerimizi güney istikametine doğru sürme ve süpürme acımasızlığı Siyonist barbarlık tarafından askeri ve siyasi operasyonlarla mesafe almaktadır. Gazze’nin önce işgali, müteakiben ilhak planı devreye alınmıştır. Siyonist emperyalist azgınlık adeta kudurmuş ve kontrolden çıkmıştır. Uluslararası insani hukuk ayaklar altındadır" diye konuştu.

"Ukrayna’ya Birleşmiş Milletler Görev Gücü gönderilmesiyle ilgili çabaların evvelemirde Gazze için planlanması ahlaki ve hukuki tutarlılığın can evi olacaktır"

Dünya’nın Gazze’dekine benzer seri cinayet ve otomatiğe bağlanan katliama çok az sahne olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Alaska Zirvesi, akabinde Avrupalı liderlerin Oval Ofis’te yarım ay şeklinde ve kuzuların sessizliğini andıran biçimde ABD Başkanı’nın ağzının içine baktıran toplantının ardından Ukrayna’ya Birleşmiş Milletler Görev Gücü gönderilmesiyle ilgili çabaların evvelemirde Gazze için planlanması ahlaki ve hukuki tutarlılığın can evi olacaktır. Gazze’de sınıfta kalan uluslararası toplumun Rusya-Ukrayna arasındaki savaşı ateşkesin de ötesinde barış anlaşmasıyla düğümleme arzusu işin özünde güvenlik telaş ve temininden başka bir şey değildir. Tartışmaların ana eksenine oturan güvenlik garantilerinin esasen Avrupa’nın güvenliğiyle ilgili kaygılardan doğduğu da saklanamaz bir gerçektir. Süregelen ve sürdürülebilir krizlerden dondurulmuş, bununla birlikte her an ısıtılıp tedavüle sokulacak nevzuhur krizlere geçiş sağlamayı amaçlayan emperyalist üst akıl muhtevalı bir komployu barış sosu ile küresel gündeme taşımıştır. Şayet barış ve huzur gayesi samimi ve sahici ise önce Gazze’deki insani ve tarihi felaketin engellenmesi kaçınılmaz bir mecburiyettir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya çapındaki çatışma bölgelerine yönelik barış ve diyalog çağrıları, İstanbul’un bu çerçevede sivrilip öne çıkması ağırlaşan sorunların çözümünde umut ışığı olarak görülmelidir. İnsanlık vicdanına tercüman olan bu çağrıların kulak ardı yapılması hakkaniyet ve hakikat ölçüleriyle taban tabana zıt olup krizleri tırmandıracaktır. Türkiye içinde ve dışında kalıcı barış ve huzur amacındadır. Terörsüz Türkiye hedefi bunun en bariz ve belirgin misalidir. Milli birlik ve kardeşliğimiz yegane kuvvetimizdir" şeklinde konuştu.

"Rusya-Ukrayna’nın barışı İstanbul’da başlayan sürecin yine İstanbul’da tamamlanmasıyla mümkün olacaktır"

Bölgede Türkiye’nin iç barış ve toplumsal huzurunu aracısız ve bağlantısız sağlama gayretinin "muazzam bir olay" olduğunu belirten Bahçeli, "Yeni yüzyılda Türkiye’nin muktedir, mücadeleci, insan odaklı ve merhamete dayalı diplomatik hamleleriyle etrafımızda hiç kaybolmayan bir barış kuşağı inanıyorum ki tezahür edecektir. Bu konuda dürüst, yürekli ve yoğun faaliyetler takdir toplamaktadır. Özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın barışla perçinlenerek noktalanması İstanbul’da başlayan sürecin yine İstanbul’da tamamlanmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye sessiz milyonların sesi, mazlumların dinmeyen nefesidir" dedi.

"Birleşmiş Milletler Barış ve Görev Gücü’nün teşkiliyle beraber daha fazla gecikmeksizin Gazze’ye gönderilmesi hayata geçirilmelidir"

Bahçeli, Türkiye’nin kuzeyinde barış mimarisi için siyasi ve diplomatik mekik dokunurken, güneyin göz ardı edilmesi, insani yardım kanallarının dahi tıkanması batının ikiyüzlülüğü olduğunu dile getirerek şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye’nin, Ukrayna’da konuşlanması gündeme gelen Birleşmiş Milletler Görev Gücü içinde olmasını hesaplayıp hedefleyenler, öncelikle ve özellikle soykırımcı canilere karşı tavır almak, çok milletli müdahale seçeneğine kilitlenmek zorundadır. Bu hususta müessir sorumluluk kuşkusuz koma halinden çıkamamış, bu gidişle de çıkamayacak olan Birleşmiş Milletlerdedir. Gazze’de akan kan dinmedikçe gelişigüzel dile getirilen barış çağrıları yalnızca sözde kalacak, bağlayıcılığından ve inandırıcılığından da bahsedilemeyecektir. Geçtiğimiz günlerde, uluslararası hukukçuların, akademisyenlerin, insan hakları savunucularının ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı bir toplantıda hazırlanan ve açıklanan İsrail karşıtı 10 maddelik eylemsel hedeflerin derhal tatbik ve temin edilmesi münhasır görüşümüzdür. Bilhassa İsrail’e silah sevkiyatının durdurulması, diplomatik ilişkilerin askıya alınması, ticaret ve yatırımların kesilmesi, Birleşmiş Milletler Barış ve Görev Gücü’nün teşkiliyle beraber daha fazla gecikmeksizin Gazze’ye gönderilmesi, ilave olarak ambargo ve yaptırımların gündeme alınması acilen hayata geçirilmelidir"

"Vakit laf değil iş ve icraat üretme vaktidir"

CHP Genel Başkanı Özel’in TBMM’yi olağanüstü toplantıya Gazze başlığında çağıracaklarını duyurmasına dikkati çeken Bahçeli, "Gazze dramıyla ilgili konuşulmadık bir şey kalmamıştır. Vakit laf değil iş ve icraat üretme vaktidir. Her ihtimali dikkate alan atılgan, cesur ve çevik siyasi iradenin kararıyla somutlaşan Türkiye’nin duruşu, bölgesel ve küresel bağlamda paylaştığı ısrarlı görüşler ortadadır. Bu nedenle TBMM’nin olağanüstü toplanmasına yer ve gerek yoktur. Ayrıca CHP Genel Başkanı’yla beraber yanında yöresinde safa giren ideolojik önyargılı ve ilkesiz yandaşlarının Cumhur İttifakı aleyhine estirdiği fitne rüzgarının bizim nazarımızda hiçbir değer ve ehemmiyeti olamayacaktır. Cumhur İttifakı her geçen gün çok daha güçlenmektedir. Çünkü Cumhur İttifakı ahlaki, manevi, vatan ve millet sevdasına dayanarak 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurulmuş tarihi nitelikli beraberliktir" ifadelerini kullandı.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye’nin Afrika’daki deniz gücü Senegal’de görev başında Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait Deniz Karakol uçakları, Senegal hava sahası ve deniz yetki alanlarında yürüttüğü keşif-gözetleme faaliyetlerinde 76 sorti ve 358 saati aşan uçuş gerçekleştirdi. Topel’den Dakar’a uzanan uzun menzilli intikal göreviyle Türkiye’nin Afrika’daki savunma ve deniz güvenliği iş birliği sahada bir kez daha gösterildi. Türk Deniz Kuvvetleri’nin Senegal hava sahası ve deniz yetki alanlarında yürüttüğü keşif-gözetleme faaliyetleri aralıksız sürüyor. Türkiye’nin Afrika’daki savunma iş birliği, deniz güvenliği ve bölgesel istikrara katkı faaliyetleri kapsamında görev yapan Deniz Karakol unsurlarının, 18 Mayıs 2026 tarihinde icra ettiği keşif-gözetleme uçuşunu emniyetle tamamladığı öğrenildi. Son faaliyetle birlikte bölgede gerçekleştirilen toplam uçuş miktarı 76 sorti ve 358 saati aşarken, uçuş sırasında rutin faaliyetler dışında herhangi bir olağan dışı durum tespit edilmedi. Topel’den Dakar’a uzanan uçuş Faaliyet kapsamında Senegal Deniz Hava Birlik Komutanlığındaki uçak değişim süreci de dikkat çekti. Donanma Komutanlığına bağlı Deniz Karakol uçağı, 16 Mayıs tarihinde Kocaeli’de bulunan Topel Deniz Hava Ana Üs Komutanlığından kalkış yaptı. Uçak, İspanya’daki Rota ve Gran Canaria meydanlarında gerçekleştirilen yakıt ikmallerinin ardından Senegal’in başkenti Dakar’a intikal etti. Görevde bulunan diğer Türk unsuru tarafından Moritanya-Senegal hava sahası sınırında havada karşılanan uçak, daha sonra Dakar’a kol uçuşu düzeninde iniş gerçekleştirdi. Faaliyet kapsamında fotoğraf ve video çekimleri de yapıldı. Uzun menzilli intikal faaliyetinin, Türk Deniz Kuvvetleri’nin uzak coğrafyalarda kesintisiz görev icra kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğu değerlendiriliyor. Devir-teslim faaliyetleri sürüyor Bölgede görev yapan her iki Deniz Karakol uçağının da faal durumda olduğu belirtilirken, görev devir-teslim faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiği ifade edildi. Bu kapsamda görevi devreden ve devralan uçuş ekiplerinin müşterek katılımıyla standart görev uçuş profili, meydan paternleri ve çevre tanıma faaliyetlerini kapsayan bir uçuşun icra edilmesinin planlandığı öğrenildi. Senegal’de görev yapan Türk Deniz Karakol unsurlarının operasyonel temposunu koruduğu, uçuş emniyeti ve operasyonel sürekliliğin ön planda tutulduğu belirtilirken, personel ve materyal açısından faaliyetleri etkileyen kritik bir sorun bulunmadığı kaydedildi. Senegal Deniz Hava Birlik Komutanlığının verilecek her göreve hazır durumda olduğu vurgulandı. Afrika’da Türkiye’nin savunma iş birliği dikkat çekiyor Senegal’de yürütülen hava-deniz gözetleme faaliyetlerinin yalnızca teknik bir görev olmanın ötesinde, Türkiye’nin Afrika’daki dost ve müttefik ülkelerle geliştirdiği savunma iş birliği, deniz emniyeti ve müşterek çalışabilirlik kapasitesinin sahadaki yansımalarından biri olduğu değerlendiriliyor. Bölgedeki faaliyetlerin, Türk Deniz Kuvvetleri’nin denizaşırı bölgelerde kesintisiz görev icra kabiliyetini ortaya koyduğu belirtilirken, Afrika ülkelerinin Türkiye ile savunma ve güvenlik alanında geliştirilen iş birliklerine yönelik artan ilgiyi de gözler önüne serdiği ifade ediliyor.
Çankırı Çankırı’da el emeği eserler görücüye çıktı Çankırı’da 18 Mayıs Müzeler Günü kutlamaları kapsamında düzenlenen sergide eskiye dönük el sanatları ürünler vatandaşla buluştu. Çankırı’da, 18 Mayıs Müzeler Günü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen sergide çeşitli eskiye dönük el sanatları ürünler vatandaşla buluştu. Çankırı Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirası yansıtan çok sayıda eser sergilendi. Sergide müzede bulunan tarihi eserlerin resmedildiği çizimler, seramik çalışmaları ve çeşitli el sanatları ürünleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Özellikle öğrenciler tarafından hazırlanan desen çalışmaları ve el emeği ürünler dikkat çekti. Sergiyi ziyaret eden vatandaşlar, tarihi eserlerden ilham alınarak hazırlanan çalışmaları inceleme fırsatı buldu. "İki yıldır düzenli olarak bu etkinliğe katılıyoruz" Düzenli olarak etkinliğe katıldıklarını söyleyen Atatürk Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni iki yıldır düzenli olarak bu etkinliğe katılıyoruz. Bu yıl da farklı olarak desen çalışmalarıyla katıldık. Öğrenciler arkeoloji bölümünü gezdiler, ardından Şirin Zerey Koç, "Öğrencilerimizle birlikte çalışmaları atölye ortamında tamamladık. Dileyen öğrenciler karakalem, dileyen ise pastel boya ile çalıştı. Toplamda 22 eserimiz var. Bunlar müzedeki arkeoloji bölümü eserlerinden esinlenilerek yapıldı. Çocuklarımız kendi yorumlarını da katarak güzel çalışmalar ortaya çıkardı. Çalışmalarımızdan iki tanesi karakalem" dedi. "24 farklı seramik çalışmamı getirdim" 24 farklı sereini müzede sergildiğini söyleyen Iğdır Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Elçin Telli, "Çankırı Müzesi’ne 24 farklı seramik çalışmamı getirdim. Her biri iki kez fırınlandı ve 940 derecede pişirildi. Müzeler Günü kapsamında buraya geldim ancak sergim yaklaşık bir ay açık kalacak. Bu sergide üç farklı konuyu ele aldım. Küçük Ağrı Dağı, Büyük Ağrı Dağı ve İnandık Vazosu gibi ürünler yer alıyor. Burada okulları ve vatandaşları ağırlıyoruz. Katılımcılardan yoğun ilgi görüyoruz" diye konuştu. Çankırı Müzesi Müdürü Demet Göçer Yıldız ise "18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü nedeniyle müzemizde çeşitli etkinlikler yaptık. İnsanlarımız mutlu oldu, bizler de mutlu olduk" ifadelerini kullandı.
Antalya Antalya’da usulsüz reçete operasyonunda 4 tutuklama Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen usulsüz reçete ve ilaç temini soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında 1 doktor ve 3 eczacının da bulunduğu 10 şüpheliden 4’ü tutuklandı, 6’sı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda ilaç ve hap ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, son dönemde bazı hekimler tarafından yazılan reçete sayılarındaki olağan dışı artış yetkilileri harekete geçirdi. Özellikle yüksek maliyetli bazı ilaçların kısa süre içerisinde yoğun şekilde reçete edilmesi ve bu ilaçların belirli eczaneler üzerinden temin edildiği yönündeki iddialar üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından inceleme başlatıldı. Bakanlık müfettişleri mercek altına aldı Soruşturma kapsamında ilçeye gönderilen müfettiş ekipleri, son aylara ait e-reçete kayıtları, ilaç yazım yoğunlukları, hasta bilgileri ve ilaçların dijital sistem üzerindeki hareketlerini detaylı şekilde incelemeye aldı. SGK kayıtları ile eczane işlem hareketlerini karşılaştıran ekipler, reçetelerin usule uygun düzenlenip düzenlenmediğini ve bazı eczaneler ile hastane personeli arasında usulsüz bir yönlendirme ağının bulunup bulunmadığını titizlikle araştırdı. 180 kişinin ifadesi alındı Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kapsam genişletildi. Sadece sağlık çalışanlarının değil, reçetelerde adı geçen ve aralarında hasta yakınları, hastalar, hastane personelleri ile eczane çalışanlarının da bulunduğu yaklaşık 180 kişinin ifadesine başvuruldu. İfadelerde, reçete süreçleri, ilaç temin yöntemleri, hastane-eczane bağlantıları ile yüksek maliyetli ilaçların kimler adına yazıldığına ilişkin detaylar mercek altına alındı. Dijital kayıtlar ile alınan ifadeler karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Aramalarda çok sayıda ilaç ele geçirildi Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen jandarma ekipleri, belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda doktor F.T., eczacılar H.T., H.Ö. ve A.T., eczacı kalfası A.E. ile U.T., Ş.Y., T.N., A.A. ve E.Ş. isimli toplam 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, yasal olmaksızın bulundurulan çok sayıda hap ve çeşitli ilaç ele geçirildi. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Eczacılar ve kalfa tutuklandı Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan şüphelilerden eczacılar H.T., H.Ö., A.T. ve eczacı kalfası A.E. "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık" ve "usulsüz ilaç temini" suçlamalarıyla tutuklanarak Alanya L Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Şüphelilerden eczacı kalfası U.T., ve doktor F.T. ev hapsi, Ş.Y., T.N., A.A., E.Ş. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili çok yönlü adli ve idari soruşturmanın devam ettiği, elde edilen yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda ek göz altıların da yaşanabileceği öğrenildi.
Kastamonu Kastamonu’da Nisan ayında ihracat 35 milyon 257 bin dolar oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Kastamonu’da 2026 yılı Nisan ayında ihracat 35 milyon 257 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. paylaşılan verilere göre, Kastamonu’da Nisan ayında ihracat 35 milyon 257 bin dolar oldu. Nisan ayında Kastamonu’dan gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 21 milyon 413 bin dolar ile "Materyallerin geri kazanımı" ürün grubu yer aldı. Bu ürün grubunu 5 milyon 535 bin dolar ile "Temel kimyasal maddelerin imalatı" ürün grubu, 4 milyon 971 bin dolar ile "Değerli ana metaller ve diğer demir dışı metallerin imalatı" ürün grubu takip etti. Nisan ayında Kastamonu’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 59 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Nisan ayında Kastamonu’dan 46 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 21 milyon 418 bin dolar ile Belçika yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 5 milyon 746 bin dolar ile Finlandiya olurken üçüncü sırada 4 milyon 739 bin dolar ile İspanya bulundu. Kastamonu’nun 2026 yılı Nisan ayındaki ithalatı ise 20 milyon 782 bin dolar oldu. 51 farklı ürün grubunda gerçekleşen ithalatın ilk üç sırasında 9 milyon 200 bin dolar ile "Kimyasal gübre ve azotlu bileşiklerin imalatı" ürün grubu, 6 milyon 513 bin dolar ile "Kimyasal ve gübreleme amaçlı mineral madenciliği" ürün grubu ve 1 milyon 541 bin dolar ile "Kürk hariç, giyim eşyası imalatı" ürün grubu yer aldı. Nisan ayında Kastamonu’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 9 milyon 207 bin dolar ile ABD yer aldı. İkinci sırada 5 milyon bin dolar ile Mısır ve üçüncü sırada 2 milyon 985 bin dolar ile Suriye yer aldı. Nisan ayında Kastamonu’ya 42 farklı ülkeden ithalat gerçekleşmişti. Öte yandan, Nisan ayında İhracatın ithalatı karşılama oranı Kastamonu’da yüzde 169,6 oldu.