GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:18

MSB'den Miçotakis'e tepki! ''Kabul edilemez''

A
A
A

Millî Savunma Bakanlığı, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in karasularını 12 mile çıkarma yönündeki açıklamalarına sert tepki gösterdi. MSB'den yapılan açıklamada ''Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez'' denildi.

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyonlar kapsamında hafta içerisinde 5 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu belirtti. Aktürk, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek, "Menbic’de imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye harekât alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır. Bu rakam Tel Rıfat’ta 302, Menbic’de ise 453 kilometredir" dedi.

Hudutlarda 125 kişi yakalandı

Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurguladı. Aktürk, "Hafta boyunca 16’sı terör örgütü mensubu olmak üzere 125 şahıs yakalanmıştır. 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644’e, engellenenlerin sayısı ise 5 bin 890’a ulaşmıştır" ifadelerini kullanarak, Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de kaydetti.

TSK, NATO’nun en geniş kapsamlı tatbikatına katılacak

TSK’nın çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirten Aktürk, "NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilecek ve NATO’nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvetle katılacaktır. Ayrıca 573 kişilik kara unsurumuzun 7 Şubat’ta Çorlu Havalimanı’nda yapılacak töreni müteakip A-400M askeri nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre/3 bin 480 deniz mili mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti Avrupa’nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.

İsrail’in Gazze saldırılarına kınama

Bölgesel gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınayarak, "Kalıcı ateşkesin tesis edilmesini beklediğimiz bir dönemde İsrail’in Gazze’de çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınıyoruz" ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da istikrara zarar verdiğini vurgulayan Aktürk, İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen Barış Planı’na uyması ve Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına izin vermesi gerektiğini söyledi.

Savunma sanayii ve envanter vurgusu

Savunma sanayiinde yerli ve milli ürünlerle TSK’nın imkân ve kabiliyetlerinin artırıldığını belirten Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda KBRN Keşif Aracı’nın ilk kez envantere alındığını, HGK-84 güdüm kitlerinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini açıkladı. Aktürk ayrıca, ASELSAN üretimi ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi, Arayıcı Başlık Radarları ve SİPER-1 Orta Menzilli Hava ve Füze Savunma Sistemi Bataryası’nın envantere alındığını bildirdi. Suriye’deki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, 30 Ocak’ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik imzalanan yeni anlaşmanın memnuniyetle karşılandığını bildirdi. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını güçlendirmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise, Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz" ifadelerine yer verildi.

MSB'den Miçotakis'e tepki! ''Kabul edilemez''

Yunanistan’ın açıklamalarına tepki

MSB, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Ege Denizi’nde kara sularının 12 mile çıkarılmasına yönelik açıklamalarına ilişkin tutumun net olduğunu vurguladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Yunan politikacıların Ege Denizi’nde kara sularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda ülkemizin tutumu nettir. Türkiye olarak Ege’de adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir" denildi.

"Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır"

Somali’de görev yapan Somali-Türk Görev Kuvveti ve Hava Unsur Komutanlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan MSB, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin sürdüğünü bildirdi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız; askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır."

Türkiye-Mısır askeri iş birliği

Türkiye ile Mısır arasında imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması’na da değinilen açıklamada, söz konusu anlaşmanın 4 Şubat 2026 tarihinde Kahire’de imzalandığı hatırlatıldı. MSB açıklamasında, "Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti hükümeti arasında Askere Çerçeve Anlaşması, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdülfettah Es-Sisi’nin riyasetinde Kahire’de imzalanmıştır" denildi. Anlaşmayla savunma iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği vurgulanan açıklamada, "Belirlenen askerî iş birliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma iş birliğinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır" ifadeleri kullanıldı.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ani işitme kaybında zamanla yarış şart Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde "Ani İşitme Kaybı" başlıklı konferansta konuşan Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş, ani gelişen işitme kaybının zamanla yarışılan bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, erken tanı ve hızlı müdahalenin kalıcı işitme kaybı oluşmaması için hayati önem taşıdığını vurguladı. Günün sıradan bir anında çevrenizdeki seslerin aniden silikleştiğini fark etmek çoğu kişi için beklenmedik ve endişe verici bir durumdur. "Ani işitme kaybı" olarak tanımlanan bu tablo, zamanla yarışılan bir sağlık sorunu olması nedeniyle erken tanı ve doğru yaklaşımı zorunlu kılıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Ani İşitme Kaybı" başlıklı konferans konuyu bilimsel bir çerçevede ele alarak, sağlık profesyonellerini bir araya getirdi. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine devam eden Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş tarafından verilen konferansın moderatörlüğünü Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gamze Mocan ile Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Koordinatörü Prof. Dr. Emrah Ruh üstlendi. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleşen konferans sağlık alanında çalışan akademisyenler ve hekimler tarafından ilgiyle takip edildi. Ani işitme kaybının klinik özellikleri, hastalığın ortaya çıkışında etkili olabilecek faktörler, tanı sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar ve güncel tedavi yaklaşımlarının ele alındığı konferansta erken tanı ve zamanında müdahalenin tedavi başarısı üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekildi. Erken tanı ve zamanında müdahale son derece önemli Ani işitme kaybının ortaya çıkışında birden fazla etkenin rol oynayabileceğini belirten Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş, işitmenin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için iç kulağa giden kan dolaşımının düzenli ve yeterli olması gerektiğini vurgulayarak, dolaşımın bozulmasının işitme hücrelerini doğrudan etkileyebildiğini söyledi. Asist. Dr. Bektaş, özellikle viral enfeksiyonlar, iç kulağı besleyen damarların tıkanması ya da dolaşımın yavaşlaması gibi durumların ani işitme kaybına yol açabildiğini aktardı. Yüksek tansiyon ve kontrolsüz diyabet gibi kronik hastalıkların da iç kulağın kan akışını olumsuz etkileyerek işitme kaybı riskini artırdığına dikkat çeken Asist. Dr. Bektaş, bu hastalıklara sahip bireylerde ani işitme kaybının daha yakından izlenmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Hastaların başvuru nedenlerine de değinen Asist. Dr. Bektaş, ani işitme kaybının çoğu zaman kulakta ani bir dolgunluk hissi, işitmede belirgin azalma ve çınlama ile ortaya çıktığını, buna karşın ağrı ya da kulaktan akıntı gibi belirtilerin genellikle görülmediğini ifade etti. Bu durumun hastalar tarafından önemsenmemesine yol açabildiğini belirten Asist. Dr. Bektaş, geciken başvuruların tedavi başarısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Çocuklarda belirtiler daha geç fark edilebiliyor Ani işitme kaybının nadir de olsa çocuklarda da görülebildiğine dikkat çeken Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş, "Bu durum çoğunlukla 15 yaş sonrası bireylerde karşımıza çıkıyor ancak çocukluk çağında da görülebiliyor. Çocuklarda işitme kaybını fark etmek her zaman kolay olmayabiliyor. Ailelerin, çocuğun seslere verdiği tepkilerde azalma, televizyon ya da telefon sesini yükseltme, söylenenleri tekrar ettirme veya konuşmalara geç yanıt verme gibi değişiklikleri dikkatle gözlemlemesi erken tanı açısından son derece önemli" ifadelerini kullandı. Tedavi sürecine ilişkin bilgiler de paylaşan Asist. Dr. Bektaş, ani işitme kaybının acil değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu vurgulayarak, erken dönemde başlanan tedavinin iyileşme şansını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Tedavinin hastanın başvuru zamanı, işitme kaybının derecesi ve eşlik eden hastalıklara göre planlandığını belirten Asist. Dr. Bektaş, uygun tedavi ve düzenli takip ile birçok hastada işitmenin kısmen ya da tamamen geri kazanılabildiğini aktardı.
Manisa Kanseri yendi, herkese çağrı yaptı Manisa Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Hekimi Doç. Dr. Engin Kut, kanserde erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekerken, 26 yıldır meme kanseriyle mücadele eden Vesile Küçük de yaşadıklarını anlatarak vatandaşlara kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu. Manisa Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Hekimi Doç. Dr. Engin Kut, kanserle mücadelede erken tanı, düzenli takip ve tarama programlarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Uzman hekim, erken teşhisin doğru tedaviyle birleştiğinde hastaların yaşam süresi ve kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Kanserin erken dönemde tespit edilmesi halinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Engin Kut, "Kanser, erken dönemde fark edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bugünkü hastamız da 20 yıl önce meme kanseri tanısı almış, düzenli kontroller ve doğru tedaviyle sağlığına kavuşmuş bir hastadır. Bu nedenle tüm kanser türlerinde bireylerin kendi sağlıklarını yakından takip etmesi, tarama ve kontrollerini ihmal etmemesi ve herhangi bir belirti ya da değişiklikte vakit kaybetmeden hekime başvurması büyük önem taşımaktadır." dedi. Yıllardır meme kanseriyle mücadele eden Vesile Küçük ise tanı ve tedavi sürecine ilişkin duygularını paylaşarak, düzenli takiplerin önemine vurgu yaptı. Küçük, "26 yıllık meme kanseri hastasıyım. Şu anda bütün tahlil ve tetkiklerimi yaptırıyorum. Her şey yolunda. Çok şükür, çok iyiyim. Bundan şüphe duyan, sağlığıyla ilgili problemi olduğunu hisseden bütün arkadaşlarımın hiç çekinmeden hastaneye gelip kontrollerini yaptırmasını, gerekirse teşhis konulup tedavisinin yapılmasını tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.