ASAYİŞ - 02 Haziran 2026 Salı 14:01

Taksi durağına satırlı ve sopalı saldırı: 3 yaralı

A
A
A
Taksi durağına satırlı ve sopalı saldırı: 3 yaralı

Ankara’da bir taksi durağına gece saatlerinde düzenlenen saldırıda 3 şoför yaralandı, 5 taksi zarar gördü.


Ankara’nın Altındağ ilçesinde bir taksi durağına gece saat 03.00 sıralarında 3 kişi tarafından düzenlenen sopalı ve satırlı saldırıda Beytullah Gündoğdu, Bülent Kanyıran, Fahri Geçili olmak üzere 3 taksi şoförü yaralanırken, duraktaki 5 araçta da maddi hasar meydana geldi.


"Şahısları daha önce hiç görmedim"


Olayın gece saat 03.00 sıralarında olduğunu ifade eden şoför Fahri Geçili, "Dışarıda sohbet muhabbet ediyorduk. Bir yandan da yolcu bekliyoruz. Bir tane mavi renkli bir Tofaş geldi. Çok da rengini hatırlamıyorum. Mavi yeşil karışımı bir şeydi. Bir anda arabadan 3 erkek 2 kadın indi. Erkeğin biri sağ arka kapıdan inip direkt bana saldırmaya başladı. Ben hatta saldıracağını anladım. Dur falan yaptım. Şahısları daha önce hiç görmedim. Hiç tanımadım. Husumetim de yok. Biz burada esnafız. Durağımız, yerimiz belli. Biz burada kimseye sıkıntı yapamayız. Çünkü esnafız. Şuradaki bir kasap bile birine sıkıntı yapamaz. Adamlar saldırmaya gelmiş ama bayanlar da ayırıyor bir yandan. Belki bayanlar olmasa ben ölecektim"


"Beni hiç tanımayan birisi beni niye öldürmeye kalksın"


Birkaç kere demir sopayla kafasına vurulduğunu dile getiren Geçili, "Diğerinde satır vardı. Birinin elinde satır satırla bana vurdu ama denk gelmedi yani. Çok şükür, ucuz atlattık. Dedim ki arabama bineyim. Kaçayım, kurtulayım ufak tefek yaralarla. Arabanın anahtarını bulamadım. O da arkamdan geldi. Arabanın yanında beni tekrar darp etmeye başladı. Ben düştüm, bir buçuk metre sürüklediler. 2 kişi darp ediyordu. Sonra 3’üncü şahıs da darp etmeye başladı. ‘Bu ölecek, bu yaşamayacak’ gibisi sözler konuştular. Beni hiç tanımayan birisi beni niye öldürmeye kalksın" ifadelerine yer verdi.


Fahri Geçiri, saldırı sırasında başından ve kaburgalarından yaralandığını, kafasında çok sayıda dikiş bulunduğunu belirterek, olay anına ilişkin hiçbir şey hatırlamadığını, komşuların çağırdığı ambulansla hastaneye kaldırıldığını ve gözlerini hastanede açtığını söyledi. Yanında bulunan Beytullah Gündoğdu ile Bülent Kayıran’ın ise hafif yaralarla olayı atlattığını ifade etti.


"Okulun önünde yolumu kestiler"


Gelen kişileri yolcu zannettiğini belirten şoför Bülent Kayıran, "Ters yönden girdiler. Tanımadığım 2 atletli şahıs arabadan indiler şiddetli bir şekilde. Bana saldırmaya başladılar. İçeriye kadar ben düştüm. Düştükten sonra orada bir boğuşma oldu. Benim kolum, boynumda, gözüme, kaşım çizildi. 2 kişiyle mücadele ettik. Bunlar tekrar gitti. Bunların bizle niye kavga ettiklerini kendilerinin de haberi yok. Alkol kokusu geliyordu. Bir şeyler içtikleri belliydi. Aracımla çıktım sonra. Okulun önünde yolumu kestiler. Orada tekrar kavgaya tutuştuk. O arada bir grup daha gelmiş buraya. Sonra polisler, mal sahibimi, arkadaşlarımı aradım. Cemiyetler Başkanımız geldi yardımcı oldu" dedi.


"Zannediyorum ki onlar da niye yaptığına şaşkındır"


Saldıranlardan birini tanıdığını ifade eden Kayıran, "O da gelir arasına burada çay içer, hürmet gösterir. 45 yaşlarında falan birisi. Mahallemizin adamı. Diğerleri çocukları tanımıyorum. Yeğenleriymiş herhalde kardeşleri falan. Biz de şaşırdık. Zannediyorum ki onlar da niye yaptığına şaşkındır. Bu kadar eminim. Çünkü akli dengelerinin yerinde olmadığına eminim. Şimdi sağlıklı bir insan gelip şurada çalışan insanın ekmeğine oynanır mı" diye konutşu.


Kayıran, aynı zamanda iki küçük çocuğu olduğunu ve olayın psikolojik sıkıntılarını da anlattı.


İşin maddi kısmına değinen şoför Yunus Karagül, "Şu anda çalışması gereken araçlar sabahtan beri hiç çalışmadan yatıyorlar durakta. Hizmet veremiyoruz mahalleye. Sabahtan beri telefonlar, ziller çalıyor. Ona da gidemiyoruz. Yetişemiyoruz. Maddi olarak zaten 5 arabanın camı kırık. Bir tanesinin önlü arkalı kırık. Ayrıca kaportada da bayağı hasarlar var. Maddi olarak biraz hasarı yüksek maalesef" ifadelerini kullandı.


"Şu anda soruşturma, kovuşturma aşamasında"


Ankara Şoförler Orası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çatıkkaş, "Olay bize intikal eder etmez hemen olay yerine, durağımıza geldik. Konuyu anladık. Anladıktan sonra karakol amirine gittik. Karakol amirliği bizimle ilgilendi. Şu anda soruşturma, kovuşturma aşamasında. Sonuçları hep birlikte bekliyoruz" şeklinde konuştu.



Taksi durağına satırlı ve sopalı saldırı: 3 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli 8 kişiye mezar olan otobüsün enkazı yediemin deposuna çekildi: Şoförün geçmişte 36 kez trafik cezası yediği ortaya çıktı Aydın-Denizli Otoyolu’nda 8 kişinin hayatını kaybettiği, 33 kişinin yaralandığı feci otobüs yangınıyla ilgili yürütülen soruşturmada şoke eden detaylara ulaşıldı. Kazada yanarak can veren otobüs şoförü Mustafa Fevzi Merdun’ün geçmişte 1’i alkollü araç kullanmak olmak üzere tam 36 kez trafik cezası aldığı ortaya çıktı. Öte yandan, kaza sırasında alevlerin arasından can havliyle kurtulan anne Sevda Şen’in, diğer oğlunu kurtarmak için verdiği anne mücadelesi ise yürekleri dağladı. Aydın-Denizli Otoyolu Sarayköy ilçesi yakınlarında 31 Mayıs gecesi meydana gelen ve Pamukkale Turizm’e ait Mercedes marka yolcu otobüsünün alev alev yanmasıyla sonuçlanan feci kazaya ilişkin yeni bilgilere ulaşıldı. 8 kişinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili çok yönlü soruşturma sürerken, adli ve idari incelemelerde ihmaller zinciri gözler önüne serildi. Edilen bilgilere göre, kazada hayatını kaybeden otobüs sürücüsü Mustafa Fevzi Merdun’ün geçmişe dönük trafik sicili kabarık çıktı. Yapılan incelemelerde, Merdun’ün geçmiş yıllarda 1 kez "alkollü araç kullanmak" suçundan işlem gördüğü, bunun yanı sıra hız ihlali, hatalı şerit değiştirme ve çalışma süresi ihlalleri gibi farklı maddelerden toplamda 36 kez trafik cezası yediği belirlendi. Yaralı anne diğer evladını camdan atarak kurtarmış Katliam gibi kazadan geriye kalan insan hikayeleri ise yürekleri yakmaya devam ediyor. Kazada eşi Civan Şen ve 9 aylık bebeği Eyüp Miraç Şen’i kaybeden yaralı anne Sevda Şen’in, o dehşet gecesinde büyük bir kahramanlık sergilediği ortaya çıktı. Alevlerin otobüsü sarmasıyla birlikte panik yaşandığını gören annenin, yanındaki diğer büyük oğlunu kurtarmak için otobüsün camını kırarak aşağıya fırlattığı öğrenildi. Çocuğun aşağıya düşmesinin ardından dışarıdaki kalabalığın çocuğun üzerine basmasından ya da ona zarar gelmesinden korkan acılı anne Sevda Şen’in, hem evladını korumak hem de canını kurtarmak için hemen arkasından camdan aşağıya atladığını söyledi. Kazayla ilgili Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı soruşturma sürdürülüyor.
Gaziantep TMO 2026 hububat alım ve satış fiyatlarını açıkladı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü tarafından 2026 dönemi hububat alım ve satış fiyatları ile alım politikalarının açıklandığını bildirdi. Ülke genelinde hububat hasadının Mayıs ayı sonu itibarıyla lokal bölgelerde başladığını kaydeden Akıncı, TMO’nun üreticilere depolama imkânı sağlamak amacıyla 21 Mayıs 2026 tarihinden itibaren taahhütname karşılığı ürün kabullerine başladığını, alımların ise 3 Haziran itibarıyla gerçekleştirileceğini ifade etti. TMO’nun bu yıl da Türkiye genelinde daha önce alım yapılan 600’ün üzerindeki noktada faaliyet göstereceğini belirten Akıncı, randevulu alım sisteminin anlaşmalı lisanslı depolar da dahil olmak üzere tüm alım noktalarında uygulanmaya devam edeceğini söyledi. 2026 yılı hububat alım fiyatları kapsamında makarnalık ve ekmeklik buğdayın 1. grup ürünleri için ton başına 16 bin 750 TL, arpanın 1. grup ürünleri için ise 13 bin TL alım fiyatı belirlendiğini aktaran Akıncı, ikinci ve üçüncü grup ürünler ile düşük vasıflı ürünlerde de kademeli fiyatlandırma uygulandığını kaydetti. Hububat piyasasında denge ve istikrarın sürdürülmesi amacıyla TMO tarafından hasat sonrası satış fiyatlarının da açıklandığını ifade eden Akıncı, 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren makarnalık ve ekmeklik buğdayın 2. grup ürünlerinde ton başına 18 bin 500 TL, arpanın 2. grup ürünlerinde ise 14 bin TL satış fiyatı uygulanacağını belirtti. TMO tarafından açıklanan düzenlemeler kapsamında ürün bedeli ödemelerinin teslimatı müteakip 45 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacağını belirten Akıncı, lisanslı depoculuk sisteminden yararlanan üreticilere yönelik kira desteği, finansman imkânı ve çeşitli muafiyetlerin de devam ettiğini dile getirdi. Ürünlerini lisanslı depolarda muhafaza eden üreticilere depo kira ücret desteği sağlandığını hatırlatan Akıncı, ayrıca T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla ürün bedelinin yüzde 75’ine kadar sıfır faizli kredi kullanım imkânı sunulduğunu dile getirdi. Üreticilerin TMO’ya ürün teslimi sırasında herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) bilgilerini güncellemeleri, randevularını önceden almaları ve gerekli banka hesap işlemlerini tamamlamalarının önem taşıdığını vurgulayan Akıncı, ürünlerin ÇKS’de kayıtlı üretim miktarı kapsamında satın alınacağını belirtti. Yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte tarım sektöründe yoğun bir çalışma sürecine girildiğini ifade eden Akıncı, "Toprağa emek veren, üretimiyle ülkemizin gıda arz güvenliğine katkı sağlayan tüm çiftçilerimize bereketli ve hayırlı bir hasat sezonu diliyorum. Yeni dönemin üreticilerimiz, sektörümüz ve ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.
Adana Kozan’da 106 metrelik bayrakla kurtuluş coşkusu Adana’nın Kozan ilçesinin Fransız ve Ermeni işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümü, gençlerin taşıdığı 106 metrelik dev Türk bayrağı ve atlı birliklerin Tarihi Roma Köprüsü’nden başlattığı bayrak yürüyüşüyle coşkuyla kutlanmaya başlandı. Programda Milli Mücadele yıllarında verilen destansı direniş, şehitlerin hatırası ve bağımsızlık ruhu ön plana çıkarken, Kuvayı Milliye Mücahitleri Derneği üyeleri de Türkiye’nin dört bir yanından gelerek Kozan’ın kurtuluş etkinliklerine katıldı. Kozan’da 106 metrelik dev Türk bayrağı, yüzlerce genç tarafından taşınarak Tarihi Roma Köprüsü’nden Hoşkadem Camii’ne kadar atlı birlikler eşliğinde yürütüldü. Yüzlerce vatandaş da bayrak yürüyüşüne katılarak kurtuluş coşkusuna ortak oldu. Tarihi Hoşkadem Camii’nde düzenlenen törende, kapıya sembolik olarak asılan düşman bayrağı milis kuvvetleri tarafından indirilirken, ezanla birlikte camide Türk bayrağı dalgalandırıldı. Kurtuluş mücadelesinin simgelerinden biri olan "Hürriyet Kızı" da temsili törenle kurtarıldı. Hoşkadem Camii emekli imam hatibi Abdurrahman Yılmaz, şehitler için dua etti. Törende konuşan Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Mondros Mütarekesi’nin ardından Kozan’ın bir süre işgal altında kaldığını hatırlatarak, ilçe halkının büyük fedakarlıklarla yürüttüğü mücadele sonucunda özgürlüğüne kavuştuğunu vurguladı. Tarihi Hoşkadem Camii’nde dalgalanan "Hürriyet Kızı" sembolünün bağımsızlık mücadelesinin önemli simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Atlı, kurtuluş mücadelesinde önemli rol üstlenen Kurtoğlu, Topaloğlu Halil, Seydizade Hasan, Öndeş Dağlı, Mustafa Faik Üstün ve Duran başta olmak üzere tüm kahramanları rahmet ve minnetle andıklarını belirterek, Kozanlıların yalnızca kendi şehirlerinin değil, vatanın dört bir yanının müdafaası için cepheden cepheye koştuğunu söyledi. Geçmişte yaşanan acılara da değinen Atlı, işgal yıllarında bölge halkının büyük zorluklar yaşadığını hatırlatarak tarihi hafızanın canlı tutulmasının önemine dikkat çekti. Başkan Atlı ayrıca, Kozanlı 266 şehidin anısını yaşatmak amacıyla yaptırılan Adnan Menderes Şehitlik Anıtı’nın, şehrin şehitlerine duyduğu saygının en önemli sembollerinden biri olduğunu ifade etti. Konuşmaların ardından 6. Kolordu Komutanlığı Bando Takımı halk konseri verdi. Konser, katılımcılardan büyük alkış aldı. Kozan Belediyesi Ebülfez Elçibey Halk Oyunları Topluluğu’nun sergilediği zeybek gösterisi de vatandaşlar tarafından beğeniyle izlendi. İlçede kurtuluş coşkusu gün boyu devam etti.
Manisa Manisa’nın hafızası karelere yansıdı Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen Foto Maraton, 156 fotoğrafçının objektifinden kentin tarihini, kültürünü ve insan hikâyelerini geleceğe taşıdı. Amatör ve profesyonel fotoğrafçıların yoğun ilgi gösterdiği yarışmada dereceye giren eserler, Manisa’nın görsel hafızasına önemli katkı sundu. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 30 Mayıs-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Manisa Kültür Yolu Festivali, birbirinden renkli etkinliklerle devam ederken, festival kapsamında FOTON Derneği tarafından düzenlenen "Foto Maraton" etkinliği de büyük ilgi gördü. Amatör ve profesyonel ayrımı gözetilmeksizin tüm fotoğraf tutkunlarının ücretsiz olarak katıldığı organizasyonda, dijital ve mobil (cep telefonu) olmak üzere iki ayrı kategoride yarışma düzenlendi. Toplam 156 fotoğrafçı, Manisa’nın tarihi, kültürel ve sosyal yaşamını belirlenen temalar doğrultusunda objektiflerine yansıttı. Festival boyunca şehrin farklı noktalarında fotoğraf çeken katılımcılar, Manisa’nın köklü geçmişini, insan hikâyelerini ve günlük yaşamın izlerini sanatla buluşturdu. Seçici kurul tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda dereceye giren isimler belirlendi. Dijital kategoride "Şehrin Hafızası" teması kapsamında Ali Aslan birinci, Hayati Adıgüzel ikinci, Nuray Tokuş Demir üçüncü olurken; "Dokunmak" temasında Yılmaz Topcu birincilik, Erol Atsızatar ikincilik, İsmail Serhat Şahin ise üçüncülük elde etti. Mobil kategoride ise "Bekleyiş" temasında Doğa Akan birinci, İsmail Aybey ikinci, Yalçın Akkaya üçüncü olurken; "Şehrin Ritmi" temasında Şennur Karadağ birincilik, Mahmut Yılmaz ikincilik ve Gülşen Aybey üçüncülük ödülünün sahibi oldu. Foto Maraton’a katılan 156 fotoğrafçı, yalnızca bir yarışmada yer almakla kalmadı; aynı zamanda Manisa’nın bugünkü yaşamını, kültürel mirasını ve toplumsal hafızasını kayıt altına alarak geleceğe taşıyan birer kültür elçisi oldu. Festival kapsamında ortaya çıkan eserlerin, Manisa’nın görsel arşivine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Fotoğraf sanatının gücüyle şehrin farklı yüzlerini ortaya çıkaran yarışma, Manisa Kültür Yolu Festivali’nin en dikkat çeken etkinliklerinden biri olarak hafızalarda yer aldı.
İzmir Görkem Duman’ın gözaltındaki ilk görüntüsü ortaya çıktı İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik yürütülen geniş çaplı yolsuzluk operasyonunda, gözaltına alınan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın hastaneye sevk edilirken çekilmiş ilk fotoğrafı ortaya çıktı. Operasyon kapsamında toplam 54 kişi gözaltında bulunurken şüpheliler için ek gözaltı süresi alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Buca Belediyesi’ne yönelik düzenlenen yolsuzluk operasyonunda, aralarında mevcut belediye başkanı Görkem Duman’ın yanı sıra eski başkanlar, başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de bulunduğu 54 şüphelinin gözaltı süreci devam ederken, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’a ait gözaltında ilk fotoğraf karesi ortaya çıktı. Gözaltı sayısı 54, ek süre alındı Edinilen son bilgilere göre, operasyon kapsamında gözaltına alınanların sayısı 54’e yükseldi. Soruşturmanın kapsamının son derece geniş olması, şüpheli sayısının fazlalığı, alınacak ifadelerin uzunluğu ve ele geçirilen dijital materyallerin inceleme sürecinin zaman alacak olması nedeniyle, emniyet güçlerine savcılık tarafından ek gözaltı süresi verildi. Bu kararla birlikte şüphelilerin emniyetteki sorgu ve ifade alma işlemleri önümüzdeki günlerde de devam edecek. Dosyadaki gizlilik kararı titizlikle uygulanıyor Yolsuzluk ağının mali boyutunu ve rüşvet trafiğinin şifrelerini tam olarak çözmek isteyen savcılık, delillerin karartılmasının önüne geçilmesi amacıyla soruşturma dosyasına mahkeme kararıyla getirdiği gizlilik kararını titizlikle uyguluyor. Bu kararla birlikte, şüpheli avukatlarının dosya içeriği, teknik takip dökümleri ve dijital inceleme raporlarına erişimi kısıtlanmış durumda. Ekipler, elde edilen tespitler ışığında soruşturmayı derinleştiriyor. Gözaltındaki şüphelilerin ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor.
Ankara Prof. Dr. Fahri Yetişir: "Robotik cerrahi sonrası hastalar daha hızlı günlük yaşama dönebiliyor" Cerrahide gelişen robotik teknolojilerin, hastaların ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırabildiğini belirten Acıbadem Bayındır Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fahri Yetişir, robotik cerrahinin özellikle küçük kesiler, daha az ağrı ve daha hızlı toparlanma gibi avantajlar sunduğunu söyledi. Acıbadem Bayındır Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fahri Yetişir, Robotik cerrahi ve cerrahi alanında teknoloji dönemiyle alakalı bilgilendirmeler de bulundu. Robotik cerrahinin klasik kapalı ameliyat yöntemlerinin gelişmiş bir formu olduğunu ifade eden Yetişir, Robotik sistemler sayesinde cerrahların ameliyat sırasında çok daha hassas hareket edebildiğini belirtti. Yetişir, "Bu durum özellikle dar ve hassas bölgelerde yapılan ameliyatlarda önemli kazanımlar sağlıyor" dedi. "Cerrahın hareket kabiliyeti artıyor" Robotik cerrahi denildiğinde sık sık ‘ameliyatı robotlar mı yapıyor?’ sorusuyla karşılaştıklarını anlatan Dr. Fahri Yetişir "Robotik cerrahide, ameliyatı robotlar değil, cerrahlar yapar. Cerrah bir konsola oturur ve önündeki ekrandan ameliyat alanını 3 boyutlu olarak görür. Elleriyle, hastanın üstünde bulunan robotik kolların hareketlerine yön verir. Bu kollar da çok hassastır. Konsolda duran cerrahın el hareketlerini filtreleyerek daha kontrollü ve titremesiz hareket imkanı sunar. Aynı zamanda üç boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntüleme sayesinde ameliyat sahası çok daha detaylı görülebiliyor" diye konuştu. Bu teknolojinin özellikle hassas diseksiyon gerektiren ameliyatlarda ön plana çıktığını ifade eden Yetişir, "Genel cerrahi, üroloji, kadın hastalıkları ve göğüs cerrahisi gibi birçok branşta robotik cerrahi aktif şekilde kullanılabiliyor" dedi. "Daha küçük kesiler iyileşme sürecini etkiliyor" Robotik cerrahinin hastalara sağladığı avantajlara değinen Yetişir, "Daha küçük kesiler sayesinde ameliyat sonrası ağrı azalabiliyor, enfeksiyon riski düşebiliyor ve hastaların günlük yaşama dönüş süreci hızlanabiliyor" ifadelerini kullandı. Bazı ameliyatlarda hastanede kalış süresinin de kısalabildiğini belirten Yetişir, "Özellikle çalışan bireyler açısından daha hızlı toparlanma önemli bir avantaj oluşturabiliyor" diye konuştu. "Her hasta için uygun olmayabilir" Robotik cerrahinin her hasta için uygun olmayabileceğini vurgulayan Yetişir, "Hastanın genel sağlık durumu, ek hastalıkları ve geçirilmiş ameliyat öyküsü değerlendirilerek hangi cerrahi yöntemin uygun olduğuna karar verilir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, doğru hasta planlaması ve deneyimli ekipler cerrahi başarının temelini oluşturur" ifadelerini kullandı. "Cerrahide teknoloji dönemi büyüyor" Robotik cerrahi teknolojilerinin her geçen gün gelişmeye devam ettiğini belirten Yetişir, "Bugün artık cerrahide daha hassas, daha kontrollü ve hasta konforunu artıran yöntemlerden söz ediyoruz. Robotik cerrahi de bu dönüşümün önemli parçalarından biri haline geldi. Bu yöntem de hızla gelişiyor. Yakın gelecekte ameliyat sırasında cerraha doku hissi verecek yeni gelişmelerle karşı karşıya kalacağız " diye konuştu.