POLİTİKA - 24 Eylül 2025 Çarşamba 16:43

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "En kısa sürede TBMM Genel Kurulu’na sağlam bir rapor sunulacağı inancını taşıyorum"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "En kısa sürede TBMM Genel Kurulu’na sağlam bir rapor sunulacağı inancını taşıyorum"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında en kısa sürede TBMM Genel Kurulu’na sağlam bir rapor sunulacağı inancını taşıdığını belirterek, "50 yıldır devam eden bu süreç, bugün Türkiye’yi başka bir yere getirdi. Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Ezidilerin, Sünnilerin, Şiilerin, Alevilerin hep beraber güçlü bir gelecek inşa etmesi üzerinde durmak zorundayız. Ben bu Komisyon’un böylesine bir iradeyi de her gün arttırarak üretmeye devam ettiğini görüyorum" dedi.


Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 12’nci toplantısında düşünce kuruluşları temsilcileri dinlendi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, en kısa sürede TBMM Genel Kurulu’na sağlam bir raporun sunulacağı inancını taşıdığını söyleyerek, "Rızanın arttırılabilmesi ise sadece tek başına bu Komisyon’un yapabileceği bir iş değildir. Sizlerden de özel ricam; buraya gelen, burada bu sürece katkı sunan, ’Evet bu iş burada gerçekleşmelidir, bitmelidir, vakti gelmiştir’ diyen arkadaşlarımızın hepsinin kendi çevrelerinde bu olumlu görüşlerini paylaşmaları ve toplumsal rızanın arttırılması için garantilerin gelişmesini sağlamasını temenni ediyoruz. 50 yıldır devam eden bu süreç, bugün Türkiye’yi başka bir yere getirdi. Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Ezidilerin, Sünnilerin, Şiilerin, Alevilerin hep beraber güçlü bir gelecek inşa etmesi üzerinde durmak zorundayız. Şunu da ifade etmek isterim; tarih analizleri yapabiliriz. Bizim Doğu toplumlarında geçmişi konuşmak çok sevdiğimiz bir şey. Geçmişi konuşabiliriz. Bugün de gayet güzel analizlere değinildi. Ama esas mühim olan şey çok kuvvetli, güçlü bir geleceği birlikte nasıl kuracağımızın iradesini ortaya koyabilmek. Ben bu Komisyon’un böylesine bir iradeyi de her gün arttırarak üretmeye devam ettiğini görüyorum" ifadelerini kullandı.



"Sürece yönelik çok yüksek destek var"


Komusyon’da konuşan Ankara Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Hatem Mete, yaşanan süreçte gelecekte riskler oluşturabilecek konulara değinerek, "Siyasi aktörlere ve siyasi partiye avantaj, dezavantaj sunmuyor. Bugüne kadar toplumsal hassasiyet oluşmadı. Henüz süreç seçmenin oy verme dinamiğinde, siyasi partilerin oy oranında etkili olmadı. Sürece yönelik çok yüksek destek var. Süreçle ilgili destek yüzde 60’ların altına düşmedi. Toplum meseleyi iktidarın meselesi olarak görmüyor. Toplum, bu meseleyi siyasetin uzun süredir ele alması gereken bir sosyal sorun olarak görüyor. Birçok dinamikle ilgili güven eksikliği var. Somut gelişmeler oldukça güven duygusu da inşa edilecek. Toplumsal hassasiyetin ayağımızı tökezletecek bir konuya dönüşmediğini görüyorum. Devlet, çözüm sürecinide Suriye’de silahsızlanma sürecinin başlamasını istiyor. Türkiye tezlerinde ısrarcı olabilir. Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki çözümde ön şart olmaması gerekiyor. Yasal düzenlemenin kapsamı ve boyutu çok önemli olacak. Yapılacak düzenlemenin sadece PKK’nın silahsızlanması değil, toplumsal entegrasyon konusunu da ele alması gerekiyor" dedi.


Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi (SAHAM) Koordinatörü Yüksel Genç ise, güven arttırıcı önlemler konusundaki düşüncelerini paylaştı. Genç, "Bölge insanının yüzde 65’i İnfaz Kanunu’nda değişiklik bekliyor. Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması yüzde 65 oranında. Hasta tutukluların bırakılmasını isteyenlerin oranı yüzde 68. Ceza süresi dolan tutuklukların serbest bırakılması yüzde 66. Kayyumun sonlandırılmasını isteyenlerin oranı yüzde 71.2. Siyasi af beklentisi yüzde 60’ın üzerinde. Kürtler için kendi içinde ana dilde eğitim olmazsa olmazdır. Ana dil için yasal ve anayasal güvence beklentisi var" diye konuştu.


Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kurucu Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, bölge şehirleri için stratejik tercihler yapılması gerektiğini belirterek, "Doğu Anadolu Bölgesi’nde tarımdaki iş gücünün toplum iş gücündeki payı artıyor. Tarımda verimlilik düşük. Sanayi, makine imalatı ilde varsa sanayinin diğer alanlara sıçraması mümkün. Potansiyel, eksiklik olduğunu görmek mümkün. Türkiye’de kültürel turizm bakımından gelişmiş yer Nevşehir. Yabancı turistin fazla gelmediği, çok fazla ziyaret etmediği görülüyor. Göbeklitepe’nin bulunması, Zeugma’nın ortaya çıkması hareketlilik oluşturuyor ama yabancı turist açısından artış yok. Turizmle ilgili faaliyet kollarında istihdam Van’da yüzde 1. Yeni rotalar saptanması gerekiyor. Van’a insanlar daha çok İran’dan geliyor. Asıl para harcayan turist Amerikalılar. Van’da 1.3 milyar dolar gelir oluşturmak mümkün. Turizm eko sistemini güçlendirmemiz gerekiyor. Yeni bir turizm anlayışı gerekiyor" şeklinde konuştu.


Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Dr. Kadir Temiz, Ortadoğu’da devlet dışı aktörlerden bahsederek, "Bence bu çözüm sürecinin ya da PKK’nın silah bırakmasının küresel ve bölgesel bazı eğilimleri takip ettiğini ve Türkiye’nin de bu küresel ve bölgesel trendlerinin bir parçası olduğunu, bu uygulamaya gayret ettiğini düşünüyorum. Şimdi bunların örneklerini vereceğim. Bugün Irak’ta yaptığımız birçok çalışmada, Irak siyasetinde üç temel eksende dönüşüm olduğunu söyleyebiliriz. İlk olarak merkezi hükümet, 2003 yılından bu yana istenen düzeyde bir Iraklılık ve Irak diniyle örtüşen bir egemenlik alanı elde edebilmiş değil. Bu ister istemez Irak devletinde bir bağımsızlık krizini sürekli zorluyor. Ve bu Irak devletini zorlayan ikinci bir sorun alanını ortaya çıkartıyor. Burada merkez dışı aktörlerin mezhep ve etnisitesiyle temelde ayrışması ve bunların üzerinden devşiren şiddet görevlileridir. İstisnasız bütün aktörler için bu iki durum geçerli. Daha geçtiğimiz ay Kerkük, Musul ve Erbil’de yaptığımız ziyaretlerde hemen hemen bütün aktörler ve sahada İran hükümeti dahil şiddet tekeli ne yazık ki merkezi devletin elinde değil ve merkezi otoritenin sağlayamadığı adalet, hukuk ve düzen, radikalizmin tetiklediği çeşitli örgütlere alan açan bir ortam, bir sosyoloji ortaya çıkartmaktadır. Bu çerçevede üçüncü eğilim ise özellikle son yıllarda gözlemlediğimiz; Irak’ta merkezle aidiyeti ve ilişkisi zayıf aşiretler dahil her türlü farklı grubun yeni bir ekonomi kalkınma modeliyle ikna çabası olan Irak Ekonomik Kalkınma Modeli ya da Türkiye-Irak ilişkilerini şekillendiren Kalkınma Yolu. Bu bağlamda özellikle Erbil ve Süleymaniye’de yaptığımız çalışmalarımızdan elde ettiğimiz veriler, bize Kuzey Irak’ta beklentilerin ötesinde olumlu bir modelin inşa edilebildiğini göstermektedir. Bu çerçevede PKK’nın kendini feshetmesi, silahları yakarak silah bırakmanın önünü açması sadece örgütün veya örgüt liderliğinin kısa vadeli çıkarlarıyla açıklanamaz. Bölgesel gelişmelerle birlikte biraz önce bahsettiğim Irak Merkezi Hükümeti ve Kuzey Irak’ta ortaya çıkan yeni bir modelin ortaya çıkardığı siyasal, ekonomik, hatta teknolojik ve sosyolojik gerçek; artık PKK gibi devlet dışı aktörlerin zaten talihsel varlıklarını ortadan kaldırmıştır. Irak’taki son gözlemlerimiz bize şunları gösteriyor. Bir; bölge çözüm sürecini destekliyor. Şubat ve altı ay sonra yaptığımız saha çalışmalarında bu trendin biraz daha zayıfladığını gözlemliyoruz ancak zaten burada Kürt çalışmaları araştırmacıları da bunu anketler üzerinden teyit ediyor. Ancak herkes zorluğun farkında. Ciddi bir güven bunalımı var. Sadece Türkiye’ye karşı değil, aynı zamanda Kürt siyaseti ve grupları arasında da ciddi gerilimler mevcut. Sahiplenme zayıf, herkesin bu sorunu başkasının sorunuymuş gibi konuşma eğilimi içinde olduğunu gözlemliyoruz" diye konuştu.


Suriye yönetiminin iç savaşın ortaya çıkardığı siyasal ve idari boşluğu hızlı bir şekilde inşa ettiğine işaret eden Temiz, "Suriye’nin farklı toplumsal kesimlerinin bu merkezileşme ve devlet kapasitesinin arttırılması politikalarına destek olması bekleniyor. Dolayısıyla hükümetlerin ve diğer etnik azınlıkların içinde bulunduğu grupların toplumsal muhataplarıyla yeni bir Suriye’nin geleceği için konuşması ve iletişime geçmesi önemli bir beklenti. İkinci bir dönüşüm ise kendini devletin bir parçası hissetmeyen grupların siyasi ve toplumsal aidiyet sorunudur. Şehir merkezlerinde birçok yerde bu aidiyet sorununu gözlemlemek mümkün. Bu aidiyet meselesinin nasıl kurulacağı da Suriye için ciddi bir politik konu olarak ortada duruyor. Son olarak bütün bunların ortaya çıkardığı güvenlik sorunu ve ekonomik kalkınmanın, yani Suriye’nin ekonomik sorunlarının bir an önce çözüme ihtiyacı var" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya’da Karayolu Trafik Haftası etkinlikleri Konya’da, Karayolu Trafik Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Programda çocuklar akülü arabaları sürdü, trafik ekiplerinin denetimlerde kullandığı ekipmanlar sergilendi, güvenli bir trafik düzeni oluşturulana kadar çalışmaların devam edeceği belirtildi. Karayolu Trafik Haftası’nın açılış programı Kültür Park’ta gerçekleştirildi. Programa, Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkan vekili Mustafa Uzbaş, Konya İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, protokol mensupları ve öğrenciler katıldı. Etkinlik alanında trafik polisleri ve trafik jandarmaları öğrencilere emniyet kemeri takmanının önemini anlattı. Çocuklar oluşturulan pistte akülü arabalarla trafik kurallarını tanıdı. Hazırlanan stantlarda trafik ekiplerinin denetimlerde kullandığı ekipmanlar sergilendi. Trafik işaretleri de alanda sergilendi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, "Konya Emniyet Müdürlüğü olarak Anadolu’nun kalbinde bulunan de aylık ortalama 3 milyonun üzerinde araç hareketliliğinin yaşandığı şehrimizde vatandaşlarımızın sevdiklerine sağ salim ulaşmalarını sağlamak en temel önceliğimizdir. Bu amaçla yürütülen kararlı çalışmalar neticesinde somut bir veriyi sizlerle paylaşmak isterim. Şehrimizde 2025 yılının ilk 4 ayında maalesef 50 vatandaşımızı trafik kazalarında kaybettik. Yürütülen denetimler ve vatandaşlarımızın artan duyarlılığı sayesinde 2026 yılının aynı döneminde can kayıplarımızın yüzde 64 oranında azaltarak 18’e düştüğünü görüyoruz. Bu düşüş kuşkusuz sevindiricidir. Ancak altını çizerek ifade ediyorum ki bizim için 1 rakamı bile çok büyüktür. Bu doğrultuda tek bir ocağın bile sönmediği, tek bir evladımızın boynunun bükülmediği, güvenli bir trafik düzenini oluşturana dek var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Güvenli trafik bilinçli bireylerle mümkündür" Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Mustafa Uzbaş da, "Hiç şüphesiz trafik güvenliği insan hayatını, toplum düzenini ve şehir yaşamanın huzurunu doğrudan ilgilendiren hayati bir meseledir. Bu nedenle trafikte gösterilen her dikkat ve uyulan her kural insan hayatına verilen değerli en somut göstergesidir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz buluşma inşallah toplumumuzda trafik bilincinin güçlenmesine önemli bir katkı sunacaktır. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin erken yaşlardan itibaren doğru trafik alışkanlıkları kazanması geleceğimiz adına büyük önem taşıyor. Çünkü güvenli trafik bilinçli bireylerle mümkündür" ifadelerini kullandı. Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Konya’mızda trafik güvenliğini sağlamak adına denetimlerimizi sadece bir kontrol mekanizması olarak değil, bilakis bir yaşam koridoru olarak sürdürüyoruz. Temel hedefimiz; trafikte birbirine saygılı ve kuralları yaşam biçimi haline getirmiş örnek bir şehir kültürü inşa etmek, can kayıplarının yaşanmadığı bir trafik düzenini kalıcı hale getirmek ve her bir vatandaşımızın evine sağ salim ulaşmasını sağlamaktır. Bizler, tüm kurumlarımızla yollarımızı güvenli, yolculuklarımızı huzurlu kılmak için sahadayız. siz kıymetli hemşehrilerimden de trafikte sabır ve saygıyı, insani birer görev olarak kabul etmelerini özellikle istirham ediyorum" diye konuştu.
Konya Göz kuruluğu ve göz hastalıklarında lazer tedavi yöntemlerinin önemi artıyor Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi. Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, IPL tedavisinin özellikle Meibomian bez disfonksiyonuna bağlı göz kuruluğunda uygulanmakta olduğunu söyledi. İşlem sırasında göz çevresindeki cilde kontrollü ışık atımları uygulandığını ifade eden Op. Dr. Özpınar, bu ışık enerjisi ile göz kapaklarındaki yağ bezlerinin fonksiyonunun düzenlenebileceğini, iltihabi süreçlerin azaltılabileceğini ve gözyaşı film tabakasının daha stabil hale getirilebileceğini belirtti. Özpınar, ayrıca tedavinin genellikle birkaç seans şeklinde uygulandığının ve her seansın kısa sürede tamamlandığının altını çizdi. Lazer ile gözlük numarasının tedavisi Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi amacıyla yapılan lazer işlemleri halk arasında "göz çizdirme" olarak biliniyor. Bu işlemlerde hedeflenen yapının kornea yani gözün ön saydam tabakası olduğunu, kornea şeklinin değiştirilmesiyle ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasın sağlandığını belirten Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Tedavide bu amaçla kullanılan başlıca lazer yöntemleri mevcuttur. Seçenekler arasında yer alan LASIK (Laser Assisted in Situ Keratomileusis) en yaygın uygulanan yöntemlerden biridir. İşlem sırasında korneanın yüzeyinde ince bir kapak (flap) oluşturulur. Bu kapak kaldırıldıktan sonra excimer lazer kullanılarak, korneanın alt tabakasına mikron düzeyinde şekil verilir. Ardından kapak tekrar yerine yerleştirilir. Görme genellikle hızlı şekilde düzelir ve iyileşme süresi kısadır. Bir diğer tedavi seçeneği iLASIK (Intralase LASIK), LASIK yönteminin daha gelişmiş bir versiyonudur. Bu teknikte kornea kapağı mekanik bıçak yerine femtosaniye lazer ile oluşturulur. Bu durum kapağın daha hassas ve kontrollü şekilde hazırlanmasını sağlar. Daha yüksek teknolojili bir yöntem olduğu için bazı hastalarda daha güvenli ve öngörülebilir sonuçlar sağlayabilir" dedi. Tercih edilen diğer lazer işlemlerinden olan PRK (Photorefractive Keratectomy) yönteminden de bahseden Op. Dr. Özpınar, "Bu yöntemde korneanın yüzey epitel tabakası kaldırılır ve excimer lazer doğrudan kornea yüzeyine uygulanır. Kapak oluşturulmaz. Bu nedenle kornea yapısı ince olan hastalarda tercih edilebilir. İyileşme süresi LASIK’e göre biraz daha uzun olabilir. TransPRK (Transepitelyal PRK), PRK yönteminin daha modern bir versiyonudur. Bu teknikte korneanın yüzey epitel tabakası mekanik olarak kaldırılmaz. Lazer hem epitel tabakayı hem de alttaki kornea dokusunu tek aşamada şekillendirir. Bu sayede işlem daha kısa sürede tamamlanabilir ve cerrahi temas azalır. SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) daha yeni geliştirilen bir yöntemdir. Bu teknikte femtosaniye lazer kullanılarak kornea içinde ince bir doku parçası oluşturulur ve çok küçük bir kesiden çıkarılır. Böylece korneanın şekli değiştirilir. Kapak oluşturulmadığı için korneanın biyomekanik yapısı daha iyi korunabilir. Ayrıca bu lazer işlemleri genellikle damla ile yapılan anestezi altında uygulanır ve ağrısızdır. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler ancak her hasta bu tedaviler için uygun olmayabilir. Kornea kalınlığı, göz numarası ve genel göz sağlığı mutlaka ayrıntılı bir muayene ile değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Lazer tedavisinde beklenen teknolojik gelişmeler Göz hastalıklarında lazer teknolojisinin sürekli geliştiğini ve gelecekte daha hassas, daha güvenli ve kişiye özel tedavilerin yaygınlaşmasının beklendiğini vurgulayan Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Bu alandaki önemli hedeflerden biri daha yüksek hassasiyete sahip lazer sistemleri geliştirmektir. Yeni nesil cihazlar sayesinde kornea veya retina üzerinde mikron düzeyinde daha kontrollü işlemler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bir diğer önemli gelişme alanı yapay zeka destekli lazer planlama sistemleridir. Bu sistemler hastanın kornea haritası, göz yapısı ve görme ihtiyaçlarını analiz ederek kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı olabilir. Böylece tedavi sonuçlarının daha öngörülebilir hale gelmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca retina hastalıklarında daha hedefe yönelik mikro lazer uygulamaları üzerinde çalışmalar da devam etmektedir. Bu yöntemlerin amacı retina dokusuna minimum zarar vererek hastalıklı alanları tedavi edebilmek ve görme fonksiyonunu daha iyi koruyabilmektir. Gelecekte lazer teknolojisinin yalnızca kırma kusurlarının düzeltilmesinde değil, aynı zamanda presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme sorunu) gibi durumların tedavisinde de daha etkin yöntemler sunması beklenmektedir. Bunun yanında lazerin ilaç taşıyıcı sistemlerle veya biyoteknolojik tedavilerle birlikte kullanıldığı yeni yaklaşımlar üzerinde de araştırmalar yapılmaktadır. Sonuç olarak lazer teknolojisi göz hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir ve gelişen teknoloji ile kullanım alanı giderek genişlemektedir. Daha hassas cihazlar, kişiye özel tedavi planları ve yeni cerrahi teknikler sayesinde gelecekte lazer tedavilerinin göz sağlığının korunmasında çok daha önemli bir rol oynaması beklenmektedir" diye konuştu.
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir: "CHP’de siyasal çürüme kurumsallaştı" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda CHP’de yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdemir, CHP’deki mevcut yapının yalnızca siyasi bir tartışma değil, "doğrudan siyasal çürüme" olduğunu ifade etti. Açıklamasında siyasetin; ilke, kurumsal akıl ve sorumluluk bilinci üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirten Özdemir, bu zeminin zayıflamasıyla birlikte ortaya çıkan tablonun yönetim zafiyetini aşarak kurumsal bir çöküşe dönüştüğünü kaydetti. "CHP’de hiyerarşi tersine döndü, kurallar kişiselleşti" CHP’de hiyerarşik yapının dağıldığını, karar alma mekanizmalarının kurumsallıktan uzaklaşıp kişiselleştiğini ifade eden Özdemir, "Bir siyasi partide genel başkandan teşkilatlara doğru işleyen doğal hiyerarşinin yerini; belediye başkanının genel başkana, genel başkan yardımcılarına ve parti yönetimine yön verdiği tersine çevrilmiş bir yapı almıştır" dedi. Özdemir, siyasal çürümenin yalnızca parti içi bir mesele olmadığını vurgulayarak, bu durumun kamu yönetimini, yerel yönetim anlayışını ve vatandaşın hizmete erişimini doğrudan etkilediğini ifade etti. Kurumsal reflekslerin zayıfladığı ve iç denetim mekanizmalarının işlevini yitirdiği yapılarda sağlıklı karar üretilemeyeceğini belirten Özdemir, kamu kaynaklarının etkin ve adil şekilde yönetilemeyeceğine dikkat çekti. "Siyasal çürüme İBB yönetimine de yansıdı" İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdemir, "Bu siyasal çürüme yalnızca CHP’nin parti yapısını değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi 14 bakanlıktan büyük bir bütçeye sahip köklü bir kurumu da kurumsal kimliğinden uzaklaştırmış; hizmet üretmesi gereken belediyeyi siyasi hesapların, kaynak israfının ve yönetim krizinin merkezi hâline getirmiştir" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin ihtiyacı güçlü kurumlar ve sağlam ilkelerdir" CHP’nin tarihinde farklı dönemlerde çeşitli krizler yaşandığını ancak hiçbir dönemde kurumsal yapının bu denli aşınmadığını belirten Özdemir, açıklamasının sonunda Türkiye’nin güçlü kurumlara, sağlam ilkelere ve milletin emanetine sahip çıkan bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti teşkilatları olarak milletin güvenini esas alan bir anlayışla hizmet etmeye kararlılıkla devam ettiklerini ifade etti.
Muğla Menteşe’de trafik güvenliği için farkındalık oluşturuldu Trafik Günü ve Haftası kapsamında Muğla’nın Menteşe ilçesinde kurulan farkındalık standı, vatandaşlara güvenli trafik bilinci aşıladı. Her yıl Mayıs ayının ilk cumartesi günü kutlanan ’Karayolu Trafik Günü’ ve takip eden ’Trafik Haftası’ etkinlikleri, Muğla’da renkli ve eğitici bir programla kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Menteşe ilçesinin kalbi sayılan Sınırsızlık Meydanı’nda geniş kapsamlı bir farkındalık standı açıldı. Trafik polisleri, Zabıta ekipleri ve jandarma trafik ekiplerinin iş birliğiyle kurulan stantta, trafik güvenliğine dair hayati bilgiler paylaşıldı. Meydandan geçen her yaştan vatandaşa; emniyet kemerinin önemi, hız sınırlarına uyum, yaya önceliği ve seyir halinde cep telefonu kullanımının riskleri anlatıldı. ’Bu Yolda Sana Çok Güveniyoruz’ ve ’Hayatla Yarışılmaz’ sloganlarının vurgulandığı etkinlikte, trafik ekipleri vatandaşların sorularını yanıtladı. Standı ziyaret eden çocuklara trafik bilincini erken yaşta aşılamak amacıyla; Trafik temalı boyama kitapları, Bilgilendirici broşürler, çeşitli tanıtıcı materyaller hediye edildi. Sınırsızlık Meydanı’ndaki stantta ayrıca, trafik denetimlerinde kullanılan teknik cihazlar ve ekipmanlar da sergilendi. Vatandaşlar, ekiplerin kullandığı araç gereçleri yakından inceleme fırsatı bulurken, denetimlerin sadece ceza kesmek için değil, can güvenliğini sağlamak için yapıldığı vurgulandı. Menteşe halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, gün boyu devam etti. Yetkililer, hafta boyunca okul ziyaretleri ve farklı noktalardaki denetimlerle trafik farkındalığını artırmaya devam edeceklerini belirterek; "Trafikte her kural, bir hayat kurtarır" hatırlatmasında bulundu.
Erzurum Serkan Özbalta, Erzurumspor FK ile başarılı bir sezonu geride bıraktı Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, mavi-beyazlı ekibin Süper Lig’e yükseldiği sezonda ortaya koyduğu performansla dikkat çekti. Erzurum temsilcisi, Özbalta yönetiminde hem ligde hem de kupada başarılı bir grafik sergiledi. Teknik direktör Serkan Özbalta yönetimindeki Erzurumspor FK, 1. Lig’de oynadığı 38 maçta 23 galibiyet, 12 beraberlik ve sadece 3 mağlubiyet aldı. Sezon boyunca istikrarlı bir görüntü ortaya koyan mavi-beyazlı ekip, topladığı puanlarla Süper Lig biletini alan takımlar arasında yer aldı. Maç başına 2.09 puan ortalaması yakaladı 1 Temmuz 2025 tarihinde, yaklaşık 2,5 yıllık Hakan Kutlu döneminin ardından takımın başına getirilen Serkan Özbalta, Erzurumspor FK’nın başında lig ve kupada toplam 43 karşılaşmaya çıktı. 47 yaşındaki teknik adam, söz konusu maçlarda 26 galibiyet, 12 beraberlik ve 5 mağlubiyet elde ederek maç başına 2.09 puan ortalaması yakaladı. Özbalta yönetimindeki Erzurum temsilcisi ayrıca sezon boyunca sahasında oynadığı hiçbir lig ve kupa maçını kaybetmedi. Daha önce de şampiyonluk yaşamıştı Teknik direktör Serkan Özbalta, kariyerinde daha önce Manisa FK ve Ankara Keçiörengücü ile 2. Lig şampiyonluğu yaşamıştı. Tecrübeli çalıştırıcı, bu kez Erzurumspor FK’yı Süper Lig’e taşıma başarısı gösterdi. Öte yandan Ahmet Dal, düzenlediği bir basın toplantısında teknik direktör Serkan Özbalta ile ilgili yaptığı açıklamada, "İnşallah Süper Lig’de de Serkan hocamızla devam edeceğiz" ifadelerini kullanmıştı.