POLİTİKA - 20 Mayıs 2025 Salı 16:18

Türkiye deniz yetki alanlarını uluslararası arenada tescilliyor

A
A
A
Türkiye deniz yetki alanlarını uluslararası arenada tescilliyor

Milli İstihbarat Akademisi, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının harita üzerinde bütüncül şekilde ilk kez resmiyet kazandığı süreci ele almak amacıyla "Deniz Mekansal Planlaması Haritası: Hukuki Niteliği, Sonuçları, Geleceği" başlıklı bir panel düzenledi. Programda konuşan Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Türkiye’nin kendi yaklaşımını yansıtan bir haritanın Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde sisteme dâhil edilme aşamasına geldiği bildirildi" dedi.


Türkiye’nin denizlerdeki hak ve çıkarlarını kayıt altına alma hedefiyle gerçekleştirilen panelde, ulusal ve uluslararası düzeyde büyük önem taşıyan deniz mekansal planlaması konusu ele alındı. Milli İstihbarat Akademisi Öğretim üyesi Dr. Fethullah Bayraktar’ın moderatörlüğündeki panelde, MİA Güvenlik Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, AYBÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer ve DEHUKAM Müdürü Dr. Mustafa Başkara konuşmacı olarak yer aldı.


Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, programın açılışında yaptığı konuşmada deniz mekansal planlaması konusunun Türkiye’nin denizlerdeki hak ve çıkarlarının belirlenmesi ve kayıt altına alınması açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Kara, Deniz, Hava, Uzay ve Siber ortamlarda hak ve menfaatlerini koruyup güvenliğini sağlamanın temel öncelikleri olduğunu belirten Köse, "Bahsettiğimiz bu beş alanda ortaya çıkabilecek yeni fırsat alanlarından mümkün olduğunca istifade etmek, buralardan gelebilecek tehditlere karşı koymak Teşkilatımızın da öncelikli gündemleri arasında yer almaktadır" ifadelerini kullandı.



"AB’nin tek taraflı müdahalesi sorunları derinleştiriyor


Köse, Türkiye’nin dış politikada benimsediği ilkeli ve barışçıl yaklaşımı belirterek deniz yetki alanlarına ilişkin ihtilafları hukuk zemininde çözme yönündeki iradesini vurgulayarak "İhtilaflı konuları, uluslararası hukuk ve teamüllere uygun şekilde, barışçıl müzakereler yoluyla çözeceğimize olan inancımızın tam olduğunu ifade etmek istiyorum" dedi.


Köse, Kasım 2024’te Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yayımlanan ve Türkiye’nin egemenlik alanlarını yok sayan Deniz Mekansal Planlama Haritası’na da değinerek, Türkiye’nin bu belgeyi "yok hükmünde" ilan ettiğini hatırlattı. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin maksimalist taleplerine AB’nin destek verdiğini belirten Köse, bu durumun çözüm sürecini zora soktuğunu ifade etti.



Köse konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Avrupa Birliği, gerek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin gerekse Yunanistan’ın deniz mekânsal planlaması haritasıyla Ege Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’de; münhasır yetki alanı içerisinde maksimum bir alana hükmetme arayışındadır. Avrupa Birliği; her iki üyesinin deniz yetki alanlarını maksimalist yaklaşımla ele alırken; bir yandan denizlerde egemenliğini genişletmek, diğer taraftan Doğu Akdeniz gibi, başta doğalgaz ve petrol olmak üzere yeraltı zenginliklerinin bulunduğu alanlarda da söz hakkına sahip olmak istemektedir"


AB’nin bu meselelere müdahil olma çabalarının çözüm yerine yeni sorunlara zemin hazırladığına dikkat çeken Köse, konunun tarafsızlık ve diyalog ilkeleriyle ele alınması gerektiğini şu sözlerle ifade etti: "Bu tür ikili uyuşmazlık alanlarına AB’nin tek taraflı müdahale girişimlerinin, sorunların kapsamlı ve adil çözümüne zarar verdiğini vurgulamak istiyoruz. AB bu konuda taraf olmak yerine sorunun adil çözümüne katkı sağlayan bir anlayış içinde olmalıdır. Bu yaklaşım Türkiye-AB ilişkilerini de olumlu katkı sağlayacak ve karşılıklı güven inşasına katkı sunacaktır" şeklinde konuştu.



"Tek taraflı adımlar kabul edilemez"


Köse, Yunanistan’ın Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de ilan ettiği Deniz Mekansal Planlama bölgelerinin, Türkiye’nin kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge alanlarıyla büyük oranda çakıştığı belirtildi. Bu durumun, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının açıkça ihlal edildiğini ortaya koyduğu vurgulandı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Köse, "Türkiye’nin haklarını ihlal eden bu tek taraflı yaklaşımı kabul etmesi mümkün değildir" dedi. Köse, Yunanistan’ın attığı bu adımların uluslararası hukuku göz ardı ettiğini ifade ederek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korumakta kararlı olduğunu söyledi.



Türkiye’nin deniz stratejisi somutlaşıyor: Harita BM’ye sunulacak


Doğrudan deniz yetki alanlarının tespitine yönelik bir harita olmasa da, Türkiye’nin kendi yaklaşımını yansıtan bir haritanın Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde sisteme dâhil edilme aşamasına geldiği bildirildi.


Köse, Türkiye’nin bugüne kadar ilkesel söylemlerle dile getirdiği Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının paylaşımına yönelik yaklaşımının, bu haritayla birlikte somutlaştığını belirterek "Türkiye’nin bugüne kadar ilkesel söylemlerle dile getirdiği Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının paylaşımına yönelik yaklaşımı, bu haritayla ete kemiğe bürünmektedir" dedi.



Türkiye’den denizlerde egemenlik hamlesi


Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik, yetki ve çıkar alanlarının uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde kayıt altına alınmasının önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Köse, bu çerçevede hazırlanan Deniz Mekansal Planlaması haritasının Türkiye’nin denizlerdeki hak ve çıkarlarının tescili yolunda kritik bir aşamayı temsil ettiğini ifade ederek "Deniz Mekansal Planlaması haritası, Türkiye’nin denizlerdeki hak ve çıkarlarının tescil edilmesi yolunda önemli bir aşamadır. DEHUKAM uzmanlarını bu önemli konudaki çabalarından ötürü özellikle tebrik etmek isterim" diye konuştu.


Köse ayrıca, Türkiye’nin tek taraflı haritaları kabul etmediğini belirtti. "Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları paylaşımının muhataplarının, bu meseleyi uluslararası hukuk ve hakkaniyet prensipleri ekseninde, bütüncül ve çok boyutlu bir şekilde çözebileceklerine inanıyorum" dedi. AB ve diğer üçüncü tarafların, bu meselede taraf gibi davranmalarının çözüm sürecine katkı sağlamadığını belirten Köse, "Uluslararası ortamdaki dönüşümler ve belirsizlikler, AB ve Türkiye’yi daha yakın bir iş birliği ve eşgüdüm içinde hareket etmeye zorlamaktadır" ifadelerini kullandı.



Türkiye deniz yetki alanlarını uluslararası arenada tescilliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta 230 kişinin yer aldığı sel tatbikatı gerçekleştirildi Yozgat’ta sel taşkını konulu tatbikat düzenlendi. Merkeze bağlı Esenli köyünde ‘Sel Su Baskını Afeti Yerel Düzey İl Tatbikatı’ yapıldı. Yozgat Valiliği ve AFAD öncülüğünde, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Yozgat Afet Müdahale Planı uygulamaya alındı. Esenli köyünde bulunan Gelingüllü Barajı’ndaki tatbikatta, muhtemel taşkın senaryosu kurgulandı. 7 afet grubunun katıldığı tatbikatta 230 personel görev alırken 46 araç ile 5 bot görevlendirildi. Senaryoya göre taşkın ve sel sonucu baraj taşması nedeniyle akıntıya kapılmış görüntüsü verilen bazı maketler alana yerleştirildi. Su altı dalgıç ekipleri barajda arama kurtarma faaliyeti düzenledi. Temsili olarak kurtarılan kişilere sağlık görevlileri tarafından ilk müdahaleleri yapıldı. Tatbikatın sonunda bot ekipleri Türk bayraklı gösteri düzenledi. Tatbikat sonrası Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan yaptığı açıklamada "Afet öncesinde afet sonrasında hem müdahale hem planlama hem de hazırlık aşamalarını yürütmek üzere ve buradaki kapasitemizi görmek üzere AFAD Başkanlığı’mız koordinesinde, İl Müdürlüğümüz öncülüğünde Türkiye Afet Müdahale Planı’nın tüm paydaşları, hizmet gruplarıyla birlikte komşu illerimizden Samsun, Kayseri ve Sivas ilimizin de katılımıyla birlikte bir baraj taşması sel su baskını tatbikatı gerçekleştirmiş olduk. Bu vesileyle arkadaşlarımı tebrik ediyorum" cümlelerine yer verdi. (EY-
Ankara Bakan Tekin: "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Hep beraber bir travma süreci yaşadık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Mesleğe Yöneltme Testleri Tanıtım Toplantısı"na katıldı. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerine uygun alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Eğitim süreçlerinde rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, mesleğe yöneltme testlerinin öğrencilerin kariyer planlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Bakan Tekin, söz konusu uygulamanın öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarına imkan sunacağını ve eğitim hayatındaki tercih süreçlerini daha sağlıklı yönetmelerine yardımcı olacağını belirtti. Toplantı kapsamında mesleğe yöneltme testlerinin kapsamı, uygulanma süreci ve hedefleri hakkında bilgilendirmeler de yapıldı. Ayrıca programda, bu testlerin öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra bireysel yetkinliklerini de geliştireceği vurgulandı. "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Mesleki ve teknik eğitimin 2010 yılından sonra yakaladığı ivme ile yükselişe geçtiğini belirten Bakan Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Mesleki ve teknik eğitimde hep beraber bir travma süreci yaşadık. 2010’dan itibaren mesleki ve teknik eğitimde yeniden bir canlanma dönemi başladı. Bilhassa kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla beraber mesleki ve teknik eğitime yeniden bir yönlenme oldu. Mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızı tepeden tırnağa revize ettik. Programları ve alanları yeniledik. Yeni okul modelleri ve proje okul modelleri geliştirerek sektörle ilişkisini sağladık. İşbaşı eğitimleri için okullarda çocuklarımızın uygulamalarını yaygınlaştırdık. Bunu yaparken çocuklarımıza asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si oranında cep harçlığı uygulamasını başlattık. İşletmelere beceri eğitimi için giden çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı risklere karşı iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çocuklarımıza sigorta imkanı getirdik" diye konuştu. "Bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü bir adımı hep beraber atmış olacağız" Mesleğe yöneltme testlerinin gençlere birçok fırsat sunacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bugün tanıtımını yaptığımız bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü, çok daha sağlıklı bir adımı hep beraber atmış olacağız. Çünkü bu yaptığımız şey, kamunun diğer kurumları tarafından da destekleniyor. Bizim ne yaptığımızdan onların haberdar olması, onların yapmak istediklerine bizim temel teşkil edilecek işler yapmamız, yapacağımız işlerdeki bereketi arttıracak, sağlıklı sonuçlara erişimimizi sağlayacaktır" şeklinde konuştu.