EKONOMİ - 05 Nisan 2016 Salı 15:03

EXPO 2016 Antalya Uluslararası Katılımcılar Toplantısı

A
A
A
EXPO 2016 Antalya Uluslararası Katılımcılar Toplantısı

EXPO 2016 Antalya’nın açılışına sayılı günler kala Uluslararası Katılımcılar Toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya, EXPO 2016 Antalya sergisine katılacak ülkelerin komiserleri ve temsilcileri katıldı. Toplantıda katılımcı ülkelere EXPO süresince ihtiyaç duyacakları bilgiler aktarıldı. EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Kazım Aydın konuşmasında açılış öncesi hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü ve başarılı bir organizasyon gerçekleştirileceğine inandığını söyledi.
Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) kuralları gereğince EXPO süresince 3 kez toplanacak olan Uluslararası Katılımcılar Toplantısı’nın ilki EXPO 2016 Antalya Ajansı yetkilileri ile katılımcı ülkelerin komiserleri ve temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantının açılışında konuşan EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Kazım Aydın, açılış günü yaklaşırken, hazırlıkların planlandığı gibi devam ettiğine dikkat çekerek, başarılı bir açılış için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Katılımcı ülkelere teşekkür eden Genel Sekreter Aydın, “Sizlere ve ülkelerinize bu kadar önemli bir organizasyona katıldığınız için minnettarız. Ülkenizin katılımı ajans içerisinde bizi memnun etmekten öte ziyaretçiler için daha anlamlı olacaktır. Burada varlığınız onların EXPO ziyaretlerine farklı bir boyut kazandıracak ve deneyimlerine ayrı bir değer katacaktır” dedi.
EXPO 2016 Antalya alanının açılışa hazır hale gelmesi için ülke bahçelerinin yapımının bitmesi gerektiğine de dikkat çeken Aydın, “Bahçelerinizin inşaatını 10 Nisan tarihine kadar tamamlanması hususunda hassasiyet göstermeniz bizi memnun edecektir. Bu toplantının bütün katılımcılar için yararlı olmasını temenni ediyorum. Tüm mesai arkadaşlarımın sizlere yardıma hazır olduğunu bildirir saygılar sunarım” dedi.
“EXPO 2016 EŞSİZ BİR DENEYİM OLACAK”
EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Komiseri Büyükelçi Erdoğan Kök ise, Türkiye’nin ilk EXPO’sunu gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. EXPO 2016 Antalya’nın eşsiz bir deneyim olacağına vurgu yapan Büyükelçi Kök, şunları söyledi;
“Bu EXPO Türkiye için çok eşsiz bir deneyim olacak çünkü bu bizim ülkemizde düzenlenecek ilk EXPO. Bu nedenle ülke katılımlarına çok önem veriyoruz. Bu Noktadan bakıldığında katılımcı ülke sayısının diğer botanik EXPO’lar ile karşılaştırdığımızda oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle sizin ülkelerinizin katılımından da oldukça memnun olduğumuzu söylemeliyim. Bu EXPO’nun en başarılı şekilde gerçekleşmesi için de elimizden geleni yapacağız. Genel Sekreterimiz Kazım Aydın, ben ve ekibimiz sizlere her türlü probleminizde yardımcı olmak üzere hazırız.”
ÜLKE KOMİSERLERİ KURULU BAŞKANI İTALYA OLDU
Toplantıda açılış konuşmalarının ardından BIE kuralları gereği Ülke Komiserleri Kurulu’nun seçimi de yapıldı. Katılımcı 14 Ülkenin Komiserinden oluşan kurulun başkanlığına İtalya Ülke Komiseri Dr. Aniello Musella seçildi. Musella, EXPO 2016 Antalya’nın açık kalacağı 6 ay boyunca her şeyin yolunda gitmesi için çalışacaklarını belirterek, nüfusunun yarıdan fazlası genç olan Türkiye’de gelecek nesiller için yeşil bir dünya temasıyla düzenlenen EXPO 2016’nın son derece anlamlı olduğunu belirtti.
Musella, toplantı bitiminde yaptığı açıklamada ise Milli Günler, akreditasyon ve gümrük gibi konularda merak ettikleri sorulara bu toplantıda cevap bulduklarını belirterek şöyle devam etti;
“EXPO farklı ülkeleri, farklı kültürleri bir araya getirdiğiniz bir iş faaliyeti değil. Öncekine göre daha yakın olmamız gerek ve inanıyorum ki EXPO 2016 Antalya, barışı destekleyecek çok önemli bir organizasyon olacak. Bizler hepimiz ülkelerimiz adına burada görevliyiz ve inanıyorum ki bugünlerde barış üzerinde en çok durulması ve çalışılması gereke konu.”
Katılımcı ülke sayısının da EXPO’lar için oldukça önemli olduğunu söyleyen Musella, “Avrupa, Orta Doğu ve Asya’dan neredeyse 50’ye yakın ülke kendi ülkelerini temsil etmek üzere buraya geliyor. Küresel bir bakış için bu çok önemli ve Antalya’da bunu yapabileceğiniz en iyi yerlerden bir tanesi” dedi.
Toplantının devamında ise katılımcılara ulaşım, konaklama, vize, çalışma izni, lojistik, gümrük, akreditasyon, güvenlik ve kültürel programlar gibi konularda bilgi verildi.
ALMANYA İLE RESMİ SÖZLEŞME İMZALANDI
Öte yandan toplantı bitiminde EXPO 2016’nın katılımcıları arasında yer alan Almanya’nın Antalya Konsolosu Martin Vetter ile EXPO 2016 Antalya Genel Komiseri Büyükelçi Erdoğan Kök tarafından resmi katılım sözleşmesini imzaladı.
Katılımcı ülkelerin temsilcileri daha sonra EXPO 2016 Antalya Sergi alanı gezdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Şarköy’e hayırsever desteğiyle cami yapılacak Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde hayırsever iş adamları tarafından yaptırılacak cami ve müştemilat için protokol imzalandı. Şarköy ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, iş adamı Ali Afrasyap ve Engin Afrasyap tarafından inşa edilecek cami ve müştemilatın yapımına ilişkin protokol, Tekirdağ Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen törenle imzalandı. Protokol ile Cumhuriyet Mahallesi’nde yapılacak caminin yanı sıra, vatandaşların kullanımına sunulacak çeşitli sosyal alanları içeren müştemilatın da inşa edilmesi planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin ibadet ve sosyal ihtiyaçlarına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. İmza töreninin ardından konuşan Vali Recep Soytürk, hayırseverlerin eğitime, sağlığa ve ibadethanelere yönelik katkılarının büyük önem taşıdığını belirterek, caminin yapımını üstlenen iş adamlarına teşekkür etti. Vali Soytürk, "Şarköy ilçemizde cami yaptıran hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Allah hayrınızı kabul etsin. Camimiz ilimize ve ilçemize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Yetkililer, cami ve müştemilatın yapım sürecinin protokol doğrultusunda başlatılacağını, tamamlanmasının ardından vatandaşların hizmetine sunulacağını bildirdi. Protokol imza törenine Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Şarköy Kaymakamı Ahmet Naci Helvacı, Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, Tekirdağ İl Müftü Vekili Harun Bayraktutar, Şarköy İlçe Müftüsü Ramazan Tekin, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Çerkezköy Şube Başkanı Serkan Karagöz ile Sultan Sarrafiye Firması sahibi Ali Afrasyap katıldı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce tüm milletin geçmiş Kurban Bayramı’nı bir kere daha yürekten tebrik ettiğini dile getirdi. "Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri, kuşkusuz hakkıyla idrak ettiğimiz bayramlarımızdır" diyen Erdoğan, bayramların; mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleri olduğunu kaydetti. "Trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır" Kurban Bayramı tatili boyunca trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşın acısının milletçe yürekleri dağladığını aktaran Erdoğan, "Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde Yüce Mevla’dan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar yoğun trafik tedbirleri hava destekli denetimlerle ağır ve hasta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum" dedi. "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz" Göreve geldiklerinde Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Yol medeniyettir şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün 30 bin 51 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirlerarası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah’a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı bin 714 kilometreden aldık, 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik" diye konuştu. "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı" Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, Türkiye’nin hızlı trenin konforuyla ilk defa kendi dönemlerinde tanıştığına dikkati çekerek, "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu halkın yolu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk. 2002’de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların ’yapılmasın’ diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında. Gezicilerin ’buraya uçak inmez’ dedikleri havalimanımız dün bin 730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı’nda 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı’nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı’nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken, biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye’nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik" ifadelerine yer verdi. "Ulaştırma yatırımların üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma yatırımlarının üretime olan etkisinin 2 trilyon doları bulduğunun da altını çizerek, "Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır. Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz, 144’ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyoluyla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız" dedi. "İstanbul Türk’tür, Müslümandır, Allah’ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde Türk tarihinin en muhteşem zaferi olan İstanbul’un fethinin 573’üncü yıl dönümünü gururla kutladıklarını dile getiren Erdoğan, "Merhum Nurettin Topçu, İstanbul’un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyordu. İstanbul’un kahraman fatihi hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber’in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı Padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz, olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir. İstanbul’un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş, harap bir şehir olarak Bizans’tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih’in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal’in ’Türk İstanbul’ dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden Ezan-ı Muhammedi’ler yükselen Ayasofya, aynı zamanda Feth-i Mübin’in de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih’in emaneti Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kırarak, fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle minarelerini süsleyen, Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul’un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul’un duvarlarını ‘zulüm 1453’te başladı’ yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk’tür, Müslümandır, Allah’ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" şeklinde konuştu. "Bu aziz şehri iş bilmezlerin insafına bırakmayacak, İstanbul’a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz" İstanbul’un fetih ve ’Fatih’ ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarına vurgu yapan Erdoğan, "Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul’a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul’a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih’i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum" diye konuştu. "Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var" Dünyada ve bölgede gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığına da dikkati çeken Erdoğan, "Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den Sudan’a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye’de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye’nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor" açıklamasında bulundu. "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye’dir. Türkiye Yüzyılı’nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta ’Terörsüz Türkiye’ sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye’nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."