SAĞLIK - 27 Ağustos 2019 Salı 16:48

Duruş bozukluğu depresyona neden oluyor

A
A
A
Duruş bozukluğu depresyona neden oluyor

Yanlış oturma pozisyonlarının duruş bozukluğuna neden olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Operatör Doktor Erhan Karabuğa, “Duruş bozukluğu; sırt, boyun, bel, diz ve kas ağrılarına hatta depresyona neden olmaktadır” dedi.

Yanlış oturma pozisyonlarının duruş bozukluğuna neden olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Operatör Doktor Erhan Karabuğa, “Duruş bozukluğu; sırt, boyun, bel, diz ve kas ağrılarına hatta depresyona neden olmaktadır” dedi.


Her yaşta insanda görülebilen duruş bozukluğunun bir kısmının yapısal, bir kısmının ailesel ve bir kısmının da yanlış oturuş alışkanlıklarından kaynaklı olabileceğine dikkat çeken Antalya Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Operatör Doktor Erhan Karabuğa, "Vücudumuzda belli girintiler ve çıkıntılar vardır. Boyun bölgesinde bir girinti, sırt bölgesinde bir çıkıntı, bel bölgesinde bir girinti ve popoda bir çıkıntı olur ve bunlar belli bir düzen içerisindedir. Boyun bölgesindeki girintilere biz lordoz, çıkıntılara ise kifoz diyoruz. Girinti ve çıkıntı birbirini dengeleyerek insanda, normal bir duruş pozisyonunu sağlar. Bunlardaki bozukluklar; girintinin artması, azalması ya da çıkıntının artması, azalması duruş bozukluklarına neden olmaktadır" dedi.


Yanlış oturma pozisyonundan kaynaklı duruş bozukluğu olan hastaların doktorlara başvurduğunu ve bunların büyük kısmının yapısal olmadığını ifade eden Karabuğa, "Büyük bölümü sonradan oluşan duruş bozukluğudur. Duruş bozukluğunu basite indirgememek gerekir. Kronik sırt, boyun, baş ağrısı, sinir sıkışması, uyku bozukluklarına ve depresyona neden olmaktadır. Uykusuzluk ve şekilsel bozukluk kişilerde depresyona neden olmaktadır. Bu durum günlük hayatı ciddi anlamda olumsuz etkiliyor" diye konuştu.



"Oturuş pozisyonundan kaynaklı"


Çoğu yanlış oturmaktan ve gün içerisinde yapılan yanlış hareketlerden kaynaklı rahatsızlıkların ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğinin altını çizen Dr. Karabuğa şöyle devam etti:


"Fizik tedavi bu anlamda başarılı bir yöntemdir. Bununla birlikte spor çok önemlidir. Yüzmek, bisiklete binmek, pilates ve reformer gibi sporlar yapabiliriz. Ayrıca düzenli uyku ve kilo vermek de duruş bozukluğunu önleyecektir ve engelleyecektir. Çünkü bunlar yapısal değil. Dediğim gibi oturuş bozukluğundan ve yanlış hareket etmekten kaynaklıdır."



"Depresyona ve strese sebep oluyor"


Duruş bozukluğunun yan etkilerinin de olduğuna dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Erhan Karabuğa, “Sırt, boyun, baş, bel, bacak, çeşitli kas ağrısına, sinir sıkışmasına, uyku bozukluğuna ve uyku bozukluğundan kaynaklı depresyona ve strese neden olmaktadır. Bu yan etkiler hastaların hayatını olumsuz etkilemektedir. Duruş bozukluğunu dikkate almalıyız. Eğer sırtınızda ve belinizde sırt ağrısı varsa ve kendinizde duruş bozukluğu olduğunu fark ettiyseniz uzman bir hekime başvurmakta fayda var. Aksi takdirde bu bozukluk ilerleyerek günlük hayatınızı olumsuz yönde etkileyecektir” dedi.



Masa başında çalışanlar dikkat


Duruş bozukluğunun ağırlıklı olarak masa başında çalışanlarda görüldüğünü, sürekli oturmak ve yanlış oturmanın duruş bozukluğuna neden olduğunu hatırlatan Karabuğa, doğru oturma pozisyonu hakkında da açıklamalarda bulundu. Dr. Erhan Karabuğa, “Masada otururken ki pozisyonumuz çok önemli. Sandalyenin ve koltuğunu dik konumda olması gerekir. Popomuzun üzerine dik oturmalıyız. Kolumuz, dirseğimiz doksan derece olacak şekilde bir düzlemde olması gerekir. Ayaklarımız yere temas ediyor olmalı. Eğer bilgisayara bakıyorsak bilgisayarın orta noktası göz hizasında olmalıdır. Artı yine bel bölgesindeki girintinin ve sırt bölgesindeki çıkıntının desteklenmesi gerekir. Ayrıca bir saatte bir ayağa kalkıp esneme ve germe egzersizi yapmak oldukça faydalı olacaktır. Bunlar duruş bozukluğunu önleyecektir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emirgan Korusu’nda lale festivali başladı İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bulunan Emirgan Korusu’nda baharın yaklaşmasıyla birlikte açan laleler, rengarenk görüntüler oluşturdu. Korudaki lale bahçelerine soğuk ve yağışlı havaya rağmen hem yerli hem de yabancı turistler yoğun ilgi gösterdi. Hem Türk kültüründe hem Osmanlı kültüründe önemli bir yeri olan laleler, baharın yaklaşmasıyla birlikte açtı. Neredeyse her yıl birçok yerli ve yabancı ziyaretçinin akınına uğrayan Sarıyer’deki Emirgan Korusu’ndaki laleler bu yıl da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Her yıl büyük ilgi gören lale festivali kapsamında koru, adeta görsel bir şölene dönüştü. Farklı renk ve türlerdeki lalelerle süslenen bahçelerde ziyaretçiler bol bol fotoğraf çekerken, ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. Yaklaşık iki hafta boyunca sürecek lale festivalinde Emirgan Korusu ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak. "Görsellik, manzara olarak çok harika" Akif Bilgir, her yıl koruya geldiğini belirterek, "Ortam güzel. Daha tam sezon açılmadı sanırım, laleler tam açmadı ama şu an çok güzel, hiş. Emirgan her zaman aktif mekan olarak, görsellik, manzara olarak çok harika. Özellikle turistlerle birlikte İstanbul’da yaşayanların yoğun olarak geldiği bir yer. Tavsiye ederim. Şehir dışından, yurt dışından gelenler için de çok güzel bir yer" dedi. "İstanbul’un doğasında güzel bir ilkbaharı karşılama" Bolu’dan İstanbul’a gezmeye gelen Mevlüt Şengün ise, Emirgan’a ilk defa geldiğini ve buradaki laleleri güzel bulduğunu söyledi. Buraya gelip görmeyi herkese tavsiye ettiğini dile getiren Şengün, "Renkler adeta birbirine bürünmüş. İstanbul’un doğasında güzel bir ilkbaharı karşılama, insanlar için de güzel anlamlı bir bahar havası katmış" diye konuştu.