- 02 Şubat 2022 Çarşamba 11:51

Elleri yok ama ayaklarıyla kahve yapıp içiyor, mesajlaşıyor, araba dahi sürebiliyor

A
A
A
Elleri yok ama ayaklarıyla kahve yapıp içiyor, mesajlaşıyor, araba dahi sürebiliyor

Antalya’da doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası 64 yaşındaki esnaf Mehmet Temel, bir insanın elleriyle yaptığı her şeyi ayaklarıyla yapabiliyor.

Antalya’da doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası 64 yaşındaki esnaf Mehmet Temel, bir insanın elleriyle yaptığı her şeyi ayaklarıyla yapabiliyor. Ayaklarıyla kahve yapıp içen Temel, yazı yazabiliyor, cep telefonunu kullanabiliyor, saat tamir ediyor, hatta araba dahi sürebiliyor. Yüzünden gülücük eksik olmayan Temel’i hayatında tek sefer de olsa ağlatan olay ise, kızının 4 yaşındayken söylediği, ‘Kollarımı ve ayaklarımı kesip sana vereyim baba’ sözleri oldu.


Antalya’da 28 yıldır esnaflık yapan ve doğuştan elleri bulunmayan 64 yaşındaki Mehmet Temel, yaptıklarıyla görenleri hayrete düşürüyor. Tarihi Kaleiçi girişinde yerli ve yabancı tatilcilere hediyelik eşya satan Temel, sabahları özel yapım arabasıyla iş yerine geliyor. Tek koluyla direksiyon hakimiyetini sağlayıp arabasını usta şoförler gibi park eden Temel, ardından ayaklarıyla dükkanındaki eşyaları yerleştiriyor. Temel, ayaklarıyla yardımıyla ısıtıcıdan aldığı suyu ve makasla kestiği kahvesini bardağa doldurup karıştırarak hazırlıyor, hazırladığı kahveyi yine ayaklarıyla tutup yudumladıktan sonra mesaisine başlıyor.



Yaşama azmini görenler şaşkınlığını gizleyemiyor


Ayaklarını el gibi kullanarak tespih çeken, saatlerin pillerini dahi değiştirebilen Mehmet Temel, cep telefonunu kullanabiliyor, aynı zamanda yazı da yazabiliyor. Yüzünden gülücük eksik olmayan Temel’in yaşama azmini gören turistler ise durum karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor.



Üniversitede konferans verdi


Kütahya’da bir üniversitenin daveti üzerine konferansa da katılan Temel, burada yaşamı ve engelleri nasıl aştığı yönünde söyleşi de verdi. Salondakiler, yaşama azmini gördükleri Temel’i gözleri dolarak ayakta alkışladı.



“Doğduğunda ‘başına bela olur’ demişler”


Acı dolu yaşam hikayesini anlatan Mehmet Temel, doğduğu zaman çevredeki komşuların annesine olumsuz yönde sözler sarf ettiğini söyledi. Temel, babasından duyduğu o anları şu sözlerle anlattı:


“Doğduğumda, komşular ‘bunun eli ayağı yok. Başına bela olur, bunu öldür’ demişler. Annem ne kadar ‘olmaz’ dediyse de, kadının kafasına girmişler. Boş tarlaya bırakmışlar, üzerime de çamaşır yıkadıkları kazanı kapatmışlar. Babamın haberi yok hiçbir şeyden. Aradan kaç gün geçti bilmiyorum. En sonunda kadınların böyle bir plan yaptığını duyanlar, babama durumu söylüyorlar. Babam beni bulup kazanı kaldırmış ve ona bakıyormuşum. Ufacık bir çamur dahi bulaşmamış bana. Babam, diz kapağına kadar çamurda olduğunu anlatıyordu ama ben tertemizmişim. Ceketine sarıp eve getirmiş ve anneme, ‘öbür çocuktan daha fazla ilgileneceksin’ demiş.”



“Sevinçten ağaca çıktım”


9 yaşına kadar yürüyemediğini ve yerlerde süründüğünü belirten Temel, “Ayaklarımı o zaman kullanamıyordum. Elma bahçesindeyiz, hem yoruyor, hem de üzüyor. Biraz da babamın bakmasını istedi. Babam beni bir bahçeye kurduğu çadıra koydu. Orada Allah tarafından bir şey geldi. Yemeğimi ayağımla yiyordum ve yürüyebiliyordum. Sevinçten ağaca çıkmışım. Kendim çıkmıştım” diye konuştu.



“Ayaklarımı her şeyde kullanırım”


Şu anda ayaklarını her şeyde kullanabildiğini anlatan Temel, “Ayaklarımı her şey de kullanırım. Sakal tıraşımdan tutu, iğneyi ipliğe takıp da bir yerim söküldüğü zaman dikecek kadar her şeyi ayağımla yapabiliyorum. Her şeyi yapacağım aklıma gelirdi ama araba kullanacağım gelmezdi, onu da başardım” dedi.



“Allah dert veriyorsa, dermanını da veriyor”


Temel, engelli bireylere de seslenerek, “Engellik beyinde. Hiçbir zaman yılmasınlar. Allah, şükretmesini bildikten sonra bir insana dert veriyorsa, dermanını da veriyor” ifadelerini kullandı.



“Ellerimi ve ayaklarımı kesip sana vereyim baba”


Hayatında sadece bir kez ağladığını da sözlerine ekleyen Temel, olayı şöyle anlattı:


"Kızım 4 yaşındaydı ve bir gün kahvaltı yapıyorduk. Elim ve ayağımın neden olmadığını sordu. ‘Bir kolumu, bacağımı keseyim sana vereyim’ dedi. Ağlamaya başladım. Bu sefer ‘iki kolumu iki bacağımı kesip vereyim’ dedi. İşte o zaman bittim. Tek bu olay beni çok yıprattı, 3-4 ay kendime gelemedim.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.