SAĞLIK - 27 Mart 2026 Cuma 10:03

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı: "Solunum hastalıkları başlıca mortalite nedeni"

A
A
A

Antalya’da düzenlenen 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi’nde, solunum hastalıklarının dünyada ve Türkiye’de artan yükü, KOAH, akciğer kanseri, enfeksiyonlar ve hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alındı. Kongrede konuşan Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, "Solunum hastalıkları hem ülkemizde hem dünyada çok sık görülmekte ve başlıca hastalık ve ölüm nedeni olmaktadır" derken, Prof. Dr. Tevfik Özlü ise küresel ısınmanın hava kalitesini bozduğunu, polen yoğunluğunu artırarak alerjik hastalıkları tetikleyebildiğini dile getirdi.

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi, Antalya’da başladı. Belek turizm merkezindeki bir otelde gerçekleştirilen kongrenin basın toplantısında, akciğer sağlığına ilişkin güncel literatür, bilimsel çalışmalar ve son rehberler ışığında solunum sistemi hastalıkları tüm yönleriyle ele alındı. Kongrede, hem hekimlerin bilgi ve becerilerinin güncellenmesi hem de toplum sağlığının geliştirilmesine katkı sunacak başlıklar gündeme taşındı.

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı:

"Göğüs hastalıkları hekimlerine binen yük her zamankinden daha da fazladır"

Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi 2026 Kongre Başkanı Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, kongrenin hem mesleki gelişim hem de toplum sağlığı açısından önemli bir misyon üstlendiğini belirterek, "Bu yıl 11.’sini düzenlemenin büyük gururu ve heyecanıyla göğüs hastalıkları hekimlerimize yönelik bilgi paylaşımı, yenilikçi yaklaşımların güncellenmesi, pratik uygulamalar ile meslektaşlarımıza destek olmaya ve ülkemizdeki insanların akciğer sağlığını geliştirmeye gayret ediyor ve bunun mutluluğu ve sevincini yaşıyoruz. Solunum hastalıkları hem ülkemizde hem dünyada çok sık görülmekte ve başlıca morbidite ve mortalite nedeni olmaktadır" sözleriyle hastalık yükünün boyutuna işaret etti. Solunum hastalıklarının yaygınlığı nedeniyle göğüs hastalıkları uzmanlarının sorumluluğunun arttığını vurgulayan Karadeniz, "Bu nedenle göğüs hastalıkları hekimlerine binen yük her zamankinden daha da fazladır. Bu nedenle kongremizde göğüs hastalıkları hekimlerimizin bilimsel yenilikleri, tecrübelerini ve pratiklerini geliştirmeleri ve multidisipliner etkileşim ile bilgilerini güncellemeleri, toplumumuzdaki insanların akciğer sağlığının geliştirilmesi açısından çok önemli ve kıymetlidir" ifadelerini kullandı.

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı:

"Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tüm dünyada yaklaşık yüzde 10 gibi sıklıkla görülmekte"

Karadeniz, kongrede ele alınan başlıklara da değinerek, "Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tüm dünyada yaklaşık yüzde 10 gibi sıklıkla görülmekte. Yani 10 kişiden birinde görülmekte ve dünya genelinde ve ülkemizde önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olmaktadır" dedi. Akciğer kanserinin de hem kadınlarda hem erkeklerde en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türlerinden biri olduğunu belirten Karadeniz, "Akciğer enfeksiyonları hem kış aylarında artmakta, COVID’de gördüğümüz gibi her zaman akciğerleri tutarak mortaliteyi arttıran bir enfeksiyondur. Bu nedenle hem akciğer enfeksiyonlarındaki hem KOAH’taki hem akciğer kanserindeki tedavi yaklaşımlarının meslektaşlarımıza iletilmesi çok kıymetlidir" dedi. Karadeniz, kongreye 15 uluslararası bilim insanının çevrim içi ve yüz yüze katkı sunduğunu, Türkiye’den de 200’e yakın bilim insanının toplantılarda yer aldığını da sözlerine ekledi.

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı:

"Bu sadece bilimsel bir kongre değil"

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği’nin ilk kadın genel başkanı Prof. Dr. Gamze Kırkıl ise kongrede hem göğüs hastalıkları hem de göğüs cerrahisine ilişkin kapsamlı oturumların yer aldığını söyledi. Kırkıl, "Biz kongremizde hem göğüs hastalıkları hem de göğüs cerrahisi ile ilgili oturumlara yer veriyoruz ve toplumda çok sık karşılaşılan astım, KOAH, akciğer kanseri ya da akciğer sertleşmesi gibi hastalıkların özellikle tanıları, tedavileri, takipleri nasıl yapılacak, bunlarla ilgili bilgiler vereceğiz" dedi. Kongrenin eğitim yönünün de güçlü olduğunu vurgulayan Kırkıl, "Bu sadece aslında bir kongre değil, bilimsel bir kongre değil. Aynı zamanda vereceğimiz eğitimle aslında asistanlarımız, uzmanlarımız sahaya döndükleri zaman topluma çok daha iyi bir hizmet verecekler. Dolayısıyla bizim için aynı zamanda bir vizyon kongresi olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı:

113 oturum, 190 sözlü bildiri, 322 poster bildiri

Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi 2026 Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Özlem Erçen Diken de kongrenin bilimsel programına ilişkin bilgi verdi. Diken, "Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi alanında tanı, tedavi ve günlük pratiğe yönelik bilgi birikiminin arttırılması, güncel gelişmelerin paylaşılması ve mesleki etkileşimin güçlendirilmesi amacıyla son derece zengin ve kapsamlı bir bilimsel programa ev sahipliği yapıyoruz" dedi.

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı:

Diken, kongrenin ilk gününde teorik bilgilerin güncellenmesi ve pratik becerilerin geliştirilmesine yönelik 11 farklı konuda kurs gerçekleştirildiğini belirterek, "İzlenen günlerde ise bilimsel program, konferanslar, uydu oturumları, olgu konseyleri, yuvarlak masa, atölye çalışmaları ve asistan odaları ile çok yönlü bir biçimde sürecektir" diye konuştu. Kongre boyunca toplam 113 oturum planlandığını kaydeden Diken, 32 sözlü bildiri oturumunda 190 sözlü bildiri, 16 elektronik poster oturumunda ise 322 poster bildirinin bilim dünyasıyla paylaşılacağını söyledi.

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı:

Hava kirliliği, solunum hastalıklarına zemin hazırlıyor

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü ise konuşmasında hava kirliliğinin akciğer sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Temiz hava solumanın temel bir hak olduğunu vurgulayan Özlü, "Nefes almanın da temiz bir hava solumak amaçlı olduğunu biliyoruz. Temiz hava soluma özgürlüğü her insanın doğuştan gelen bir hakkıdır ve bu hakkımızı korumak zorundayız. Akciğerlerimiz dışa açık organımız, her dakika hepimiz, tüm insanlık ortalama 10 litre havayı akciğerine alır ve tekrar geri verir" ifadelerini kullandı.

Özlü, dış ortam hava kirliliğinin kentleşme, sanayileşme, motorlu taşıtlar, endüstriyel faaliyetler, inşaatlar ve orman yangınları gibi pek çok nedene bağlı olarak ortaya çıktığını belirterek, bu kirli havanın içinde bulunan zararlı gazların ve ince partiküllerin solunum sistemi başta olmak üzere tüm vücut üzerinde olumsuz etkiler meydana getirdiğini anlattı. Özlü, hava kirliliğinin kısa vadede burun tıkanıklığı, hapşırık, geniz akıntısı, boğazda ve gözlerde yanma, öksürük, nefes darlığı ve hırıltı gibi şikâyetlere yol açabildiğini, uzun vadede ise KOAH, astım ve alerjik hastalıkların gelişimine zemin hazırlayabildiğini kaydetti. Özlü, bu yönüyle hava kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.

Antalya’da akciğer sağlığı kongresi başladı:

"Görünmez tehdit"

Kapalı alanlardaki iç ortam hava kirliliğinin de en az dış ortam kadar önemli olduğunu vurgulayan Özlü, evlerde kullanılan yakıtlar, sigara dumanı, sentetik malzemeler, küf, rutubet ve ev tozu akarlarının ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Özlü, "O açıdan bu hava kirliliği görünmez bir tehdittir. Çoğu zaman farkına varmadığımız, önemsemediğimiz bir durumdur" diyerek, özellikle kapalı ortamların düzenli olarak havalandırılması gerektiğini dile getirdi.

Küresel ısınmanın hava kalitesine etkisi

Prof. Dr. Tevfik Özlü, küresel ısınmanın da akciğer sağlığı açısından göz ardı edilmemesi gereken bir başlık olduğunu belirterek, "Biliyorsunuz insanoğlunun ortaya çıkardığı sera gazları dediğimiz bir takım gazlar karbonmonoksit gibi, metan gibi bazı gazlar küresel ısınmaya yol açıyor ve bu küresel ısınma da hava kalitemizi bozuyor. Küresel ısınma, hem susuzluğa, kuraklığa hem tarım sektöründe bozulmalara da yol açar. Birçok alerjinin yoğunluğunu arttırabilir. Özellikle polen mevsiminin uzamasına ve havadaki polen yoğunluğunun artmasına neden olabilir. Bazı hava kirleticilerin yoğunluğunda artışa neden olarak yine de soluduğumuz havanın kalitesini bozabilir. Hava kalitemizin korunması için dış atmosfer havasının kalitesinin korunması için hepimizin duyarlı olması gerektiğini ifade ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum" şeklinde konuştu.

Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ın çocukları Nisan’da 2 metre kar üzerinde kayak öğreniyor Sarıkamış’ta Nisan ayında 2 metreyi bulan kar kalınlığı, çocukların kayak öğrenmesi için eşsiz bir fırsata dönüşüyor. Kars’ta hayata geçirilen "Karın Yıldızları Sarıkamış’ta" projesi, kış sporlarını çocuklarla buluşturarak hem eğlenceli hem de öğretici bir ortam sunuyor. Kars Valiliği öncülüğünde, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle geçen yıl başlatılan proje, kısa sürede büyük ilgi gördü. Daha önce hiç kayak yapmamış öğrenciler, profesyonel eğitmenler eşliğinde temel kayak tekniklerini öğrenme imkanı buluyor. "Eğitimler, Osman Yüce Kayak Merkezi’nde gerçekleştiriliyor" Nisan ayında bile kar kalınlığının yüksek olması sayesinde sezon uzarken, çocuklar güvenli pistlerde kayak yapmayı deneyimliyor. Program kapsamında denge, kayma ve yön verme gibi temel beceriler uygulamalı olarak öğretiliyor. "Karın Yıldızları Sarıkamış’ta" projesi hakkında açıklamada bulunan Kars Valisi Ziya Polat, "Karın Yıldızları projemizi sürdürüyoruz. Bu proje kapsamında ilçelerimizden, köylerimizden daha önce Sarıkamış’a gelmeyen, Sarıkamış’ta kayak yapmayan çocuklarımızı evlerinden, okullarından alıyoruz. Cuma günleri, 2 gün Sarıkamış’ta Gençlik ve Spor Bakanlığımızın tesislerinde misafir ediyoruz, çocuklarımıza kayak yapmayı öğretiyoruz. Bir akşam konser, söyleşilerle geçiriyoruz. İkinci akşamda akıl zeka oyunlarıyla çocuklarımıza keyifli zaman geçirtiyoruz. Tabi ki buradaki amacımız geldiğimiz günde söylemiştik. Kars’ın çocukları, Kars’ın nimetlerinden yararlanacak ve kayak yapmayı öğrenecek demiştik. Çok şükür Milli Eğitim Bakanlığımız, Gençlik Spor Bakanlığımız arkadaşlarımızla hep beraber Sarıkamış Karın Yıldızları Projesine başlanmış ve şuana kadar Kars genelinde ilçelerimizden, köylerimizden, merkezden misafir ettiğimiz ağırladığımız 2 bine yakın çocuğumuzu bu tesislerde ağırladık, misafir ettik. Devletimizin imkanlarını onların emrine sunduk. Çocuğumuz Sarıkamış’ta keyifli zamanlar geçirdi ve kayak yapmayı öğrendi. Bu sene sezon sonuna yaklaştığımız günlerde son hafta Akyaka ilçemizden yavrularımızı ağırlıyoruz. Tekrar emek veren herkese çok çok teşekkür ediyoruz. Projemiz kaldığı yerden inşallah kristal diyarı Sarıkamış’ta seneye devam edeceğini buradan belirtiyorum" dedi. Projeyle birlikte sadece kayak eğitimi verilmekle kalınmıyor; aynı zamanda çocukların spora olan ilgisinin artırılması, disiplinli yaşam alışkanlıkları kazanması ve özgüvenlerinin gelişmesi hedefleniyor. Eğitmenler, her öğrencinin seviyesine uygun birebir destek sağlayarak öğrenme sürecini daha verimli hale getiriyor. Kars ve ilçelerinden katılan öğrenciler için büyük bir fırsat sunan proje, bölgenin kış turizmine de dolaylı katkı sağlıyor. "Karın Yıldızları Sarıkamış’ta" projesi, çocukların karla buluştuğu bu özel coğrafyada, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor. Nisan ayında bile devam eden kayak eğitimleri ise Sarıkamış’ın kış sporları açısından ne kadar önemli bir merkez olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.